Amasya ‘ulemâsından el-Hâc Muhyiddîn Mehmed bin İdris Karamânî mahdûmudur. Pederiyle beraber Karaman ilinden Amasya’ya 846’da hicret ve Amasya ulemâsından ikmâl-i tahsîl ederek tedrîs-i ulûma himmet etdi.
Ba’dehû Sultân Bâyezîd-i sânî Amasya‘da vâlî iken sarayı hüddâmına muallim ve ders-i âm-ı meşhûr oldu. Amasya ekâbirinden Muslihîzâde Seydî Ahmed Çelebi’ye dâmâd olup sultân-ı müşârün-ileyhe takarrüb ederek bir aralık muallimi de oldu. 886’da Sultân Bâyezîd-i Sânî taht-ı saltanata cülûs etdikde Amasya’da yeniden ihyâ edilen Şâdiyye Medresesi müderrisi olup 893’de vefât etdi. Meşâhir-i ulemâdan bir zât idi. Mahdûmu sudûr-ı ulemâdan Seydî Ahmed Efendi’dir. [34]
Günümüz Türkçesiyle
Amasya âlimlerinden hacı Muhyiddin Mehmed, İdris Karamânî'nin oğludur. Babasıyla birlikte Karaman ilinden Amasya'ya 846'da [1442-43] göç etti; Amasya âlimlerinden öğrenimini tamamlayıp ilim okutmaya gayret gösterdi.
Sonra Sultan II. Bayezid Amasya valisiyken saray hizmetlilerinin hocası ve herkese açık derslerle tanınan bir müderris oldu. Amasya'nın ileri gelenlerinden Muslihîzâde Seydî Ahmed Çelebi'nin damadı olup adı geçen sultana yaklaşarak bir ara onun da hocası oldu. 886'da [1481-82] Sultan II. Bayezid tahta çıkınca Amasya'da yeniden canlandırılan Şâdiyye Medresesi'nin müderrisi oldu ve 893'te [1487-88] öldü. Tanınmış âlimlerden biriydi. Oğlu, âlimlerin ileri gelenlerinden Seydî Ahmed Efendi'dir.
Açıklamalar ve Araştırma
Metindeki Eski Kelimeler
- mahdûm: oğul
- ulemâ: âlimler, medrese eğitimi görmüş bilginler
- ikmâl-i tahsîl: öğrenimi tamamlama
- tedrîs-i ulûm: ilim okutma, ders verme
- hüddâm: hizmetliler
- ders-i âm: herkese açık ders veren müderris
- ekâbir: ileri gelenler
- dâmâd: damat
- takarrüb: yaklaşma, yakınlık kurma
- cülûs: tahta çıkış
- sudûr-ı ulemâ: âlimlerin önde gelenleri
İdris Çelebi'nin Amasya'sı
Kitap, İdris Çelebi'nin Karaman'dan Amasya'ya babasıyla geldiği yılı 846 [1442-43] olarak verir. Amasya o yıllarda bir şehzade sancağıydı; sonraki yüzyıllarda "şehzadeler şehri" diye anılacak, medreselerinin sayısı kırkı geçecekti. Bu kadar medresesi olan bir şehirde hocalık ve müderrislik kendi başına bir meslek çizgisiydi. Hüsameddin'in verdiği kısa hayat çizgisi de bu çizgiyi izler: önce medresede öğrenim, ardından herkese açık ders, saray çevresinde hocalık, en sonunda bir medresenin müderrisliği.
Bayezid ve Amasya
Metindeki "sultân-ı müşârün-ileyh" Bayezid'dir; Bayezid o sırada henüz şehzadedir ve Amasya'da vali olarak bulunur. Aynı çevreden bir başka isim, ünlü hattat Celâl Amâsî'dir. Kaynaklara göre Celâl Amâsî de Bayezid Amasya valisi olunca onun yakınları arasına girmiş, Bayezid tahta çıkınca İstanbul'a çağrılmış, bir süre sonra Amasya'ya dönmüş ve 9 Zilhicce 893'te [14 Kasım 1488] burada ölmüştür. Bu ölüm yılı, İdris Çelebi'nin ölüm yılıyla (893) aynıdır. Yani Bayezid'in Amasya'daki yakın çevresinden iki bilgi sahibi aynı yıl içinde vefat etmiştir. Hüsameddin'in bu cümlede "bir aralık muallimi de oldu" demesi, İdris Çelebi'nin Bayezid'in hocalarından biri olduğunu gösterir; ancak bunun ayrıntısı başka bir kaynakta bulunamadı.
Bayezid'in tahta çıkışı, Amasya'nın yapı tarihinde de iz bırakmıştır. Amasya'daki Sultan II. Bayezid Külliyesi'nin inşasının, Hüsameddin'e göre, padişahın tahta çıkışının hemen ardından 886 Receb'inde [Eylül 1481] başladığı, caminin kitabesine göre ise Receb 891'de [Temmuz 1486] tamamlandığı yazılır. Külliyenin medresesi bugün il halk kütüphanesi olarak kullanılmaktadır. Hüsameddin bu medresenin müderrisliğinin Amasya müftülerine verildiğini, ilk hocasının da Şeyhülislam Zenbilli Ali Efendi olduğunu bildirir. Hüsameddin, İdris Çelebi'nin müderrisliğini yaptığı yapıyı Şâdiyye Medresesi adıyla anar; bu ad külliyenin Sultaniye diye bilinen medresesinden farklıdır.
Bayezid'in Amasya'daki hocaları arasında bir başka isim daha bilinir: Amasyalı Yakub'un oğlu Hatib Kasım, Bayezid Amasya'dayken ona hocalık yapmış; Bayezid 22 Mayıs 1481'de tahta çıkınca oğlu Şehzade Ahmed'in hocası olarak görevlendirilmiş ve 894-895 dolaylarında [1489-90] ölmüştür. Hüsameddin'in İdris Çelebi için söylediği "bir aralık muallimi de oldu" sözü bu çevreyle uyumludur; ancak İdris Çelebi'nin adı okunan çalışmalarda yer almıyor.
Külliyenin inşa tarihi araştırmacılar arasında tartışmalıdır. Bir kaynağa göre külliye 893'te tamamlanmıştır; bir başkası camiye 890'da başlandığını, medrese ve imaretin ertesi yıl bittiğini yazar; Hüsameddin ise yapının 886 Receb'inde başlayıp 891 Receb'inde, yani beş yılda tamamlandığını bildirir. Cami kitabesi 891'i verir. Yapı, babası Bayezid'in emriyle Amasya valisi Şehzade Ahmed'in gözetiminde yaptırılmıştır.
Okunamayanlar
Şâdiyye Medresesi'nin yeri ve kuruluşuna, Muslihîzâde Seydî Ahmed Çelebi'ye ve İdris Çelebi'nin oğlu Seydî Ahmed Efendi'ye dair başka kaynaklarda bilgiye rastlanmadı. Muslihîzâde adının, aynı dönemde yaşamış Hocazâde Muslihuddin Efendi ile ilişkisi de belirlenemedi; bu iki ismi birbirine karıştırmamak gerekir.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
Akademik çalışmalar
- İnan Demirtaş, "Şehzade Ahmed'in Amasya Sancak Beyliği", Sosyal Bilimler Araştırmaları 13, ed. Hasan Yerkazan - Önder Eryılmaz, Amasya Üniversitesi Yayınları, 2024, s. 133–159.
- Recep Orhan Özel, "Amasya Sultan II. Bâyezîd Câmii ve Külliyesinin İnşâ Tarihi Problemi", Sosyal Bilimler Araştırmaları 13, Amasya Üniversitesi Yayınları, 2024, s. 5–16.
Diğer kaynaklar