Lâdiklidir. Es-Seyyid eş-Eşca’ Ali bin es-Seyyid eş-Şeyh sâhibü’l-hâl Ahmed Kebîrü’r-Rifâ’î mahdûmudur. Buna es-Seyyid Abdullah İslâm Çelebi denirdi. Devâtdâr Ahmed Paşa Çelebi devrinde Amasya‘ya gelip siyâdetle iştihâr etdi. 807 sâlinden sonra vefât etdi. Kibâr-ı sâdât-ı Hüseynîden bir zât-ı sütûde-simât idi.
Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar · İKİNCİ BÂB · BİRİNCİ FASIL
İslâm Çelebi-Rifâî zâde es-Seyyid
Ansiklopedi · Amasya Tarihi, 7. Cilt, s. 297 • Hazırlayan: Prof. Dr. Safi ARPAGUŞ- Prof. Dr. Ahmet Hakkı TURABİ
Günümüz Türkçesiyle
Lâdikli'dir. Seyyid Eşca' Ali, Seyyid Şeyh, hâl sahibi Ahmed Kebîr er-Rifâî'nin oğludur. Ona Seyyid Abdullah İslâm Çelebi denirdi. Devâtdâr Ahmed Paşa Çelebi zamanında Amasya'ya gelip seyyidliğiyle (Hz. Peygamber soyundan olmasıyla) ün kazandı. 807 yılından sonra [1404-05'ten sonra] öldü. Hüseynî seyyidlerinin büyüklerinden, yüzü ve huyu övgüye değer bir zattı.
Açıklamalar ve Araştırma
Metindeki Eski Kelimeler
- es-Seyyid: Hz. Peygamber'in soyundan gelen kişi
- sâhibü'l-hâl: manevi hâl sahibi, tasavvufta olgunluk derecesine ulaşmış kişi
- mahdûm: oğul
- siyâdet: seyyidlik, peygamber soyundan gelmenin verdiği saygınlık
- iştihâr etmek: ünlenmek, tanınmak
- kibâr-ı sâdât-ı Hüseynî: Hz. Hüseyin soyundan gelen seyyidlerin ileri gelenleri
- zât-ı sütûde-simât: övülmüş huy ve yüz çizgilerine sahip kişi
Soy Bağı Üzerine
Metinde Seyyid İslâm Çelebi, Ahmed Kebîr er-Rifâî'nin oğlu olarak anılır. Rifâî tarikatının adını aldığı Ahmed er-Rifâî 578 (1182) yılında ölmüştür. İslâm Çelebi'nin ölümü ise 807 (1404-05) sonrasına denk düşer. Aradaki süre iki yüzyılı aşar; bu yüzden "mahdûm" sözü doğrudan oğul olarak değil, o büyük şeyhin soyundan gelen kişi anlamında düşünülmelidir. Bu bir çıkarımdır; Hüsameddin ara halkaları vermez ve soy zincirini başka bir kaynakla desteklemez.
Rifâîliğin Amasya Çevresindeki İzleri
Rifâiyye, on ikinci yüzyılda Irak'ın Batâih bölgesinde şekillenen ve kuruluşunu tamamlayan ilk tarikatlardan sayılır. Anadolu'daki varlığına dair en erken belgelerden biri Amasya'nın Taşova ilçesindendir: Rifâîlere ait Seyyid Nûreddin Alparslan Zâviyesi için düzenlenen vakfiye Ramazan 655 (Eylül 1257) tarihlidir. Aynı yüzyılda Konya'da ve Develi'de de Rifâîlerin bulunduğu kayıtlıdır. Amasya Tarihi'nin ikinci ve üçüncü ciltleri de Rifâîliğe ilişkin bilgi içerir ve bu kısımlar tarikat üzerine yazılmış ansiklopedi maddelerinde kaynak olarak gösterilmiştir.
Rifâîliğin bir kolu olan Sayyâdiyye üzerine yapılmış bir doktora çalışması, bu kolun Anadolu'ya gelen ilk temsilcisinin on dördüncü yüzyılda Irak'tan çıkıp Amasya'ya yerleşen Necmeddîn Yahyâ olduğunu belirler. İslâm Çelebi'nin hangi kola bağlı olduğu bilinmediği için onunla Necmeddîn Yahyâ arasında bir ilişki kurulamaz. Aynı çalışma, on dördüncü yüzyıldan sonraki dört asır boyunca Sayyâdiyye'nin Anadolu'da kimler tarafından temsil edildiğine dair kayda ulaşılamadığını da belirtir.
Lâdik ve Amasya Sancağı
Lâdik, Osmanlı idaresinde Amasya sancağına bağlı kazalardan biriydi; on altıncı yüzyılın başında sancak Amasya merkez, Lâdik ve Merzifon kazalarından oluşuyordu. Bugün Samsun'a bağlı bir ilçe olan Lâdik'te Sunullah Paşa, Dikilitaş ve Seyit Ahmet-i Kebir adlarıyla anılan türbeler bulunur. Son addaki "Ahmed-i Kebîr" sıfatı, Rifâî tarikatının kurucusuna verilen "Ahmed Kebîr" unvanıyla aynıdır. Yine de bu türbenin Rifâîlikle ya da İslâm Çelebi'nin ailesiyle ilgisi, okuduğumuz kaynaklarda açıklanmadığından doğrulanamamıştır.
Devâtdâr Ahmed Paşa ve Zaman
Metinde İslâm Çelebi'nin Amasya'ya gelişi "Devâtdâr Ahmed Paşa Çelebi devrinde" diye bildirilir. Bu adlı bir paşaya ve onun görev yıllarına dair yapılan aramalarda bilgiye rastlanmadı. Verilen tek kesin tarih olan 807 (1404-05), Ankara Savaşı'ndan sonraki karışık yıllara denk gelir. O yıllarda Çelebi Mehmed, Tokat ile Amasya çevresindeki Türkmen beylerinin desteğiyle güçlü bir merkez oluşturmuştu; Amasya 1414'ten itibaren de şehzade sancağı olarak öne çıktı. Metindeki "Çelebi" sözünün bu şehzadeyi gösterme ihtimali vardır, fakat bu da bir tahmindir.
Doğrulanamayanlar
Seyyid Abdullah İslâm Çelebi'ye, onun Lâdik'teki ailesine ve Amasya'daki faaliyetine dair başka kaynaklarda bilgiye rastlanmadı. Metindeki bilgiler Hüsameddin'in kaydına dayanır.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 7. Cilt, s. 297. amasya.bel.tr
Akademik çalışmalar
- Aliye Uzunlar, Anadolu ve İstanbul'da Rifâiyye'nin Sayyâdiyye kolu, doktora tezi, Marmara Üniversitesi, 2020, https://hdl.handle.net/11424/215607
Diğer kaynaklar
- "Rum Eyaleti", TDV İslâm Ansiklopedisi (Amasya'nın şehzade sancağı oluşu)
Karekod · QR code
Bu sayfanın karekodudur. A5 olarak yazdırıp asabilir ya da yapıştırabilirsiniz; okutan kişi doğrudan bu içeriğe ulaşır.
This QR code links to this page. Print it on A5 and post it anywhere; scanning it opens this content.
Scan the QR code to read this page.