Köprülüdür. Tiflis Beylerbeyi Köprülü Yûsuf Paşa’nın mahdûmudur. 1026’da pederinin irtihâlinde ağır zeâmetle taltîf edilip 1030’da Lehistân [109] harbinde Hâce Ömer Efendi’nin himmetiyle Urfa, ba’dehû Kerkük Sancağı beyi oldu.
1034 senesi şa’bânında Amasya Sancağı beyi olup Bağdad harbine gitdi. 1035 senesi zilhiccesinde Harput Sancağına nakledildi. Ba’dehû sancakları devrederek 1044’de Revan harbinde vefât etdi.
Günümüz Türkçesiyle
Köprülüdür. Tiflis Beylerbeyi Köprülü Yûsuf Paşa'nın oğludur. 1026'da [1617] babasının ölümünde yüksek gelirli bir zeametle ödüllendirildi. 1030'da [1621] Lehistan savaşında Hâce Ömer Efendi'nin himmetiyle önce Urfa, sonra Kerkük Sancağı beyi oldu.
1034 yılı şabanında [1625] Amasya Sancağı beyi olup Bağdat savaşına gitti. 1035 yılı zilhiccesinde [1626] Harput Sancağı'na nakledildi. Sonra sancakları devredip 1044'te [1634-35] Revan savaşında öldü.
Açıklamalar ve Araştırma
Metindeki Eski Kelimeler
- irtihâl: ölüm
- ağır zeâmet: yüksek gelirli zeamet
- taltîf: ödüllendirme
- himmet: gayret, destek, aracılık
- harb: savaş, sefer
- devretmek: sancaktan sancağa geçmek, görev yerlerini değiştirmek
- Hâce Ömer Efendi: II. Osman'ın hocası
Köprülü Ne Demek
Hüsameddin'in "Köprülüdür" sözü bir yer nisbesidir. "Köprü", Amasya'ya bağlı bir kasabadır (bugünkü Vezirköprü). Köprülü Mehmed Paşa'nın da bu adı, Arnavutluk'ta doğup devşirildikten sonra Amasya'ya bağlı Köprü kasabasına gidip orada Ayşe Hanım'la evlenmesi ve orada bulunması sebebiyle aldığı belirtilir. Köprülü Mehmed Paşa Yanova, Rudnik, Turhal, Vezirköprü, Gümüşhacıköy ve Taraklı gibi birçok yerde han, cami, mescit, mektep ve çeşme yaptırmıştır; Vezirköprü bu hayır eserleri arasında anılır. Köprülü Mehmed Paşa 15 Eylül 1656'da sadrazam olmuş, 31 Ekim 1661'de Edirne'de ölmüş ve Çemberlitaş'ta yaptırdığı külliyede gömülmüştür. Köprülü sıfatının kökeni üzerine bir çalışma da bu konudaki tartışmaların sürdüğünü, makalesiyle yeni bir bakış açısı sunmayı amaçladığını belirtir. Tiflis Beylerbeyi Yûsuf Paşa'nın Köprülü Mehmed Paşa'yla bir ilgisi olup olmadığı incelenen kaynaklarda belirtilmemiştir; bu yüzden Yûsuf Paşa'nın bu aileyle ilişkisi hakkında bir şey söylenemez.
Sefer Yılları
İskender Bey'in kaydı, XVII. yüzyılın ilk yarısının üç büyük seferini sıralar. Lehistan savaşı, II. Osman'ın 1030 yılında (1621) Hotin önlerinde yaptığı seferdir; Eylül-Ekim 1621'de barış teklifi kabul edilmiş, Hotin Kalesi Boğdan Voyvodalığı'na bırakılmıştır. Bağdat savaşı, Hâfız Ahmed Paşa'nın yönettiği sefere karşılık gelir; Gürcü Mehmed Paşa bu seferden sonra 1035'te Şam beylerbeyi olmuştur, yani seferin 1034-35 dolayında geçtiği söylenebilir. Revan savaşı, IV. Murad'ın 1044'te (1635) çıktığı seferdir; Hüsameddin'in İskender Bey'in ölümünü Revan'da göstermesi bu seferi anlatır. Hotin önlerinde kuvvetli bir tahkimat kuran Leh ve Kazak ordusuna karşı yapılan hücumlar II. Osman'ın büyük çabasına rağmen sonuç vermemiş, padişah 23 Zilkade 1030'da (9 Ekim 1621) İstanbul'a dönmek üzere oradan ayrılmıştır. Revan seferi sırasında Anadolu beylerbeyi Gürcü Mehmed Paşa'ya Ahıska Kalesi'nin tamiri görevi verilmiştir. Hâce Ömer Efendi'nin "himmeti" ile sancak beyliğine atanma kaydı 108 numaralı maddedeki Cidde atamasıyla benzerdir: iki maddede de Ömer Efendi'nin atamalardaki etkisi vurgulanır. Kaynaklarda ise padişahın, Ömer Efendi'yi ulemâ tayinleri ve diğer işlerde yetkili kıldığı yazılıdır; sancak beyi atamaları için doğrudan bir kayıt yoktur.
Amasya Sancağı
Amasya, XVI. yüzyıl ortalarından sonra şehzade sancağı olma niteliğini yitirmiş ve merkezden atanan sancak beyleri tarafından yönetilmiştir. İskender Bey'in 1034'te Amasya sancak beyi olması bu düzenin bir örneğidir. Hüsameddin'in kaydına göre İskender Bey 1030 ile 1035 arasında Urfa, Kerkük, Amasya ve Harput sancaklarında bulunmuştur; "sancakları devredip" sözü bu sık yer değiştirmeyi anlatır.
Doğrulanamayanlar
Köprülü Yûsuf Paşa'nın Tiflis beylerbeyiliği, İskender Bey'in 1026'daki zeameti, Urfa, Kerkük, Amasya ve Harput sancakbeyliği için başka kaynaklarda bilgiye rastlanmadı. Hüsameddin'in verdiği bilgiler başka belgeyle doğrulanamamıştır.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 7. Cilt, s. 297–298. amasya.bel.tr
Akademik çalışmalar
Kitaplar