Amasyalıdır. Evlâd-ı Rifâiyye’den Hacı Kâsımzâde es-Seyyid Mustafa Ağa bin es-Seyyid el-Hâc Kâsım Ağa bin es-Seyyid Hasan İzzeddîn mahdûmudur. “Deli Emîr” demekle meşhûrdur. 1078 senesi saferinin dördüncü günü Amasya mutasarrıfı ve kethüdâsı Mehmed Ağa Amasya mütesellimi oldu.
Müteâkiben kâ’im-makâm sadr-ı âlî Merzifonî Kara Mustafa Paşa’nın Merzifon’da vekîli, hayrâtının binâ emîni olan Kürt Sefer Ağazâde Ahmed Ağa Merzifon voyvodası ve Merzifon’da ders-i âm olan Hacı Mustafa Efendi de Merzifon müftüsü ve Sultâniyye müderrisi oldu.
Bunlardan sonra Hüseyin Bey’le Muslî ve Yûsuf Ağalar da ref‘ edilip İbrâhim Beyzâde Mahmûd Bey Amasya alaybeyi, Zor Mustafa Ağa kethüdâyeri, Seksen Birin Koca Ahmed Ağa da yeniçeri serdârı olup mutasarrıfla beraber eşkıyâyı tâkibe me’mûr idiler.
Merzifonî Kara Mustafa Paşa ve Sivas Vâlisi Merzifonî Halil Paşa, vak’a-i müessifeye pek ziyade ehemmiyet verdiler. Eşkıyânın her halde hayyen veya meyyiten tutulup eşyâ-yı mağsûbe ile Mehmed Çelebi’nin kurtarılmasını kemâl-i şiddetle istediler.
Rebîülevvel gurresinde Kadı Hacı Abdülfettâh Efendi’nin yerine mevâlîden Hacı Efendizâde Ömer Efendi bin Mehmed Çelebi Amasya kadısı oldu. Ahyânen mahdûmu İbrâhim Efendi kendisine niyâbet ederdi. [151]
Eşkıyâyı dört koldan tâkip eden mutasarrıf, Amasya a‘yânından Hacı Paşazâde Abdülkerîm Bey, Alaybeyi Mahmûd Bey, Sevincerli Ömer Ağa, Amasya sancağını abluka edib taramaya başladılar.
Mutasarrıf Paşa, Mecitözü dâhilinde Aştagul civarında eşkıyâyı basıp harp ederek beş on hazeleyi tutdu. Diğerleri fürce olup kaçtı. O tarafları tazyîk eden Abdülkerim Bey’le Ömer Ağa, bu azılı eşkıyâyı pusuya düşürüp on dördünü meyyiten sergerdeleri Deli Süleyman ile sâir arkadaşlarını hayyen tuttular. Eşyâ-yı mağsûbeyi ve müftüzâdeyi kurtardılar.
Rebîülevvel evâilinde Amasya’ya getirilen eşkıyâ ve Müftüzâde Merzifon’a gönderildi. Merzifonî Kara Mustafa Paşa, bu muvaffakiyetten pek ziyade memnun olup eşkıyânın cümlesini de Merzifon’da i’dâm etdirdi. Abdülkerim Bey’e beylerbeylik, Sevincerli Ömer Ağa’ya kapıcıbaşılık verildi.
Recebin on ikinci günü Mirlivâ Hacı Selim Bey vefât eylediğinden sipâhi zümresinden Mehmed Ağa evkâf-ı Sultânîyye mütevellîsi oldu. Yine bu sene Köprülüzâde Fâzıl Ahmed Paşa’nın ammizâdesi olan Cidde beyi ve Şeyhü’l-harem Köprülü el-Hâc Hüseyin Bey bin Mustafa Ağa bin Arnavut Hüseyin Ağa⁶⁶⁷ da vefât etdi.
1079 senesi muharremi evâilinde Amasya Mutasarrıfı Deli Emîr Mehmed Paşa, terfî’en Şehr-i Zor beylerbeyi olduğundan Amasya sancağı Şehr-i Zor Beylerbeyi el-Hâc Mehmed Paşa’ya tevcîh edildi. [152]
Günümüz Türkçesiyle
Amasyalıdır. Rifâî soyundan Hacı Kâsımzâde es-Seyyid Mustafa Ağa bin es-Seyyid el-Hâc Kâsım Ağa bin es-Seyyid Hasan İzzeddîn'in oğludur. "Deli Emîr" diye tanınır. 1078 yılı Safer ayının dördüncü günü [Temmuz 1667] Amasya mutasarrıfı, kethüdâsı Mehmed Ağa da Amasya mütesellimi oldu.
Ardından sadaret kaymakamı Merzifonlu Kara Mustafa Paşa'nın Merzifon'daki vekili ve hayır eserlerinin yapı emini olan Kürt Sefer Ağazâde Ahmed Ağa Merzifon voyvodası, Merzifon'da ders-i âm olan Hacı Mustafa Efendi de Merzifon müftüsü ve Sultaniye müderrisi oldu.
Bunlardan sonra Hüseyin Bey ile Muslî ve Yûsuf ağalar da görevden alındı. İbrâhim Beyzâde Mahmûd Bey Amasya alaybeyi, Zor Mustafa Ağa kethüdâyeri, Seksen Birin Koca Ahmed Ağa da yeniçeri serdarı oldu; bunlar mutasarrıfla birlikte eşkıyayı takiple görevlendirilmişti.
Merzifonlu Kara Mustafa Paşa ve Sivas Valisi Merzifonlu Halil Paşa bu acıklı olaya son derece önem verdiler. Eşkıyanın ne olursa olsun ölü ya da diri yakalanmasını, gasbedilen eşyayla birlikte Mehmed Çelebi'nin kurtarılmasını büyük bir kesinlikle istediler.
Rebîülevvel başında Kadı Hacı Abdülfettâh Efendi'nin yerine büyük kadılardan Hacı Efendizâde Ömer Efendi bin Mehmed Çelebi Amasya kadısı oldu. Zaman zaman oğlu İbrâhim Efendi onun yerine naiplik ederdi.
Eşkıyayı dört koldan takip eden mutasarrıf ile Amasya ileri gelenlerinden Hacı Paşazâde Abdülkerîm Bey, Alaybeyi Mahmûd Bey ve Sevincerli Ömer Ağa, Amasya sancağını çevirip taramaya başladılar.
Mutasarrıf Paşa, Mecitözü sınırları içinde Aştagul civarında eşkıyayı basıp çarpıştı ve beş on alçağı yakaladı. Ötekiler fırsat bulup kaçtı. O tarafları sıkıştıran Abdülkerîm Bey ile Ömer Ağa bu azılı eşkıyayı pusuya düşürdüler; on dördünü ölü, elebaşları Deli Süleyman ile öteki arkadaşlarını diri olarak ele geçirdiler. Gasbedilen eşyayı ve müftünün oğlunu kurtardılar.
Rebîülevvel başlarında Amasya'ya getirilen eşkıya ile müftünün oğlu Merzifon'a gönderildi. Merzifonlu Kara Mustafa Paşa bu başarıdan çok memnun kalıp eşkıyanın hepsini Merzifon'da idam ettirdi. Abdülkerîm Bey'e beylerbeylik, Sevincerli Ömer Ağa'ya kapıcıbaşılık verildi.
Recebin on ikinci günü Mirliva Hacı Selim Bey vefat ettiğinden sipahi zümresinden Mehmed Ağa Sultan vakıflarının mütevellisi oldu. Yine bu yıl Köprülüzâde Fâzıl Ahmed Paşa'nın amcazadesi olan Cidde beyi ve Mescid-i Haram şeyhi Köprülü el-Hâc Hüseyin Bey bin Mustafa Ağa bin Arnavut Hüseyin Ağa da vefat etti.
1079 yılı Muharrem ayının başlarında [Haziran 1668] Amasya Mutasarrıfı Deli Emîr Mehmed Paşa terfi ile Şehrizor beylerbeyi olduğundan Amasya sancağı Şehrizor Beylerbeyi el-Hâc Mehmed Paşa'ya verildi.
Açıklamalar ve Araştırma
Metindeki Eski Kelimeler
- evlâd-ı Rifâiyye: Rifâî tarikatının kurucusu Ahmed er-Rifâî soyundan gelen seyyidler
- kâ'im-makâm-ı sadr-ı âlî: sadrazamın İstanbul'daki vekili
- binâ emîni: bir yapının inşaatını yürütüp harcamalarını denetleyen görevli
- vak'a-i müessife: üzücü olay
- hayyen veya meyyiten: diri ya da ölü
- eşyâ-yı mağsûbe: gasbedilmiş eşya
- ahyânen: zaman zaman
- niyâbet: naiplik, kadının yerine bakma
- abluka: bir yeri kuşatıp çıkışları tutma
- hazele: alçaklar, rezil kimseler
- fürce: fırsat, kaçma imkânı
- şeyhü'l-harem: Mekke'deki Mescid-i Haram'ın idaresine bakan görevli
- terfî'en: rütbe yükselterek
Merzifon Baskınının Sonu
Bu madde, bir önceki maddede anlatılan Merzifon baskınının sonucunu verir. Deli Süleyman ve adamları Mecitözü sınırları içinde, Aştagul civarında sıkıştırılmış, bir kısmı öldürülmüş, elebaşları diri yakalanmış ve müftünün kaçırılan oğlu kurtarılmıştır. Hüsameddin'in andığı Aştagul, Amasya sancağının eski nahiyelerindendir. Hamdullah Dedeoğlu'na göre Aştavul ya da Aştağul adıyla 1465-1530 yılları arasında Amasya sancağına bağlı bir nahiye olan yer bugün Çorum'un Ortaköy ilçesine bağlı bir köydür. Hüsameddin'in "Mecitözü dâhilinde" demesi kendi döneminin idari bölünmesini yansıtır; Mecitözü 1868-1918 arasında Amasya'ya bağlı bir kaza idi. Böylece eşkıyanın Taşan Dağı'ndan Amasya ile Çorum arasındaki bu bölgeye kadar kaçtığı anlaşılmaktadır.
Olayın İstanbul'da bu kadar önemsenmesi, Merzifonlu Kara Mustafa Paşa'nın o sıradaki konumuyla açıklanabilir. Abdülkadir Özcan'ın yazdığına göre Kara Mustafa Paşa, Fâzıl Ahmed Paşa Girit seferine çıkınca 5 Zilkade 1076 (9 Mayıs 1666) tarihinde sadaret kaymakamlığına getirilmiş ve bu görevi üç yıla yakın sürdürmüştür. Hüsameddin'in onu "kâ'im-makâm-ı sadr-ı âlî" diye anması bu döneme denk gelir. Mehmet Öz'e göre Kara Mustafa Paşa'nın Merzifon'daki külliyesi de 1666-1679 yılları arasında yapılmıştır. Hüsameddin'in, paşanın Merzifon'daki vekili ve hayır eserlerinin yapı emini olarak andığı Kürt Sefer Ağazâde Ahmed Ağa'nın Merzifon voyvodalığına getirilmesi, sadaret kaymakamının memleketinde güvenliği kendi adamına emanet ettiğini gösterir. Hüsameddin'in sonraki maddelerinde aynı Ahmed Ağa'nın, Kara Mustafa Paşa sadrazam olunca sadaret kethüdâsı olduğu anlatılır.
Eşkıyanın Merzifon'da idam edilmesi, cezanın suçun işlendiği yerde, halkın gözü önünde verilmesi anlamına gelir. Takipte başarı gösteren Hacı Paşazâde Abdülkerîm Bey'e beylerbeylik, Sevincerli Ömer Ağa'ya kapıcıbaşılık verilmesi ise yerel ileri gelenlerin eşkıya takibi yoluyla devlet hizmetinde yükselebildiğini gösterir. Sevincerli Ömer Ağa'nın birkaç yıl sonra Amasya mutasarrıfı olacağı izleyen maddelerde anlatılır.
Deli Emîr Mehmed Paşa
Maddeye adını veren es-Seyyid Mehmed Paşa, Rifâî soyundan bir Amasya seyyid ailesine mensuptur. Abdulhalim Durma, Amasya'da Mevlevîlikten önce Rifâî tarikatının Seyyid Alparslan aracılığıyla şehirde temsil edildiğini yazar; Hacı Kâsımzâdelerin Rifâî soyundan gelmesi bu eski geleneğin XVII. yüzyıldaki bir uzantısı olarak görülebilir. Deli Emîr Mehmed Ağa'nın adı daha önce de geçmiştir: 1074 yılında, Uyvar seferinde idam edilen Amasyalı paşaların mallarını kapıcıbaşı sıfatıyla satmış ve karşılığında Çorum sancağını almıştı. Hüsameddin'in sonraki maddelerine göre Deli Emîr Mehmed Paşa 1082 yılında ikinci, 1087 yılında dördüncü defa Amasya mutasarrıfı olmuş, son görevinde Kayseri sancağı da ona verilmiş ve Anadolu'da türeyen eşkıyaya karşı Anadolu müfettişliğine getirilmiştir.
Köprülüzâde Fâzıl Ahmed Paşa'nın amcazadesi olarak anılan Cidde beyi Köprülü el-Hâc Hüseyin Bey hakkında Hüsameddin, bilgiyi Merzifonlu Kara Mustafa Paşa'nın vakfiye defterinden aldığını belirtir. Bu kişiye ve Deli Emîr Mehmed Paşa'nın Şehrizor beylerbeyliğine dair başka kaynaklarda bilgiye rastlanmadı.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 4. Cilt, s. 590–591; ayrıca s. 597. amasya.bel.tr
Akademik çalışmalar
Diğer kaynaklar