İçeriğe geç

Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar · BİRİNCİ BÂB · ONUNCU FASIL · ÜÇÜNCÜ DEVRE-İ TÂRİHİYYE

Osmân Paşa

Ansiklopedi · Amasya Tarihi, 4. Cilt, s. 542–543 • Hazırlayan: Doç. Dr. Hicabi GÜLGEN

Özgün Metin

Caniklidir. Esbak Canik Emîri Tâceddîn İbrâhim Beyzâde Hüsâmeddîn Hasan Bey’in ahfâdından Ahmed Bey’in mahdûmudur. 1019 senesi rebîülevvelinin evâhirinde Amasya sancağı mutasarrıfı olup geldi. Bir ay sonra İran Harbi’ne me’mûr olup Diyarbekir’e müteveccihen gitdi. Yerine kethüdâyeri İn’âm Beyzâde es-Seyyid Ali Ağa Amasya mütesellimi oldu.

Sâbık Amasya Mütesellimi Abdülfettah Ağa, tahsîl-i emvâl vazîfesinden de azl edilip İstanbul’a gitdiğinden yerine Amasya a‘yânından ve dergâh-ı âlî çavûşânından Yörgüç Paşazâde Hasan Bey Amasya muhassıl-ı emvâli oldu.

Cumâdelâhiresinde alaybeyi İskender Bey’in ref‘iyle kibâr-ı zu‘amâdan Gürcü Ali Bey Amasya alaybeyi olmuşdu. Fakat Ramazânın evâhirinde Gürcü Ali Bey de ref‘ edilerek yerine Yularkısdı Paşazâde İskender Bey yine Amasya alaybeyi oldu.

Şevvâlinde Sivas a‘yânının müz‘ic şikâyetleriyle Sivas Vâlisi Ebû Bekir Paşa da azl edildiğinden mîrâhûrluktan Habeş beylerbeyi [19] olan Bosnalı Ca’fer Paşa vezâretle Sivas vâlisi olup, zilka’de evâhirinde Amasya’ya geldi. Üç gün sonra Sivas’a gitdi.

Zilhicce evâilinde Amasya muhassıl-ı emvâli Yörgüç Paşazâde Hasan Bey, Sivas defterdârı olup gitdiğinden yerine çavûşân-ı dergâh-ı âlîden Amasyalı Hacı Beyzâde Mehmed Bey Amasya muhassıl-ı emvâli oldu. Bu sene Bağdat Vâlisi Kadızâde Ali Paşa’nın himmetiyle Basra kâ’im-makâmı olan Amasyalı Ali Paşazâde Hüseyin Bey’e Basra beylerbeyiliği verildi.

1020 senesi muharreminde Amasya mütesellimi es-Seyyid Ali Ağa Amasya’dan tedârik edilen ba’zı eşya ve levâzım-ı askeriyyeyi alıp Diyârbekir’e gitdiğinden yerine sipâhi meşâhirinden Cebecizâde Mahmûd Ağa mütesellim vekîli oldu.

Saferinde Amasya Müftüsü Köse Ahmed Efendi ba’zı hatîâtından dolayı azl edilip yerine tekrar Manavzâde Abdullah Efendi Amasya müftüsü ve sultâniyye müderrisi olup geldi. İstanbul’da Gülşeniyye meşâyih-i kibârından ve meşâhir-i sulehâdan Amasyalı eş-Şeyh Hasan Efendi vefât etdi.

Muhaddis-i meşhûr Zileli Abdurrahman Efendi, te’lîf etdiği “Kitâbü’l-Müfîd fî Şerhi’l-Hadîsi’l-Garîb” adlı eserini bu esnada Sivas’a gidip Vâlî Ca’fer Paşa’ya arz u takdîm etdiğini mezbûrun dibâcesinde yazmış, vezîr-i müşârün-ileyhin mazhar-ı taltîfâtı olup avdet etmişdi. [20]

Cumâdelûlâ evâhirinde Sadr-ı a’zam Kuyucu Murâd Paşa, Diyarbekir’de vefât edib yerine rakîbi Nasûh Paşa sadrâzam ve serdâr-ı ekrem ve kethüdâsı olan Lâdikli Uçar Mustafa Ağa da kethüdâ-yı sadr-ı âlî oldu. Nasûh Paşa’nın muallimi de Amasyalı İsmâil Efendi idi.

Receb evâilinde Amasya alaybeyi İskender Bey vefât eylediğinden yerine subaşı olan Seydî Beyzâde Mustafa Bey alaybeyi oldu. İskender Bey’in uhdesinde bulunan Bülbül Hâtun ve Sinan Paşa vakıfları tevliyeti birâderi müteferrika Mustafa Bey’e tevcîh edildi.

Gurre-i şa’bânda Amasya kadısı Abdülvehhâb Efendi’nin yerine kibâr-ı kudâttan Abdülkerim Efendi Amasya kadısı ve Sivas vilâyetinde bulunan bütün evkâfın müfettişi oldu. Bu esnada Kadızâde Ali Paşa Bağdat’tan ma‘zûlen Amasya’ya gelip ikâmetine dair Sadr-ı a’zam Nasûh Paşa’nın emri vürûd etdi.

Bu sene zarfında Şehr-i Zor Beylerbeyi Şemseddîn Ahmed Paşa vefât edib Amasya’da emlâkine mahdûm-ı yegânesi Ali Bey vâris olabildi. Kezâlik Halep Vâlisi Amasyalı Emin Mehmed Paşa da Halep’te vefât etdi. Mahdûmu Mahmûd Bey mirlivâ oldu.

1021 senesi muharreminde Cebecizâde Mahmûd Ağa kethüdâyeri ve Amasya mütesellimi olup selefi es-Seyyid Ali Ağa Tokat voyvodası ve Amasya beytü’l-mâl emîni ve kethüdâ-yı sadr-ı âlî Lâdikli Mustafa Ağa Ankara beylerbeyi ve Mar’aş’tan azledilen Amasyalı Ömer Paşa da [21] Hacı Hamza kasabasında ikâmete me’mûr oldu.

Safer evâilinde Kadızâde Ali Paşa İstanbul’a hareket edeceğini Nasûh Paşa’ya yazdığı ve iki defa istid‘â ve istîzân etdiği halde yine ikâmeti emr u te’kîd edildiğine gücenip “Suçum nedir ki boş yere oturayım?” diyerek İstanbul’a müteveccihen Amasya’dan kalkıp gitdi.

Kadızâde Ali Paşa, Kuyucu Murat Paşa’nın damâdı idi. Nasûh Paşa, Murat Paşa’nın ve akrabasıyla etbâ‘ının hasm-ı bî-emânı olduğundan Murad Paşa’nın kethüdâsı Bîçâre Mustafa Ağa ile hazînedârı Hüseyin Ağa’yı yok yere öldürmüş, diğer kethüdâsı Ömer Paşa’yı Mar’aş’tan, Ali Paşa’yı da Bağdat’tan azlederek her ikisini de ikâmete me’mûr etmişdi.

Ali Paşa, Eskişehir’e vusûlünde Nasûh Paşa’dan gelen üçüncü ikâmet emrine rağmen ağırlığını ve tevâbı‘ını orada kethüdâsı Ahmed Ağa’ya bırakıp kendisi Üsküdar’a gitdi. Bunu haber alan Nasûh Paşa vezîr-i müşârün-ileyhin katlini telhîs etdiği halde Birinci Sultân Ahmed, muvâfakat etmediğinden Ali Paşa İstanbul’a yerleşdi.

Sivas Vâlisi Ca’fer Paşa, Sivas a‘yânının pek ağır görünen şikâyetlerini bi’t-tedkîk pek çok mübâlağa ile i‘zâm ve Mehmed Paşa’nın şiddet-i şekîmesinden tahlis-i girîbâne ihtimâm edilmesinden ileri geldiğini anlamakla Sivas a‘yânından ba’zılarını i’dâm ve ba’zılarını da nefyederek meseleyi halletmiş, bu suretle Mehmed Paşa da kurtulmuş oldu.

Rebîülâhirde Amasya Mutasarrıfı Canikli Osmân Paşa, Erzurum [22] beylerbeyi olduğundan Amasya sancağı Vâlî Ca’fer Paşa’nın inhâsıyla Sivas defterdârı Hasan Bey’e tevcîh edildi.

Araştırma Makalemiz Editör: Mevlüt Erdem Öztürk

Günümüz Türkçesiyle

Caniklidir. Eskiden Canik Emîri Tâceddîn İbrâhim Beyzâde Hüsâmeddîn Hasan Bey'in torunlarından Ahmed Bey'in oğludur. 1019 [1610-11] yılı Rebîülevvel ayının sonlarında Amasya sancağı mutasarrıfı olarak geldi. Bir ay sonra İran Harbi'ne görevlendirilip Diyarbekir'e doğru gitti. Yerine kethüdâyeri İn'âm Beyzâde es-Seyyid Ali Ağa Amasya mütesellimi oldu.

Önceki Amasya Mütesellimi Abdülfettah Ağa, mal tahsildarlığı görevinden de alınıp İstanbul'a gittiğinden, yerine Amasya ayanından ve dergâh-ı âlî çavuşlarından Yörgüç Paşazâde Hasan Bey Amasya mal tahsildarı oldu.

Cemâziyelâhir ayında alaybeyi İskender Bey'in görevden alınmasıyla büyük zeâmet sahiplerinden Gürcü Ali Bey Amasya alaybeyi olmuştu. Fakat Ramazan ayının sonlarında Gürcü Ali Bey de görevden alınarak yerine Yularkısdı Paşazâde İskender Bey yine Amasya alaybeyi oldu.

Şevvâl ayında Sivas ileri gelenlerinin rahatsız edici şikâyetleriyle Sivas Valisi Ebû Bekir Paşa da görevden alındığından, mîrâhurluktan Habeş beylerbeyi olan Bosnalı Ca'fer Paşa vezirlikle Sivas valisi oldu ve Zilkade ayının sonlarında Amasya'ya geldi. Üç gün sonra Sivas'a gitti.

Zilhicce ayının başında Amasya mal tahsildarı Yörgüç Paşazâde Hasan Bey Sivas defterdarı olup gittiğinden, yerine dergâh-ı âlî çavuşlarından Amasyalı Hacı Beyzâde Mehmed Bey Amasya mal tahsildarı oldu. Bu yıl Bağdat Valisi Kadızâde Ali Paşa'nın gayretiyle Basra kaymakamı olan Amasyalı Ali Paşazâde Hüseyin Bey'e Basra beylerbeyiliği verildi.

1020 [1611-12] yılı Muharrem ayında Amasya mütesellimi es-Seyyid Ali Ağa, Amasya'dan sağlanan bazı eşya ve askerî gereçleri alıp Diyarbekir'e gittiğinden, yerine sipahi ileri gelenlerinden Cebecizâde Mahmûd Ağa mütesellim vekili oldu.

Safer ayında Amasya Müftüsü Köse Ahmed Efendi bazı hataları yüzünden görevden alındı; yerine tekrar Manavzâde Abdullah Efendi Amasya müftüsü ve Sultaniye Medresesi müderrisi olarak geldi. İstanbul'da Gülşeniyye şeyhlerinin büyüklerinden ve ünlü salihlerden Amasyalı eş-Şeyh Hasan Efendi vefat etti.

Ünlü hadis âlimi Zileli Abdurrahman Efendi, yazdığı "Kitâbü'l-Müfîd fî Şerhi'l-Hadîsi'l-Garîb" adlı eserini bu sırada Sivas'a gidip Vali Ca'fer Paşa'ya sunduğunu adı geçenin önsözünde yazmıştır; vezirin iltifatına mazhar olarak dönmüştü.

Cemâziyelevvel ayının sonlarında Sadrazam Kuyucu Murâd Paşa Diyarbekir'de öldü; yerine rakibi Nasûh Paşa sadrazam ve başkomutan (serdâr-ı ekrem) oldu. Nasûh Paşa'nın kethüdâsı olan Lâdikli Uçar Mustafa Ağa da sadrazam kâhyası oldu. Nasûh Paşa'nın hocası da Amasyalı İsmâil Efendi idi.

Receb ayının başında Amasya alaybeyi İskender Bey öldüğünden, yerine subaşı olan Seydî Beyzâde Mustafa Bey alaybeyi oldu. İskender Bey'in uhdesinde bulunan Bülbül Hâtun ve Sinan Paşa vakıflarının tevliyeti kardeşi müteferrika Mustafa Bey'e verildi.

Şa'bân ayının ilk günü Amasya kadısı Abdülvehhâb Efendi'nin yerine büyük kadılardan Abdülkerim Efendi Amasya kadısı ve Sivas vilayetindeki bütün vakıfların müfettişi oldu. Bu sırada Kadızâde Ali Paşa Bağdat'tan görevden alınmış olarak Amasya'ya geldi; Sadrazam Nasûh Paşa'nın, orada oturmasına dair emri ulaştı.

Bu yıl içinde Şehrizor Beylerbeyi Şemseddîn Ahmed Paşa öldü; Amasya'daki mülküne tek oğlu Ali Bey varis olabildi. Aynı şekilde Halep Valisi Amasyalı Emin Mehmed Paşa da Halep'te öldü. Oğlu Mahmûd Bey mirliva oldu.

1021 [1612-13] yılı Muharrem ayında Cebecizâde Mahmûd Ağa kethüdâyeri ve Amasya mütesellimi oldu. Selefi es-Seyyid Ali Ağa Tokat voyvodası ve Amasya beytülmal emini, sadrazam kâhyası Lâdikli Mustafa Ağa Ankara beylerbeyi oldu; Maraş'tan azledilen Amasyalı Ömer Paşa da Hacı Hamza kasabasında oturmakla görevlendirildi.

Safer ayının başında Kadızâde Ali Paşa, İstanbul'a hareket edeceğini Nasûh Paşa'ya yazdığı ve iki kez izin istediği halde yine oturması emredilip bu emir pekiştirildiğine gücenerek "Suçum nedir ki boş yere oturayım?" dedi ve Amasya'dan kalkıp İstanbul'a doğru gitti.

Kadızâde Ali Paşa, Kuyucu Murat Paşa'nın damadı idi. Nasûh Paşa, Murat Paşa'nın ve akrabasıyla yandaşlarının amansız düşmanı olduğundan, Murad Paşa'nın kethüdâsı Bîçâre Mustafa Ağa ile haznedarı Hüseyin Ağa'yı yok yere öldürmüş, diğer kethüdâsı Ömer Paşa'yı Maraş'tan, Ali Paşa'yı da Bağdat'tan azlederek her ikisini de bir yerde oturmakla görevlendirmişti.

Ali Paşa, Eskişehir'e varınca Nasûh Paşa'dan gelen üçüncü oturma emrine rağmen ağır eşyasını ve adamlarını orada kethüdâsı Ahmed Ağa'ya bırakıp kendisi Üsküdar'a gitti. Bunu haber alan Nasûh Paşa, adı geçen vezirin öldürülmesini padişaha arz ettiği halde Birinci Sultan Ahmed razı olmadığından Ali Paşa İstanbul'a yerleşti.

Sivas Valisi Ca'fer Paşa, Sivas ileri gelenlerinin çok ağır görünen şikâyetlerini inceleyip bunların çok abartıldığını ve Mehmed Paşa'nın sertliğinden yakayı kurtarma çabasından ileri geldiğini anlayınca, Sivas ileri gelenlerinden bazılarını idam edip bazılarını sürgüne göndererek meseleyi çözdü. Böylece Mehmed Paşa da kurtulmuş oldu.

Rebîülâhir ayında Amasya Mutasarrıfı Canikli Osmân Paşa Erzurum beylerbeyi olduğundan, Amasya sancağı Vali Ca'fer Paşa'nın önerisiyle Sivas defterdarı Hasan Bey'e verildi.

Açıklamalar ve Araştırma

Metindeki Eski Kelimeler

  • ahfâd: torunlar, soyundan gelenler
  • mahdûm: oğul
  • mîrâhur: padişah ahırlarının başı
  • nefy, nefyedilmek: sürgün, sürgüne gönderilmek
  • ikâmete me’mûr etmek: belirli bir yerde oturmakla yükümlü kılmak (bir tür gözetim)
  • serdâr-ı ekrem: başkomutan, sadrazamın sefer sırasındaki unvanı
  • kethüdâ-yı sadr-ı âlî: sadrazam kâhyası
  • hazînedâr: hazine görevlisi, haznedar
  • beytü’l-mâl emîni: kayıp, sahipsiz ve mirasçısız mal gelirleriyle ilgili görevli
  • müteferrika: saray hizmetinde seçkin görevli
  • mîrlivâ: sancak beyi rütbesi
  • i‘zâm: büyütme, abartma
  • ma‘zûlen: görevden alınmış olarak
  • inhâ: bildirim, öneri

Kuyucu Murad Paşa ve Nasûh Paşa

Metin boyunca iki sadrazamın adı öne çıkar. Kuyucu Murad Paşa, 1606'da sadrazam olmuş, Anadolu'daki Celâlî ayaklanmalarını bastırmakla ünlenmiştir. Hırvat asıllı olduğu belirtilen paşa, yaşının doksanı geçtiği bir sırada, 25 Cemâziyelevvel 1020'de (5 Ağustos 1611) ölmüştür. Hüsameddin onun vefatını bu madde içinde "Cemâziyelevvel sonlarında" diye anar ve ölüm yerini Diyarbekir olarak verir. Ansiklopedik kaynakta ölüm yeri Cülek olarak geçer, cesedin önce Diyarbekir'de geçici olarak gömüldüğü, sonra İstanbul'da Vezneciler'deki medresesinin yanındaki türbesine nakledildiği yazılır. Hüsameddin'in bilgisiyle bu kayıt arasında küçük bir ayrım bulunmaktadır.

Kuyucu'nun ölümünden sonra sadrazam olan Nasûh Paşa'nın kökeni tartışmalıdır. Kaynaklarda Dramalı bir Rum papazının oğlu olduğu rivayet edilir, bazı kaynaklar Arnavut asıllı olduğunu söyler. Dikkat çeken bir ayrıntı, Nasûh Paşa'nın bir dönem Zile voyvodası olarak Valide Sultan'ın haslarını yönetmiş olmasıdır. 1604'te Sivas beylerbeyi, 1606'da Bağdat valisi olmuş, Bağdat'ı alamayınca Diyarbekir beylerbeyiliğine verilmiştir. Kuyucu Murad Paşa'nın onu rakip gördüğü ve bu yüzden bölgeden uzaklaştırıp Mısır'a tayin ettirdiği, Nasûh Paşa'nın verdiği ziyafetten sonra hastalanıp ölmesi üzerine de sadrazamlığın ona verildiği kaynaklarda yazılıdır. Kuyucu'nun Nasûh Paşa tarafından zehirletildiğine dair rivayet vardır; ancak bu bir rivayettir.

Nasûh Paşa 1612'de padişahın kızı Ayşe Sultan ile evlenmiş, 13 Ramazan 1023'te (17 Ekim 1614) idam edilmiştir. Kaynaklar idam gerekçeleri arasında Sinop baskınını, Şah Abbas'la gizlice ittifak kurduğu şayiası ve kendi adamlarını Anadolu'ya mali görevlerle gönderip kanunsuz vergi toplatması iddialarını sayar. Hüsameddin ilerleyen bir maddede Nasûh Paşa'nın idamını "Ramazanın evahirinde", yani ayın sonlarında verdiği görülür; ansiklopedik kayıtta tarih ayın on üçüncü günüdür.

Kadızâde Ali Paşa ile Nasûh Paşa'nın Çatışması

Metindeki en canlı bölüm, Kadızâde Ali Paşa'nın Amasya'da oturmaya zorlanması ve sonunda İstanbul'a kaçışıdır. Ali Paşa'nın Kuyucu Murad Paşa'nın damadı olduğu kaynaklarda da yazılıdır; 1606'da Zitvatorok Antlaşması'nı görüşen heyette bulunmuş, 1610'da vezirlik rütbesi almıştır. Hüsameddin'in verdiği "Murad Paşa'nın kethüdâsı ve haznedarı öldürüldü, Ömer Paşa azledildi" bilgisi, ansiklopedik kaynakta biraz farklı geçer: Murad Paşa'nın ölümünden sonra kethüdâsı Ömer ile kapıcıbaşısı Sarı Hüseyin Ağa'nın öldürüldüğü yazılır. Adlarda ve rütbelerde ayrılık vardır; ikisi de Nasûh Paşa'nın Kuyucu'nun yandaşlarını tasfiye ettiği tablosunda birleşir.

Ali Paşa'nın sonraki durumu da Hüsameddin'in anlatısıyla uyuşur: 1614'te dördüncü kez Budin beylerbeyi olmuş, 1616'da Belgrad'da ölmüştür. Hüsameddin'in "Vize sancağı ber-vech-i tekâ‘üd verildi" ayrıntısı da bu aradaki dönemi doldurur. Ali Paşa'nın Amasyalı olup olmadığı konusunda kaynaklar arasında ayrılık vardır; bir kaynak babasını Budin kadısı Habil Efendi diye anar.

Hakkında Bilgi Bulunamayanlar

Canikli Osmân Paşa, Bosnalı Ca'fer Paşa, Ebû Bekir Paşa ve Şemseddîn Ahmed Paşa hakkında yapılan aramalarda bu görev dönemlerini doğrulayan bir kaynağa rastlanmadı. Zileli Abdurrahman Efendi'nin adı geçen eseri hakkında da bilgi bulunamadı.

Kaynakça

Birincil kaynaklar

  • Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 4. Cilt, s. 542–543. amasya.bel.tr

Akademik çalışmalar

Diğer kaynaklar

4. Cilt içindekiler

Karekod · QR code

Bu sayfanın karekodudur. A5 olarak yazdırıp asabilir ya da yapıştırabilirsiniz; okutan kişi doğrudan bu içeriğe ulaşır.

This QR code links to this page. Print it on A5 and post it anywhere; scanning it opens this content.