İçeriğe geç

Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar · BİRİNCİ BÂB · ONUNCU FASIL · ÜÇÜNCÜ DEVRE-İ TÂRİHİYYE

Mahmûd Bey

Ansiklopedi · Amasya Tarihi, 4. Cilt, s. 541 • Hazırlayan: Doç. Dr. Hicabi GÜLGEN

Özgün Metin

Muğlalıdır.⁶²² 1017 senesi zilhiccesinin on yedinci günü Amasya sancağı beyi olup geldi. Eşkıyâ Harbi’nde vefât eden Yâkût Bey’in otuz bin akçelik ze‘âmetiyle alaybeyliği vekâletinde bulunan ve şecâ‘at ve istikâmetiyle temâyüz eden Bâkî Bey’e verildi.

Zilhiccenin yirmi üçünde Hoca Sultân Tekkesi şeyhi ve evkâfı mütevellîsi eş-Şeyh Resûl Efendi muhâsebesinde zimmeti çıktığından tevliyet ve meşîhat-ı ulemâdan Pîr Mehmed Efendi’ye kasr-ı yed etmeye mecbûr oldu.

Fakat Şeyh Resul Efendi, halkın mu‘tekadı ve mahbûb-ı kulûbu olduğundan zimmet ve ferâgati, ba’zıları kadı efendinin arz u nefsâniyetine ve ba’zıları sıdk u istikâmetine hamlederek hayli kîl ü kâl mevzu‘ oldu. [16]

Bu senenin Ramazânında kibâr-ı ulemâdan Müeyyedzâde Pirî Ahmed Efendi bin Yahya Çelebi bin Abdülvâsi Çelebi vefât etdi. Vasiyeti üzere vakf eylediği kitapları Sultân Bâyezîd Kütüphânesi’ne nakledildi. Yakut Paşa ve Pervâne Bey tevliyeti de oğulları Habîb, Ali çelebilerden ıslâh olan birâderi Derviş Hızır Çelebi’ye verildi.

1018 senesi gurre-i muharreminde hasta olan Kadı Mustafa Efendi tarafından İbrâhim Efendi Amasya nâibi oldu. Rebîülevvelinde Amasya Beyi Mahmûd Bey, İran Harbine me’mûr olduğundan Amasya muhassıl-ı emvâli olan çavuşân-ı dergâh-ı âlîden Amasyalı Abdülfettah Ağa Amasya mütesellimi oldu.

Cumâdelûlâsında Amasya Müftüsü Ebrîz Mahmûd Efendi, cehl ü denâetinden ve halkın acı acı şikâyetinden dolayı azl u def’ edilip yerine Malkaralı Köse Ahmed Efendi yine müftü olarak İstanbul’dan geldi. Cumâdelâhiresinde Kadı Mustafa Efendi’nin vefâtına binâen Receb gurresinden Müftüzâde Abdülvehhâb Efendi Amasya kadısı oldu. Merhûmun oğulları Abdullah, Abdülkerîm ve Mehmed efendilere “Kadızâde” dendi.

Bu esnada Hüseyin Ağa Vakfı kitâbetinden azledilen nakîbü’l-eşrâf es-Seyyid eş-Şeyh Celâleddîn Efendi yerine Atâzâde es-Seyyid Ahmed Efendi nakîbü’l-eşrâf kâ’im-makâmı, sipâhi meşâhirinden Köse Mehmed Ağa kethüdâyeri, yeniçeri alemdârlarından Sülûkîzâde Altıncı Mehmed Ağa [17] yeniçeri serdârı oldu.⁶²³

Şa’bânda Alaybeyi Bâkî Bey’in ref‘inden Yularkısdı Paşazâde İskender Bey Amasya alaybeyi ve Şevvâlde Karaman Beylerbeyi Amasyalı Zülfikâr Paşa vezâretle Anadolu vâlisi ve Köprülü Yûsuf Paşa da Karaman beylerbeyi oldu.

Zilhicce evâilinde Sultân Bâyezîd evkâf-ı mütevellîsi ve Amasya aynü’l-a‘yânı Hacı Efendizâde Hacı Mehmed Efendi vefât eylediğinden yerine muhassıl-ı sâbık Helkisli Mustafa Ağa ber-vech-i tekâ‘üd evkâf-ı Sultâniyye mütevellîsi oldu.

1019 senesi muharreminde Rumeli Vâlisi Amasyalı Kadızâde Ali Paşa Bağdat vâlisi olarak Amasya’ya gelip Şemsî Paşa’ya misafir oldu. Bir hafta kadar kalıp gitdi. Saferinde Şemseddîn Ahmed Paşa Sivas beylerbeyi oldu. Selefi Mehmed Paşa da ağır şikâyetlerle hapsedildi. Kethüdâ-yı sadr-ı âlî Amasyalı Ömer Ağa’ya Mar’aş Beylerbeyiliği verilip yerine Mustafa Ağa geçti.

Sivas a‘yânı, sâbık beylerbeyi Mehmed Paşa’yı bir takım mâsum adamları eşkıyâ mu‘îni diye katl u müsâdere etmekle itham ve şikâyet etmişlerdi. Şemsî Paşa, bu şikâyetleri tahkîke me’mûr oldu. Lâkin tarafgirlik ediyor diye bu da şikâyetlere ma‘ruz olup mevki‘i sarsıldı. [18]

Bunun için rebîülevvelinde Şemseddîn Ahmed Paşa, Şehr-i Zor’a nakledilip Musul vâlisi Ebû Bekir Paşa Sivas beylerbeyi ve tahkîkâta me’mûr oldu. Müte‘âkiben Amasya sancağı da esbak Sivas Beylerbeyi Osmân Paşa’ya ber-vech-i arpalık tevcîh edildi.

Dipnotlar

  • 622 Buna, Ahkâm Defterlerinde Muğlalı Mahmud Bey denmiş ve 1026 da Lahsa Beylerbeyi Muğlalı Mahmud Paşa diye görülmüştür.
  • 623 Amasya’da yeniçeri ağalarına “yeniçeri zâbıtı” denirdi. Buna serdâr unvanı verildiğinden “Serdâr Mehmed Ağa” demekle meşhûr oldu. Amasya’da serdâr hânı bunun nâmıyla şöhret buldu.
Araştırma Makalemiz Editör: Mevlüt Erdem Öztürk

Günümüz Türkçesiyle

Muğlalıdır. 1017 [1608-09] yılı Zilhicce ayının on yedinci günü Amasya sancağı beyi olarak geldi. Eşkıyâ Harbi'nde ölen Yâkût Bey'in otuz bin akçelik zeâmeti, alaybeyliği vekâletinde bulunan ve cesareti ve doğruluğuyla temayüz eden Bâkî Bey'e verildi.

Zilhiccenin yirmi üçünde Hoca Sultân Tekkesi şeyhi ve vakfı mütevellisi eş-Şeyh Resûl Efendi'nin hesaplarında zimmeti (açığı) çıktığından, tevliyeti ve şeyhliği âlimlerden Pîr Mehmed Efendi'ye bırakmak zorunda kaldı.

Fakat Şeyh Resul Efendi halkın inandığı ve gönüllerin sevgilisi olduğundan, zimmetini ve görevi bırakışını kimileri kadı efendinin hırsına ve nefsâniyetine, kimileri de onun doğruluğuna ve dürüstlüğüne yorarak hayli dedikodu çıktı.

Bu yılın Ramazan ayında büyük âlimlerden Müeyyedzâde Pirî Ahmed Efendi bin Yahya Çelebi bin Abdülvâsi Çelebi vefat etti. Vasiyeti üzerine vakfettiği kitaplar Sultân Bâyezîd Kütüphanesi'ne nakledildi. Yakut Paşa ve Pervâne Bey vakıflarının tevliyeti de, oğulları Habîb ve Ali çelebilerle arası düzelen kardeşi Derviş Hızır Çelebi'ye verildi.

1018 [1609-10] yılı Muharrem ayının ilk günü hastalanan Kadı Mustafa Efendi tarafından İbrâhim Efendi Amasya naibi oldu. Rebîülevvel ayında Amasya Beyi Mahmûd Bey İran Harbi'ne görevlendirildiğinden, Amasya mal tahsildarı olan, dergâh-ı âlî çavuşlarından Amasyalı Abdülfettah Ağa Amasya mütesellimi oldu.

Cemâziyelevvel ayında Amasya Müftüsü Ebrîz Mahmûd Efendi, cahilliği ve alçaklığı ile halkın acı acı şikâyeti yüzünden görevden uzaklaştırıldı; yerine Malkaralı Köse Ahmed Efendi yine müftü olarak İstanbul'dan geldi. Cemâziyelâhir ayında Kadı Mustafa Efendi'nin ölümü üzerine Receb ayının başından itibaren Müftüzâde Abdülvehhâb Efendi Amasya kadısı oldu. Merhumun oğulları Abdullah, Abdülkerîm ve Mehmed efendilere "Kadızâde" dendi.

Bu sırada Hüseyin Ağa Vakfı kâtipliğinden azledilen nakîbü'l-eşrâf es-Seyyid eş-Şeyh Celâleddîn Efendi'nin yerine Atâzâde es-Seyyid Ahmed Efendi nakîbü'l-eşrâf vekili; sipahi ileri gelenlerinden Köse Mehmed Ağa kethüdâyeri; yeniçeri bayraktarlarından Sülûkîzâde Altıncı Mehmed Ağa yeniçeri serdarı oldu.

Şa'bân ayında Alaybeyi Bâkî Bey'in görevden alınmasıyla Yularkısdı Paşazâde İskender Bey Amasya alaybeyi oldu. Şevvâl ayında Karaman Beylerbeyi Amasyalı Zülfikâr Paşa vezirlikle Anadolu valisi, Köprülü Yûsuf Paşa da Karaman beylerbeyi oldu.

Zilhicce ayının başında Sultân Bâyezîd vakıfları mütevellisi ve Amasya'nın ileri gelenlerinin seçkini Hacı Efendizâde Hacı Mehmed Efendi öldüğünden, yerine önceki tahsildar Helkisli Mustafa Ağa, emeklilik düzeniyle sultanî vakıfların mütevellisi oldu.

1019 [1610-11] yılı Muharrem ayında Rumeli Valisi Amasyalı Kadızâde Ali Paşa Bağdat valisi olarak Amasya'ya gelip Şemsî Paşa'ya misafir oldu. Bir hafta kadar kalıp gitti. Safer ayında Şemseddîn Ahmed Paşa Sivas beylerbeyi oldu. Selefi Mehmed Paşa ağır şikâyetlerle hapsedildi. Sadrazam kâhyası Amasyalı Ömer Ağa'ya Maraş Beylerbeyiliği verilip yerine Mustafa Ağa geçti.

Sivas ileri gelenleri, önceki beylerbeyi Mehmed Paşa'yı birtakım masum adamları eşkıyaya yardımcı diye öldürmek ve mallarına el koymakla suçlayıp şikâyet etmişlerdi. Şemsî Paşa bu şikâyetleri soruşturmakla görevlendirildi. Fakat taraf tutuyor diye bu da şikâyetlere uğradı ve konumu sarsıldı.

Bunun için Rebîülevvel ayında Şemseddîn Ahmed Paşa Şehrizor'a nakledildi; Musul Valisi Ebû Bekir Paşa Sivas beylerbeyi ve soruşturmayla görevli oldu. Hemen ardından Amasya sancağı da önceki Sivas Beylerbeyi Osmân Paşa'ya arpalık olarak verildi.

Açıklamalar ve Araştırma

Metindeki Eski Kelimeler

  • zimmeti çıkmak: hesap incelemesinde para açığı çıkmak, borçlu çıkmak
  • kasr-ı yed etmek: eli çekmek, görevi bırakmak
  • tevliyet: vakıf yöneticiliği (mütevellilik)
  • meşîhat: şeyhlik
  • cehl ü denâet: cahillik ve alçaklık
  • azl ü def‘: görevden alma ve uzaklaştırma
  • nâib: kadının görevlendirdiği ya da vekil olarak bakan yargıç
  • zimmet ve ferâgat: borç ve görevden çekilme
  • ber-vech-i tekâ‘üd: emeklilik düzeniyle
  • arpalık: bir devlet adamına maaşının karşılığı olarak verilen yönetim hakkı, gelir kaynağı
  • aynü'l-a‘yân: ileri gelenlerin seçkini
  • yeniçeri alemdârı: yeniçeri bayraktarı
  • tevcîh: atama, verme
  • ma‘zûl: görevden alınmış

Hoca Sultân Tekkesi'ndeki Hesap Meselesi

Metnin ilgi çekici kısmı, Hoca Sultân Tekkesi şeyhi Resul Efendi'nin hesaplarında zimmet çıkması ve şeyhlikten çekilmesidir. Amasya tekkelerini inceleyen bir çalışmada, XVII. yüzyılın başında tekke şeyhi olan Rasul Efendi'nin 1017 (1608) yılında vakıf muhasebesinde zimmeti çıktığı gerekçesiyle tevliyet ve şeyhlikten uzaklaştırıldığı, yerine âlimlerden Pîr Mehmed Efendi'nin getirildiği yazılır. Böylece Hüsameddin'in verdiği bilgi, başka bir kaynakla örtüşmektedir. Hüsameddin ayrıca olayın halk arasında nasıl yorumlandığını kaydeder: Halkın sevdiği biri olduğu için kimi kadının hırsını, kimi Resul Efendi'nin dürüstlüğünü gündeme getirmiştir.

Tekkenin kendisi Eski Darüsselam Mahallesi'nde, bugünkü Fethiye Mahallesi civarında bulunuyordu ve 1475'te (880), Şehzade II. Bayezid'in Amasya'daki hocası Şemseddin Ahmed Çelebi tarafından, Halvetiyye'nin Amasya'daki önde gelen şeyhi Cemal Halvetî (Çelebi Halife) için yaptırılmıştı. Tekkenin şeyhlikleri uzun süre Cemal Halvetî'nin soyundan gelenlerde kaldı; ancak bir dönemden sonra âlimlerin ileri gelenleri emeklilik esasına göre şeyh oldular. Pîr Mehmed Efendi'nin "ulemâdan" biri olarak anılması bu uygulamayla uyumludur. Tekkenin mütevelli heyeti ise bir süre Cemal Halvetî'nin soyundan gelen Çelebizadelerden yana oldu. Tekkenin bugün ayakta olduğuna dair bir bilgiye rastlanmadı.

Sultân Bâyezîd Kütüphanesi

Müeyyedzâde Pirî Ahmed Efendi'nin vakfettiği kitapların nakledildiği Sultân Bâyezîd Kütüphanesi, Amasya'daki II. Bayezid Külliyesi'ne bağlı bir kitaplıktır. Külliye, ansiklopedik kaynaklara göre Temmuz 1486'da (Receb 891) tamamlanmış; cami, medrese, imaret ve tabhâneden oluşur. Medrese, Sultaniye adıyla da bilinir; Hüsameddin'in aktardığına göre müderrisliği Amasya müftülerine tahsis edilmişti. Bu bilgi, metnin başka yerlerinde müftünün aynı zamanda "Sultâniyye müderrisi" olarak anılmasını açıklar. Medrese yapısı ansiklopedik kaynağa göre iyi bir onarımla kurtulmuş ve uzun yıllar İl Halk Kütüphanesi olarak kullanılmıştır.

Mütesellim ve Vekâlet Düzeni

Mahmûd Bey'in İran Harbi'ne gitmesi üzerine yerine mütesellim olarak tahsildar Abdülfettah Ağa'nın atanması, bu görevin nasıl işlediğini gösterir. Ansiklopedik açıklamaya göre mütesellim, beylerbeyinin ya da sancak beyinin vekili olarak onlar sefere gittiğinde yerlerine bakan, vergileri toplayan görevliydi. Burada da bir sancak beyinin sefere gitmesi üzerine tahsildarın bu işi üstlendiği görülür.

Mahmûd Bey ve Kadızâde Ali Paşa

Mahmûd Bey hakkında, Hüsameddin'in dipnotunda yazılan Ahkâm Defterleri kaydı dışında bilgi bulunamadı. Dipnota göre bu kişi kayıtlarda "Muğlalı Mahmud Bey" diye geçer ve 1026'da (1617) Lahsa Beylerbeyi Muğlalı Mahmud Paşa olarak görülür. Başka kaynaklarda bu kaydı doğrulayacak bir bilgiye rastlanmadı. Metinde Bağdat valisi olarak Amasya'ya uğrayıp bir hafta kalan Kadızâde Ali Paşa'yı Hüsameddin Amasyalı sayar. Kaynaklar onu Kuyucu Murad Paşa'nın damadı ve Budin beylerbeyi olarak anar, babasının Budin kadısı Habil Efendi olduğunu belirtir; bu yüzden Amasyalı olup olmadığı konusunda kaynaklar arasında ayrılık vardır.

Yeniçeri Serdarı ve Serdar Hanı

Metindeki Sülûkîzâde Altıncı Mehmed Ağa hakkında Hüsameddin dipnotta şunu yazar: Amasya'da yeniçeri ağalarına "yeniçeri zâbıtı" denirdi; ona serdar unvanı verildiğinden "Serdâr Mehmed Ağa" diye ünlendi ve Amasya'daki Serdar Hanı onun adıyla anıldı. Serdar Hanı'nın bugünkü durumuna dair bir kaynakta bilgi bulunamadı.

Kaynakça

Birincil kaynaklar

  • Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 4. Cilt, s. 541–541. amasya.bel.tr

Akademik çalışmalar

Diğer kaynaklar

4. Cilt içindekiler

Karekod · QR code

Bu sayfanın karekodudur. A5 olarak yazdırıp asabilir ya da yapıştırabilirsiniz; okutan kişi doğrudan bu içeriğe ulaşır.

This QR code links to this page. Print it on A5 and post it anywhere; scanning it opens this content.