Özgün Metin

Vezin: Fā‘ilātün Fā‘ilātün Fā‘ilātün Fā‘ilün

‘Āşıḳa cānānenüñ gerçi cefāsı yoḳ degül
Ol cefādan ‘āşıḳuñ ammā ṣafāsı yoḳ degül
‘Īd-i vaṣl itdüm temennā el uzatdı ḳatlüme
Bendesine şükr o şāhuñ merḥabāsı yoḳ degül
Āb-ı Kevs̱er’den yur el ‘āşıḳ yumaz yüz ṭā‘ata
Neylesün anı şarāb-ı dil-güşāsı yoḳ degül
Cān baġışlar leblerüñ ammā ki çeşmüñ ḳan döker
Gerçi ‘ışḳuñ balı var līkin belāsı yoḳ degül
Tekyelenme cennete zāhid ki bunda ‘ārifüñ
Gūşe-i mey-ḫāne gibi bir serāsı yoḳ degül
Cevr idüp bī-çārenüñ ḳaddin kemān itme ṣaḳın
Pādişāhum ‘āşıḳuñ tīr-i du‘āsı yoḳ degül
Ter düşüp bir ḳaṭrece ‘aynına almaz Fażliyā
Çeşmümüñ deryā ile bir mācerāsı yoḳ degül

Günümüz Türkçesiyle

1. Gerçi sevgilinin âşığa cefası yok değil; ama âşığın o cefadan aldığı safa da yok değil.

2. Vuslat bayramını diledim, o beni öldürmeye el uzattı; şükür, o şahın kuluna bir "merhaba"sı yok değil.

3. Âşık Kevser suyundan el yıkar (vazgeçer), ibadete yüz yıkamaz; ne yapsın, gönül açan şarabı yok değil.

4. Dudakların can bağışlar ama gözün kan döker; gerçi aşkının balı var, lâkin belası da yok değil.

5. Ey zahit, cennete yaslanıp güvenme; çünkü burada arifin meyhane köşesi gibi bir sarayı yok değil.

6. Sakın cevredip çaresizin boyunu yay gibi bükme; padişahım, âşığın dua oku yok değil.

7. Ey Fazlî, (gözüm) ter düşüp bir damlacık olsa onu gözüne almaz; gözümün denizle bir macerası yok değil.

Edebî ve Tarihî Yorum

Şiirin Yapısı

Şiir yedi beyitlik bir gazeldir ve aruzun remel bahrinden "fā‘ilātün fā‘ilātün fā‘ilātün fā‘ilün" kalıbıyla yazılmıştır. Redif "-sı yoḳ degül" sözüdür; Özkat bu gazeli ek ve Türkçe kelimelerden oluşan redifli gazeller arasında sayar. Kafiye "cefā, ṣafā, merḥabā, dil-güşā, belā, serā, du‘ā, mācerā" kelimelerindeki "-ā" sesiyle kurulur. Mahlas son beyitte "Fażliyā" biçiminde geçer. Gazel, Özkat'ın neşrinde yüz yirmi birinci gazeldir ve yalnız Topkapı Sarayı Müzesi Kütüphanesi Hazine bölümündeki mecmuanın Fazlî divanı kısmında (vr. 246a) bulunur. Kime ve ne zaman yazıldığı bilinmiyor.

Özkat bu gazelden birkaç beyti farklı bölümlerde örnek olarak kullanır. Dördüncü beyti, Fazlî'nin Arapça ve Farsça kelimeleri kolay anlaşılır, Türkçeleşmiş biçimleriyle kullandığını göstermek için anar ve aynı beyti tezat sanatına da örnek verir. İkinci beyti "el uzatmak", üçüncü beyti "el yumak", son beyti de "göze almak" deyimlerinin geçtiği yerler arasında sayar; son beyitte "göze almak" deyiminin "‘aynına almak" biçiminde, yani Arapça "‘ayn" (göz) kelimesiyle verildiğini belirtir.

Anlam ve Söz Sanatları

Redifteki "yoḳ degül" sözü, bir şeyin varlığını olumsuzun olumsuzu ile, yani dolaylı ve ölçülü bir biçimde söyler; gazelin bütün beyitleri bu ihtiyatlı söyleyişle kurulur. Matlada cefa ile safa karşı karşıya getirilir: sevgilinin cefası vardır, ama âşık o cefadan zevk almaktadır. İkinci beyitte bayram imgesi kullanılır. Âşık vuslat bayramını dilerken sevgili onu öldürmek için el uzatır; bayramda el uzatmak aynı zamanda bayramlaşma âdetini de hatırlatır. "El uzatmak" sözünün bu iki anlamı birlikte taşıdığı tespitimizdir. Âşık yine de şükreder, çünkü sevgili kuluna bir "merhaba" demiştir.

Üçüncü beyitte "el yumak" ve "yüz yumak" deyimleri yan yana kullanılır: âşık Kevser suyundan el yıkar, yani cennet nimetinden vazgeçer; ibadet için yüz yıkamaz, yani abdest almaz ve ibadete yüz çevirir. Bu iki deyimin hem gerçek hem mecaz anlamlarıyla birlikte kullanılması tespitimizdir. Dördüncü beyitte can bağışlayan dudak ile kan döken göz, aşkın balı ile belası karşı karşıya gelir; "bal" ile "belā" arasındaki ses yakınlığı da tespitimizdir. Beşinci beyitte "tekyelenmek" (yaslanmak, dayanmak) fiili ile "tekye" (tekke) kelimesinin ses ilgisi, zahidin cennete güvenine karşı arifin meyhane köşesini öne çıkarır.

Altıncı beyitte cevir, âşığın boyunu yay gibi büker; âşığın elinde ise bir dua oku vardır. Yay ve ok kelimeleri bir tenasüp kurar ve beyit, padişaha mazlumun dua oku ile sitemli bir uyarıda bulunur. Son beyitte âşığın gözü, denizle bir macera yaşamış kadar çok ağlamıştır; bu yüzden bir damlacık çiyi ya da teri gözüne almaz, yani önemsemez.

Kaynakça

  • Mustafa Özkat, Kara Fazlî'nin Hayatı, Eserleri, Edebî Kişiliği ve Dîvânı (İnceleme-Tenkitli Metin), yüksek lisans tezi, Marmara Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü, İstanbul 2005, s. 356, gazel no. 121 (Topkapı Sarayı Müzesi Ktp., Hazine, vr. 246a); ayrıca s. 42 (dil ve üslup), s. 69 (redifler), s. 85 (söz sanatları), s. 87 ve 92 (deyimler) ve s. 105 (sade Türkçe), https://katalog.marmara.edu.tr/veriler/yordambt/cokluortam/5E/T0051713.pdf.

Çevrimiçi kaynaklar