Özgün Metin
Vezin: Mefā‘īlün Mefā‘īlün Mefā‘īlün Mefā‘īlün
Dönerken birbirinüñ üstine eflāk iy māhum
Girüp birbirine ḫūrşīd ḥüsnüñ-çün nizā‘ eyler
Günümüz Türkçesiyle
1. Ey ayım, felekler birbirinin üstünde dönerken güneş birbirine girip (kavgaya tutuşup) senin güzelliğin için çekişir. ("Birbirine girüp" sözünün öznesi açık değildir; feleklerin ve güneşin dönüşünün güzellik uğruna bir kavgaya benzetildiği anlaşılır.)
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
Elimizdeki metin, aruzun hezec bahrinden "mefā‘īlün mefā‘īlün mefā‘īlün mefā‘īlün" kalıbıyla yazılmış tek bir beyittir. Özkat, Fazlî'nin tezkirelerde yer alan beyitlerini gazeller bölümünün sonunda "Tezkirelerde Müstakil Olarak Yer Alan Beyitler" başlığı altında toplar; Özkat'a göre bu başlık altındaki on dört parça yirmi beyit tutar. Bu beyit o bölümde yüz kırk dokuzuncu gazel olarak numaralanmıştır ve Kâfzâde Fâizî'nin tezkiresinden alınmıştır; Özkat'ın aktardığına göre Kâfzâde beyitleri Fazlî'nin divanını görerek yazdığını söyler. Mısralar arasında kafiye yoktur ("māhum / eyler"); Özkat bu beyti, tek beyit olarak kalmış sekiz parça arasında sayar. Kime ve ne zaman yazıldığı bilinmiyor.
Özkat'a göre Kâfzâde, Fazlî'nin ölümüyle ilgili olarak Riyâzî'nin verdiği bilgileri, yani şairin 971 yılında öldüğünü ve Gelibolulu Âlî'nin ölümüne "Fażlī öldi" sözüyle tarih düşürdüğünü hemen hemen aynen tekrarlar. Fazlî'nin eksiksiz ele geçen gazellerinin çoğu beş beyitliktir; Özkat'a göre yüz yirmi dört tam gazelin seksen üçü bu uzunluktadır. Tek başına kalan bu beytin ait olduğu gazelin uzunluğu ise bilinmez.
Anlam ve Söz Sanatları
Beyit, göğün dönüşüne şairane bir sebep bulur. Eski gök anlayışında felekler iç içe katlar hâlinde düşünülür ve her biri kendi yörüngesinde döner; şair bu düzenli dönüşü bir itişip kakışmaya benzetir. Felekler birbirinin üstünde dönerken güneş de onlarla birbirine girmiş, sevgilinin güzelliği için çekişmektedir. Gerçek sebebin yerine güzel bir sebep konulması hüsn-i talil sanatıdır. Sevgiliye "māhum" (ayım) diye seslenilir; böylece ay, güneş ve felekler aynı beyitte bir araya gelir ve aralarında tenasüp kurulur. Gökteki bütün cisimlerin yeryüzündeki bir aya, yani sevgiliye ulaşmak için yarışması, onun güzelliğinin göğü bile harekete geçirdiğini söyleyen bir mübalağadır. "Birbirine girmek" deyiminin kavgaya tutuşmak anlamıyla kullanılması beyte günlük dilden bir canlılık katar. Bu tespitler bizimdir. "Māhum" hitabındaki iyelik eki sevgiliyi âşığın kendi ayı yapar: gökteki cisimler onun için çekişirken ay âşığa aittir. Bu yorum da bizimdir.
Kaynakça
- Mustafa Özkat, Kara Fazlî'nin Hayatı, Eserleri, Edebî Kişiliği ve Dîvânı (İnceleme-Tenkitli Metin), yüksek lisans tezi, Marmara Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü, İstanbul 2005, s. 371, gazel no. 149 (Kâfzâde Fâizî tezkiresi); ayrıca s. 21 (Kâfzâde'nin divan ve ölüm kaydı), s. 62 (tezkirelerdeki beyitler ve tam gazeller) ve s. 69 (tek beyitlik parçalar), https://katalog.marmara.edu.tr/veriler/yordambt/cokluortam/5E/T0051713.pdf.
- Kâfzâde Fâizî, Zübdetü'l-Eş'âr, yazma, Millet Ktp., Ali Emîrî Kısmı nr. 1325 (Özkat'ın aktarımıyla).
Çevrimiçi kaynaklar






