Özgün Metin
Vezin: Fā‘ilātün Fā‘ilātün Fā‘ilātün Fā‘ilün
Yansa bir şeb iştiyāḳum şem‘-i bezm-ārā saña
Rūşen olurdı derūnum sūzişi cānā saña
Öldür[ür]süñ yazuġı yoḳdur günāhum bilürem
Ben ne ḥaddümdür derilem ‘āşıḳ-ı şeydā saña
Bu ne ḥüsn-i bī-naẓīr olur ki ancaḳ ben degül
Mübtelā olmış benüm yārüm bütün dünyā saña
Nāz iderseñ yaraşur her-dem ki Ḫayyāṭ-ı ezel
Ḫil‘at-ı nāzı biçüpdür iy ḳadi ra‘nā saña
Gül yüzüñ gördükçe Fażlī gibi itmezdi fiġān
Olmasa ‘āşıḳ eger kim bülbül-i gūyā saña
Günümüz Türkçesiyle
1. Ey meclisi süsleyen mum, bir gece benim özlemim sana (senin içinde) yansaydı, ey can, içimin yanışı sana aydınlanırdı, yani apaçık görünürdü.
2. Beni öldürürsün; bunda (senin) suçun yok, günahın bende olduğunu bilirim; ben kim oluyorum ki bana senin çılgın âşığın densin?
3. Bu ne eşsiz güzelliktir ki, yârim, sana tutulan yalnız ben değilim; bütün dünya sana tutulmuş.
4. Ey boyu güzel sevgili, her an naz etsen yakışır; çünkü ezel terzisi naz kaftanını senin (boyuna göre) biçmiştir.
5. Konuşan bülbül de sana âşık olmasaydı, gül yüzünü gördükçe Fazlî gibi feryat etmezdi.
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
Şiir beş beyitlik bir gazeldir ve aruzun remel bahrinden "fā‘ilātün fā‘ilātün fā‘ilātün fā‘ilün" kalıbıyla yazılmıştır. Redif "saña" kelimesidir; Özkat bu gazeli Türkçe kelime redifli gazeller arasında sayar. Kafiye "bezm-ārā, cānā, şeydā, dünyā, ra‘nā, gūyā" kelimelerinin sonundaki "-ā" sesiyle kurulur. Mahlas son beyitte geçer. Gazel, Özkat'ın neşrinde on dokuzuncu gazeldir. Metin Topkapı Sarayı Müzesi Kütüphanesi Hazine bölümündeki mecmuanın Fazlî divanı kısmına (vr. 231a) dayanır; ayrıca Pervâne Beg'in Bağdat Köşkü 406 numaralı nazire mecmuasında (vr. 17b) da bulunur. Özkat bu ikinci nüshayı İbrahim Sevinç'in tezindeki metinden aktarır ve farkları gösterir: Sevinç'te ikinci beytin ilk mısraı "Öldürürsin yazuġı yoḳdur günāhı bilürem" biçimindedir; dördüncü beyitte "ra‘nā" yerine "bālā", son beyitte "gūyā" yerine "şeydā" okunur. İkinci beyitteki "Öldür[ür]süñ" kelimesinde köşeli parantez içindeki hece Özkat'ın vezin için yaptığı eklemedir.
Anlam ve Söz Sanatları
İlk beyit mum imgesi üzerine kuruludur. Sevgili meclisi aydınlatan bir mumdur; âşık, kendi özleminin bir gece de onun içinde yanmasını diler, çünkü ancak o zaman kendi iç yanışının ne olduğu sevgiliye "rūşen" olacaktır. Bu kelime hem "aydınlık" hem de "açık, belli" anlamına gelir ve mumun ışığı ile gerçeğin ortaya çıkışını aynı sözde birleştiren bir tevriye kurar. İkinci beyit, âşığın kendini küçültmesine dayanır: sevgili onu öldürse suç sevgilinin değil âşığındır ve âşık, "çılgın âşık" sıfatını bile kendine fazla görür.
Dördüncü beyit gazelin en dikkat çekici buluşunu taşır. Allah "Ḫayyāṭ-ı ezel", yani ezel terzisi olarak anılır ve sevgilinin nazı ona biçilmiş bir "ḫil‘at" (değerli kaftan) gibi düşünülür. "Ḫayyāṭ", "ḫil‘at", "biçmek" ve "ḳad" (boy) kelimeleri arasında bir tenasüp vardır; kaftan boya göre biçildiği gibi naz da sevgilinin boyuna göre biçilmiştir. Son beyitte gül ile bülbül mazmunu kullanılır: bülbülün feryadı, onun da sevgilinin gül yüzüne âşık olmasıyla açıklanır. Bu, gerçek sebebi bir yana bırakıp şiirsel bir sebep gösteren hüsn-i talil sanatıdır.
Nazire İlişkisi
Özkat'a göre bu gazel, Revânî'nin "‘Āşıḳ olmışdur güneş iy dilber-i ra‘nā saña / Ṭolanur dünyāyı her gün bulımaz hem-tā saña" matlalı gazeline nazire olarak yazılmıştır. Revânî'nin gazeli yedi şair tarafından tanzir edilmiştir: İshak Çelebi, Fazlî, Muîdî, Senâyî, Amrî, Câmî ve Hurremî. Özkat, Revânî'yi Edirne'de 1475 yılında doğduğu tahmin edilen ve Yavuz Sultan Selim döneminin tanınmış şairlerinden olan İlyas Şücâ Çelebi (öl. İstanbul 1524) olarak tanıtır ve Fazlî'nin onun iki gazelini tanzir ettiğini belirtir. Revânî'nin matlaında sevgiliye âşık olan güneştir; Fazlî ise ışık imgesini meclisin mumuna taşır ve âşıklığı bütün dünyaya yayar. Özkat, nazire mecmualarını bir şairin etkilendiği şairleri tespit etmenin en önemli kaynakları sayar.
Kaynakça
- Mustafa Özkat, Kara Fazlî'nin Hayatı, Eserleri, Edebî Kişiliği ve Dîvânı (İnceleme-Tenkitli Metin), yüksek lisans tezi, Marmara Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü, İstanbul 2005, s. 295, gazel no. 19 (Topkapı Sarayı Müzesi Ktp., Hazine, vr. 231a; Bağdat Köşkü 406, vr. 17b); ayrıca s. 69 (redifler), s. 96 ve 98 (nazireler) ve s. 119-120 (nüsha tanıtımı), https://katalog.marmara.edu.tr/veriler/yordambt/cokluortam/5E/T0051713.pdf.
- İbrahim Sevinç, Pervâne Beg Nazire Mecmuası (1a-29b): Transkripsiyonlu, Edisyon Kritikli Metin, yayımlanmamış yüksek lisans tezi, Marmara Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü, İstanbul 2001, s. 113-114 (Özkat'ın aktarımıyla). katalog.marmara.edu.tr






