Özgün Metin

Vezin: Fā‘ilātün Fā‘ilātün Fā‘ilātün Fā‘ilün

Umma iy şūrīde-dil zülf-i perīşāndan vefā
‘Ömrdür gelmez bilürsin kimseye andan vefā
‘Ahd-i cevr itmişdi dün itdi vefā ol şeh bugün
Kim dürür gelmez diyen ‘ālemde cānāndan vefā
Öldürem didügine inanma iy dil ġamzesi
Bu mes̱eldür çünki gelmez tīġ-ı bürrāndan vefā
Umma kim devrān ile yār ola ol meh-rū saña
Kimseler gö[r]miş degüldür hīç devrāndan vefā
Tīr-i ḫūn-rīzi dökem ḳanuñı dirse Fażliyā
İ‘timād itme aña ol ḳandan u ḳandan vefā

Günümüz Türkçesiyle

1. Ey perişan gönüllü, dağınık zülften vefa umma; bilirsin, o (uzunluğuyla) ömür gibidir; ondan kimseye vefa gelmez.

2. O şah dün cevir etmeye söz vermişti, bugün sözünde durdu; dünyada sevgiliden vefa gelmez diyen kim?

3. Ey gönül, gamzesinin "öldüreceğim" demesine inanma; çünkü bu bir meseldir: keskin kılıçtan vefa gelmez.

4. O ay yüzlünün zamanla sana yâr olacağını umma; kimse zamandan hiç vefa görmüş değildir.

5. Ey Fazlî, kan döken oku "kanını dökeyim" derse ona güvenme; o nereden, vefa nereden.

Edebî ve Tarihî Yorum

Şiirin Yapısı

Şiir beş beyitlik bir gazeldir ve aruzun remel bahrinden "fā‘ilātün fā‘ilātün fā‘ilātün fā‘ilün" kalıbıyla yazılmıştır. Redif "-dan vefā"dır; kafiye "perīşān, an, cānān, bürrān, devrān, ḳan" kelimelerindeki "-ān/-an" sesiyle kurulur. Özkat, redifleri sınıflandırırken bu gazeli ek ile Arapça kelimeden oluşan redifliler arasında sayar ve bu gruptaki tek örnek olarak gösterir. Dördüncü beyitteki "gö[r]miş" kelimesinde köşeli parantez içindeki harf Özkat'ın eklemesidir. Mahlas son beyitte geçer. Gazel, Özkat'ın neşrinde on altıncı gazeldir ve yalnız Topkapı Sarayı Müzesi Kütüphanesi Hazine bölümündeki mecmuanın Fazlî divanı kısmında (vr. 219b) bulunur. Kime ve ne zaman yazıldığı bilinmiyor.

Anlam ve Söz Sanatları

Gazelin konusu redifteki "vefā" kelimesidir: âşık, vefa beklenmeyecek şeyleri tek tek sayar. Zülf dağınıktır ve uzunluğuyla ömre benzer; ömür vefasız olduğuna göre zülften de vefa gelmez. Zaman (devrān) vefasızdır. Keskin kılıç da vefa bilmez. Gazelin ironisi, bu vefasızlığın en çok sevgilinin tehditlerinde ortaya çıkmasıdır.

İkinci beyit bu ironiyi ilk kez kurar: sevgili dün cevir etmeye söz vermiş, bugün sözünde durmuştur. Sevgiliden vefa gelmez diyenlere karşı şair, onun vefasını ancak eziyet sözünü tutmakta bulur. Üçüncü beyitte gamzenin "öldüreceğim" demesine inanılmaması öğütlenir; gerekçe bir meseldir: "keskin kılıçtan vefa gelmez." Özkat bu beyti Fazlî'nin şiirlerinde atasözlerini kullanmasına örnek olarak alıntılar. Beyitte atasözünün olağan anlamı tersine çevrilmiştir: gamze kılıcı sözünü tutmayacak, yani âşığı öldürmeyecektir; âşık da bundan yakınır.

Son beyit aynı düşünceyi bir cinasla bitirir: kan döken ok "kanını dökeyim" dese de ona güvenilmemelidir, çünkü "ol ḳandan u ḳandan vefā". İlk "ḳandan" "nereden" anlamındaki soru sözüdür, ikincisi ise "kan" kelimesine bağlanarak "kandan" diye de okunabilir; böylece mısra hem "o nereden, vefa nereden" hem de "o kandan, vefa kandan" anlamlarını taşır. Gamze, ok ve kılıç, sevgilinin bakışını anlatan bir silah tenasübü kurar.

Kaynakça

  • Mustafa Özkat, Kara Fazlî'nin Hayatı, Eserleri, Edebî Kişiliği ve Dîvânı (İnceleme-Tenkitli Metin), yüksek lisans tezi, Marmara Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü, İstanbul 2005, s. 293, gazel no. 16 (Topkapı Sarayı Müzesi Ktp., Hazine, vr. 219b); ayrıca s. 69 (redifler), s. 88 (atasözleri) ve s. 119-120 (nüsha tanıtımı), https://katalog.marmara.edu.tr/veriler/yordambt/cokluortam/5E/T0051713.pdf.

Çevrimiçi kaynaklar