Özgün Metin
Vezin: Mefā‘īlün Mefā‘īlün Mefā‘īlün Mefā‘īlün
Çü nāy nālemi bezmüñde nāhīdā istimā‘ eyler
Girüp şevḳ ile çerḫa Mevlevī gibi semā‘ eyler
Ḫazān yapraġıdur ṣanma dönen gülşende bād ile
Ten-i zer dü nizārumdur hevāñ ile semā‘ eyler
Dönerken birbirinüñ üstine eflāk iy māhum
Girüp birbirine ḫūrşīd-i ḥüsnüñ-çün nizā‘ eyler
Ḳaçup benden ne dem [kim] gitse ol ārām-ı cān iy dil
Firār idüp ḳarārum ṣabr u ārāmum vedā‘ eyler
Ḳılıcuñ ḥaḳḳı Fażlī’nüñ başın ḳaṭ‘ eyleseñ ḳaṭ‘ā
Kesilmez tīġ-ı ‘ışḳuñdan cihāndan inḳıṭā‘ eyler
Günümüz Türkçesiyle
1. Ey Zühre, meclisinde ney gibi inleyişimi dinleyen, şevkle dönmeye başlar ve Mevlevî gibi semâ eder. (Beyit, Zühre'nin kendisinin dinleyip semâya kalktığı biçiminde de okunabilir.)
2. Gül bahçesinde rüzgârla dönen şeyi güz yaprağı sanma; o, senin sevdanla (havanla) semâ eden sararmış, zayıf bedenimdir.
3. Ey ayım, felekler birbirinin üstünde dönerken, senin güzelliğinin güneşi uğruna birbirine girip kavga eder.
4. Ey gönül, o canın huzuru (sevgili) benden kaçıp ne zaman gitse, sükûnum kaçar gider; sabrım ve huzurum bana veda eder.
5. Kılıcının hakkı için, Fazlî'nin başını kessen bile, o aşkının kılıcından asla kesilmez (vazgeçmez); ancak dünyadan kesilir (dünyayla bağını koparır).
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
Şiir beş beyitlik bir gazeldir ve aruzun hezec bahrinden "mefā‘īlün mefā‘īlün mefā‘īlün mefā‘īlün" kalıbıyla yazılmıştır. Redif "eyler" fiilidir; Özkat bu gazeli Türkçe kelime redifli gazeller arasında sayar. Kafiye "istimā‘, semā‘, nizā‘, vedā‘, inḳıṭā‘" kelimelerindeki "-ā‘" sesiyle kurulur; kafiye kelimelerinin hepsi Arapça mastarlardır. Mahlas son beyitte "Fażlī'nüñ" biçiminde geçer. Gazel, Özkat'ın neşrinde yetmiş dokuzuncu gazeldir ve yalnız Topkapı Sarayı Müzesi Kütüphanesi Hazine bölümündeki mecmuanın Fazlî divanı kısmında (vr. 239b) bulunur. Dördüncü beyitteki köşeli parantez içindeki "kim" sözü, vezin gereği Özkat tarafından eklenmiştir. Kime ve ne zaman yazıldığı bilinmiyor.
Anlam ve Söz Sanatları
Gazelin ilk iki beyti semâ imgesine dayanır. Mevlevî âyininde semâ neyin eşliğinde dönülerek yapılır; Fazlî kendi inleyişini neye benzetir ve onu dinleyenin şevkle dönmeye başladığını söyler. "Çerḫa girmek", bir şeyin dönmeye başlaması demektir; "çerḫ" kelimesi aynı zamanda gök anlamına geldiği için beyitte göğün dönüşü de sezilir. İlk mısradaki "nāhīdā" sözü Zühre yıldızına bir seslenmedir; divan şiirinde Zühre göğün çalgıcısı olarak düşünüldüğünden ney, meclis ve semâ kelimeleriyle bir tenasüp kurar. İkinci beyitte rüzgârda dönen güz yaprağı ile âşığın sararıp zayıflamış bedeni arasında bir benzetme yapılır ve bu kez beden semâ eder. "Hevā" kelimesi hem hava, rüzgâr hem de sevda anlamına gelir; yaprağı döndüren rüzgârla bedeni döndüren sevda bu kelimede birleşir. Metinde "zer dü nizār" yazılıdır; "zerd ü nizār" (sarı ve zayıf) okunuşuyla anlam açıklaşır, bu çıkarımımızdır.
Üçüncü beyit eski gök tasavvurunu kullanır: iç içe geçmiş felekler birbirinin üstünde döner. Şair bu dönüşü, sevgilinin güzellik güneşi uğruna feleklerin birbirine girip kavga etmesi olarak açıklar. Özkat bu beyti "birbirine girmek" deyiminin örnekleri arasında gösterir. Dördüncü beyitte "ārām-ı cān" (canın huzuru) denilen sevgili gidince âşığın "ārām"ı da gider; "firār" ile "ḳarār" arasındaki ses benzerliği ve "ārām" kelimesinin tekrarı beyte ahenk verir. Son beyitte "ḳaṭ‘", "ḳaṭ‘ā" ve "inḳıṭā‘" aynı kökten gelir ve bunlara Türkçe "kesilmez" fiili eklenir; böylece beyit baştan sona "kesmek" kavramı üzerine kurulur. Sevgilinin kılıcı başı kesse bile âşık aşk kılıcından kesilmez, yalnız dünyadan kesilir.
Bu gazel ile Özkat'ın neşrinde hemen ardından gelen seksen numaralı gazel aynı vezin, aynı redif ve aynı kafiyeyle yazılmıştır; "istimā‘", "semā‘", "vedā‘" ve "inḳıṭā‘" kelimeleri iki gazelde de kafiye olarak kullanılır ve ikisinde de Mevlevî semâı anılır. İkisi de mecmuada aynı yaprakta yer alır. Bu yakınlık tespitimizdir; iki gazelin birbirine nazire mi olduğu, yoksa aynı zeminde ayrı ayrı mı yazıldığı kaynakta belirtilmez.
Kaynakça
- Mustafa Özkat, Kara Fazlî'nin Hayatı, Eserleri, Edebî Kişiliği ve Dîvânı (İnceleme-Tenkitli Metin), yüksek lisans tezi, Marmara Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü, İstanbul 2005, s. 330-331, gazel no. 79 (Topkapı Sarayı Müzesi Ktp., Hazine, vr. 239b); ayrıca s. 69 (redifler), s. 91 (deyimler) ve s. 119-120 (nüsha tanıtımı), https://katalog.marmara.edu.tr/veriler/yordambt/cokluortam/5E/T0051713.pdf.
Çevrimiçi kaynaklar






