Özgün Metin

Vezin: Mefā‘īlün Mefā‘īlün Mefā‘īlün Mefā‘īlün

Ṣadā-yı nāy-ı tīrüñ iy ḳaşı yā istimā‘ eyler
Anuñ-çün Mevlevī mānend naḫçīrüñ semā‘ eyler
Şarāb-ı būs-ı lā‘lüñden senüñ iy sāḳi mest oldı
Bitüp ḳan-derlere sāġar o şevḳ ile semā‘ eyler
Virüp el merḥabāya sāḳi gelse bezme mey başdan
Getürüp [neş’eyi] yārān ġam u hemme vedā‘ eyler
Göreyin tīz günde uġrasın Ḥaḳḳ’uñ ḳılıcına
Şu kim iy Fażlī tīġından o şāhuñ inḳıṭā‘ eyler

Günümüz Türkçesiyle

1. Ey kaşı yay (gibi olan sevgili), av, okunun ney gibi çıkardığı sesi dinler; bu yüzden Mevlevî gibi semâ eder (vurulup döner).

2. Ey saki, kadeh senin lal dudağının öpücüğünün şarabından sarhoş oldu; o şevkle semâ eder (elden ele döner). (İkinci mısraın başındaki "Bitüp ḳan-derlere" sözünün anlamı açık değildir.)

3. Saki merhabaya el verip meclise baştan şarap getirse, dostlar neşeye kavuşur, gama ve kedere veda eder.

5. Ey Fazlî, o şahın kılıcından kendini kim keserse (ayrılırsa), göreyim, tez günde Hakk'ın kılıcına uğrasın. (Özkat'ın neşrinde bu beyit beşinci sıradadır; dördüncü beyit için nüshada boşluk bırakılmıştır.)

Edebî ve Tarihî Yorum

Şiirin Yapısı

Şiir, aruzun hezec bahrinden "mefā‘īlün mefā‘īlün mefā‘īlün mefā‘īlün" kalıbıyla yazılmış bir gazeldir. Redif "eyler" fiilidir; Özkat bu gazeli Türkçe kelime redifli gazeller arasında sayar. Kafiye "istimā‘, semā‘, vedā‘, inḳıṭā‘" kelimelerindeki "-ā‘" sesiyle kurulur. Mahlas son beyitte "Fażlī" biçiminde geçer. Gazel, Özkat'ın neşrinde sekseninci gazeldir ve yalnız Topkapı Sarayı Müzesi Kütüphanesi Hazine bölümündeki mecmuanın Fazlî divanı kısmında (vr. 239b) bulunur. Özkat gazeli beş beyit olarak numaralar, ancak dördüncü beytin yerini noktalı satırlarla boş bırakır ve dipnotta nüshada bir beyit sığacak kadar boşluk bırakıldığını belirtir. Bu yüzden elimizde dört beyit vardır; yukarıdaki aktarımda son beyit, Özkat'taki numarasıyla beşinci beyit olarak gösterilmiştir. Üçüncü beyitteki köşeli parantez içindeki "neş'eyi" sözü Özkat'ın eklemesidir. Kime ve ne zaman yazıldığı bilinmiyor.

Anlam ve Söz Sanatları

İlk beyit avcılık imgeleriyle kurulur. Sevgilinin kaşı yaydır; okun gövdesi kamıştan yapıldığı için uçan ok ney gibi ses çıkarır. Bu sesi duyan av, vurulup kendi etrafında dönerken Mevlevî gibi semâ eder. Yay, ok ve av ile ney, semâ ve Mevlevî kelimeleri iki ayrı tenasüp kümesi oluşturur ve beyitte birbirine bağlanır. İkinci beyitte kadeh, sevgilinin dudağına değdiği için sarhoş olmuş gibi düşünülür ve meclisteki dönüşü yine semâya benzetilir. Bu beytin ikinci mısraının başındaki "Bitüp ḳan-derlere" sözünü çözemedik; mısraın geri kalanı kadehin şevkle semâ ettiğini söyler. Üçüncü beyit meclis sahnesidir: saki gelip el verince ve şarap yeniden dolaşınca dostlar gama ve kedere veda eder. "Ġam u hemm" (gam ve kaygı) sözü birbirine yakın anlamlı iki kelimeyle kurulmuştur.

Son beyit bir beddua kalıbıyla kurulur: "göreyin" (göreyim) sözüyle şair, o şahın kılıcından kendini ayıranın tez günde Allah'ın kılıcına uğramasını diler. Beyitteki şah sevgili olarak da, şairin hizmetinde bulunduğu bir hükümdar ya da şehzade olarak da anlaşılabilir; kaynakta bu konuda bilgi yoktur, iki okuma da yorumumuzdur. Önceki gazelin son beytinde Fazlî aşk kılıcından kesilmeyeceğini söylemişti; burada aynı "tīġ" ve "inḳıṭā‘" kelimeleriyle kılıçtan kopanlara beddua eder. Bu gazel, yetmiş dokuzuncu gazelle aynı vezin, redif ve kafiyeyi, hatta aynı kafiye kelimelerini paylaşır ve mecmuada onunla aynı yapraktadır; bu yakınlık tespitimizdir.

Kaynakça

  • Mustafa Özkat, Kara Fazlî'nin Hayatı, Eserleri, Edebî Kişiliği ve Dîvânı (İnceleme-Tenkitli Metin), yüksek lisans tezi, Marmara Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü, İstanbul 2005, s. 331, gazel no. 80 (Topkapı Sarayı Müzesi Ktp., Hazine, vr. 239b); ayrıca s. 69 (redifler) ve s. 119-120 (nüsha tanıtımı), https://katalog.marmara.edu.tr/veriler/yordambt/cokluortam/5E/T0051713.pdf.

Çevrimiçi kaynaklar