Amasya'nın tarihî çekirdeği Yeşilırmak'ın iki yakasına, Harşena Dağı'nın eteklerine sıkışmış durumdadır. Pontus kral mezarları, Osmanlı külliyeleri ve yalıboyu evleri bu dar şeritte yan yana dizilir. Kirazlıdere ise bu çekirdeğin dışında, kentin hizmet ve ulaşım ihtiyaçlarının toplandığı bölgede yer alan bir Merkez mahallesidir. Devlet hastanesi, şehirlerarası otobüs terminali, birkaç kamu müdürlüğü ve Kirazlı Dere Caddesi bugün mahallenin gündelik hayatını belirler. Yine de mahalle adı yeni bir icat sayılmaz. Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar'ın yirminci yüzyılın başında kaleme aldığı Amasya Tarihi'nde "Kirazlıdere Bâğları" Amasya'nın bilinen mesire ve bağ bölgelerinden biri olarak geçer; 2014'te yapılan bir kurtarma kazısı ise aynı yöredeki toprağın altında Erken Bizans dönemine ait bir mezarlığı ortaya çıkarmıştır. Mahallenin geçmişi bu iki kaydın arasında kalan boşluklarla birlikte okunmalıdır.

Adın Kökeni ve Kirazlıdere Bağları

Mahalle adı iki sözcükten oluşur: kiraz ve dere. Türkçede "-lı" eki bir yerin bir şeyle dolu olduğunu bildirir; ad, kiraz ağaçlarıyla anılan bir dereyi ya da dere boyunu çağrıştırır. Mahallenin ana arterlerinden biri bugün de "Kirazlı Dere Caddesi" adını taşır.

Adın en eski belgeli izi Hüsâmeddîn Yasar'ın kitabındadır. Yazar, Amasya'nın bağlarını Yeşilırmak boyunca sıralarken ırmağın güney yakasında Bayezid Paşa Camii'nden doğuya, Âhûr Önü'nden başlayıp Ayavasıl bağlarına ve Ziyâre Mahallesi hizasına kadar uzanan şeridi anar ve "Ayavasıl'ın güney tarafları umûmen Kirazlıdere Bâğları demekle meşhûrdur" der. Aynı sayfalarda "Ziyâre", "Kirazlıdere" ve "Derbend" bağları, ilkbaharda başlayıp mayıs sonuna dek süren gezinti mevsiminin tanınmış duraklarından sayılır. Yazarın tarif ettiği Amasya, bağların ırmağın iki yakasında bir uçtan öbür uca yaklaşık on sekiz saatlik bir şerit hâlinde uzandığı, adların konumlarına ve sahiplerine göre verildiği bir kenttir. Kirazlıdere, bu adlandırma geleneğinin bir halkasıdır ve bir yerleşimin değil, bir bağ bölgesinin adı olarak anılır.

Bu kayıt, adın mahalle olarak kullanılmasından çok önce yerleşmiş olduğunu gösterir. Buna karşılık adın hangi dereden, hangi kiraz bahçelerinden ya da hangi tarihte verildiğine dair belgeye dayanan bir açıklamaya ulaşılamamıştır. Türkiye'de "Kirazlı" ve "Kirazlıdere" adını taşıyan çok sayıda köy, mahalle ve akarsu bulunduğu için internette dolaşan köken anlatılarının bir bölümü başka şehirlerdeki yerleşimler için yazılmıştır ve Amasya'daki Kirazlıdere'ye mal edilmemelidir. Amasya ilinde adı değiştirilen yerleşimleri derleyen çalışmada da bu ad bir köy olarak geçmez; mahallenin bir köy iken mahalle statüsüne geçtiğine dair bir belge yoktur. Anlaşılan o ki Kirazlıdere, adını bağlardan alan bir şehir çevresi iken yirminci yüzyılın ikinci yarısında kentin yeni mahallelerinden biri olmuştur.

Bizans Dönemi İzleri ve Kral Sarayı Rivayeti

Hüsâmeddîn, Âhûr Önü sınırında, Kirazlıdere bağlarının yolu üzerindeki bir tarlanın içinde dikdörtgen planlı bir kubbenin ve başka eski yapı kalıntılarının ortaya çıktığını kaydeder. Ona göre bu çevre eskiden "Kral Sarayı" diye bilinirdi ve bazı şer'î belgelerde buralar topluca "Foka" adıyla anılırdı. Yazar, Bizans imparatoru Focas'ın sarayının ve çocuklarının mahallesinin burada olduğunu ileri sürer. İkinci ciltte konu yeniden açılır: Foka (Bayezid Paşa) Mahallesi'nde, "bugün Kibrithane önünde Kirazlı Dere'ye giderken yol üzerindeki tarlada" ortaya çıkan Kral Sarayı, Focas'ın Amasyalı olduğuna delil sayılır.

Bu aktarımı kesin bir bilgi olarak okumak doğru olmaz. Hüsâmeddîn'in kendi ifadesi "zann olunur" kalıbındadır ve Focas'ın Amasya'da doğduğu iddiası başka kaynaklarla desteklenmiş değildir. Buna karşılık kaydın iki yönü sağlamdır: yirminci yüzyılın başında bu bağ yolunun çevresinde yeraltından kubbeli bir yapı çıkmıştır ve yerel bellek bu yeri ayrı bir adla, "Kral Sarayı" ve "Foka" ile anmaktadır. Yazar ayrıca Bizans döneminde Amasya'da Fokas, Helkis, Komnus, Vengiyus ve Mağdinus gibi adlarla anılan mahallelerin bilindiğini, bunların yalnızca bir bölümünün yerinin belirlenebildiğini belirtir. Foka Mahallesi'nin yerinde sonradan Bayezid Paşa Mahallesi kurulmuştur ve Kirazlıdere yoluna en yakın yerleşik mahalle odur.

Erken Bizans Dönemi Nekropolü

Bu yöredeki Bizans izi yazılı rivayetle sınırlı kalmaz. Amasya Müzesi Müdürlüğü, Kirazlıdere Mahallesi'nde bir parselde 2014 yılında bir nekropol kurtarma kazısı yürütmüştür. Kazıyı İ. Polat 2015 tarihli bildirisinde tanıtmış, Banu Uz ile Fadime Suata Alpaslan ise buluntuları 2018'de Kirazlıdere (Amasya) Erken Bizans Dönemi Nekropolü başlıklı makalede incelemiştir. Çalışmaya göre alan, MS 330-726 arasına tarihlenen, dikdörtgen biçimli ve düz kapak taşlarıyla örtülü toplam 22 mezardan oluşur. Araştırmacılar bu mezarların beşinci yüzyıldan itibaren Amasya'yı yöneten Doğu Roma (Bizans) dönemindeki ilk Hıristiyanlara ait olduğunu yazar. Makale, Kirazlıdere'yi şehir merkezinin kuzeyinde kurulmuş en eski yerleşim alanlarından biri olarak niteler.

Aynı kazıdan çıkan iskeletler, yazarların 2017'de Cumhuriyet Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Sosyal Bilimler Dergisi'nde yayımladığı ayrı bir çalışmanın konusudur. Bu çalışma 9 erkek, 7 kadın, 2 çocuk ve cinsiyeti belirlenemeyen 14 kişiyi, yani toplam 32 bireyin çene ve dişlerini inceler; 156 diş üzerinde çürük, aşınma, apse, ölüm öncesi diş kaybı, hipoplazi, alveol kaybı ve diş taşı gibi bulguların dağılımına bakar. İskeletlerin Amasya Müzesi'ne götürüldüğü bildirilir. Aynı müdürlüğün yönettiği kurtarma kazılarında Şamlar, İhsaniye, Kurşunlu ve Dere mahallelerinde de Roma ve Bizans dönemi mezarları çıkmıştır; Kirazlıdere nekropolü, antik Amaseia'nın kent dışı gömü alanlarını gösteren bu dizinin bir halkasıdır.

Hüsâmeddîn'in anlattığı "Kral Sarayı" kalıntısıyla bu nekropol arasında doğrudan bir bağ kuran belge yoktur. İkisinin de Kirazlıdere adıyla anılan alanda bulunması, yöredeki toprağın yirminci yüzyıldan çok önce kent tarafından kullanıldığını gösterir. Konum konusunda da bir pürüz vardır: Hüsâmeddîn Kirazlıdere bağlarını ırmağın güney yakasında, Bayezid Paşa Camii'nin doğusunda tarif eder; çağdaş makale ise nekropol alanını şehir merkezinin kuzeyinde anar. Eski bağ adının bugünkü mahalle sınırlarını ne ölçüde kapsadığı belgelenmemiştir.

Osmanlı Döneminde Bayezid Paşa Çevresi

Mahallenin batısındaki eski bağ kuşağına açılan yolun başında Osmanlı vakıf yapıları bulunur. Hüsâmeddîn'e göre Bayezid Paşa Mahallesi, Kuş Köprü'nün güneyinde, eski Foka Mahallesi'nin yerindedir; doğusu bağlar, batısı dere, güneyi Savakça Mahallesi, kuzeyi Yeşilırmak ile çevrilidir. Mahalleye, 816 hicrî yılına (1413-14) kadar burada oturan Yahşi Bey oğlu Bayezid Paşa'nın adı verilmiştir. Paşa ırmak kenarında bir cami, doğusunda bir misafirhane ve imarethane yaptırmış, bunları 817'de (1414-15) tamamlamış, vakfiyesini 820'de düzenlemiştir. Caminin kapısındaki Arapça kitabe inşanın Muharrem 817'de yapıldığını bildirir. Yazar, caminin ustasının Şemseddin Ahmed-i Şâmî olduğunu, adını kapının sol yanına kazıdığını aktarır; yapının önü ırmağa bakar, mermer cephesi ve kabartmalı kapısıyla tanınır.

Aynı sayfada bu yola doğrudan bağlanan bir kayıt daha geçer. Bayezid Paşa Camii'nin kıble tarafında, Kirazlıdere'ye gidecek yolun çevresinde, "Gâzi Bey" adlı bir emîr 937'de (1530-31) bir mescit, önünde bir çeşme ve bitişiğinde bir mektep binası yaptırmış, mülklerini vakfetmiştir. Yazar mescidin sonraki durumunu belirtmez. Bununla birlikte kayıt, Kirazlıdere yolunun yalnızca bir bağ yolu olmadığını gösterir: on altıncı yüzyılın başında bu yol üzerinde bir mescit, bir çeşme ve bir okul vardır ve yol, kentin yerleşik mahallelerinden bağ bölgesine uzanan bir bağlantıdır.

Caminin doğusundaki Kocacık Hamamı'nın hikâyesi de aynı çevreye aittir. Küçük Kapı Ağası Ayas Ağa, Kocacık Hoca Ahmed Çelebizâde Hoca Mehmed Çelebi'den satın aldığı arsa üzerine hamamı 900 hicrî yılında (1494-95) yaptırmış, hamamın doğusunda yaptırdığı sekiz haneyi, Bayezid Paşa Dairesi'nin kapısı önündeki değirmeni ve yanındaki bahçeyi aynı yıl vakfetmiştir. Hâsılat Şamlar Mahallesi'ndeki cami, medrese ve mektebe ayrılmıştır. Yazar, adın arsa sahibinin adından geldiğini, sonradan hataen "Kumacık" denildiğini yazar. Kirazlıdere sınırlarının dışında kalan bu yapılar, mahalleye bağlanan yolun ve bağ bölgesinin kimlerin vakfıyla biçimlendiğini gösterir.

Konumu ve Çevresi

Kirazlıdere, Amasya ilinin Merkez ilçesine bağlı bir mahalledir. Adres ve harita kayıtlarına göre mahalle sınırları içinde Kirazlı Dere ve Mehmet Varinli caddeleri ile Armutlu, Aydoğan, Bor, Cihan Hatun, Emir Gazi, Hacı Bektaş, Karatay, Sinan Paşa, Şifa, Talaş, Tarım, Teknik ve Veteriner gibi adlar taşıyan sokaklar bulunur. Adres rehberlerinde mahallenin camileri olarak Kirazlıdere Cami ile Mehmet Varinli Caddesi üzerindeki Sanayi Cami, kamu kurumları olarak da Devlet Su İşleri, Karayolları, Bayındırlık ve İskân Müdürlüğü ile Bitki Koruma Şube Müdürlüğü sayılır. Bu liste adres rehberlerinden alınmıştır; kurumların mahalle sınırlarına ilişkin resmî bir belge değildir.

Mahallenin kent hayatındaki yerini en çok iki kurum belirler. Bunlardan ilki, bugün Amasya Sabuncuoğlu Şerefeddin Eğitim ve Araştırma Hastanesi adını taşıyan devlet hastanesidir. İkincisi, kentin şehirlerarası otobüs trafiğinin toplandığı otogardır. Her iki kurum da mahalleye dışarıdan insan getirir; bu yüzden Kirazlıdere'nin adresi, kayıtlı nüfusunun gösterdiğinden çok daha geniş bir kesimin yolunun düştüğü bir semt olmuştur.

Devlet Hastanesi

Hastanenin tarihçesi, mahallenin kent içindeki yerini de gösterir. Amasya'da devlet hastanesi, Ruhi Tingiz Devlet Hastanesi adıyla 1950 yılında 50 yatakla hizmete girmiş, ek binalarla zamanla 200 yatak kapasitesine ulaşmıştır. Ocak 2004'te hastane, Sabuncuoğlu Şerefeddin Devlet Hastanesi adıyla Kirazlıdere mevkiindeki 300 yataklı yeni binasında hizmet vermeye başlamıştır. Böylece mahalle, kentin sağlık hizmeti için seçilmiş ana alanlarından biri olarak belirginleşmiştir.

Hastaneye adını veren kişi Amasyalı hekim Sabuncuoğlu Şerefeddin'dir (1386-1470). Fatih Sultan Mehmed döneminin tanınmış cerrahlarından olan Şerefeddin, Osmanlı dünyasında kaleme alınmış tek resimli cerrahî eser olarak bilinen Cerrahiyyetü'l-Haniyye'nin yazarıdır. Bir kent hastanesine bu adın verilmesi, Amasya'nın tıp tarihindeki yerini bugünün sağlık hizmetine bağlayan bir tercihtir.

Hastanenin sonraki yılları kurumsal birleşmeler ve genişlemelerle geçmiştir. 1 Temmuz 2009'da 1984'te Amasya Sigorta Hastanesi olarak yapılmış, sonra Yeşilırmak Devlet Hastanesi adını almış olan Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi ile idari kadro tek başhekimlik altında birleştirilmiş, toplam yatak sayısı 426'ya çıkmıştır. 2 Ağustos 2012'de Sağlık Bakanlığı ile Amasya Üniversitesi arasında bir ortak kullanım protokolü imzalanmış, hastane 25 Eylül 2012'de bakanlık onayıyla Eğitim ve Araştırma Hastanesi adını almıştır. İlk öğretim görevlisi 2013 Nisan ayında kadroya atanmış ve protokol fiilen uygulamaya girmiştir. 21 Ekim 2013'te 56 yataklı Ruhi Tingiz Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi ek bina olarak açılmış, 28 Ekim 2013'te eski Yeşilırmak Devlet Hastanesi binasındaki Kadın Doğum ve Çocuk bölümü merkez binaya taşınmış, yatak sayısı 13 Şubat 2014'te 395 olarak tescillenmiştir.

7 Mart 2014'te Recep Akyılmaz Toplum Ruh Sağlığı Merkezi hizmete açılmış, 4 Haziran 2018'de hastaneye bağlı Şehit Jandarma Uzman Çavuş Kadir Çakı Semt Polikliniği faaliyete başlamıştır. Poliklinik hizmetlerinin yetersizliği ve ilde bulunmayan Kalp Damar Cerrahisi ile Anjiyo Ünitesinin kurulması amacıyla bakanlık bir ek bina yapılmasını onaylamış, hastanenin yatak kapasitesi Aralık 2018'den itibaren 460'a ulaşmıştır. Hasta ve refakatçi trafiğinin mahalle esnafına ve konaklama ihtiyacına etkisini gösteren belgeli bir veri yoktur; ancak bu yatak kapasitesi ve poliklinik yoğunluğu, mahalle nüfusunun birkaç katı bir günlük hareketliliğe işaret eder.

Otogar

Amasya Otogarı da adres kayıtlarında Kirazlıdere Mahallesi içinde gösterilir. Bölgesel kalkınma ajansının duyurusuna göre Amasya Belediyesi, Fındıklı mevkiinde 23 dönümlük bir alana yeni bir şehirlerarası otobüs terminali yaptırmış, dönemin Belediye Başkanı Cafer Özdemir terminalde firma yetkilileri ve yolcularla görüşerek yönlendirme levhalarının kısa sürede tamamlanacağını bildirmiştir. Özdemir, artan nüfusun şehirlerarası yolcu kapasitesini büyüttüğünü ve çevre yolunun Fındıklı mevkiinden başlamasının yeni ve modern bir terminali zorunlu kıldığını söylemiştir.

Haber metninde terminalin hangi mahalle sınırları içinde kaldığı belirtilmemiştir; adres rehberleri ise otogarı Kirazlıdere'ye bağlar. İdari sınır konusunda kesin bir hüküm vermek için mahalle sınırlarını gösteren resmî bir kayıt gerekir. Terminalin çevre yolunun başlangıcına yakın bir yerde kurulması, bölgenin kentin dış ulaşım bağlantılarına açılan yüzü olduğunu düşündürür.

Riskli Alan Kararı ve Kentsel Dönüşüm

Mahallenin yakın tarihinin en iyi belgelenmiş olayı kentsel dönüşüm sürecidir. 1 Ağustos 2013 tarihli ve 2013/5224 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile Amasya İli Merkez İlçesi Kirazlıdere Mahallesi sınırları içinde, kararın ekindeki kroki ve listede sınır ile koordinatları gösterilen bir alan, 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanunun 2. maddesi uyarınca riskli alan ilan edilmiştir. Karar, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın 22 Temmuz 2013 tarihli ve 4344 sayılı yazısı üzerine alınmış, 2 Eylül 2013 tarihli Resmî Gazete'de (sayı 28753) yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.

Sürecin ikinci halkası plan aşamasıdır. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Mekânsal Planlama Genel Müdürlüğü'nün duyurusuna göre, Kirazlıdere Mahallesi'nde yer alan 4,2 hektarlık riskli alana ilişkin hazırlanan Kentsel Tasarım Projesi, Amasya (Merkez) ilave ve revizyon 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planlarıyla birlikte Kentsel Tasarım Değerlendirme Komisyonu'nun 16 Mart 2017 tarihli ve 73 sayılı kararıyla uygun bulunmuştur. Karar ile proje arasındaki dört yıllık süre, bu tür alanlarda mülkiyet tespiti ve plan hazırlığının zaman aldığını gösterir.

Riskli alan kararının gerekçesine, yani hangi yapıların hangi sebeple riskli sayıldığına, kararın kamuya açık metninde ve ulaşılabilen resmî duyuruda yer verilmemiştir. Bu nedenle dönüşüm alanının niteliği ve sonraki yıllarda ne ölçüde uygulandığı konusunda kesin bir hüküm kurulamaz. Belgeli olan, alanın 4,2 hektar olduğu ve tasarım projesinin 2017'de uygun bulunduğudur. Mahallenin bütününe göre bu alan küçük bir parçadır.

Nüfus ve Değişim

TÜİK'in adrese dayalı nüfus kayıtlarına göre Kirazlıdere Mahallesi'nin nüfusu 2012'de 2.815, 2013'te 2.904, 2014'te 2.934, 2015'te 3.074, 2016'da 3.407, 2017'de 3.652, 2018'de 3.654 ve 2019'da 3.779 olarak kaydedilmiştir. Yedi yılda yaklaşık bin kişilik, yüzde 34'e yakın bir artış söz konusudur. En belirgin sıçrama 2015 ile 2017 arasındadır; mahalle bu iki yılda yaklaşık 580 kişi kazanmıştır. Aynı kayıtlarda 2017 ile 2018 arasında nüfus neredeyse sabit kalmıştır.

2019 verilerine göre Merkez ilçenin 40 mahallesinin toplam nüfusu 120.850'dir. Kirazlıdere 3.779 kişiyle bu sıralamada sekizinci yerdedir; ilk sırada 23 bin kişiyi aşan nüfusuyla Merkez'in en büyük mahallesi yer alır, onu Hacılar Meydanı, Bahçeleriçi, Ellibeşevler ve Akbilek izler. Kirazlıdere bu bakımdan büyük konut mahallelerinden çok, orta ölçekli ve işlev yüklü bir mahalle görünümündedir. Daha yeni yıllara ait rakamlara kullanılan derlemede rastlanmamıştır; bu yüzden 2019 sonrasındaki gelişme için tahmin yürütülmemiştir.

Mahalle Yönetimi ve Günümüz

Mahalle bugün de kentin altyapı gündeminde yer almaktadır. Yerel basında 22 Eylül 2026 tarihiyle yayımlanan habere göre Amasya Belediyesi, Kirazlıdere'de yaklaşık 30 yıldır kullanılan ve sağlığa zararlı olduğu bilinen asbestli içme suyu borularını yenilemek için başlattığı çalışmada son aşamaya gelmiştir. Belediye Başkanı Turgay Sevindi, mahallede 1.700 metrelik yeni su hattının döşendiğini, eski boruların sökülerek yerlerine yenilerinin takıldığını ve yeni hattan su akışının 24 saat içinde kesintisiz başlatılacağını açıklamıştır. Başkan, ilk kullanımda kısa süreli bulanıklık görülebileceğini, suyun bir süre akıtılmasının yeterli olacağını da belirtmiş; kentin asbestli hat barındıran diğer bölgelerinde de benzer değişimlerin sürdürüleceğini eklemiştir. Haberde eski hattın ne zaman, hangi proje kapsamında döşendiği belirtilmemiştir.

Mahalle sakinleriyle yönetim arasındaki ilişkiyi gösteren iki ziyaret yerel kayıtlara geçmiştir. Amasya Valisi Osman Varol, o dönemin muhtarı Metin Güner'in yanında Kirazlıdere muhtarlığını ziyaret etmiş, sakinlerin mahalleye kamu hizmeti götürülmesine ilişkin görüşlerini dinlemiştir; haberde ziyaretin tarihi belirtilmemiştir. 2 Ekim 2025'te Başkan Sevindi, bugünkü muhtar Ramazan Şişik'le birlikte mahalleyi dolaşmış, sakinler altyapı, yeşil alanların bakımı, çocuk oyun alanları ve ortak buluşma mekânlarına ilişkin taleplerini aktarmıştır. Bu talepler, hizmet kurumlarının yoğunlaştığı mahallenin konut çevresi bakımından hâlâ yenilenme ihtiyacı duyduğunu düşündürür.

Kronoloji

MS 330-726: Kirazlıdere nekropolündeki 22 mezar bu aralığa, Erken Bizans dönemine tarihlenir.

1414-1415 (hicrî 817): Bayezid Paşa Camii, imarethanesi ve misafirhanesi tamamlandı.

1494-1495 (hicrî 900): Ayas Ağa, Kocacık Hamamı'nı yaptırıp vakfetti.

1530-1531 (hicrî 937): Gazi Bey, Bayezid Paşa Camii'nin kıble yanında, Kirazlıdere yolu çevresinde bir mescit, çeşme ve mektep yaptırdı.

1950: Ruhi Tingiz Devlet Hastanesi 50 yatakla Amasya'da hizmete girdi.

Ocak 2004: Hastane, Sabuncuoğlu Şerefeddin Devlet Hastanesi adıyla Kirazlıdere mevkiindeki 300 yataklı yeni binasında hizmet vermeye başladı.

25 Eylül 2012: Hastane, Amasya Üniversitesi ile ortak kullanım protokolü sonrasında Eğitim ve Araştırma Hastanesi adını aldı.

1 Ağustos 2013: Bakanlar Kurulu, Kirazlıdere Mahallesi'ndeki belirli bir alanı riskli alan ilan etti (2013/5224). Karar 2 Eylül 2013 tarihli Resmî Gazete'de yayımlandı.

2014: Amasya Müzesi, bir parselde Erken Bizans dönemi nekropolünde kurtarma kazısı yaptı.

16 Mart 2017: 4,2 hektarlık riskli alana ilişkin Kentsel Tasarım Projesi, 73 sayılı komisyon kararıyla uygun bulundu.

Aralık 2018: Hastanenin yatak kapasitesi 460'a ulaştı.

2 Ekim 2025: Belediye Başkanı Turgay Sevindi mahalle sakinleriyle bir araya geldi.

22 Eylül 2026: Kirazlıdere'de 1.700 metrelik yeni içme suyu hattının tamamlanmak üzere olduğu duyuruldu.

Kaynakça

Birincil kaynaklar

Akademik çalışmalar

Resmî kaynaklar

Diğer kaynaklar

Çevrimiçi kaynaklar