Amasya Merkez ilçesine bağlı Boğazköy Mahallesi, kentin kalesiyle, yalı boyuyla ve kaya mezarlarıyla anılan tanıdık yüzünde yer almaz. Amasya il merkezinden Samsun yönüne çıkıldığında, Tersakan Çayı'nın Suluova'dan Amasya'ya doğru indiği dar vadide karşılaşılan, birkaç yüz kişinin yaşadığı küçük bir yerleşimdir. Kentin dar vadiye sıkışmış, taşa ve yamaca yaslanmış çehresi burada yerini çayın iki yakasına uzanan daha açık bir araziye bırakır. Amasya'yı gösteren kartpostallarda görünmeyen bu kesim, kenti Karadeniz'e bağlayan yolun ve demiryolunun üzerinde durur; bilinen en belgeli özelliği de Samsun-Kalın demiryolu üzerindeki istasyonudur. Mahallenin kendi geçmişine dair yazılı kayıt azdır; buna karşılık içinde bulunduğu vadi Amasya'nın eski tarihçilerince iyi tanınır ve kentin kuzey kapısı sayılır. Vadiye ait anlatılar mahalleye ait belgelerle karıştırılmamalıdır; hangi bilginin yalnız vadiye, hangisinin doğrudan Boğazköy'e ait olduğu her yerde ayrıca belirtilmiştir.

Adaşından Ayrı Tutmak

Türkiye'de "Boğazköy" denince çoğu okurun aklına Çorum'daki Hattuşa gelir. Hitit başkentinin bulunduğu, UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan bu yerleşim eski adıyla Boğazköy'dür ve Amasya ile idarî bir ilişkisi yoktur. Türkiye'de aynı adı taşıyan başka köy ve mahalleler de bulunduğundan arama sonuçlarında farklı yerlere ait bilgiler sık sık birbirine karışır.

Bu karışıklık arkeoloji yazınında da kendini gösterir. Amasya, Merzifon ve Suluova çevresindeki Demir Çağı yerleşmelerini inceleyen yüzey araştırması makalesinde Boğazköy/Büyükkale ve Boğazköy/Büyükkaya yalnızca Çorum'daki kazı alanları olarak, buluntuların seramik karşılaştırması için anılır. Oluz Höyük, Doğantepe ve Gediksaray Höyüğü gibi bölgenin höyükleri aynı çalışmada ayrıca ele alınır; Amasya'daki Boğazköy Mahallesi ise bu envanterde bir yerleşme olarak geçmez. Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar'ın Amasya Tarihi'nde, bir Fransız akademisyenden aktarılan ve Pontus öncesi bir devletin kalıntılarını "Amasya, Öyük, Boğazköy ve havâlîsi" diye sayan cümledeki Boğazköy de, kalıntıların Hititlere bağlanmasına ve Öyük ile yan yana anılmasına bakılırsa, büyük olasılıkla Çorum'daki ören yeridir. Dolayısıyla Hitit başkentine ya da Demir Çağı buluntularına ilişkin hiçbir bilgi bu mahalleye mal edilemez.

Amasya'nın kendi sınırları içinde de benzer bir yakınlık vardır. İçişleri Bakanlığı verilerine dayanan bir yer adı incelemesi, Merkez'e bağlı köyler arasında tek z ile yazılan Boğaköy'ü sayar ve bu köyün eski adının Kaşka olduğunu bildirir. Aynı inceleme, sonradan mahalleye dönüştürülen köyler arasında Boğazköy'ü ayrıca anar; yani iki ad iki ayrı yerleşimi gösterir. Boğazköy ise değiştirilen yer adları tablosunda yer almaz, bu nedenle mahalle adının resmî bir adlandırma değişikliğiyle ortaya çıktığına dair bir kayıt görünmemektedir.

Amasya'nın Kuzey Boğazı ve Adın Kökeni

Mahalle adının ne zaman ve hangi gerekçeyle verildiğine dair açık erişimli kaynaklarda kesin bir belge bulunamamıştır. "Boğaz" sözcüğü Türkçede dar geçit, iki yükselti arasında kalan aralık anlamına gelir ve Anadolu'da çok sayıda yer adının ilk unsuru olarak karşımıza çıkar. Amasya söz konusu olduğunda bu sözcüğün yerel bir karşılığı da vardır. Hüsameddin, kentin dört yanını dağlarla çevrili bir yer olarak tarif eder ve bu dağların açıldığı yerlere topluca "Amasya Boğazı" dendiğini yazar. Ona göre kente üç kapı gibi açılan üç boğaz vardır: kuzeydoğudaki Sonusa-Taşova boğazı, güneybatıdaki Derbend-Çalan boğazı ve kuzeyde Arguma-Suluova'ya bakan boğaz. Güney ve kuzey boğazları dar, kuzeydoğudaki ise oldukça geniştir. Kuzey boğazı yaklaşık on, güney boğazı dört kilometre uzunluğundadır. Hüsameddin her üçünden de bir ırmağın aktığını, ırmakların iki yakasındaki bağ ve bahçelerin pek değerli olduğunu ekler ve kenti bu üç kapısıyla büyük bir köşke, sağlam bir saraya benzetir.

Boğazköy, bu üç geçitten Suluova'ya açılanın, yani Tersakan Çayı'nın aktığı kuzey boğazının içindedir. Çayın Boğazköy'den geçtiği yerel basında açıkça yazılıdır; Hüsameddin de Tersakan'ın Suluova'nın ortasından geçtikten sonra "Amasya'nın şimal boğazına" girdiğini söyler. Demiryolu hattında Boğazköy istasyonunun Amasya Garı ile kuzeydeki Saluca arasında yer alması da yerleşimin bu vadi boyunca uzanan güzergâhın üzerinde olduğunu gösterir. Bu durumda mahalle adındaki "boğaz"ın, kentin kuzey kapısı sayılan bu geçide işaret ettiğini düşünmek akla yakındır. Ancak bu yalnızca coğrafyadan çıkarılan bir yorumdur; adın konuluşunu anlatan yerel bir rivayet ya da yazılı bir kayıt bulunamamıştır.

Konumu ve Yüzölçümü

Mahalle, Amasya il merkezinin idarî sınırları içindedir. Amasya Garı'nın bulunduğu Hızırpaşa Mahallesi'nin kuzeyinde yer alır; yani kentten Samsun'a doğru ilerleyen yolcu, Harşena ve Ferhat dağlarının gölgesindeki eski çekirdeği geride bıraktıktan ve Tersakan vadisine girdikten sonra bu yerleşimin çevresine ulaşır. Demiryolu hattı, mahalleyi kent merkezine bağlayan en belirgin unsurdur ve yerleşimin kentle ilişkisini bugün de büyük ölçüde bu çizgi belirler. Aynı çayın kıyısındaki Göllü Bağları Mahallesi'nin muhtarının 2022'deki kirlilik şikâyetlerinde "Boğazköy bölgemiz" diyerek arıtma tesisi istemesi, iki yerleşimin aynı su yolunu paylaştığını gösterir.

TÜİK verilerine dayanan derlemelerde mahallenin yüzölçümü 4,715 kilometrekare olarak verilir. Aynı tabloda Amasya Merkez'in bazı mahalleleri bir kilometrekarenin altında kalırken Boğazköy'ün birkaç yüz kişilik nüfusla bu denli geniş bir alana yayılması, yerleşimin yoğun bir kent dokusundan çok açık ve yarı kırsal bir karakter taşıdığını düşündürür. Bu son değerlendirme kaynaklarda açıkça yazılı değildir, rakamlardan çıkarılan bir yorumdur.

Tersakan Çayı

Boğazköy'ün içinden geçen çay, Amasya'nın üç ırmağından biri olarak eski kaynaklarda ayrıca tanıtılır. Hüsameddin'e göre çaya kuzeyden güneye doğru aktığı için Tersakan denmiştir. Yazar, Ahbâru'l-İbâd adlı eserde ırmağın Arapça "En-Nehrü'l-Maklûb", yani "ters dönmüş ırmak" adıyla kaydedilmiş olmasından, bu adın fetihten beri Türkler arasında yaygın olduğu sonucunu çıkarır. Daha eski belgelerde ırmağın "Astifonos" ve "İstiyotos" adlarıyla geçtiğini yazan Hüsameddin, ikinci adın Türkçe "Setit" sözünün bozulmuş biçimi olabileceğini ileri sürer; bu son yorum yazara aittir ve başka bir kaynakla desteklenmez.

Hüsameddin'in tarifine göre çay, Lâdik kazasının kuzeyinden doğar, Havza'nın doğusundan ve Suluova'nın ortasından geçerek kuzey boğazına girer ve Bahçeler İçi denen yerin üstünde Yeşilırmak'a karışır. Akışı süreklidir; yazın azalır, baharda çoğalır. Coştuğu zaman taşıp çevresine zarar verdiği için halk arasında "Deliçay" diye de anılır. Yazar, çayın iki yakasındaki pek çok fabrikanın, değirmenin, bağın ve bahçenin bu sudan yararlandığını kaydeder. Üç ırmağın iki yakasındaki bağlar, onun anlatımında Amasya'nın meyve bolluğuyla birlikte anılır.

Çayın üzerinde Hüsameddin'in "meşhur ve kadim" dediği iki köprü vardır. Bunlardan Ziyare Köprüsü, çayın Yeşilırmak'a karıştığı yere yakın bir noktada, Ziyare yolu üzerindedir; yazar onun Selçuklu Sultanı Mesud tarafından yaptırıldığını eski adı olan "Mesud Köprüsü"nden ve mimari tarzından çıkarır. Öteki, Suluova'nın bittiği yerde, Amasya yolu ile Merzifon yolunun ayrıldığı noktadaki tek gözlü Çeltek Köprüsü'dür. Kemerinin dar ve yüksek, üstünün dik olduğunu, hicri 1300 (1882-1883) yılından beri defalarca onarılan şose yolunun iki yanını doldurmasıyla kemerin aşağıda kaldığını ve üstünün düzleştiğini yazar. Köprülerden biri çayın kente ulaştığı, öteki Suluova'dan ayrıldığı yerdedir; Boğazköy bu iki noktanın arasındaki vadide kalır. Mahallenin kendi sınırları içinde tarihî bir köprü bulunup bulunmadığına dair bir kayıt görülmemiştir.

Günümüz kayıtlarına göre Tersakan, Ladik Gölü'nden doğan, 91,4 kilometre uzunluğunda bir akarsudur ve Yeşilırmak'ın sol kollarından biridir. Su toplama havzası 2.684 kilometrekaredir. Gölden çıktıktan sonra önce batıya, sonra güneye, sonra da doğuya doğru akarak Yeşilırmak ile birleşir. Bu bilgi Hüsameddin'in tarifiyle örtüşür; çayın kaynağını Lâdik'te, ağzını Amasya kentinde gösteren iki anlatım arasında yaklaşık bir yüzyıllık zaman farkı vardır.

Kuzey Boğazının Tarihî Geçmişi

Amasya'nın tarihi, höyüklerde bulunan çanak çömlek parçaları ve mimari izlerle Neolitik ve Kalkolitik çağlara uzanır. Şehir 1393'te Osmanlı topraklarına katılmış, 15. yüzyılın ilk yarısından itibaren şehzadelerin görev yaptığı bir sancak ve Rum Eyaleti'nin merkezi olmuştur. Bu uzun tarih içinde Boğazköy'ün adı, istasyon dışında, hiçbir belgede ayrıca geçmez. Buna karşılık mahallenin bulunduğu kuzey boğazı, kente Karadeniz yönünden gelen her ordunun ve yolcunun geçmek zorunda olduğu yer olduğu için Hüsameddin'in anlatısında defalarca anılır. Aşağıdaki olaylar boğazın tamamına ilişkindir ve hiçbirinin bugünkü Boğazköy sınırları içinde geçtiği belgelenmemiştir.

Hüsameddin'e göre boğazın Suluova'ya açılan ucuna yakın bir yerde, geçidin iki yanında karşılıklı olarak kurulmuş bir kale vardı. Kalıntıları o tarihte hafif izler hâlinde seçilebilen bu yapı Arguma Kalesi'dir. Yazar, boğazın, kalenin ve önündeki geniş ovanın eski kayıtlarda hep "Arguma" adıyla geçtiğini, adın "Arguma, Argumas, Argunama, Argunamas" gibi değişik biçimlerde yazıldığını belirtir. Bu biçimlerden hareketle adın "Argun Amas" sözünden kısaldığını ve kaleyi Argun Han adlı bir hükümdarın yaptırdığını ileri sürer. Bu etimoloji ve onu destekleyen hükümdar soyu yazarın kendi yorumudur ve başka bir kaynakla desteklenmez. Kentin içinden boğaza bakan bir başka kale olarak da Beyler Sarayı'nın güneydoğusundaki Bâlus Kalesi'ni sayar; küçük ama yüksek bir yerde olan bu kalenin, kuzey boğazına baktığı için boğazın bekçisi sayıldığını yazar.

Boğazın askerî önemini en iyi gösteren olay Hüsameddin'in Roma komutanı Lucullus'un Amasya'ya girişini anlatan bölümüdür. Hüsameddin'in "Yedinci Mihridâd" dediği, bugün genellikle VI. Mithridates olarak bilinen Pontus kralına karşı savaşan Lucullus, yazarın "hicretten önce 693" diye verdiği tarihte kente yürüdüğünde, kuzey boğazının önündeki Argun Kalesi saldırıya dayanamamış ve ordusuna yol göstermek zorunda kalmıştır. Amasya'nın muhafızı İlis de büyük bir orduya karşı koyamayacağını anlayınca kenti yıkımdan kurtarmak için Harşena Kalesi'ni barışla teslim etmiştir. Lucullus görkemli bir alayla kuzey boğazından şehre girmiş ve Bahçeler İçi'nin kuzeyinde, yazarın zamanında "Gülüs" denen çayırlığa konmuştur. Hüsameddin, kentin yıkılmaktan kurtulduğunu ama ağır bir yağmaya uğradığını ekler. Anlatıdaki kişi ve yer adlarının bir kısmı yazarın kendi okumalarıdır ve bu ayrıntıların hepsini doğrulayan başka bir kaynak bulunamamıştır.

Orta Çağ'da da boğaz, kenti elinde tutan ile çevresine hâkim olan arasındaki sınır gibidir. Hüsameddin, Abadoğlu Mübarizeddin Sevündük Bey'in "Amasya'nın şimal boğazı önünde Suluova'ya bakan" Hakala Köyü'nde oturduğunu ve onun himmetiyle Hakala'nın şirin bir kasaba olduğunu yazar. Bir başka dönemde Kara Devletşah, on iki bin kadar süvariyle gelip kuzey boğazına dayanmış, Hakala'ya inip Suluova'yı tutmuş ve Amasya'nın çevresini buradan yönetmiştir. O sırada kentin iki valisi vardı: şehre ve kaleye Yakut Paşa, şehrin dışına ise Kara Devletşah hâkimdi. Hüsameddin, Amasyalıların boğazları tutup kapadığını da ekler. Bu anlatılar, Boğazköy'ün bulunduğu geçidin yüzyıllar boyunca kentin kuzeyden korunduğu ya da kuşatıldığı hat olduğunu gösterir.

Boğaz, Amasya'nın evliya geleneğinde de yer tutar. Hüsameddin kentin her yanında bir meczubun makamı bulunduğunu söylerken kuzey boğazında Tekirdağlı Baba'yı, güney boğazında Has Baba'yı, doğuda Abdurrahman Baba'yı ve batıda Memi Dede'yi sayar. Tekirdağlı Baba Türbesi'ni, Suluova'ya bakan boğazın içinde, batı yakadaki bağların üstünde bir sırtta gösterir. Burada yatan zatın, İydîzâde Âkif Mustafa Efendi'nin çağdaşı olduğunu ve kendisine pek çok olağanüstü hâl yakıştırıldığını yazar. Türbenin bugün ayakta olup olmadığı ve Boğazköy'ün mü yoksa komşu bir yerleşimin mi sınırları içinde kaldığı tespit edilememiştir.

Samsun-Kalın Hattı ve Boğazköy Tren İstasyonu

Cumhuriyet döneminde kuzey boğazının yüzyıllık yol işlevini demiryolu üstlenmiştir. Karadeniz kıyısını İç Anadolu'ya bağlamak üzere planlanan Samsun-Sivas (Kalın) hattının yapımına Atatürk'ün 1924'te temel atmasıyla başlanmış, hat 1931'de tamamlanmıştır. Bu süreçte Havza-Amasya-Samsun kesimi 21 Kasım 1927'de işletmeye açılmıştır; bir demiryolu yayınında bu kesimin müteahhidi olarak Nuri Demirağ'ın adı anılır. Yaklaşık 378 kilometre uzunluğundaki hat Sivas'tan ayrılıp Turhal ve Amasya üzerinden Samsun'a ulaşır ve bunun yaklaşık 98 kilometresi Amasya sınırları içinde kalır. Amasya, Samsun'a 134, Sivas'a 261 kilometre uzaklıktadır. Böylece Samsun-Kalın hattı, Amasya'yı Karadeniz limanına ve İç Anadolu'ya bağlayan ana ulaşım ekseni hâline gelmiştir.

Boğazköy Tren İstasyonu, bu hat üzerinde Devlet Demiryolları ve Limanları İşletme İdaresi tarafından inşa edilmiş ve 1927'de hizmete girmiştir. Amasya sınırları içinde hat boyunca Kızılca, Kayabaşı, Eryatağı, Boğazköy, Suluova ve Hacıbayram istasyonları ile Amasya Garı sıralanır; Boğazköy, Amasya Garı'ndan sonra Samsun yönünde gelen ilk istasyondur ve kuzeyde Saluca ile komşudur. Bir kenar ve bir ada peronuna sahip hemzemin bir istasyondur, üç hattan oluşur ve TCDD Taşımacılık tarafından işletilir.

İstasyondan Samsun-Amasya bölgesel treni her gün karşılıklı birer seferle, Samsun-Sivas bölgesel treni ise haftanın belirli günlerinde birer seferle geçer. Bu bilgiler kaynağın yazıldığı tarihteki durumu yansıtır, sefer günleri ve sayıları değişebilir. İstasyon binasının mimarisi ya da tarihî değeri üzerine ayrıca yayımlanmış bir inceleme bulunamamıştır. Aynı hattaki Amasya Garı'nın Birinci Ulusal Mimarlık Akımı özellikleriyle inşa edildiği ve yapımının 1932'de tamamlandığı bilinmektedir; Boğazköy için böyle bir tarif yapılamamaktadır.

Hattın Yenilenmesi

Hat, 29 Eylül 2015'te yenileme ve modernizasyon çalışmaları nedeniyle işletmeye kapatıldı. Avrupa Birliği hibe desteğiyle yürütülen proje kapsamında hat boyunca eski rayların tamamı söküldü, alt yapı ve üst yapı baştan kuruldu. Amasya Valiliği'nin 2020'de yaptığı açıklamaya göre bu çalışmayla Samsun-Sivas arasındaki seyahat süresi 8 saat 50 dakikadan 5 saat 45 dakikaya indi. Hatta 183 makas monte edildi, 121 hemzemin geçit ile çok sayıda üst ve alt geçit yapıldı, 12 tünel iyileştirildi, 43 tarihî köprünün tamamı restore edildi. İlk deneme yük treni Mayıs 2020'de gerçekleşti. Amasya Garı ise 1 Kasım 2020'de yeniden hizmete girdi.

Yenileme sonrasında hat yük taşımacılığına da açılmış, Samsun ve Mersin limanları arasında stratejik bir bağlantı olarak tanımlanmıştır. Böylece Boğazköy gibi küçük bir ara istasyon, Karadeniz'i Akdeniz'e bağlayan bir ticaret koridorunun parçası hâline gelmiştir. Lucullus'un ordusunun ve Orta Çağ beylerinin süvarilerinin geçtiği vadi, yeni dönemde ülke ölçeğinde bir yük güzergâhına dönüşürken mahalle bu değişimin kıyısında, hattın hemen yanında kalmıştır. İstasyonun bu yük trafiğinde nasıl bir rol oynadığına dair ayrı bir veri yoktur.

Nüfus

Nüfus verileri TÜİK'in adrese dayalı nüfus kayıt sistemine dayanır. Mahalle nüfusu 2021 sonunda 682, 2023 sonunda 738 kişi olarak kayıtlıdır. 619 gibi başka bir rakam da dolaşımdadır, ancak hangi yıla ait olduğu doğrulanamadığından buraya alınmamıştır. İki yıllık veri nüfusun arttığını gösterir; iki noktadan hareketle uzun vadeli bir eğilim saptamak ise doğru olmaz. Mahallenin eskiden köy olduğu, Merkez ilçede sonradan mahalleye dönüştürülen köyler arasında anılmasından anlaşılır; dönüşümün tarihi ise açık kaynaklarda bulunamamıştır. 2022'de yerel basına yansıyan bir haberde yerleşimden hâlâ "köy" diye söz edilmesi ve orada yaşayanların "köyümüz" demesi, eski statünün gündelik dilde sürdüğünü gösterir.

Amasya Merkez'in büyük mahalleleri yirmi bin kişiye yaklaşırken Boğazköy birkaç yüz kişilik bir yerleşimdir. Aynı tabloda Karasenir 749, Fındıklı 727, Dere 646 ve Yeniköy 436 kişiyle Boğazköy'e yakın nüfus büyüklüklerinde görünür. Ancak bu mahallelerin yüzölçümleri birbirinden çok farklıdır; örneğin Dere yalnızca 0,188 kilometrekarelik bir alana yayılırken Yeniköy 13,64 kilometrekareye sahiptir.

Gündelik Hayat ve Çayın Bugünkü Durumu

Mahallenin geçim kaynakları, camisi, çeşmeleri ve yerel gelenekleri hakkında güvenilir bir yayın bulunamamıştır ve bu konularda kaynaksız bilgi üretmemek için ayrıntıya girilmemiştir. Boğazköy'ün gündelik hayatına dair elde bulunan en canlı tanıklık, yerleşimi Tersakan üzerinden anlatan haberlerdir. Ocak 2022'de, kuraklık nedeniyle debisi düşen çayın Boğazköy'den geçen kesiminde yüzeyde köpürme görülmüş, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü ekipleri sudan numune alarak inceleme başlatmıştır.

Aynı haberde konuşan, köyde yaşayan 56 yaşındaki Adem Aktan, çocukken yüzmeyi Tersakan'da öğrendiklerini, suyun o yıllarda neredeyse içilecek kadar temiz aktığını ve çayda bol balık bulunduğunu anlatmıştır. Zamanla suyun kirlendiğini, balıkların yok olduğunu, geceleri ve yaz sıcağında kokunun çekilmez hâle geldiğini söylemiştir. Çay kıyısındaki Göllü Bağları Mahallesi'nin muhtarı Sezai Çınarcı da uzun yıllar "Tersakan Irmağı" diye bildikleri suyun artık hiçbir canlının yaşamadığı bir dereye dönüştüğünü, Suluova ve Çeltek yönünden gelen atıkların burada buluştuğunu belirterek Boğazköy bölgesinde bir arıtma tesisi kurulmasını istemiştir. Bu ifadeler, Hüsameddin'in iki yakasında değirmenleri, bağları ve bahçeleri besleyen bir su olarak tarif ettiği çayın yakın dönemde ne ölçüde değiştiğini yerleşim halkının ağzından aktarır. Kirliliğin kaynağına ve alınan numunelerin sonucuna dair bir açıklamaya ise ulaşılamamıştır.

Yerleşimin ölçeği ve konumu, vadi içindeki küçük bir köy yerleşiminin düzenini akla getirse de bunu ayrıntılı biçimde belgeleyen bir kayıt yoktur. İstasyon çevresinde yaşayanların anıları, demiryolu çalışanlarının anlatıları ve yerel kayıtlar bu eksikliği ileride giderebilecek malzemedir.

Kronoloji

MÖ 1. yüzyıl: Hüsameddin'e göre Lucullus, Amasya'ya kuzey boğazından girer.

1924: Samsun-Sivas (Kalın) demiryolunun temeli atılır.

1927: Havza-Amasya-Samsun kesimi işletmeye açılır; Boğazköy Tren İstasyonu hizmete girer.

1931-1932: Hattın tamamı işletmeye alınır; Amasya Garı yapımı 1932'de tamamlanır.

2015: Hat, modernizasyon çalışmaları için 29 Eylül'de trafiğe kapatılır.

2020: İlk yük treni seferi yapılır; Amasya Garı 1 Kasım'da yeniden hizmete girer.

2021: Mahalle nüfusu 682 olarak kayıtlıdır.

2022: Ocak ayında Tersakan Çayı'nın Boğazköy kesiminde köpürme görülür, sudan numune alınır.

2023: Mahalle nüfusu 738 olarak kayıtlıdır.

Kaynakça

Birincil kaynaklar

Akademik çalışmalar

Resmî kaynaklar

Diğer kaynaklar

Çevrimiçi kaynaklar