Merzifon'daki Pîrî Baba Tekkesi'nde iki babanın yıllardır süren didişmesi, 1195'te (1781) Hacı Bektaş Ocağı'ndan gönderilen bir yabancıyla son buldu. Kırşehirli Bektaşî şeyhi ve şairi Âşık Süleyman Baba yirmi sekiz yıl bu tekkede babalık etti ve 1223'te (1808) öldü. Hüsameddin'in kalemiyle "şâir, müşekkel, vakûr" bir adamdı; adındaki "Âşık" sıfatı da onun söz ve şiir ehli olarak tanındığını düşündürür. Merzifon'da yetiştirdiği iki halife, biri Amasya'da bir Bektaşî tekkesi kurarak, öteki Hacı Bektaş âsitânesinin şeyhliğine yükselerek, XIX. yüzyıl başında bölgenin Bektaşî çevresine yön vermiştir.
Hüsameddin'in Maddesi
Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Süleyman Baba'yı Amasya Tarihi'nin onuncu cildinde şu satırlarla anar:
Süleyman Baba-Âşık Kırşehirlidir. Hacı Bektaş-ı Velî Ocağında ta'lîm u terbiyye görüp erbâb-ı me'âriften oldu. Merzifon'da Pîrî Baba tekkesi meşîhati Dervîş Mehmed ve İbrâhim Babaların mel'abesi olduğundan 1195'de her ikisinin def'iyle mezkûr tekke şeyhi olarak ocaktan geldi. Yirmi sekiz yıl kadar icrâ-yı meşîhat, meslek-i sûfiyâna yaraşır bir tarîkat ta'kîb ederek âkilâne hareket edib herkesin hüsn-i nazarını kazandı. 1223'de âlem-i bekâya intikâl ederek hulefâsından meşhûr Merzifonî İbrâhim Baba yerine geçti. Şâ'ir, müşekkel, vakûr, me'ârife müntesib idi.
Bugünün Türkçesiyle söylersek: Kırşehirlidir. Hacı Bektaş-ı Velî Ocağı'nda eğitim ve terbiye görüp irfan sahiplerinden oldu. Merzifon'daki Pîrî Baba Tekkesi'nin şeyhliği Derviş Mehmed ve İbrâhim Babaların oyuncağı hâline geldiği için 1195'te ikisi de uzaklaştırılınca bu tekkenin şeyhi olarak Ocak'tan geldi. Yirmi sekiz yıl kadar şeyhlik yaptı; sûfi yoluna yaraşır bir tutum izleyip akıllıca davranarak herkesin beğenisini kazandı. 1223'te öbür dünyaya göçtü ve halifelerinden tanınmış Merzifonlu İbrâhim Baba yerine geçti. Şair, yakışıklı ve iyi yapılı, ağırbaşlı, irfan çevresine mensup biriydi.
Pîrî Baba Tekkesi'nde Yirmi Sekiz Yıl
Süleyman Baba'nın geldiği tekke, XV. yüzyılda Merzifon'da yaşamış Kalenderî dervişi Pîrî Baba'nın türbesi çevresinde gelişmiş bir zaviyeydi. Evliya Çelebi 1647'de burayı bir Bektaşî zaviyesi olarak görmüş, Suraiya Faroqhi de tekkenin XVII. yüzyılda Bektaşîlerin denetiminde bulunduğunu, ama baştan Bektaşî zaviyesi olarak kurulduğunun söylenemeyeceğini belirtmiştir. Hüsameddin'in yedinci ciltteki Pîrî Baba maddesi, zaviyenin 1008'den sonra Bektaşî erenlerinin eline geçtiğini ve XVIII. yüzyıl boyunca Pîrî Baba soyundan gelen babalar arasında defalarca el değiştirdiğini yıl yıl sayar.
Süleyman Baba'nın gelişinden önceki son yıllar bu çekişmenin en karışık dönemidir. Hüsameddin'e göre 1190'da Seyyid İbrâhim Baba şeyh olmuş, 1191'de azledilip yerine Hasan Baba'nın oğlu Derviş Mehmed Baba getirilmiş, birkaç ay sonra İbrâhim Baba geri dönmüş, 1192'de yine Derviş Mehmed Baba gelmiştir. Müellif bu iki babanın "birbiriyle didişmekten başka bir kârı olmadığını" yazar. 1195'te ikisi de uzaklaştırılmış ve tekkenin hem şeyhliği hem mütevelliliği, ailenin dışından, doğrudan Hacı Bektaş Ocağı'ndan gönderilen Süleyman Baba'ya verilmiştir. Hüsameddin'in "ocaktan geldi" sözü, atamanın tarikatın merkezinden yapıldığını, yerel ailelerin tercihine bırakılmadığını gösterir.
Yirmi sekiz yıllık şeyhlik, öncesindeki kısa ve kavgalı dönemlerle karşılaştırılınca tekke için bir istikrar devridir. Hüsameddin bu yılların özelliğini Süleyman Baba'nın "âkilâne" davranışına ve herkesin "hüsn-i nazarını", yani beğenisini kazanmasına bağlar. Müellifin Pîrî Baba maddesindeki ifadesiyle Süleyman Baba "tam yirmi sekiz yıl Bektaşîlere babalık" etmiştir. Tekkenin merkezi olan Pîrî Baba Türbesi bugün Merzifon'un Tekke Mahallesi'nde ayaktadır.
Halifeleri
Süleyman Baba'nın Merzifon'daki etkisi en açık biçimde yetiştirdiği iki kişide görünür. Birincisi, onun yerine geçen Seyyid İbrâhim Baba'dır. Pîrî Baba soyundan geldiği iddia edilen bir Bektaşî ailesinin oğlu olan İbrâhim Baba, Süleyman Baba'nın terbiyesinde yetişmiş, 1223'te tekkeye şeyh olmuş, 1243'te (Pîrî Baba maddesine göre 1244 receb ayında) tekke Nakşibendî zaviyesine çevrilince Merzifon'dan çıkarılmış, 1250'de Hacı Bektaş-ı Velî âsitânesinin şeyhi ve bütün Bektaşîlerin önderi olmuştur. Hüsameddin İbrâhim Baba'yı "Bektaşî erenlerinin yegânesi" sayar.
İkinci halife Amasyalı Arslan Ali Baba'dır. Yeniçeri Çırçırlıoğlu Mehmed Ağa'nın oğlu olan Arslan Ali Baba, Merzifon'da Süleyman Baba'ya bağlanıp ondan hilâfet almış ve 1230'da (1814-15) Amasya'da Gökmedrese yakınındaki Çırçır mevkiinde kurduğu Bektaşî tekkesinin şeyhi olmuştur. Yeniçerilerin önderi sayıldığı on iki yılın ardından Yeniçeri Ocağı kaldırılınca nüfuzunu yitirmiş, 1243'te Amasya'dan uzaklaştırılmış, sonradan dönüp 1257'de (1841-42) ölmüştür. Böylece Süleyman Baba'nın yetiştirdikleri, onun ölümünden sonraki yirmi yılda hem Merzifon'da hem Amasya'da Bektaşî çevresinin en etkili adları olmuştur.
Amasya ile Bağı
Süleyman Baba Kırşehirlidir; Amasya sancağına bağlı Merzifon'a görevle gelmiş ve ömrünün son yirmi sekiz yılını burada geçirmiştir. Hüsameddin'in onu Amasya şahsiyetleri arasında saymasının nedeni bu şeyhliktir. Ölüm yeri açıkça yazılmaz, ama makamı ölümüyle halifesine geçtiğine göre ölünceye kadar Pîrî Baba Tekkesi'nin başında kalmıştır.
Şiiri
Süleyman Baba'nın şiirlerine ulaşılamamıştır. "Âşık" lakabı, nefes ve deyiş söyleyen bir Bektaşî babası olarak tanındığını akla getirir; Hüsameddin'in ona yakıştırdığı vasıflardan ilki de "şâ'ir"dir. Yine de müellif ondan tek bir dize aktarmamıştır. Taranan kaynaklarda Merzifon'daki Süleyman Baba'ya bağlanabilecek bir nefes ya da deyişe rastlanmadı.
Kronoloji
1190-1192 (1776-1778): Pîrî Baba Tekkesi'nin şeyhliği Seyyid İbrâhim Baba ile Derviş Mehmed Baba arasında el değiştirir.
1195 (1781): İki baba uzaklaştırılır; Süleyman Baba Hacı Bektaş Ocağı'ndan tekkeye şeyh ve mütevelli olarak gelir.
1223 (1808): Ölür; yerine halifesi Merzifonlu İbrâhim Baba geçer.
1230 (1814-15): Halifesi Arslan Ali Baba Amasya'da Çırçır'daki Bektaşî tekkesinin şeyhi olur.
1250 (1834-35): Halifesi İbrâhim Baba Hacı Bektaş-ı Velî âsitânesinin şeyhi olur.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, c. 10, s. 394 (Süleyman Baba-Âşık maddesi; e-kitap s. 307). https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/9-12/files/basic-html/page307.html
- Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, c. 7, s. 627-633 (Pîrî Ahmed Baba-Horâsânî maddesi; e-kitap s. 453-455). https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/6-8/files/basic-html/page455.html
- Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, c. 6, s. 210 (İbrâhim Baba-Âsitâne Şeyhi es-Seyyid maddesi; e-kitap s. 74). https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/6-8/files/basic-html/page74.html
- Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, c. 6, s. 19-20 (Arslan Ali Baba-Çırçırlıoğlu maddesi; e-kitap s. 17-18). https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/6-8/files/basic-html/page17.html
Akademik çalışmalar
- Haşim Şahin, "Pîrî Baba", TDV İslâm Ansiklopedisi, c. 34, İstanbul 2007, s. 279-280. https://islamansiklopedisi.org.tr/piri-baba
Çevrimiçi kaynaklar
