Özgün Metin
Vezin: Fā‘ilātün Fā‘ilātün Fā‘ilātün Fā‘ilün
Hāleden çizmiş du‘ā-yı nūr ile bir dā’ire
Çeşmi siḥrinden ḳaçup girür meh-i tābān aña
Günümüz Türkçesiyle
1. Nurdan bir dua ile ağıldan bir daire çizilmiş; parlak ay, sevgilinin gözünün büyüsünden kaçıp o dairenin içine girer. ("Hâle", ayın çevresinde görülen ışık halkası, ağıldır. Büyüden ve kötülükten korunmak için dua okunarak çevreye bir daire çizilir, korunmak isteyen onun içine girerdi.)
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
Bu tek beyit aruzun remel bahrinden "fā‘ilātün fā‘ilātün fā‘ilātün fā‘ilün" kalıbıyla yazılmıştır. Vezin tezkirelerde belirtilmez; beytin ölçüsünden çıkarılmıştır. Mısraları birbiriyle kafiyeli olmadığı için bir gazelin iç beyti olmalıdır; ikinci mısraın sonundaki "aña" redif, "tābān" ise kafiye kelimesidir. Gazelin geri kalanı bilinmiyor. Beyit, Âşık Çelebi'nin Sürûrî maddesinde verdiği örneklerin ilkidir. Gelibolulu Mustafa Âlî de Künhü'l-ahbâr'da aynı beyti, ikinci mısraı "Çeşm-i siḥrinden ḳaçup girmiş meh-i tābān aña" biçiminde aktarır.
Anlam ve Söz Sanatları
Beyit, gökte sık görülen bir olaya, ayın çevresindeki ışık halkasına şairane bir sebep bulur. Halk arasında büyüden, nazardan ve kötü ruhlardan korunmak için dua okunarak yere bir daire çizilir, korunmak isteyen bu dairenin içine girerdi. Sürûrî bu inanışı göğe taşır. Ay, sevgilinin büyüleyen gözünden korkmuş ve kaçmıştır; ışıktan bir dua ile çizilmiş daire olan ağıl, onun sığındığı korunaktır. Böylece ayın ağıl içinde görünmesi, sevgilinin gözünün büyüsünden kaçışına bağlanır. Bu, hüsn-i talil sanatının güzel bir örneğidir.
Beyitte birbirini tamamlayan iki tenasüp dizisi vardır. Bir yanda hâle, ay, parlaklık ve nur; öbür yanda dua, daire, büyü ve kaçmak kelimeleri yer alır. Sevgilinin gözünün büyü yapması, divan şiirinde çok kullanılan bir istiaredir: göz, bakışıyla âşığı büyüleyen bir sihirbazdır. Sürûrî bu bilinen istiareye beklenmedik bir kurban bulur. Burada gözün büyüsünden kaçan, gökteki aydır. Ay, divan şiirinde sevgilinin yüzüne benzetilen ve onunla yarışan bir güzellik timsalidir; burada ise sevgilinin karşısında korkup korunak arayan bir varlığa dönüşür. Beyitte bu yüzden sevgilinin aydan üstün olduğu fikri de dolaylı yoldan söylenmiş olur.
Tarihî Bağlam
Beytin hangi gazelden olduğu, kime ve ne zaman yazıldığı bilinmiyor. Âşık Çelebi Sürûrî'nin öğrencisidir ve tezkiresinde hocasının şiirlerinden yalnız birkaç beyit seçmiştir; bu beyti listenin başına koyması, onu hocasının en iyi beyitlerinden saydığını düşündürür. Gelibolulu Mustafa Âlî de Sürûrî'nin şiirini genel olarak beğenmediği hâlde bu beyti alıntıladığı birkaç beyit arasına almıştır. Sürûrî'nin Türkçe divanı Niyazi Ünver tarafından yayımlanmıştır; bu çalışma sırasında neşre erişilemediği için beytin divandaki yeri karşılaştırılamamıştır.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Âşık Çelebi, Meşâ'irü'ş-şu'arâ, hzl. Filiz Kılıç, Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yay., 2018 (e-kitap), s. 419, https://ekitap.ktb.gov.tr/Eklenti/59036,asik-celebi-mesairus-suarapdf.pdf.
- Gelibolulu Mustafa Âlî, Künhü'l-Ahbâr'ın Tezkire Kısmı, hzl. Mustafa İsen, Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yay., 2017 (e-kitap), s. 154, https://ekitap.ktb.gov.tr/Eklenti/55739,kunhul-ahbarin-tezkire-kismpdf.pdf.
Akademik çalışmalar
- Serpil Gürdap, Gelibolulu Sürûrî Divanı'nda Sosyal Hayat, yüksek lisans tezi, Muş Alparslan Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2023, s. 5, https://akademikarsiv.alparslan.edu.tr/bitstreams/0a95c6d3-75a1-425d-a892-fe37317ba40f/download.
Çevrimiçi kaynaklar






