
Edâyî Receb Bey: Şehzade Mustafa'nın Amasyalı Divan Kâtibi ve Şairi
Şehzade Mustafa'nın Amasya'daki nedimi ve divan kâtibi, sonra Piyâle Paşa'nın tımar defterdarı olan Edâyî'nin hayatı, tezkirelerdeki yeri ve bugüne kalan beyitleri.
Şehzade Mustafa'nın Amasya'daki divan kâtibi ve nedimi Edâyî Receb Bey (ö. 1574-75): hayatı, tezkirelerdeki yeri ve bugüne kalan beyitleri.

Şehzade Mustafa'nın Amasya'daki nedimi ve divan kâtibi, sonra Piyâle Paşa'nın tımar defterdarı olan Edâyî'nin hayatı, tezkirelerdeki yeri ve bugüne kalan beyitleri.

Edâyî'nin Şehzade Mustafa'ya sunduğu ve onu divan kâtipliğine taşıyan kasidenin matlaı: sevgilinin dudağındaki ben, gönül lalesinin kadehindeki hasret yarası olur.

Edâyî'nin Hüsameddin'in aktardığı matlaı: sevgiliyi rakipleriyle birlikte baş üstünde tutmak, gülü dikeniyle başa takmak gibi; deyim, gül-diken mazmunu ve tekrar.

Edâyî'nin üç tezkirede birlikte geçen iki beyti: güzellik göğünün hilali olan kaş ve usturadan geçirilen ayva tüyünü Rum'da baş kaldıran bir Celâlî'ye benzeten nükte.

Edâyî'nin feleğe şikâyet beyti: talihi cahile veren Tîr yıldızı ve köpeğe et parçası atan kasap örneğiyle kurulan acı bir alay; tîr kelimesinin ok ve Utarid anlamları.

Edâyî'nin cinaslı matlaı: dünyayı süsleyen sevgiliyi dünyayı arayarak değil, kendi canının içinde bulan âşık; cihân-ârâ ile cihân arayı arasındaki ses ve anlam oyunu.

Dokuz feleği dolaşıp sevgiliyi bulamayan ah: Hüsameddin'in Edâyî Receb Bey'e, Kınalızâde'nin İstanbullu Kazzâz Bekir Edâyî'ye mal ettiği, aidiyeti tartışmalı bir matla.

Edâyî'nin meclis matlaı: güzeller meclise geldikçe safa ehlinin bedenini elif biçimli yara izleriyle süslemesi ve iki ayrı sahneye bağlanan yer yer redifi.

Edâyî'nin Şerîfezâde Mehmed Çelebi'ye sunduğu ve onu Divân-ı Hümâyûn kâtipliğine taşıyan beyit: Mustafa ve Muhammed adlarıyla eski efendi ile yeni hamiyi birleştiren tevriye.

Edâyî'nin Amasyalı Kaya Bey'in mührüne kazınmak üzere yazdığı Farsça-Arapça beyit: mühür ile mihr cinası, kaya ile taş arasındaki oyun ve taşa kazınan nakış benzetmesi.

Edâyî'nin korku ile ümit arasında kulluk borcunu öğütleyen beyti: tersten okununca ecir olan recâ kelimesi, kalb kelimesinin iki anlamı ve mahlası hatırlatan edâ.

Gelibolulu Âlî'nin Edâyî'den aktardığı matla: âşığın, sevgilinin eteği tozlanmasın diye ölünce mezar toprağını gözyaşıyla ıslatmasını istemesi; Âlî ile Hüsameddin'in tartışması.

Gelibolulu Âlî'nin Edâyî'den aktardığı ve TEİS'te korunan matla: âşıklar meclisini coşturan aşk kadehi ile bütün dünyayı mahmur eden sarhoş göz arasında kurulan koşutluk.

Edâyî'nin aşk bulutundan dünyaya yağan damla ve âlem sedefindeki bulunmaz inci matlaı; nisan yağmuru inanışı ve şairi şiirin incisinden habersiz sayan Âlî'nin çelişkisi.
Karekod · QR code
Bu sayfanın karekodudur. A5 olarak yazdırıp asabilir ya da yapıştırabilirsiniz; okutan kişi doğrudan bu içeriğe ulaşır.
This QR code links to this page. Print it on A5 and post it anywhere; scanning it opens this content.