Özgün Metin

Vezin: mefā‘ilün fe‘ilātün mefā‘ilün fe‘ilün

‘Araḳ belürse ruḫuñda gül-āb-ı terden yeg
Ḥalāveti lebünüñ şehd ile şekerden yeg
Senüñ içün didiler ‘āşıḳını ḳatl eyler
Daḫı ne ola cihān içre bu ḫaberden yeg
Çü söze başlayasın la‘l-i nābile ne ola
Ki gūş-ı cāna irişmege bu dürerden yeg
Gözüñ marīżine la‘l-i lebüñle eyle ‘ilāc
Ki ḫaste olana olmaya gül-şekerden yeg
N'olaydı ‘Adli'ye bir ẕerre deñlü meyl itseñ
Çü rūşen oldı yüzüñ şems ile ḳamerden yeg

Günümüz Türkçesiyle

1. Yanağında ter belirirse, taze gül suyundan yeğdir; dudağının tatlılığı baldan ve şekerden yeğdir.

2. Senin için "âşığını öldürür" dediler; dünyada bu haberden daha iyisi ne olabilir? (Âşık için sevgilinin elinde ölmek en büyük mutluluktur. OR nüshasında "öldürür" yerine "terk eder" okunur.)

3. Saf la‘l dudağınla söze başladığında, can kulağına ulaşmak için bu incilerden daha iyi ne olabilir? (Sevgilinin sözleri inciye benzer; beyit, sözlerin can kulağına küpe gibi değdiğini de düşündürür.)

4. Gözünün hastasını la‘l dudağınla tedavi et; çünkü hasta olana gülşekerden daha iyi bir şey olmaz. (Gülşeker, gül yaprağı ve şekerle yapılan, hastalara verilen bir tatlıdır.)

5. Adlî'ye zerre kadar meyletsen ne olurdu; çünkü yüzünün güneşten ve aydan yeğ olduğu apaçık ortaya çıktı.

Edebî ve Tarihî Yorum

Şiirin Yapısı

Gazel beş beyittir ve müctes bahrinin "mefâ‘ilün fe‘ilâtün mefâ‘ilün fe‘ilün" kalıbıyla yazılmıştır. Redif "-den yeg", kafiye "-er" sesidir: ter, şeker, haber, dürer, gülşeker, kamer. Bayram'ın 2008'deki imlâ makalesine göre "yeg" Eski Anadolu Türkçesinde "yeğ, daha iyi" demektir; redif her beyitte bir karşılaştırma kurar ve sevgiliye ait bir şeyi dünyanın en değerli şeylerinden üstün tutar. Bayram'ın aparatına göre gazel beş nüshanın hepsinde (OR, T, M1, M2, İBB) bulunur. OR'da "ḳatl" yerine "terk", T'de "yüzüñ" yerine "yüzin" okunur. Neşirde kef harfiyle biten şiirlerin bölümünde (Ḥarfü'l-kâf) yer alır. Kime ve ne zaman yazıldığı bilinmiyor.

Anlam ve Söz Sanatları

Gazel baştan sona bir üstünlük sıralamasıdır. Matlada sevgilinin yanağındaki ter taze gül suyundan, dudağının tadı baldan ve şekerden üstün tutulur. Yanak divan şiirinde güle benzetildiği için yanakta beliren ter gül suyunu çağırır; gül, gül suyu ve yanak arasında tenasüp vardır. İkinci mısrada tatlılık bal ve şekerle karşılaştırılır.

İkinci beyit âşığın tuhaf görünen sevincini anlatır. Sevgilinin âşığını öldürdüğü haberi, âşık için dünyanın en iyi haberidir, çünkü sevgilinin elinden ölmek ona yakınlık demektir. Bu, divan şiirinde âşığın kendini sevgiliye feda etmeye hazır oluşunu anlatan bilinen bir düşüncedir. OR nüshasındaki "terk eder" okunuşu beytin anlamını değiştirir: o zaman sevindirici bulunan haber, âşığın terk edileceği haberidir ve beyit daha acı bir ironi taşır.

Üçüncü beyitte söz inciye benzetilir. Sözlük anlamıyla "dürer" incilerdir, "la‘l-i nâb" saf ve parlak yakuttur ve divan şiirinde kırmızı dudağı anlatır. Sevgili yakut dudağıyla söze başladığında ağzından inciler döker; bu inciler can kulağına ulaşır. Kulak ve inci arasındaki ilgi küpe hayalini de düşündürür. Beytin ilk mısraındaki "ne ola" sözü soru ile dilek arasında durur ve beyit tam bir açıklıkla okunamaz; aktarım bu yüzden bir soru biçiminde verildi.

Dördüncü beyit hastalık ve tedavi mazmununu işler. Sevgilinin gözü "hasta"dır; baygın, yarı kapalı göz divan şiirinde güzellik sayılır ve bu gözün baktığı âşık da hasta olur. Şair sevgiliden, gözünün hasta ettiği âşığı dudağıyla tedavi etmesini ister. Gülşeker gül yaprağı ve şekerle yapılan bir macundur ve sözlük anlamıyla hastalara verilen tatlı bir ilaç olarak bilinir. Kırmızı ve tatlı dudak, gülşekerin hem rengine hem tadına karşılık gelir. Göz, hasta, ilaç ve gülşeker kelimeleri tenasüp kurar.

Makta zerre ile güneşi karşı karşıya getirir. Adlî sevgiliden zerre kadar bir ilgi ister. Güneş ışığında görünen zerre, divan şiirinde güneşe âşık olarak düşünülür; burada zerre âşık, güneş ve aydan parlak yüz de sevgilidir. Bu kıyas 58. gazelin ikinci beytinde de geçer.

Kaynakça

  • Yavuz Bayram (hzl.), Adlî Dîvânı (Dîvân-ı Sultân Bâyezîd-i Sânî), Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yay., 2018, s. 100, şiir no. 62 (nüsha bilgisi s. 100 dipnotu). ekitap.ktb.gov.tr
  • Yavuz Bayram, "Sultan İkinci Bâyezîd-i Velî (Adlî) Dîvânı'nın British Library Nüshasında İmlâ Husûsiyetleri", Turkish Studies 3/6 (Güz 2008), s. 109-142 ("yeg" kelimesinin anlamı s. 129-130).

Çevrimiçi kaynaklar