İçeriğe geç

Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar · İKİNCİ BÂB · BİRİNCİ FASIL

Ahmed Bey-Atabegzâde

Ansiklopedi · Amasya Tarihi, 6. Cilt, s. 121 • Hazırlayan: Doç. Dr. Recep Orhan ÖZEL - Doç. Dr. Metin HAKVERDİOĞLU

Özgün Metin

Amasya ümerâsından Durmuş Bey bin Hasan Bey bin Ahmed Bey’in mahdûmudur. Yörgüç Paşa’nın akrabâsından olup onun sâye-i ikbâlinde meşâhîr-i ümerâdan ve dâmâdı oldu. Ba’dehû Medrese-i Atabegiyye vakfına mütevellî olup Varna harbinde bulundu. Tokat Beyi oldu. 857’de İstanbul fethinde şehîden vefât etdi. Mahdûmu Kâsım Bey’dir.

Araştırma Makalemiz Editör: Mevlüt Erdem Öztürk

Günümüz Türkçesiyle

Amasya beylerinden Durmuş Bey'in oğludur; Durmuş Bey, Hasan Bey'in oğlu, Hasan Bey de Ahmed Bey'in oğludur. Yörgüç Paşa'nın akrabasından olup onun himayesinde yükselerek tanınmış beylerden ve onun damadı oldu. Sonra Atabekiye Medresesi'nin vakfına mütevelli oldu ve Varna Savaşı'nda bulundu. Tokat beyi oldu. 857 [1453] yılında İstanbul'un fethinde şehit düştü. Oğlu Kâsım Bey'dir.

Açıklamalar ve Araştırma

Metindeki Eski Kelimeler

  • ümerâ: beyler, emirler (emîr'in çoğulu)
  • sâye-i ikbâl: birinin talihinin, makamının gölgesi; himayesi
  • dâmâd: güvey, birinin kızıyla evlenen kişi
  • ba'dehû: bundan sonra
  • Medrese-i Atabegiyye: Atabey (Atabekiye) Medresesi
  • şehîden vefât: şehit olarak ölme

Atabeyzâdeler

Maddenin başlığındaki "Atabegzâde" nisbesi, Ahmed Bey'i Amasya'nın en köklü ailelerinden birine bağlar. Atabeyzâdeler, Selçuklu Sultanı II. Gıyâseddin Mesud'un ve oğlu Gâzi Çelebi Tâceddin Altunbaş'ın atabeyi olan Nâsırüddin Ahmed Bey'in soyundan gelenlere verilen addır. Nâsırüddin Ahmed 1322-1327 yılları arasında beş yıl Amasya valiliği yapmış, bu sırada şehirde Atabey Medresesi diye bilinen medreseyi yaptırarak bütün arazi ve mülklerini ona vakfetmiştir. Ailenin Osmanlı döneminde iki kolu öne çıkar: Yörgüç Paşa'nın soyu (Yörgüç Paşazâdeler) ve kardeşi Hızır Paşa'nın soyu (Hızır Paşazâdeler). XV. yüzyılda şehzade lalalığı neredeyse bu aileye mahsus bir görev hâline gelmiştir.

Ahmed Bey'in Atabekiye Medresesi'nin mütevelliliğine getirilmesi bu bakımdan anlamlıdır: Vakfın idaresi, kurucunun soyundan gelenlerin elinde kalmıştır. Hüsameddin'in verdiği soy kütüğü (Ahmed Bey bin Durmuş Bey bin Hasan Bey bin Ahmed Bey) ile Yörgüç Paşa'ya "akraba" denmesi, Ahmed Bey'in Atabeyzâdelerin ana kolundan değil, yan bir kolundan geldiğini düşündürür.

Yörgüç Paşa'nın Damadı

Yörgüç Paşa, II. Murad'ın şehzadeliğinde lalası, sonra Rum (Amasya) beylerbeyi olmuş, Zilhicce 845'te [Nisan-Mayıs 1442] ölmüş ve Amasya'da yaptırdığı caminin türbesine gömülmüştür. Kaynaklar onun Hızır, Yûnus ve Mustafa adlı oğulları ile Sitti ve Hundi Hatun adlı iki kızı olduğunu kaydeder. Ahmed Bey'in hangi kızla evlendiğini Hüsameddin belirtmez. Yörgüç Paşa'nın soyuna dair kaynaklarda farklı rivayetler bulunduğunu da hatırlatmak gerekir: Bazı araştırmalar onu Atabekiye Medresesi'nin kurucusu Nâsırüddin Ahmed'in soyuna bağlarken, kitabesinde, mezar taşında ve vakfiyesinde babasının adının "Abdullah" yazılması, bu soy kütüklerinin doğruluğunu şüpheli kılar; kimi araştırmacılar paşanın Slav asıllı olduğunu ileri sürmüştür.

Varna'dan İstanbul'a

Ahmed Bey'in katıldığı Varna Savaşı, 28 Receb 848 [10 Kasım 1444] günü II. Murad ile Macar kralının başında bulunduğu Haçlı ordusu arasında yapılmıştır. Amasyalı beyler bu savaşta ağır kayıp vermiştir: Yörgüç Paşa'nın oğullarından Hızır ve Mustafa beylerin Varna'da şehit düştüğü bilinmektedir. Ahmed Bey bu savaştan sağ çıkmış, Tokat beyliğine yükselmiş ve dokuz yıl sonra, Mayıs 1453'te İstanbul'un fethinde hayatını kaybetmiştir. Hüsameddin eserin başka bir yerinde Osman Paşazâde Durali Bey gibi başka Amasyalı beylerin de 857'de İstanbul'un fethinde şehit düştüğünü kaydeder; Amasya'nın askerî ailelerinin fetih ordusunda geniş yer tuttuğu bu kayıtlardan anlaşılmaktadır.

Ahmed Bey'in kendisi ve oğlu Kâsım Bey hakkında başka kaynaklarda bilgiye rastlanmadı.

Kaynakça

Birincil kaynaklar

Akademik çalışmalar

6. Cilt içindekiler