Amasyalıdır. Şeyhülislam Zenbilli Ali Efendi’nin biraderi kibâr-ı kudâtdan Muhyiddîn Mehmed Çelebi bin Kemaleddîn Ahmed Çelebi bin Mehmed Çelebi mahdûmudur. Amasya’da Koca Emîr İbrâhim Efendi’den ve İstanbul’da amcasından tahsîl-i ulûm edib ders-i âm oldu.
Amasya medreselerinden ba’zılarına müderris olduktan sonra Hâtuniyye-i Tokat Müderrisi iken Tokat, Sivas, Erzurum gibi bilâda kadı oldu. 938’de Ankara’dan ma’zûlen Amasya’da görülüp 941’de vefât etdi. Meşâhîr-i kudât ve ulemâdan idi.
Günümüz Türkçesiyle
Amasyalıdır. Şeyhülislam Zenbilli Ali Efendi'nin kardeşi, büyük kadılardan Muhyiddîn Mehmed Çelebi bin Kemâleddîn Ahmed Çelebi bin Mehmed Çelebi'nin oğludur. Amasya'da Koca Emîr İbrâhim Efendi'den, İstanbul'da da amcasından ilim tahsil ederek ders-i âm (icazetli ve ders okutmaya yetkili müderris adayı) oldu.
Amasya medreselerinin bazılarında müderrislik yaptıktan sonra, Tokat'taki Hâtuniye Medresesi'nin müderrisiyken Tokat, Sivas, Erzurum gibi şehirlerde kadılık yaptı. 938 [1531-32] yılında Ankara kadılığından azledilmiş olarak Amasya'da bulundu ve 941 [1534-35] yılında öldü. Tanınmış kadılardan ve âlimlerdendi.
Açıklamalar ve Araştırma
Metindeki Eski Kelimeler
- birâder: erkek kardeş
- kibâr-ı kudât: büyük kadılar
- mahdûm: oğul
- tahsîl-i ulûm: ilim öğrenme
- ders-i âm: medrese öğrenimini bitirip ders okutmaya yetki alan
- bilâd: şehirler, beldeler
- ma'zûlen: görevden alınmış olarak
- meşâhîr: ünlüler
Cemâlî Ailesi
Ahmed Şemseddîn Çelebi'nin lakabı olan "Cemâlîzâde", onu Osmanlı ilim hayatının en köklü ailelerinden birine bağlar. Bu aile adını I. Bâyezîd devri âlimlerinden Cemâleddîn-i Aksarâyî'den alır ve soyunu Fahreddîn-i Râzî'ye kadar çıkarır. Aileden XV. ve XVI. yüzyılda Halvetî şeyhi Çelebi Halîfe (Şeyh Mehmed Cemâlî), Sadrazam Pîrî Mehmed Paşa ve Şeyhülislam Zenbilli Ali Cemâlî Efendi gibi devlet ve ilim adamları yetişmiştir. Ailenin bir kolu II. Bâyezîd'in Amasya valiliği yıllarında şehre gelip yerleşmiştir. Aileyi inceleyen Yusuf Küçükdağ, Zenbilli Ali Efendi'nin annesinin, babasının ve kardeşlerinin Amasya'da kaldığını belirtir; bu bilgi, maddedeki Muhyiddîn Mehmed Çelebi'nin Amasya'da yaşayan bir kadı olmasıyla örtüşür.
Hüsameddin'in verdiği soy kütüğü bugünkü kaynaklarla uyuşur: Zenbilli Ali Efendi, Cemâleddîn-i Aksarâyî'nin torunu Ahmed Çelebi'nin oğludur; maddedeki Muhyiddîn Mehmed Çelebi de "bin Kemâleddîn Ahmed Çelebi" olarak verildiğine göre Zenbilli'nin öz kardeşidir. Küçükdağ, aileden Muhyiddîn Mehmed Çelebi'nin Amasya'da Safevî dâîlerine ilmî delillerle karşılık verdiğini de yazar. Bu kişinin maddedeki kadı Muhyiddîn Mehmed Çelebi ile aynı olması muhtemeldir, ancak kaynakta açıkça belirtilmez. Aynı araştırmacı, Hüsameddin'in kitabının bazı yerlerinde Çelebi Halîfe'yi yeğeni Muhyiddîn Mehmed Çelebi ile karıştırdığını ileri sürer; aile içinde aynı adların sık tekrarlanması, bu tür karışıklıklara kolayca yol açmıştır.
Maddede "amcası" diye anılan ve Ahmed Şemseddîn Çelebi'nin İstanbul'da ders aldığı kişi, büyük ihtimalle Zenbilli Ali Efendi'nin kendisidir. Zenbilli 908 [1503] yılında İstanbul müftülüğüne getirilmiş, ölümüne kadar yirmi dört yıla yakın bu makamda kalmıştır; Ahmed Çelebi'nin yetişme yılları bu döneme denk gelir.
Tokat Hâtuniye Medresesi
Ahmed Çelebi'nin müderrislik yaptığı Tokat Hâtuniye Medresesi, II. Bâyezîd'in annesi Gülbahar Hatun adına 1485 yılında Meydan Mahallesi'nde kurulan külliyenin parçasıydı. Cami, imaret ve medreseden oluşan bu külliyenin camisi bugün ayaktadır ve ibadete açıktır. Ahmed Şemseddîn Çelebi'ye dair başka kaynaklarda bilgiye rastlanmadı.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 6. Cilt, s. 142–142. amasya.bel.tr
Akademik çalışmalar
Diğer kaynaklar