Amasyalıdır. 894’de vefât eden Amasyalı Hatîb Kâsım Efendizâde Ahmed Efendi’nin mahdûmu ve mu’allim-i şehzâde Muhyiddîn Mehmed Efendi’nin yeğenidir. Amcasından ve bunun tilmîz-i fâzılı İsmâil Efendi’den ikmâl-i tahsîl ederek Amasya’da ders-i âm oldu.
Yıllarca tedrîs-i ulûma himmet edib ceddi Halfet Gâzi vakfına mütevellî ve medresesine müderris, ba’dehû Kameriyye-i Tokat müderrisi ve buradan Sivas, Trabzon gibi büyük bilâda kadı olup 973 hudûdunda ber-vech-i tekâ’üd müderris-i Halfet iken vefât etdi. Fâzıl, afîf, ihtişâmı sever bir zât idi. Mahdûmları Kâsım, İsmâil, İbrâhim Efendilerdir. Bunlara ve evlâtlarına “Ebuloğulları” denmişdir.
Günümüz Türkçesiyle
Amasyalıdır. Amasyalı Hatib Kâsım Efendi'nin oğlu olup 894'te [1488-89] vefat eden Ahmed Efendi'nin oğlu ve şehzade hocası Muhyiddin Mehmed Efendi'nin yeğenidir. Amcasından ve onun faziletli öğrencisi İsmail Efendi'den öğrenimini tamamlayarak Amasya'da ders-i âm oldu.
Yıllarca ilim okutmaya emek verdi; atası Halfet Gazi'nin vakfına mütevelli ve medresesine müderris, ardından Tokat'taki Kameriyye Medresesi'ne müderris oldu. Buradan Sivas ve Trabzon gibi büyük şehirlere kadı olarak gitti. 973 [1565-66] civarında emekli olarak Halfet müderrisi iken vefat etti. Faziletli, iffetli ve ihtişamı seven bir zattı. Oğulları Kâsım, İsmail ve İbrahim Efendilerdir. Bunlara ve evlatlarına "Ebuloğulları" denmiştir.
Açıklamalar ve Araştırma
Metindeki Eski Kelimeler
- mu'allim-i şehzâde: şehzade hocası
- tilmîz-i fâzıl: faziletli öğrenci
- ikmâl-i tahsîl: öğrenimini tamamlama
- himmet: emek, gayret
- cedd: ata, büyük dede
- bilâd: şehirler
- ber-vech-i tekâ'üd: emeklilik yoluyla, emekli maaşı karşılığı
- afîf: iffetli, namuslu
- ihtişâm: gösteriş, debdebe
Hatib Kâsım Ailesi
Ebu'l-Kâsım Abdullah Efendi, Amasya'nın XV-XVI. yüzyıllardaki en tanınmış ilim ailelerinden birine mensuptur. Dedesi Hatib Kâsım Efendi, Osmanlı hattının büyük üstadı Şeyh Hamdullah'ın dinî ilimlerle dil ve edebiyat ilimlerini okuduğu hocadır. Hatib Kâsım'ın oğlu, Abdullah Efendi'nin amcası Muhyiddin Mehmed Efendi ise 27 Şaban 864 (17 Haziran 1460) tarihinde Amasya'da doğmuştur. Künyesi "Muhyiddin Mehmed Efendi b. Hatîb Kâsım Efendi b. Yakûb Efendi b. Ahmed Efendi b. Mehmed Efendi b. Ebubekr b. el-Hâc Emir Ali" diye verilir; Hatîbzâde, İbnü'l-Hatîb ya da Hatîb Kâsımoğlu diye tanınır. İlk eğitimini babasından aldıktan sonra Amasya'da müderris olmuş, Bursa'da Çendik ve Ahmed Paşa medreselerinde, İstanbul'da Mustafa Paşa Medresesi'nde ders vermiştir.
Muhyiddin Mehmed Efendi'yi Hüsameddin'in "şehzade hocası" diye anmasının sebebi, II. Bayezid döneminde Şehzade Ahmed'e hocalık etmesidir. Şehzade ölünce yeniden Mustafa Paşa Medresesi'ne, oradan Edirne Üç Şerefeli medreselerinden birine ve Amasya'da Sultan Bayezid Medresesi'ne geçmiştir. Yavuz Sultan Selim, Ayasofya civarında yeni yaptırdığı medreseye onu müderris tayin etmiş; daha sonra Sahn-ı Semân ve Edirne Sultan Bayezid medreselerinde görev yapmış, 2 Zilkade 940 (15 Mayıs 1534) tarihinde vefat ederek Eyüp'e gömülmüştür. Cenaze namazını Kemalpaşazâde kıldırmıştır. Tefsir, hadis, fıkıh ve kıraatin yanında cifr ve musiki gibi alanlarda da üstat sayılır; Zemahşerî'nin eserinden yaptığı Ravzu'l-Ahyâr ihtisarı ile Kanuni için yazdığı İnbâü'l-Istıfâ eserleri arasındadır.
Hüsameddin aynı aileyi altıncı ciltteki Bedreddinzâde Ebussuud Efendi maddesinde de anar; Merzifonlu bu âlim öğrenimini "Hatib Kâsımzâde Muhyiddin Mehmed Efendi"den tamamlamıştır. Abdullah Efendi'nin öğrenimini amcasından ve onun öğrencisi İsmail Efendi'den tamamlaması, bilginin aile içinde ve aileye bağlı öğrenci halkasında kuşaktan kuşağa aktarıldığını gösterir.
Halfet Gazi Soyu ve Ebuloğulları
Maddede Halfet Gazi'nin "cedd", yani ata olarak anılması, Hüsameddin'in birinci ciltte verdiği aile şemasıyla açıklanır. Orada Sultan Mes'ud'un serdarı ve damadı Güdül'ün soyundan "Süli Oğulları" ve "Halifet Oğulları" diye iki büyük kol çıktığı, Halifet Gazi'nin soyundan da "Kutlu Paşazâde", "Hatib Kâsımzâde" ve "Ebu'l-Kâsımzâde" kollarının ayrıldığı yazılıdır. Hüsameddin'e göre Hatib Kâsımzâde kolu İstanbul'da kalmış, Ebu'l-Kâsımzâde kolu ise Amasya'da kalarak "Ebul Oğulları" adını almıştır. Bu madde, Amasya kolunun kurucusu sayılabilecek kişiyi anlatır: Ebu'l-Kâsım Abdullah Efendi'nin oğulları ve torunları, onun künyesinden kısaltılarak "Ebuloğulları" diye anılmıştır. Ailenin Halfet Gazi vakfının tevliyetini ve medresesinin müderrisliğini kuşaklar boyunca elinde tutması da bu soy bağına dayanır; bir sonraki madde, aynı görevlerin torun Ebuloğlu Mehmed Efendi'ye geçtiğini gösterir.
Ailenin müderris olduğu Halfet Gazi Medresesi, Amasya'nın Şamice mahallesinde Torumtay sokağındadır. Kitabesine göre 606 (1209-10) yılında yapılmış, banisinin 622 (1225) tarihli vakfiyesi günümüze ulaşmıştır. 1647 depreminden sonra Müderris Hasan Efendi yıkılan yerleri ahşapla yeniden yaptırmış, 1888'de Amasya müftüsü Hacı Osman Hilmi Efendi binayı esaslı biçimde onartmıştır. Bugün medresenin güney duvarı ile doğu bölümü kısmen ayaktadır; bitişiğindeki iki katlı türbenin üst katı yerinde durmakla birlikte alt katı harap ve girilemez durumdadır.
Abdullah Efendi'nin müderrislik yaptığı Tokat Kameriyye Medresesi'ne dair okunan kaynaklarda bilgiye rastlanmadı.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 6. Cilt, s. 84–84. amasya.bel.tr
- Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, 1. Cilt, Mukaddime (Amasya sülaleleri), s. 179–186; 6. Cilt, "Ebu's-Su'ûd Efendi-Bedreddînzâde" maddesi, s. 82–83.
Akademik çalışmalar
Kitaplar