Amasyalıdır. Hattât-ı meşhûr Amasyalı Abdullah Efendi bin İlyâs Çelebi mahdûmudur. Hutût-ı mütenevvi’ayı esâtize-i kirâmdan olan pederinden ve kıbletü’l-küttâb Amasyalı eş-Şeyh Hamdullah Efendi’den ahz u temeşşuk etdi. Ulemâdan da ahz-ı ulûm ederek her iki tarafdan me’zûn oldu.
Amasya’da Sultân Bâyezîd-i Sânî şehzâdesi Sultân Ahmed’in hatt mu’allimi olduğu münâsebetle büyük bir şöhret ve teayyün buldu. Ba’dehû kâtib-i sultânî olup 918’de şehzâde-i müşârün-ileyhin irtihâlinde İstanbul’a i’zâm edildi. Yazdığı [248] nâdîde bir mushaf-ı şerîfi 920’de Sultân Selîm Hân’a hediye ederek ikrâm u iltifâta mazhar oldu. Bu mushaf-ı şerîf teberrüken Ebû Eyyüb Ensârî türbesine vaz’ ve kendisine yevmî elli akçe ihsân buyuruldu.
925’de istihsâl eylediği afv-ı pâdişâhî üzerine vazifesiyle beraber Amasya’ya avdet ve ta’lîm-i hutûta himmet ederek pek çok şâkirdân ve hattâtân yetiştirdi. 941 senesi evâ’ilinde vefât etdi. Âlim, şâir, edîb, hattât-ı meşhûr idi.
Yazdığı bir kıt’a en’âm-ı şerîfin sonunda “Ketebehû el-fakîr en-nâsî Ebu’l-fazl Mehmed bin Abdullah el-Amâsî min telâmizeti ebîhi” diye imzâsı görüldü. Pederinin yazdığı en’âm-ı şerîf de Şehîd Ali Paşa Kütübhanesinde manzûrum oldu. Mahdûmu olan Fazlullah Efendi de meşâhîr-i hattâtîn ve ulemâdandır.
Günümüz Türkçesiyle
Amasyalıdır. Ünlü hattat Amasyalı Abdullah Efendi bin İlyas Çelebi'nin oğludur. Çeşitli yazı türlerini, değerli hat üstatlarından olan babasından ve kâtiplerin kıblesi sayılan Amasyalı Şeyh Hamdullah Efendi'den meşk ederek öğrendi. Âlimlerden de ilim tahsil ederek her iki alanda icazet aldı.
Amasya'da Sultan II. Bayezid'in şehzadesi Sultan Ahmed'in hat hocası olması dolayısıyla büyük şöhret ve itibar kazandı. Sonra padişah kâtibi oldu ve 918'de [1512-13] adı geçen şehzadenin ölümü üzerine İstanbul'a gönderildi. Yazdığı nadide bir mushafı 920'de [1514-15] Sultan Selim Han'a hediye ederek ikram ve iltifata mazhar oldu. Bu mushaf bereketlenmek için Ebû Eyyûb el-Ensârî'nin türbesine konuldu; kendisine de günlük elli akçe bağlandı.
925'te [1519] elde ettiği padişah affı üzerine göreviyle birlikte Amasya'ya döndü ve hat öğretimine emek vererek pek çok öğrenci ve hattat yetiştirdi. 941 [1534] yılının başlarında vefat etti. Âlim, şair, edip ve ünlü bir hattattı.
Yazdığı bir En'âm-ı şerifin sonunda "Bunu, babasının öğrencilerinden aciz ve unutkan Ebu'l-Fazl Mehmed bin Abdullah el-Amâsî yazdı" anlamındaki Arapça imzası görüldü. Babasının yazdığı En'âm-ı şerifi de Şehid Ali Paşa Kütüphanesinde gördüm. Oğlu Fazlullah Efendi de ünlü hattat ve âlimlerdendir.
Açıklamalar ve Araştırma
Metindeki Eski Kelimeler
- hutût-ı mütenevvi'a: çeşitli yazı türleri (sülüs, nesih, muhakkak vb.)
- esâtize-i kirâm: değerli üstatlar
- kıbletü'l-küttâb: kâtiplerin kıblesi; Şeyh Hamdullah'ın unvanı
- ahz u temeşşuk: hocadan örnek alıp yazı meşk ederek öğrenme
- me'zûn: icazet almış
- hatt mu'allimi: yazı hocası
- teayyün: itibar kazanma, sivrilme
- irtihâl: ölüm
- i'zâm: gönderme
- mushaf-ı şerîf: Kur'an nüshası
- teberrüken: bereketlenmek, uğur saymak için
- istihsâl: elde etme
- afv-ı pâdişâhî: padişahın affı, görevden izin
- şâkirdân: öğrenciler
- en'âm-ı şerîf: En'âm suresi ve seçme surelerden oluşan dua kitabı
- manzûrum oldu: tarafımdan görüldü
Babası Abdullah Amâsî
Topal Hattat lakaplı Ebu'l-Fazl Mehmed'in babası Abdullah Efendi, XV. yüzyıl sonu ile XVI. yüzyıl başının tanınmış Amasyalı hattatlarındandır. Doğum ve ölüm tarihleri bilinmemektedir; seksen yaşına kadar yaşadığı ve 1518 tarihli bir hattının bulunduğu göz önüne alınarak Fatih devrinde doğduğu, Yavuz Sultan Selim devrinde öldüğü ileri sürülmüştür. Şeyh Hamdullah'ın akrabası ve muhtemelen öğrencisidir; Hamdullah'ın ölümünden sonra onun oğlu Mustafa Dede'yi yetiştirmiştir. II. Bayezid devrinde İstanbul'a gelmiş, kendine has bir yazı tarzı geliştirmiştir. Günümüze ulaşan az sayıdaki eseri arasında Topkapı Sarayı Müzesi Kütüphanesi'ndeki (Yeni Yazmalar, nr. 172) nesih hatla yazılmış Türkçe bir Mevlid nüshası öne çıkar. Hüsameddin'in Şehid Ali Paşa Kütüphanesi'nde gördüğünü söylediği En'âm nüshası da bu az sayıdaki eserin bir halkası olmalıdır.
Şeyh Hamdullah Okulu
Ebu'l-Fazl'ın ikinci hocası Şeyh Hamdullah, "kıbletülküttâb" ve "kutbülküttâb" unvanlarıyla anılan Amasyalı üstattır. Amasya'nın Eslem Hatun (bugün Dere) mahallesinde doğmuş, dinî ilimlerle dil ve edebiyat ilimlerini Hatib Kâsım Efendi'den öğrenmiş, aklâm-ı sitte denilen altı yazı türünden Hayreddin Mar'aşî'den icazet almıştır. Şehzadeliği döneminde Amasya'da tanıştığı II. Bayezid'in hat hocası olmuş, Bayezid tahta çıkınca ailesiyle birlikte İstanbul'a gitmiştir. 909-917 (1503-1512) yıllarına ait in'amat defterine göre padişahın âlim ve sanatkârlara verdiği bağışların en yükseği, yazdığı mushaflar karşılığında Şeyh Hamdullah'a verilmiştir. II. Bayezid'in ölümünden sonra sekiz yıl inzivaya çekilmiş ve 926'da (1520) vefat etmiştir.
Bu bilgiler Hüsameddin'in anlattığı hayat hikâyesine bir çerçeve sağlar. Amasya'da şehzadelere hat hocalığı, Şeyh Hamdullah'ın kendi yolunun bir tekrarıdır: Hamdullah II. Bayezid'e şehzadeliğinde yazı öğretmiş, Ebu'l-Fazl da Bayezid'in oğlu Şehzade Ahmed'e aynı hizmeti vermiştir. Şeyh Hamdullah'ın hocası Hatib Kâsım Efendi'nin oğlu Muhyiddin Mehmed Efendi de II. Bayezid döneminde Şehzade Ahmed'e hocalık etmiş, şehzade ölünce İstanbul'a dönmüştü. Böylece Şehzade Ahmed'in Amasya sarayında ilim ve yazı derslerinin aynı Amasyalı çevreden hocalara emanet edildiği görülür.
Şehzade Ahmed'in Ölümü ve Tarih Farkı
Hüsameddin, Şehzade Ahmed'in ölümünü 918 yılına koyar. II. Bayezid'in oğlu Ahmed 1465'te doğmuş, uzun yıllar Amasya'da sancakbeyliği yapmıştı. Kardeşi Selim'in tahta çıkışını kabul etmeyerek Amasya'da topladığı kuvvetlerle Konya'ya, oradan Bursa üzerine yürümüş, Yenişehir Muharebesi'nde yenilip yakalanmış ve I. Selim'in emriyle öldürülmüştür. Ölüm tarihi olarak 24 Nisan 1513 verilir; naaşı Bursa'da Muradiye Külliyesi'ne gömülmüştür. Bu milâdî tarih hicrî 919 yılının başlarına düşer; Hüsameddin'in verdiği 918 ile arada küçük bir fark vardır. Ebu'l-Fazl'ın şehzadenin ölümünden sonra İstanbul'a gönderilmesi ve Amasya'ya dönebilmek için 925'te ayrıca padişah affı alması, şehzadenin hizmetinde bulunmuş olmanın yeni saltanatta bir süre şüpheyle karşılandığını düşündürür; bu, metindeki "afv" kelimesinden çıkarılan bir yorumdur.
Hüsameddin'in andığı mushafın Eyüp Sultan türbesine konulduğu ve hattata günlük elli akçe bağlandığı bilgisine başka kaynaklarda rastlanmadı.
Öğrencileri ve Oğlu
Ebu'l-Fazl'ın Amasya'da "pek çok hattat yetiştirdiği" sözünü Hüsameddin'in kendi kitabı da destekler. Sekizinci ciltte, Şehzade Mustafa ve Şehzade Bayezid'in divan kâtipliğini yapmış olan Hâfız Cîlânî Mehmed bin Süleyman'ın (ö. 1005 civarı) hocasının "941'de vefat eden Amasyalı hattat-ı meşhur Ebu'l-Fazl Mehmed Efendi" olduğu, bunu hattatın bizzat kendi kalemiyle belirttiği yazılıdır; Hüsameddin bu kayıtla Müstakimzâde'nin Tuhfe'sinde Cîlânî için verdiği farklı hoca silsilesini düzeltir. Altıncı ciltte Amasya kadısı Mü'eyyedzâde Ahmed Efendi'nin (ö. 975 civarı) çeşitli yazıları "hattat-ı meşhur Ebu'l-Fazl Mehmed" ile Celal Efendi'den öğrendiği belirtilir.
Oğlu Fazlullah, Hüsameddin'de "Topal Hattatzâde Fazlullah Fazlı Çelebi" adıyla geçer. Yedinci ciltteki bir maddeye göre Amasya valisi Şehzade Mustafa'nın şairlerinden olan Fazlı Çelebi, öğrencisi Edâyî Receb Bey'e hat ve edebiyat öğretmiş, onu şehzadenin meclisine tanıtmıştır. Babanın Şehzade Ahmed'e, oğlunun Şehzade Mustafa'ya yakın olması, ailenin Amasya'daki şehzade saraylarıyla iki kuşak süren bağını gösterir. Ebu'l-Fazl'ın "Topal Hattat" lakabının kaynağına dair bir bilgiye rastlanmadı.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 6. Cilt, s. 83–84. amasya.bel.tr
- Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, 6. Cilt, "Ahmed Efendi-Mü'eyyedzâde" maddesi, s. 144; 7. Cilt, "Edâyî Receb Bey-Hacıbeyzâde" maddesi, s. 269–272; 8. Cilt, "Hâfız Mehmed Çelebi-Hâfız Cîlânî" maddesi, s. 559.
Akademik çalışmalar
Kitaplar
Diğer kaynaklar