İçeriğe geç

Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar · İKİNCİ BÂB · BİRİNCİ FASIL

Ebu’l-Vefâ Ahmed Efendi-Şeyh Habîbzâde

Ansiklopedi · Amasya Tarihi, 6. Cilt, s. 85 • Hazırlayan: Doç. Dr. Recep Orhan ÖZEL - Doç. Dr. Metin HAKVERDİOĞLU

Özgün Metin

Amasyalıdır. Amasya’da Mehmed Paşa’nın türbesinin bahçesinde medfûn olan kutb-ı zaman eş-Şeyh Habîb-i Karamânî hazretlerinin mahdûmudur. Pederinin halîfe-i zî-şânı Mevlânâ Seydî Alâeddîn Ali Halvetî hizmetinde tahsîl-i ilm ü irfân ederek ondan mücâz ve me’zûn oldu.

Şeyhinin 940’da vefâtı üzerine Mehmed Paşa Câmii vâ’izi, Doğrakiyye Medresesi müderrisi, Mehmed Paşa Tekkesinin şeyhi olup 948 hudûdunda vefât etdi. Meşâyîh-i Halvetiyyeden âlim, [253] zâhid, müteşerri’ bir zât idi. Mahdûmu Abdulbâkî Efendi’dir.

Araştırma Makalemiz Editör: Mevlüt Erdem Öztürk

Günümüz Türkçesiyle

Amasyalıdır. Amasya'da Mehmed Paşa'nın türbesinin bahçesinde gömülü bulunan, zamanının kutbu Şeyh Habîb-i Karamânî hazretlerinin oğludur. Babasının yüksek şanlı halifesi Mevlânâ Seydî Alâeddîn Ali Halvetî'nin hizmetinde ilim ve irfan öğrenerek ondan icazet ve irşat izni aldı.

Şeyhinin 940'ta [1533-34] ölümü üzerine Mehmed Paşa Camii vaizi, Doğrakiyye Medresesi müderrisi ve Mehmed Paşa Tekkesi şeyhi oldu; 948 [1541-42] dolaylarında öldü. Halvetiyye şeyhlerinden âlim, zahit ve şeriata bağlı bir kişiydi. Oğlu Abdülbâkî Efendi'dir.

Açıklamalar ve Araştırma

Metindeki Eski Kelimeler

  • medfûn: gömülü
  • kutb-ı zaman: tasavvufta zamanının en yüksek mertebedeki velisi
  • halîfe-i zî-şân: şanlı halife; şeyhin yerine geçmeye ve irşada yetkili kıldığı müridi
  • ilm ü irfân: zâhirî bilgi ve manevî kavrayış
  • mücâz ve me'zûn: icazet almış ve irşada izinli
  • hudûd: dolay, civar (tarih için "aşağı yukarı")
  • meşâyîh-i Halvetiyye: Halvetî tarikatının şeyhleri
  • zâhid: dünyaya gönül bağlamayan, ibadete düşkün kişi

Babası Habîb-i Karamânî

Ebu'l-Vefâ Ahmed Efendi'nin babası Habîb-i Karamânî, Anadolu'da faaliyet gösteren ilk Halvetî şeyhlerindendir. Niğde yakınındaki Ortaköy kasabasında doğmuş, bölge o sırada Karaman vilayetine bağlı olduğu için Karamânî nisbesiyle anılmıştır. Halvetiyye'nin ikinci piri sayılan Yahyâ-yı Şirvânî'nin yanında on iki yıl kalarak ondan hilafet almış, Anadolu'ya döndükten sonra Ankara, Aydın, Kayseri, Konya ve Karaman arasında dolaşmış, üç kez hacca gitmiştir. İskilip'te Şeyh Yavsî'nin kızı, yani Ebüssuûd Efendi'nin kız kardeşi Rukiye Hatun ile evlenmiş, kayınpederiyle anlaşmazlığa düşünce Amasya'ya gelip burada bir zaviye kurmuştur. 902'de (1496) Amasya'da ölmüştür; kimi çalışmalarda ölüm tarihi 903 (1497) olarak geçer.

Ebu'l-Vefâ'nın annesinin kim olduğu metinde söylenmez. Ebüssuûd Efendi ile akrabalık bu evlilik üzerinden kurulmuş olabilir; ancak Ebu'l-Vefâ'nın Rukiye Hatun'dan doğduğuna dair bir kayda rastlanmadı.

Mehmed Paşa Külliyesi ve Tekke

Hüsameddin'in "Mehmed Paşa'nın türbesinin bahçesi" dediği yer, II. Bayezid'in veziri ve Şehzade Ahmed'in lalası Hızır Paşazâde Mehmed Paşa'nın Yeşilırmak yakınında yaptırdığı külliyedir. Caminin kitabesine göre inşaat 891 Muharreminde (Ocak 1486) tamamlanmıştır. Külliyeye bağlı tekke, Habîb-i Karamânî için 890 (1485) yılında yaptırılmıştır. Türbenin dışında, kapının önünde yan yana üç mezar bulunur: ilki Mehmed Paşa'nın babası Hızır Paşa'ya, ikincisi Mehmed Paşa'ya, üçüncüsü Habîb-i Karamânî'ye aittir. Böylece Hüsameddin'in verdiği defin yeri bugünkü gözlemlerle doğrulanır. Habîb'in halifesi Seydi Halife'nin kabrinin de aynı yerde olduğu kaydedilir. Külliyeden bugüne cami, tabhane kanatları ve türbe ulaşmıştır; medrese ve imaret yanarak yok olmuş, tekke 1879'da Kafkas muhacirlerine konut olarak verildikten sonra asıl işlevine dönememiştir.

Tekkenin Şeyhleri Konusunda Ayrılık

Hüsameddin'e göre Habîb'in ölümünden sonra tekkenin başına halifesi Seydî Alâeddîn Ali geçmiş, onun 940'taki ölümünden sonra şeyhlik Habîb'in oğlu Ebu'l-Vefâ Ahmed'e kalmıştır. Amasya'daki Halvetî tekkelerini inceleyen yakın tarihli bir çalışma ise Habîb'den sonra İmamzâde Seydi diye tanınan Seyyidüddin Ali Halvetî'nin, ondan sonra Habîb'in oğlu Hasan Efendi'nin, daha sonra da Yamak Şeyh diye bilinen Mehmed Efendi'nin şeyh ve mütevelli olduğunu yazar; Mehmed Efendi 1554'te İstanbul'a gitmiştir. Bu sıralamada Ebu'l-Vefâ'nın adı geçmez, Habîb'in oğlu olarak Hasan Efendi anılır. İki bilginin aynı kişiye mi işaret ettiği, yoksa Habîb'in iki ayrı oğlunun ardı ardına şeyhlik yapmış mı olduğu eldeki kaynaklarla çözülemez.

Doğrakiyye Medresesi

Ebu'l-Vefâ'nın müderrislik yaptığı Doğrakiyye (Doğrakiye) Medresesi, Amasya'da Osmanlı döneminde kurulan medreseler arasında Büyük Ağa, Küçük Ağa, Sultan Bayezid, Şamlılar, Çöplüce ve Alaca Yahyâ medreseleriyle birlikte sayılır. Yapının bugünkü durumuna dair bilgiye rastlanmadı.

Kaynakça

Birincil kaynaklar

  • Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 6. Cilt, s. 85–85. amasya.bel.tr

Akademik çalışmalar

Resmî kaynaklar

Kitaplar

6. Cilt içindekiler

Karekod · QR code

Bu sayfanın karekodudur. A5 olarak yazdırıp asabilir ya da yapıştırabilirsiniz; okutan kişi doğrudan bu içeriğe ulaşır.

This QR code links to this page. Print it on A5 and post it anywhere; scanning it opens this content.