Merzifonludur. Sultân Fâtih devrinde kâtib-i sultânî ve re’isü’l-küttâb-ı divânî olan Ahmed Çelebi bin Ahi Toy ibn-i Ahmed el-Merzifonî ahfâdından Ahmed Efendi bin Bedreddîn Mahmûd Çelebi bin kâtib-i sultânî Ahmed Çelebi mahdûmudur.
Amasya’da Hatîb Kâsımzâde Muhyiddîn Mehmed Efendi’den ikmâl-i tahsîl edib ders-i âm, Sultâniyye-i Merzifon [244] müderrisi, ba’dehû müftü ve kadı olarak devr-i bilâd etdi. 967 senesi hilâlinde dâr-ı bekâya gitdi. Âlî Bey Künhü’l-Ahbâr’ında ulemâ-yı kudâtdan olup Sultân Süleyman devrinde vefât etdiğini yazıyor.
Mahdûmları el-Hâc Mehmed, Receb Efendilerdir. Hacı Efendizâde Emîrî Receb Efendi meşâhîr-i şu’arâ ve ulemâdan olup İstanbul’da vefât etdi. Receb Efendi kibâr-ı mevâli-i devriyyeden olup mahdûmu Mehmed Efendi de kudâtdandır. Bunun oğulları Receb, Musliheddîn Mustafa, İbrâhim Efendilerdir. Bunlara “Recebzâde” dendi. Kaz’asker Musliheddîn Mustafa Efendizâde kudâttan Mehmed Efendi mahdûmu Nedîm Ahmed Efendi şâir-i meşhûrdur. Receb Efendizâde Mehmed Efendi de ulemâdandır.
Günümüz Türkçesiyle
Merzifonludur. Fatih Sultan Mehmed devrinde padişah kâtibi ve Divan kâtiplerinin başı (reisülküttâb) olan Ahmed Çelebi bin Ahi Toy bin Ahmed el-Merzifonî'nin torunlarından Ahmed Efendi'nin oğludur. Ahmed Efendi, Bedreddin Mahmud Çelebi'nin oğlu, Bedreddin Mahmud Çelebi de padişah kâtibi Ahmed Çelebi'nin oğludur.
Amasya'da Hatib Kâsımzâde Muhyiddin Mehmed Efendi'den öğrenimini tamamlayarak ders-i âm (camide herkese açık ders okutan müderris) oldu; Merzifon Sultaniyesi müderrisi, ardından müftü ve kadı olarak şehir şehir dolaştı. 967 [1559-60] yılı içinde ebedî âleme göçtü. Âlî Bey, Künhü'l-Ahbâr adlı eserinde onun kadılık yapan âlimlerden olduğunu ve Sultan Süleyman devrinde vefat ettiğini yazar.
Oğulları Hacı Mehmed ve Receb Efendilerdir. Hacı Efendi'nin oğlu Emîrî Receb Efendi ünlü şair ve âlimlerden olup İstanbul'da vefat etti. Receb Efendi, devriye mollaları denilen büyük kadıların ileri gelenlerinden olup oğlu Mehmed Efendi de kadılardandır. Onun oğulları Receb, Muslihuddin Mustafa ve İbrahim Efendilerdir. Bunlara "Recebzâde" denildi. Kazasker Muslihuddin Mustafa Efendi'nin oğlu, kadılardan Mehmed Efendi'nin oğlu Nedim Ahmed Efendi ünlü şairdir. Receb Efendi'nin oğlu Mehmed Efendi de âlimlerdendir.
Açıklamalar ve Araştırma
Metindeki Eski Kelimeler
- kâtib-i sultânî: padişahın kâtibi, saray kâtibi
- re'isü'l-küttâb-ı divânî: Divan-ı Hümayun kâtiplerinin başı, reisülküttap
- ahfâd: torunlar, soyundan gelenler
- mahdûm: oğul
- ikmâl-i tahsîl: öğrenimini tamamlama
- ders-i âm: büyük camilerde herkese açık ders okutma yetkisi olan müderris
- ba'dehû: ondan sonra
- devr-i bilâd: görev gereği şehirden şehre dolaşma
- hilâlinde: içinde, süresince
- dâr-ı bekâ: ebedî âlem, ahiret
- ulemâ-yı kudât: kadılık yapan âlimler
- meşâhîr-i şu'arâ: ünlü şairler
- kibâr-ı mevâli-i devriyye: sırayla büyük şehirlerde kadılık yapan yüksek rütbeli ulemanın ileri gelenleri
- kudât: kadılar
- kaz'asker: kazasker, Rumeli ya da Anadolu'nun en yüksek yargı görevlisi
Merzifon'dan Çıkan Bir İlmiye Ailesi
Hüsameddin'in bu kısa maddesi, Fatih devrinden XVIII. yüzyıla uzanan bir ailenin özetidir. Zincirin başında Fatih'in kâtibi Ahmed Çelebi, sonunda Lâle Devri'nin şairi Nedim durur. Maddenin sahibi Ebussuud Efendi'nin hocası olarak anılan Hatib Kâsımzâde Muhyiddin Mehmed Efendi, Amasya'nın tanınmış âlimlerindendir. Biyografisine göre 27 Şaban 864 (17 Haziran 1460) tarihinde Amasya'da doğmuş, Amasya, Bursa ve İstanbul medreselerinde müderrislik yapmış, II. Bayezid döneminde Şehzade Ahmed'e hocalık etmiş, Sahn medreselerine kadar yükselmiş ve 940 (1534) yılında vefat etmiştir. 967'de ölen bir öğrencinin bu hocadan okumuş olması tarih bakımından uygundur. Aynı ailenin Amasya kolu, bu ciltte ayrıca ele alınan Ebu'l-Kâsım Abdullah ve Ebuloğlu maddelerinde karşımıza çıkar.
Ailenin kurucusu sayılan Ahmed Çelebi bin Ahi Toy hakkında yapılan aramalarda, adı benzeyen başka kişilerle (ör. Fatih ve II. Bayezid devrinin hekimi Ahi Çelebi) karşılaşıldı; Fatih'in reisülküttabı olarak Merzifonlu bir Ahmed Çelebi'ye dair başka kaynaklarda bilgiye rastlanmadı. Hüsameddin'in Âlî'nin Künhü'l-Ahbâr'ına yaptığı atıf da doğrudan kontrol edilemedi.
Merzifon Sultaniyesi
Ebussuud Efendi'nin müderrislik yaptığı Merzifon Sultaniyesi, Çelebi Sultan Mehmed'in 817-820 (1414-1417) yılları arasında yaptırdığı medresedir. Giriş eyvanındaki kitabeye göre inşaat padişahın emriyle 817'de başlamış, 820'de tamamlanmış; mimarı Şamlı bir ustalar ailesinden Ebû Bekir b. Muhammed el-Müşeymeş'tir. Açık avlulu, dört eyvanlı plânı Osmanlı öncesi Anadolu medreselerini hatırlatır; yöre halkı yapıyı "Merzifon Sultaniyesi" diye anmıştır. Ferîdüddin-i Dîvânî ve Seydî Şemseddin Ahmed-i Kırîmî gibi ileri gelen âlimler burada ders vermiştir. 1844'ten sonra müderrisliğin babadan oğula geçmeye başlamasıyla ilmî hayatı sona ermiş, bir süre silah deposu olarak kullanılmıştır. Giriş eyvanının üstündeki tuğla saat kulesini 1282'de (1865) Amasya mutasarrıfı Ziyâ Paşa yaptırmıştır. Yapı Cumhuriyet döneminde onarılmış, bugün kültür faaliyetlerine ayrılmış durumdadır.
Hüsameddin kitabın başka yerlerinde de Recebzâdelerden söz eder. Merzifon'da yetişen Ebûbekir Efendi'nin hocaları arasında "Sultâniye-i Merzifon müderrisi Recebzâde el-Hâc Mehmed" sayılır; vakayinamede ise 1076 [1665] yılı saferinde Merzifon müftüsü Recebzâde Mehmed Efendi'nin vefat ettiği kaydedilir. Bu Mehmed Efendi'nin maddenin sonunda anılan "Receb Efendizâde Mehmed Efendi" olması muhtemeldir; ancak metinde bu eşleştirme açıkça yapılmaz. Böylece ailenin bir kolunun Merzifon'da kalarak Sultaniye müderrisliği ve müftülük gibi yerel görevleri sürdürdüğü anlaşılır.
Ailenin En Ünlü Torunu: Şair Nedim
Maddenin en dikkat çekici bilgisi, divan şiirinin büyük adı Nedim'in bu soydan geldiğidir. Bugünkü biyografiler Hüsameddin'in verdiği zinciri doğrular. Nedim'in asıl adı Ahmed'dir; muhtemelen 1092 (1681) yılında İstanbul'da doğmuştur. Babası Kadı Mehmed Efendi, dedesi Sultan İbrahim devri kazaskerlerinden Merzifonlu Mustafa Muslihuddin Efendi'dir. Annesi Sâliha Hatun, İstanbul'un fethinden beri devlet hizmetinde bulunan Karaçelebizâdeler ailesindendir. Nedim 1143 (1730) yılında vefat etmiştir.
Dedesinin hikâyesi aileye ağır bir gölge düşürmüştür. Kazasker Mustafa Efendi, ilmiye içindeki rekabet ve sıra dışı eğilimleri yüzünden ulema ve yeniçeriler arasında çirkin lakaplarla anılmış, bu yüzden "Mülakkab Mustafa" diye tanınmıştır. Sultan İbrahim'in tahttan indirildiği 18 Receb 1058 (8 Ağustos 1648) günü Sultanahmet Camii önünde linç edilerek öldürülmüştür. Osmanzâde Tâib gibi bazı şairler bu lakaplar yüzünden Nedim'den "Mülakkabzâde" diye söz etmiştir. Nedim biyografilerinde aile "Mülakkabzâde" adıyla geçer; "Recebzâde" adı ve ailenin Fatih devrine uzanan Merzifon kökü ise Hüsameddin'in kaydıyla ortaya çıkar. Bu bakımdan madde, Nedim'in soy kütüğüne Amasya yöresinden eklenen değerli bir halkadır.
Kayıtlar arasında küçük bir ad farkı da vardır. Hüsameddin dedeyi "Muslihuddin Mustafa Efendi" diye anar; Nedim biyografilerinin birinde "Mustafa Muslihüddin Efendi", ötekinde "Mustafa bin Muslihiddin Efendi" yazılır. İkinci okuyuşa göre Muslihuddin, kazaskerin babasının adı olur. Hüsameddin ise Mustafa Efendi'nin babasını Mehmed Efendi olarak verir; bu yüzden "Muslihuddin"in kendi lakabı olması daha uygun görünür.
Metindeki Belirsiz Bir Nokta
Üçüncü paragrafta iki ayrı Receb Efendi geçer: Ebussuud Efendi'nin oğlu Receb ile Hacı Mehmed Efendi'nin oğlu şair Emîrî Receb. "Receb Efendi devriye mollalarının ileri gelenlerindendir" cümlesinin hangisini kastettiği metinden kesin olarak anlaşılmaz; sonraki kuşakların bu Receb'in soyundan sayılması, ailenin "Recebzâde" adını da açıklar. Şair Emîrî Receb Efendi'ye dair başka kaynaklarda bilgiye rastlanmadı; şuara tezkirelerinde aynı mahlası kullanan başka şairler bulunduğundan karıştırmamak gerekir.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 6. Cilt, s. 82–83. amasya.bel.tr
- Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, 4. Cilt, "Mehmed Paşa" maddesi (1074-1076 olayları), s. 588–589; 6. Cilt, "Ebûbekir Efendi-Hacı Müderris" maddesi, s. 89.
Akademik çalışmalar
Kitaplar