Merzifonîdur. Merzifonî Yahya Paşa’nın kethüdâsı Dilâver Ağa’nın [148] mahdûmudur. 1076 senesi zilka’desinin on üçüncü günü Amasya mutasarrıfı olup Abdülcelîlzâde el-Hâc Hüseyin Ağa yine Amasya mütesellimi ve Kadızâde Hüseyin Bey Amasya alaybeyi oldu.
Çünkü Taşan Dağı’nda ve Lâdik taraflarında eşkıyâ türediğinden Merzifon Voyvodası İbrâhim Ağa her taraftan imdat kuvveti istemişdi. Mutasarrıf Ferhad Paşa, Alaybeyi Hüseyin Bey, Amasya Kethüdâyeri Muslî Ağa, sipâhî meşâhirînden Sevincerli Ömer Ağa, ta’kîb-i eşkıyâya gitmişlerdi.
Zilhiccenin onuncu bayram günü salât-ı ‘îdi müteâkib Müftü Yeğenzâde el-Hâc Mehmed Efendi vefât eylediğinden müftü-i esbak Ebussu’ûd Efendi Amasya müftüsü ve Sultâniyye müderrisi ve kibâr-ı fuzalâdan Uzun Müderris Mehmed Efendi şeyhu’l-ulemâ oldu. A‘yândan Hacı Mansûroğlu el-Hâc Hasan Ağa da vefât etdi.
Mukaddemen vefât eden Müeyyedzâde Abdülvâsî Çelebi’nin hayatında mütevellî olduğu Ya’kûb Paşa ve Pervâne Bey evkâfı tevliyeti tevhîden Ca’fer Paşa’ya tevcîh edilmişdi.
Fakat İstanbul mevâlisinden ve Müeyyedzâde hânedânından Hısımzâde Abdülbâkî Efendi bin Yahya Efendi de davaya kıyâm edib Ya’kûb Paşa tevliyeti tefrik edilerek Molla-i mûmâ-ileyhe bu esnada tevcîh edildi. Yine bu sene Amasyalı Kalavun Yûsuf Paşazâde Ahmed Paşa vefât edib Sinan Paşa tevliyeti kızları Fatıma, Münevvere hanımlara verildi.
1077 senesi gurre-i muharreminde Ganîzâde el-Hâc Abdülfettâh Efendi [149] yine Amasya kadısı ve safer gurresinde Deli Yûsuf Ağazâde Mehmed Ağa Amasya mütesellimi ve rebiülevvelde Divriğili Vezîr İbrâhim Paşa Sivas vâlisi oldu.
Rebîülâhirin beşinde Mirlivâ Hacı Selim Bey ber-vech-i tekâüd evkâf-ı Sultâniyye mütevellîsi olup geldi. Cumâdelâhirenin yirmi ikisinde tahvîl edilen İbrâhim Paşa’nın yerine Kapıcıbaşı Merzifonî Halil Ağa Rumeli pâyesiyle Sivas beylerbeyi oldu.
Bu sene tımârhâne önünde Dâru’l-kurrâ bina eden Hacı Efendizâde el-Hâc Şeyhî Mehmed Ağa bin Sarı Mehmed Ağa ve ba‘dehû Şeyhu’l-ulemâ, üstâdu’l-fuzalâ Uzun Müderris Mehmed Efendi bin Süleyman vefât etdi.
1078 senesi gurre-i muharreminde Amasya Müftüsü Ebussu’ûd Efendi, fetvâdan istifa ederek İstanbul’a gidip yerine Sultân Bâyezîd kürsü şeyhi müfessir-i meşhûr Fâzıl Hızır Efendi Amasya müftüsü ve Sultâniyye müderrisi olarak iâde-i ikbâl etdi.
Muharremin on üçüncü günü Mutasarrıf Ferhad Paşa’nın eşkıyâ peşinde olduğu esnada Paşa’ya rağmen eşkıyâ ser-gerdesi Deli Süleyman rüfekâ-yı habâsetiyle güpegündüz Taşan Dağı’ndan inerek Merzifon’u bastı. Pek çok hâneleri yağma ve Merzifon Müftüsü Abdullah Efendi’yi şehîd etdiler. Şâb-ı emret oğlu Mehmed Çelebi’yi alıp dağa gitdiler.
Bu acıklı haberi Varay taraflarından alan Mutasarrıf Ferhad Paşa, Alaybeyi Hüseyin Bey, Muslî Ağa, Sevincerli Ömer Ağa, Serdâr Yûsuf Ağa tâkîbata koyuldu. Fakat bu şenâat Merzifon voyvodasıyla [150] mutasarrıfın teseyyüblerinden ileri geldiği kanaatiyle her ikisi de azledilip Amasya sancağı Karahisar-ı Şarkî Mutasarrıfı es-Seyyid Mehmed Paşa’ya verildi.
Günümüz Türkçesiyle
Merzifonludur. Merzifonlu Yahya Paşa'nın kethüdâsı Dilâver Ağa'nın oğludur. 1076 yılı Zilkade ayının on üçüncü günü [Mayıs 1666] Amasya mutasarrıfı oldu; Abdülcelîlzâde el-Hâc Hüseyin Ağa yine Amasya mütesellimi, Kadızâde Hüseyin Bey de Amasya alaybeyi oldu.
Çünkü Taşan Dağı'nda ve Lâdik taraflarında eşkıya türediğinden Merzifon Voyvodası İbrâhim Ağa her taraftan yardım kuvveti istemişti. Mutasarrıf Ferhad Paşa, Alaybeyi Hüseyin Bey, Amasya kethüdâyeri Muslî Ağa ve tanınmış sipahilerden Sevincerli Ömer Ağa eşkıyayı takibe gitmişlerdi.
Zilhicce'nin onuncu günü, bayram günü, bayram namazının ardından Müftü Yeğenzâde el-Hâc Mehmed Efendi vefat ettiğinden eski müftü Ebussuûd Efendi Amasya müftüsü ve Sultaniye müderrisi, büyük fazıllardan Uzun Müderris Mehmed Efendi de şeyhü'l-ulemâ oldu. İleri gelenlerden Hacı Mansûroğlu el-Hâc Hasan Ağa da vefat etti.
Daha önce vefat eden Müeyyedzâde Abdülvâsî Çelebi'nin hayattayken mütevellisi olduğu Ya'kûb Paşa ve Pervâne Bey vakıflarının tevliyeti birleştirilerek Ca'fer Paşa'ya verilmişti.
Fakat İstanbul'un büyük kadılarından ve Müeyyedzâde hanedanından Hısımzâde Abdülbâkî Efendi bin Yahya Efendi de dava açınca Ya'kûb Paşa Vakfı'nın tevliyeti ayrıldı ve bu sırada adı geçen mollaya verildi. Yine bu yıl Amasyalı Kalavun Yûsuf Paşazâde Ahmed Paşa vefat etti; Sinan Paşa Vakfı'nın tevliyeti kızları Fatıma ve Münevvere hanımlara verildi.
1077 yılı Muharrem ayının başında [Temmuz 1666] Ganîzâde el-Hâc Abdülfettâh Efendi yine Amasya kadısı, Safer başında Deli Yûsuf Ağazâde Mehmed Ağa Amasya mütesellimi, Rebîülevvel'de de Divriğili Vezir İbrâhim Paşa Sivas valisi oldu.
Rebîülâhir'in beşinde Mirliva Hacı Selim Bey, emeklilik karşılığı olarak Sultan vakıflarının mütevellisi olup geldi. Cemâziyelâhir'in yirmi ikisinde görev yeri değiştirilen İbrâhim Paşa'nın yerine Kapıcıbaşı Merzifonlu Halil Ağa Rumeli payesiyle Sivas beylerbeyi oldu.
Bu yıl tımarhanenin önünde bir darülkurrâ yaptıran Hacı Efendizâde el-Hâc Şeyhî Mehmed Ağa bin Sarı Mehmed Ağa ve ardından âlimlerin şeyhi, fazılların üstadı Uzun Müderris Mehmed Efendi bin Süleyman vefat etti.
1078 yılı Muharrem ayının başında [Haziran 1667] Amasya Müftüsü Ebussuûd Efendi fetva görevinden istifa ederek İstanbul'a gitti. Yerine Sultan Bayezid kürsü şeyhi, ünlü müfessir Fâzıl Hızır Efendi Amasya müftüsü ve Sultaniye müderrisi olarak yeniden itibarına kavuştu.
Muharrem'in on üçüncü günü [Temmuz 1667], Mutasarrıf Ferhad Paşa eşkıyanın peşindeyken, Paşa'ya rağmen eşkıya elebaşısı Deli Süleyman kötü yoldaşlarıyla güpegündüz Taşan Dağı'ndan inip Merzifon'u bastı. Pek çok evi yağmaladılar ve Merzifon Müftüsü Abdullah Efendi'yi şehit ettiler. Müftünün henüz sakalı bitmemiş genç oğlu Mehmed Çelebi'yi de alıp dağa götürdüler.
Bu acıklı haberi Varay taraflarında alan Mutasarrıf Ferhad Paşa, Alaybeyi Hüseyin Bey, Muslî Ağa, Sevincerli Ömer Ağa ve Serdar Yûsuf Ağa takibe koyuldular. Fakat bu kötü olayın Merzifon voyvodası ile mutasarrıfın gevşekliğinden kaynaklandığı kanaatine varıldığından her ikisi de görevden alındı ve Amasya sancağı Karahisar-ı Şarkî Mutasarrıfı es-Seyyid Mehmed Paşa'ya verildi.
Açıklamalar ve Araştırma
Metindeki Eski Kelimeler
- imdat kuvveti: yardıma gönderilen asker
- ta'kîb-i eşkıyâ: eşkıyanın peşine düşme
- salât-ı 'îd: bayram namazı
- şeyhü'l-ulemâ: şehrin âlimlerinin en kıdemlisi ve başı
- tevliyet: bir vakfın yönetimi, mütevellilik
- tevhîden: birleştirilerek
- tefrîk: ayırma
- ber-vech-i tekâüd: emeklilik maaşı yerine olmak üzere
- iâde-i ikbâl: kaybettiği makama ve itibara yeniden kavuşma
- ser-gerde: elebaşı
- rüfekâ-yı habâset: kötülükte yoldaşları
- şâb-ı emred: henüz sakalı bitmemiş delikanlı
- şenâat: çirkin, utanç verici iş
- teseyyüb: gevşeklik, başıboş bırakma
Taşan Dağı'ndan İnen Eşkıya
Maddenin asıl olayı, 1078 yılı Muharrem ayında [Temmuz 1667] Deli Süleyman adlı eşkıya reisinin Merzifon'u basmasıdır. Eşkıyanın sığınağı olarak anılan Taşan Dağı, bugün daha çok Tavşan Dağı adıyla bilinir. Mehmet Öz, Merzifon'un Tavşan (Taşan) Dağı'nın güney eteklerinde, Merzifon ovasının kenarında kurulduğunu yazar. En yüksek noktası 1.901 metreyi bulan dağın güneydoğusunda Merzifon, güneybatısında Gümüşhacıköy, kuzeydoğusunda Havza, kuzeybatısında Vezirköprü yer alır. Bu konum, dağın dört ayrı kasabaya birden inebilen eşkıya için ne kadar elverişli bir sığınak olduğunu kendiliğinden anlatır. Merzifon voyvodasının "her taraftan" yardım istemesi ve olayların Lâdik taraflarına kadar uzanması da bu coğrafyayla açıklanabilir.
Mutasarrıf Ferhad Paşa'nın haberi aldığı Varay, Amasya sancağının eski yerleşimlerindendir. Hamdullah Dedeoğlu'nun derlediği bilgilere göre Gediksaray adıyla 1855-1878 arasında kaza, sonra nahiye olan yerin diğer adı Varay ya da Veray'dır; bugün Göynücek ilçesine bağlı bir köydür. Paşanın baskın sırasında Merzifon'dan uzakta, Varay taraflarında bulunması, sonradan "gevşeklik" suçlamasına neden olmuş görünmektedir; ancak bu bir çıkarımdır, Hüsameddin suçlamanın gerekçesini ayrıntılı vermez.
Olayın zamanlaması da dikkat çekicidir. Mehmet Öz'e göre Merzifon'un XVII. yüzyılın ikinci yarısında yetiştirdiği en büyük şahsiyet olan Kara Mustafa Paşa'nın cami, Taşhan, bedesten, kütüphane ve hamamlardan oluşan külliyesi 1666-1679 yılları arasında inşa edilmiştir. Baskın, tam da bu inşaat yıllarında, sadaret kaymakamlığındaki Kara Mustafa Paşa'nın memleketinde yaşanmıştır. Bir sonraki maddede Kara Mustafa Paşa'nın olaya "pek ziyade ehemmiyet verdiği" ve yakalanan eşkıyayı Merzifon'da idam ettirdiği anlatılır; olayın İstanbul'da bu kadar ağır karşılanmasında Merzifon'un sadaret kaymakamının memleketi olmasının payı olduğu düşünülebilir. Deli Süleyman ve şehit edilen Merzifon Müftüsü Abdullah Efendi hakkında başka kaynaklarda bilgiye rastlanmadı.
Hızır Efendi'nin Dördüncü Müftülüğü
Maddede 1078 yılı başında Ebussuûd Efendi'nin istifası üzerine Fâzıl Hızır Efendi'nin yeniden Amasya müftüsü olduğu bildirilir. Hüseyin Yazıcı da 1078 [1667] yılında Ebussuûd Efendi'nin istifasıyla boşalan müftülüğe Hızır Efendi'nin dördüncü kez atandığını, aynı yıl Sultan Bayezid kürsü şeyhliğini küçük oğlu Yakub Efendi'ye devrettiğini ve bu görevi 1085 [1674] yılına kadar sürdürdüğünü yazar. Hüsameddin'in "iâde-i ikbâl", yani itibarına yeniden kavuştu ifadesi, sekiz yıl önce mahkemede küçük düşürülüp Kıbrıs'a sürülen âlimin geri dönüşünü özetler.
Maddede tımarhanenin önünde yaptırıldığı söylenen darülkurrâ, Yeşilırmak kıyısındaki eski darüşşifânın yakınındaydı. Evliya Çelebi XVII. yüzyılda Amasya'da dokuz darülkurrâ bulunduğunu, yalnızca Sultan Bayezid Darülkurrası'nda üç yüzden fazla hafız olduğunu yazar; şehrin bu yıllardaki Kur'an eğitimi canlılığı bu yeni vakıfla birlikte düşünülebilir.
Ferhad Paşa ile babası Dilâver Ağa ve onun efendisi Merzifonlu Yahya Paşa hakkında başka kaynaklarda bilgiye rastlanmadı.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 4. Cilt, s. 589–590. amasya.bel.tr
Akademik çalışmalar
Diğer kaynaklar