İçeriğe geç

Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar · BİRİNCİ BÂB · ONUNCU FASIL · ÜÇÜNCÜ DEVRE-İ TÂRİHİYYE

Mehmed Paşa

Ansiklopedi · Amasya Tarihi, 4. Cilt, s. 587–588 • Hazırlayan: Doç. Dr. Hicabi GÜLGEN

Özgün Metin

Amasyalıdır. Kara Kadı İbrâhim Efendi’nin evlâdından sipâhi Ali Ağa’nın mahdûmudur. 1072 senesi şevvâlinin yirmi yedinci günü Amasya sancağı mutasarrıfı olup Rumeli Harbi’ne me’mûr olduğundan mahdûmu Halil Bey Amasya mütesellimi oldu. Aleybeyi olan Çavuşzâde Hasan Bey’le beraber zilka’dede harbe gitdi.

Zilhiccede Şâbâniye Meşâyihinden Hoca Sultân Tekkesi Şeyhi Muslihiddîn Mustafa Efendi vefât edib yerine halifesi Amasyalı eş-Şeyh Mehmed Efendi geçti. Bu sene Hacı Mansûroğlu el-Hâc Hasan Ağa bin Ahmed Ağa Okmeydanı’ndaki bağını Enderun Câmii vâizi Tâceddînzâde Hüseyin Efendi’ye ve ba‘dehû câmi-i mezbûr kürsü şeyhlerine vakfetdi.

1073 senesi gurre-i muharreminde Kadı Sıyâmî Efendi’nin yerine Abdülhalîm Efendi Amasya kadısı ve muharremin on üçünde Cidde sancağından ma‘zûl el-Hâc Selim Bey Sultân Bâyezîd evkâfı mütevellisi olup Amasya’ya geldi.

Safer gurresinde Müftü el-Hâc Ömer Efendi’nin azline binâen Sultân Bâyezîd kürsü şeyhi Hâbilzâde Mehmed Efendi Amasya müftüsü oldu. Fakat cumâdelûlânın yirmi üçüncü günü vefât eylediğinden Sultâniyye Müderrisi İsmâil Efendi Amasya müftüsü ve Kıbrıs’tan gelen Fâzıl Hızır Efendi de Sultân Bâyezîd kürsü şeyhi oldu.

Bunu müteâkip Amasya Mütesellimi Halil Bey harbe me’mûren Rumeli’ne gidip kethüdâyeri Şâtır Ali Ağa yine Amasya mütesellimi oldu. [144] Zilka’dede Beyrut sancağından ma‘zûl ve Amasya’da mütekâid olan Mirlivâ Kuloğlu Mehmed Bey ve İstanbul’da tezkire-i evvel Amasyalı Hacı Nebîzâde Hüseyin Efendi vefât etdi.

Zilhiccede Amasya Alaybeyi Hasan Bey muhârebede şehîd olduğundan Gököyük Mâlikânesinden aldığı 31854 akçe ze’âmeti oğulları Mûsâ, İbrâhim beylere verildi. Paşazâde Hüseyin Bey yine alaybeyi oldu. Nişancı Ca’fer Çelebi’ye bu sene Rumeli Beylerbeyliği pâyesi verildi.

1074 senesi gurre-i muharreminde Evkâf-ı Sultâniyye Mütevellîsi Hacı Selim Bey’e bir sancak verildiğinden Derviş Beyzâde Osmân Bey evkâf-ı Sultâniyye mütevellîsi oldu. Evâhir-i muharremde müftü-i sâbık Çorumlu el-Hâc Ömer Efendi vefât etdi. Oğulları Abdullah, Feyzullah efendilerdir.

Muharremin selhindi Niğbolu Muhâfızı Vezîr Amasyalı Kara Kadızâde İbrâhim Paşa, ammizâde ve Amasya Mutasarrıfı Mehmed Paşa, Amasyalı Hâbil Beyzâde Veli Paşa, İbrâhim Paşa’nın kayın pederi bâ-pâye-i Rumeli reîsü’l-küttâbı olan Şâmîzâde Mehmed Paşa, Ordu’da i’dâm ve her şeyleri müsâdere edildi.⁶⁶⁶

Bunların Amasya’da kâin emvâl ü emlâki dergâh-ı âlî kapıcıbaşılarından Deli Emîr es-Seyyid Mehmed Ağa yed-i ma’rifetiyle satıldı. Esmân-ı hâsılası İstanbul’a takdîm edildiğinden Deli Emîr Mehmed Ağa’ya Çorum sancağı ve [145] sâbık Amasya Mutasarrıfı Mehmed Paşa’ya Amasya sancağı tevcîh edildi.

Dipnotlar

  • 666 Çünkü Şâmîzâde Mehmed Paşa, kendi damâdını sadrâzam tâyin ettirmeye teşebbüs etmişdi. Diğerleri bunların şeâmetine uğradı.
Araştırma Makalemiz Editör: Mevlüt Erdem Öztürk

Günümüz Türkçesiyle

Amasyalıdır. Kara Kadı İbrâhim Efendi'nin soyundan gelen sipahi Ali Ağa'nın oğludur. 1072 yılı Şevval ayının yirmi yedinci günü [Haziran 1662] Amasya sancağı mutasarrıfı oldu. Rumeli seferine memur olduğundan oğlu Halil Bey Amasya mütesellimi oldu. Kendisi, alaybeyi olan Çavuşzâde Hasan Bey ile birlikte Zilkade ayında savaşa gitti.

Zilhicce'de Şâbâniye şeyhlerinden Hoca Sultan Tekkesi şeyhi Muslihiddîn Mustafa Efendi vefat etti, yerine halifesi Amasyalı Şeyh Mehmed Efendi geçti. Bu yıl Hacı Mansûroğlu el-Hâc Hasan Ağa bin Ahmed Ağa, Okmeydanı'ndaki bağını Enderun Camii vaizi Tâceddînzâde Hüseyin Efendi'ye, ondan sonra da aynı caminin kürsü şeyhlerine vakfetti.

1073 yılı Muharrem ayının başında [Ağustos 1662] Kadı Sıyâmî Efendi'nin yerine Abdülhalîm Efendi Amasya kadısı oldu. Muharremin on üçünde Cidde sancağından azledilmiş olan el-Hâc Selim Bey, Sultan Bayezid vakıflarının mütevellisi olarak Amasya'ya geldi.

Safer başında Müftü el-Hâc Ömer Efendi'nin görevden alınması üzerine Sultan Bayezid kürsü şeyhi Hâbilzâde Mehmed Efendi Amasya müftüsü oldu. Fakat Cemâziyelevvel'in yirmi üçüncü günü vefat ettiğinden Sultaniye Müderrisi İsmâil Efendi Amasya müftüsü, Kıbrıs'tan dönen Fâzıl Hızır Efendi de Sultan Bayezid kürsü şeyhi oldu.

Bunun ardından Amasya Mütesellimi Halil Bey savaşa memur olarak Rumeli'ye gitti ve kethüdâyeri Şâtır Ali Ağa yine Amasya mütesellimi oldu. Zilkade'de Beyrut sancağından azledilmiş olup Amasya'da emekli olarak yaşayan Mirliva Kuloğlu Mehmed Bey ile İstanbul'da birinci tezkireci olan Amasyalı Hacı Nebîzâde Hüseyin Efendi vefat etti.

Zilhicce'de Amasya Alaybeyi Hasan Bey savaşta şehit düştüğünden, Gököyük mâlikânesinden aldığı 31.854 akçelik zeamet oğulları Mûsâ ve İbrâhim beylere verildi. Paşazâde Hüseyin Bey yine alaybeyi oldu. Nişancı Ca'fer Çelebi'ye bu yıl Rumeli beylerbeyliği payesi verildi.

1074 yılı Muharrem ayının başında [Ağustos 1663] Sultan vakıfları mütevellisi Hacı Selim Bey'e bir sancak verildiğinden Derviş Beyzâde Osman Bey Sultan vakıflarının mütevellisi oldu. Muharrem sonlarında eski müftü Çorumlu el-Hâc Ömer Efendi vefat etti. Oğulları Abdullah ve Feyzullah efendilerdir.

Muharremin son günü Niğbolu Muhafızı Vezir Amasyalı Kara Kadızâde İbrâhim Paşa, onun amcazadesi Amasya Mutasarrıfı Mehmed Paşa, Amasyalı Hâbil Beyzâde Veli Paşa ve İbrâhim Paşa'nın kayınpederi olan, Rumeli payesi taşıyan reisülküttab Şâmîzâde Mehmed Paşa orduda idam edildi ve bütün varlıklarına el konuldu.

Bunların Amasya'daki mal ve mülkleri Dergâh-ı Âlî kapıcıbaşılarından Deli Emîr es-Seyyid Mehmed Ağa eliyle satıldı. Elde edilen bedel İstanbul'a gönderildiğinden Deli Emîr Mehmed Ağa'ya Çorum sancağı, önceki Amasya Mutasarrıfı Mehmed Paşa'ya da Amasya sancağı verildi.

Açıklamalar ve Araştırma

Metindeki Eski Kelimeler

  • evlâd: soy, torunlar
  • mahdûm: oğul
  • meşâyih: tarikat şeyhleri
  • halife: bir şeyhin yetki verdiği, yerine geçebilecek müridi
  • kürsü şeyhi: büyük camilerde kürsüde vaaz veren görevli vaiz
  • mütekâid: emekli
  • tezkire-i evvel: sadrazamın birinci tezkirecisi, yazı işlerini yürüten kâtip
  • ze'âmet: yıllık geliri 20.000 akçeden fazla olan büyük tımar
  • mâlikâne: geliri kişiye ömür boyu verilen devlet mülkü
  • selh: Hicrî ayın son günü
  • reîsü'l-küttâb: divan kâtiplerinin başı, dış yazışmaları yürüten görevli
  • şeâmet: uğursuzluk, kötü talih
  • esmân-ı hâsıla: satıştan elde edilen bedeller

Uyvar Önlerinde Dört İdam

Maddenin en ağır haberi, sonlara doğru tek cümleyle verilen idamlardır. Hüsameddin'in dipnotuna göre sebep, Şâmîzâde Mehmed Paşa'nın kendi damadını sadrazam yaptırmaya girişmesidir; ötekiler de onların talihsizliğine ortak olmuştur. Bu olay, Köprülüzâde Fâzıl Ahmed Paşa'nın 1663 Uyvar seferi sırasında yaşanmıştır. Fâzıl Ahmed Paşa'nın Avusturyalılar elindeki Uyvar (Érsekújvár) kalesini kuşatması 17 Ağustos 1663'te başlamış, kale 21 Safer 1074 (24 Eylül 1663) tarihinde teslim alınmıştır.

Nejla Doğan ve C. Şahin'in reisülküttab Şâmîzâde Mehmed Efendi üzerine yaptıkları çalışma, olayın arka planını ayrıntılı biçimde ortaya koyar. Şâmîzâde, Köprülü Mehmed Paşa'nın sadarete gelmesinde Mimar Kasım Ağa ile birlikte çaba göstermiş, 1655-1663 yılları arasında reisülküttablık yapmış, Köprülü'nün "sadık dostu" sayılmıştır. Kadızâde İbrâhim Paşa ise onun kendi kethüdâlığından yetiştirdiği damadıdır. Her ikisi de Uyvar seferine katılmış, kuşatma sürerken idam edilmişlerdir. Dönemin kroniklerinin çoğu, sadarete göz diktiklerini gösteren bir mektuptan söz eder; ancak araştırmacılar bu mektubun gerçekliğinin sorgulanması gerektiğini, mektuptan ilk söz eden yazarın Evliya Çelebi olduğunu vurgular. İdamın ardından reisülküttablığa Fâzıl Ahmed Paşa'ya yakın Acemzâde Hüseyin Efendi, İbrâhim Paşa'nın Niğbolu sancağına da Konakçı Hasan Paşa getirilmiş; Şâmîzâde'nin konağı Köprülülerin eline geçmiştir. Yazarlar bu son ayrıntıyı Köprülülerin iktidar mücadelesinden galip çıkışının simgesi sayar.

Tarih konusunda küçük bir ayrılık vardır. Hüsameddin idamları "Muharremin son günü", yani 1074 yılının Eylül başına denk gelen bir güne koyar. Doğan ve Şahin'in aktardığına göre Evliya Çelebi, Mehmed Halife, Silahdar ve İsazâde bu tarihi 9 Safer 1074 (12 Eylül 1663), Abdurrahman Paşa vekâyinâmesi ise 10 Safer 1074 olarak verir. Aradaki fark on gün kadardır ve kaynakların çoğunluğu Safer tarihini desteklemektedir. Hüsameddin'in İbrâhim Paşa'yı "Niğbolu Muhafızı" diye anması ise yeni araştırmalarla uyuşur.

Bu idamlarda dikkat çeken bir başka nokta, ölenlerin Amasyalılığıdır. Kara Kadızâde İbrâhim Paşa, amcazadesi olan ve bu maddeye adını veren Amasya Mutasarrıfı Mehmed Paşa ve Hâbil Beyzâde Veli Paşa aynı şehrin ailelerindendir. Bir önceki maddede Kadızâde İbrâhim Ağa'nın Fâzıl Ahmed Paşa'nın sadaretinin ilk günlerinde Rumeli payesiyle Niğbolu muhafızlığına getirildiği anlatılmıştı; iki yıl içinde aynı sadrazamın emriyle hayatını kaybetmiştir. Mehmed Paşa ile Veli Paşa'nın idamına dair Hüsameddin'den başka bir kaynağa ulaşılamadı; Doğan ve Şahin'in çalışması yalnızca Şâmîzâde ile damadının idamını konu edinir.

Hoca Sultan Tekkesi

Maddenin başında şeyhinin vefatı bildirilen Hoca Sultan Tekkesi, Amasya'nın eski Halvetî tekkelerinden biridir. Kadir Özköse'nin Amasya Halvetî tekkeleri üzerine çalışmasına göre tekke eski Darüsselam mahallesinde, bugünkü Fethiye mahallesi civarında bulunuyordu. Şehzade Bayezid'in Amasya'daki hocası Şemseddin Ahmed Çelebi tarafından 880 [1475] yılında yaptırılmış, şeyhliği Halvetîliğin büyük isimlerinden Cemâl Halvetî'ye (Çelebi Halife) verilmişti. Sonraki dönemde tekkenin mütevelliliği Cemâl Halvetî'nin soyundan gelen Çelebizâdelerde kalmış, bu sülale 1686'da Amasya'da sona erince başka ellere geçmiştir. Hüsameddin'in burada Şâbâniye şeyhi olarak andığı Muslihiddîn Mustafa Efendi, Halvetîliğin Şâbâniye kolundandır.

Maddede Kıbrıs'tan dönen Fâzıl Hızır Efendi'nin Sultan Bayezid kürsü şeyhi olduğu da kaydedilir. Hüseyin Yazıcı'nın çalışmasında Fâzıl Ahmed Paşa'nın onu Kıbrıs'tan getirttiği ve 1074 yılında Yörgüç Paşa Medresesi'ne müderris yaptığı belirtilir; Hüsameddin'in kürsü şeyhliği kaydı ile Yazıcı'nın müderrislik kaydı aynı dönüş yıllarının farklı görevlerine işaret eder.

Kaynakça

Birincil kaynaklar

  • Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 4. Cilt, s. 587–588. amasya.bel.tr

Akademik çalışmalar

Diğer kaynaklar

4. Cilt içindekiler

Karekod · QR code

Bu sayfanın karekodudur. A5 olarak yazdırıp asabilir ya da yapıştırabilirsiniz; okutan kişi doğrudan bu içeriğe ulaşır.

This QR code links to this page. Print it on A5 and post it anywhere; scanning it opens this content.