İçeriğe geç

Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar · İKİNCİ BÂB · BİRİNCİ FASIL

Eyyûb Efendi-Üçbaşzâde

Ansiklopedi · Amasya Tarihi, 7. Cilt, s. 385 • Hazırlayan: Prof. Dr. Safi ARPAGUŞ- Prof. Dr. Ahmet Hakkı TURABİ

Özgün Metin

Amasyalıdır. Kibâr-ı ulemâdan Amasya müftüsü Üçbaş Nûreddîn Hamza Efendi’nin mahdûmudur. İstanbul’da Amasyalı Tâczâde Sa’dî Çelebi’den ikmâl-i tahsîl edib üstâdından mülâzim ba’dehû müderris oldu. Sarây hazînesinden kendisine yevmî elli akçe verildiği 927 tarihli enderûn defterinde görüldü. [402]

Ba’dehû silk-i kudâta girip bilâd-ı celîleye kadı oldu. Rûmeli eyâletinde kırk yıl kadar icrâ-yı kazâ edib 963 hudûdunda vefât etdi. Kibâr-ı kudât-ı Rûmeli’nden bir âlim idi. Mahdûmu Mehmed Çelebi’dir.

Araştırma Makalemiz Editör: Mevlüt Erdem Öztürk

Günümüz Türkçesiyle

Amasyalıdır. Büyük âlimlerden, Amasya müftüsü Üçbaş Nûreddîn Hamza Efendi'nin oğludur. İstanbul'da Amasyalı Tâczâde Sa'dî Çelebi'den öğrenimini tamamlayıp hocasından mülâzım, sonra müderris oldu. Saray hazinesinden kendisine günlük elli akçe verildiği 927 [1520-21] tarihli enderun defterinde görüldü.

Sonra kadılık yoluna girip büyük kentlere kadı oldu. Rumeli eyaletinde kırk yıl kadar kadılık yaparak 963 dolaylarında [1555-56] öldü. Rumeli'nin büyük kadılarından bir âlimdi. Oğlu Mehmed Çelebi'dir.

Açıklamalar ve Araştırma

Metindeki Eski Kelimeler

  • mahdûm: oğul
  • kibâr-ı ulemâ: büyük âlimler
  • ikmâl-i tahsîl: öğrenimi tamamlama
  • mülâzim: müderrisliğe girmeden önce bir hocanın yanında bekleyen aday
  • enderûn: sarayın iç hizmet bölümü
  • yevmî: günlük
  • silk-i kudât: kadılar zümresi, kadılık yolu
  • bilâd-ı celîle: büyük, önemli kentler
  • icrâ-yı kazâ: kadılık yapma, hüküm verme
  • hudûd: civar (tarihlerde "dolaylarında")

Hocası Tâcîzâde Sâdî Çelebi

Üçbaşzâde'nin İstanbul'da öğrenim gördüğü Sâdî Çelebi, Amasya'da doğmuştur. Babası Tâcî Bey şair, münşî ve hattattı; Amasya'da Şehzade Bayezid'in defterdarlığını yapmış, Amasya seraskerliği görevinde bulunmuştur. Ağabeyi Tâcîzâde Câfer Çelebi, Yavuz Sultan Selim döneminde kazasker iken 1515'te idam edilmiş, naaşını Sâdî Çelebi defnetmiştir. Sâdî Çelebi Bursa'da Gazi Murad Medresesi'nde müderrislik yapmış, 909'dan [1503-04] önce İstanbul'a gitmiş, kasım 1503 tarihli bir kayıtta Ali Paşa Medresesi müderrisi olarak anılmış, sonra Semâniye medreselerinden birine atanmıştır. Hayatının sonuna kadar İstanbul'da kalmış, bir ara hacca gitmiş, 80 akçeyle emekli olmuş, ölünce Balat'ta yaptırdığı sıbyan mektebinin bahçesine gömülmüştür. Arapça inşâda usta sayılmış, Amasya'nın güzelliklerini anlatan Hayrü'l-ahlâm adlı bir eser yazdığı Hüsameddin'in Amasya Tarihi'nde de kaydedilmiştir. Hüsameddin'in Üçbaşzâde'nin İstanbul'da bu hocadan ders aldığı yolundaki bilgisi, Sâdî Çelebi'nin ömrünün sonuna kadar İstanbul'da kaldığını bildiren kayıtlarla çelişmez.

Tarihlere Dair Bir Not

Metin Üçbaşzâde'nin Rumeli'de "kırk yıl kadar" kadılık yaptığını, 927'de [1520-21] müderris olarak saray hazinesinden aylık aldığını ve 963 dolaylarında [1555-56] öldüğünü söyler. Kırk yıl, 927'den ölüm tarihine kadar geçen otuz altı yıldan uzundur; bu nedenle "kırk yıl" ifadesinin yuvarlak bir söyleyiş olması ya da 927'den önceki görevleri de kapsaması muhtemeldir. Bu bir çıkarımdır. Üçbaş Nûreddîn Hamza Efendi'ye, Üçbaşzâde Eyyûb Efendi'nin kadılık yaptığı yerlere ve oğlu Mehmed Çelebi'ye dair başka kaynaklarda bilgiye rastlanmadı.

Kaynakça

Birincil kaynaklar

  • Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 7. Cilt, s. 385–385. amasya.bel.tr

Akademik çalışmalar

7. Cilt içindekiler