İçeriğe geç

Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar · BİRİNCİ BÂB · ONUNCU FASIL · AMASYA TÂRÎHİ'NDEN ÜÇÜNCÜ DEVRE BAKİYYESİ

Hamis Paşa

Ansiklopedi · Amasya Tarihi, 4. Cildin Bakiyyesi, s. 646–647 • Hazırlayan: Prof. Dr. Mehmet ARSLAN

Özgün Metin

Divriklidir. Hamiszâde Ebû Bekir Paşa'nın oğludur. 1151 şa'bânının dördüncü günü Amasya mutasarrıfı olup Vidin harbiyle meşgûl [64] olduğundan Yeğenzâde Ömer Bey bin Hacı İbrâhim Bey Amasya mütesellimi oldu.

Ramazân evâ'ilinde esnâf şeyhi Hacı İbrâhim Efendi nakîb olup leyle-i kadrin seherinde muhaddis-i meşhûr Hâfızzâde Hacı Osmân Fâ'ik Efendi Pervâne Bey Câmi'indeki i'tikâf-hânesinde hâl-i secdede dâr-ı kudse rihlet etdi.

Şevvâlde salâh ve takvâsıyla meşhûr Mevlevî-hâne şeyhi Arap Sâlih Ulvî Dede dâr-ı na'îme göçdü. Meydâncı Dervîş Mehmed Dede mevlevî şeyhi oldu.

Zilhiccede Karakulak Mustafâ Paşazâde yüzbaşı Alî Bey alaybeyi olup vâ'iz-i meşhûr Cum'azâde Hacı Osmân Efendi, Uzun Müderriszâde Mustafâ Efendi vefât etdi.

1152 muharreminde Gürcüzâde Hacı İbrâhim Bey yine baş a'yân ve Zanalıoğlu Şerîf Mehmed Efendi nakîb ve cemâziyelâhirde Keklikoğlu Hacı Halîl Ağa şehir kethüdâsı ve şa'bânda Helvâcıoğlu Birinci Abdî Ağa serdâr olup vüzerâdan Oluslu Kürd İbrâhim Paşa vefât etdi.

1153 muharreminde miftâh ağası Hacı Mehmed Ağa Amasya mütesellimi ve Yeğenzâde Hacı İbrâhim Bey baş a'yân, Hacı Kadiroğlu Hacı Hâfız Mehmed Ağa hacıbaşı ve rebî'ulevvelin yirmi yedinci günü Zanalızâde [65] Hacı Ahmed Paşa sadr-ı a'zam, Amasyalı Hacı Efendizâde Hacı Ebûbekir Ağa sadâret kapıcılar kethüdâsı, diğer Amasyalı Süleymân Ağa harem kethüdâsı, diğer Amasyalı Mehmed Ağa da selâm ağası oldu.⁷⁰⁴

Bir gün sonra Amasya kadısı ve Feyziyye Medresesi vâkıfı esbak Anadolu kazaskeri Amasyalı Hacı İbrâhim Efendi vefât etdi. Rebî'ulâhir gurresinde Mûsıle-i Süleymâniyye müderrislerinden Hacı Mustafâ Efendi Amasya kadısı olup geldi.

Rebî'ulâhirin on yedisinde yeniçeri ocağında Amasyalı Sakaoğlu Onsekizin İsmâ'il Ağa kul kethüdâsı olarak parladı. Zorluoğlu Altmışyedinin Mehmed Ağa Amasya serdârı oldu.

Cemâziyelevvelde Vidin muhârebesinde bozulan Vidin seraskeri Merzifonlu Tuz Mehmed Paşa, ma'iyyetinde Amasya mutasarrıfı Hamis Paşa da bozulduğundan her ikisi de i'dâm edildi.

Dipnotlar

  • 704 Amasya'da Harem Kethudâsı Oğulları, Selâm Ağası Oğulları bunların evlâdlarıdır.
Araştırma Makalemiz Editör: Mevlüt Erdem Öztürk

Günümüz Türkçesiyle

Divriklidir (Divriğilidir). Hamiszâde Ebû Bekir Paşa'nın oğludur. 1151 yılı Şaban ayının dördüncü günü [17 Kasım 1738] Amasya mutasarrıfı oldu; Vidin savaşıyla meşgul olduğundan Yeğenzâde Ömer Bey bin Hacı İbrahim Bey Amasya mütesellimi oldu.

Ramazan başlarında esnaf şeyhi Hacı İbrahim Efendi nakîb oldu. Kadir gecesinin seher vaktinde ünlü hadis âlimi Hâfızzâde Hacı Osman Fâik Efendi, Pervane Bey Camii'ndeki itikâfhanesinde secdede iken kutsal yurda göçtü.

Şevval ayında iyiliği ve takvasıyla tanınmış Mevlevîhane şeyhi Arap Sâlih Ulvî Dede cennet yurduna göçtü. Meydancı Derviş Mehmed Dede Mevlevî şeyhi oldu.

Zilhicce ayında Karakulak Mustafa Paşazâde yüzbaşı Ali Bey alaybeyi oldu; ünlü vaiz Cum'azâde Hacı Osman Efendi ile Uzun Müderriszâde Mustafa Efendi öldü.

1152 yılı Muharrem ayında [Nisan-Mayıs 1739] Gürcüzâde Hacı İbrahim Bey yine baş âyan, Zanalıoğlu Şerif Mehmed Efendi nakîb, Cemaziyelâhir ayında Keklikoğlu Hacı Halil Ağa şehir kethüdası, Şaban ayında Helvacıoğlu Birinci Abdî Ağa serdar oldu; vezirlerden Oluslu Kürd İbrahim Paşa da öldü.

1153 yılı Muharrem ayında [Mart-Nisan 1740] miftah ağası (anahtar ağası) Hacı Mehmed Ağa Amasya mütesellimi, Yeğenzâde Hacı İbrahim Bey baş âyan, Hacı Kadiroğlu Hacı Hâfız Mehmed Ağa hacıbaşı oldu. Rebiülevvel ayının yirmi yedinci günü [22 Haziran 1740] Zanalızâde Hacı Ahmed Paşa sadrazam, Amasyalı Hacı Efendizâde Hacı Ebûbekir Ağa sadaret kapıcılar kethüdası, yine Amasyalı Süleyman Ağa harem kethüdası, bir başka Amasyalı Mehmed Ağa da selâm ağası oldu.

Bir gün sonra Amasya kadısı ve Feyziye Medresesi'nin vakfı olan eski Anadolu kazaskeri Amasyalı Hacı İbrahim Efendi öldü. Rebiülâhir ayının ilk günü Mûsıle-i Süleymâniyye müderrislerinden Hacı Mustafa Efendi Amasya kadısı olarak geldi.

Rebiülâhir ayının on yedisinde, yeniçeri ocağının On Sekizinci Orta'sından Amasyalı Sakaoğlu İsmail Ağa kul kethüdası olarak parladı. Altmış Yedinci Orta'dan Zorluoğlu Mehmed Ağa Amasya serdarı oldu.

Cemaziyelevvel ayında, Vidin savaşında bozguna uğrayan Vidin seraskeri Merzifonlu Tuz Mehmed Paşa ile onun maiyetinde bulunup onunla birlikte bozulan Amasya mutasarrıfı Hamis Paşa'nın ikisi de idam edildi.

Açıklamalar ve Araştırma

Metindeki Eski Kelimeler

  • esnâf şeyhi: esnaf loncalarının dinî ve törensel başı
  • leyle-i kadr: Kadir gecesi
  • muhaddis: hadis âlimi
  • i'tikâf-hâne: camide ibadet için çekilip kalınan oda
  • hâl-i secde: secde hâli
  • dâr-ı kudse rihlet etmek: kutsal yurda göçmek, ölmek
  • salâh ve takvâ: iyilik ve Allah korkusu, dindarlık
  • dâr-ı na'îm: nimet yurdu, cennet
  • meydâncı: Mevlevîhanede dervişlerin işlerini düzenleyen görevli
  • vâ'iz: vaaz veren, öğüt veren din adamı
  • serdâr: taşradaki yeniçerilerin başı
  • miftâh ağası: anahtar ağası
  • sadr-ı a'zam: sadrazam
  • sadâret kapıcılar kethüdâsı: sadrazam kapısındaki kapıcıların başı
  • harem kethüdâsı: sadrazam konağının harem işlerine bakan ağa
  • selâm ağası: sadrazam kapısının tören ağalarından biri
  • vâkıf: vakfı kuran kişi
  • kul kethüdâsı: yeniçeri ocağında ağadan sonra gelen yönetici
  • orta: yeniçeri ocağındaki bölük; "Onsekizin İsmail Ağa", On Sekizinci Orta'dan İsmail Ağa demektir
  • ma'iyyet: bir büyüğün yanındaki maiyet, emri altındakiler

Hamis Paşa ve Hamisoğulları

Divriğili Hamis Paşa, Amasya'yı iyi tanıyan bir ailenin oğludur. Hüsameddin, babası Ebûbekir Paşa'yı da kendi yerinde Amasya mutasarrıfları arasında sayar: Divriğili olan ve "Hamisoğlu" diye tanınan Ebûbekir Paşa, 1133 yılı Cemaziyelâhir'inin dokuzuncu günü [Nisan 1721] Amasya mutasarrıfı olmuş, Şâhinoğlu Osman Ağa'yı mütesellimlikte bırakarak savaş için doğuya gitmişti. Böylece on yedi yıl arayla baba ve oğul aynı sancağa atanmış, ikisi de şehre uğramadan cepheden yönetmiştir. Hamis Paşa'nın mütesellim olarak Yeğenzâde Ömer Bey'i seçmesi, Amasya'nın güçlü âyan ailelerinden Yeğenzâdelerin yönetimdeki yerini gösterir. Hüsameddin'in 1171 [1757-58] yılı kayıtlarında, nüfuzu ve gücüyle âyana kendini saydırdığı için bir müfettiş paşanın dikkatini çeken ve sonunda mîr-i mîrânlıkla Van valisi olarak Amasya'dan uzaklaştırılan Yeğenzâde Ömer Bey büyük olasılıkla aynı kişidir. Hamis Paşa'nın kendisine dair başka kaynaklarda bilgiye rastlanmadı.

Hâfızzâde Osman Fâik Efendi ve Pervane Bey Camii

Kadir gecesinin seherinde, itikâfhanesinde secdedeyken ölen muhaddis Hâfızzâde Hacı Osman Fâik Efendi, aynı yıllarda Amasya'nın kütüphane tarihinde de iz bırakmış bir âlimdir. Semavi Eyice'nin aktardığına göre 1147 [1734-35] yılında "Hıfzızâde Hacı Osman Fâik Efendi" Burmalı Minare Camii'ne bitişik türbenin üst katını kütüphane hâline getirmiş, ancak buradaki kitaplar sonradan dağılmıştır. Davut Ağbal da I. Mahmud döneminde Amasya'da kurulan kütüphaneler arasında Burmalı Minare Camii türbe odasındakini (1147/1734) anar. Burmalı Minare Camii'nin vakfiyesini 699 [1299-1300] yılında İzzeddin Mehmed Pervâne Bey düzenlettiği için caminin eski kayıtlarda Pervane Bey adıyla anılmış olması mümkündür; bu durumda Osman Fâik Efendi'nin itikâfhanesi, kendi kurduğu kütüphanenin bulunduğu bu yapıda olmalıdır. Bu bir çıkarımdır; Hüsameddin'in "Pervane Bey Camii" derken hangi yapıyı kastettiğini açıkça gösteren bir kayda ulaşılamadı. Hesapla Kadir gecesi 1151 yılında 8 Ocak 1739'a denk gelir.

Amasya Mevlevîhanesi

Şevval ayında ölen Arap Sâlih Ulvî Dede, Amasya Mevlevîhanesi'nin şeyhidir. Abdülhalim Durma'nın Hüsameddin'den ve şer'iyye sicillerinden aktardığına göre Mevlevîhane, eski kayıtlarda "Mevlevîhâne-i merhum Alâeddin Pervâne" diye geçen, Alâeddin Ali Pervâne Bey'in 1314 yılında yaptırdığı bir kurumdur. 1602'de yanmış, 1637'de eski sadrazam Bayram Paşa tarafından yeniden yaptırılmıştır. Hükümet Köprüsü yakınında, Yeşilırmak kıyısında, Saraçhane Mahallesi'nin doğusunda bulunan yapının içindeki büyük bir odada gömülü olanlar arasında, sicillere göre, "Arap Sâlih Dede" de vardır. Metinde ölümü kaydedilen şeyh büyük olasılıkla bu kişidir. Mevlevîhane, 1925'te tekkelerin kapatılmasından sonra sahipsiz kalmış, bugünkü Yavuz Selim Meydanı'nın açılması sırasında yıktırılmış olmalıdır. Meydancılıktan şeyhliğe getirilen Derviş Mehmed Dede hakkında başka kaynaklarda bilgiye rastlanmadı.

Zanalızâde Hacı Ahmed Paşa'nın Sadrazamlığı ve Amasyalılar

Hüsameddin'in verdiği 1153 Rebiülevvel'inin yirmi yedinci günü, miladi 22 Haziran 1740'tır ve bu tarih, Feridun Emecen'in Şehlâ Ahmed Paşa için verdiği sadrazamlık tarihiyle aynıdır. Fikret Sarıcaoğlu'na göre de selefi Hacı İvaz Mehmed Paşa aynı gün, 27 Rebiülevvel 1153'te görevden alınmıştır. Emecen, Ahmed Paşa'nın ailesini Alanyalı, kendisini Foça doğumlu gösterir; Hüsameddin ise onu Amasya'nın Zana köyüne bağlar. Hangisi doğru olursa olsun, Hüsameddin'in kaydı paşanın Amasya ile güçlü bir bağı bulunduğunu açıkça gösterir: Sadrazamlığının ilk gününde Amasyalı üç kişi sadaret kapısında kapıcılar kethüdalığı, harem kethüdalığı ve selâm ağalığı gibi yakın hizmetlere getirilmiştir. Hüsameddin bir dipnotunda Amasya'daki Harem Kethüdası Oğulları ile Selâm Ağası Oğulları ailelerinin bu kişilerin soyundan geldiğini belirtir. Emecen'e göre Ahmed Paşa iki yıla yakın sadrazamlıktan sonra 28 Nisan 1742'de azledilip Rodos'a sürülmüş, sonra yeniden yükselip Kars seraskerliği ve Halep valiliği gibi görevlerde bulunmuş, Şubat 1753'te Halep'te ölmüştür.

Hacı İbrahim Efendi'nin Ölümü ve Yeni Kadı

Ahmed Paşa'nın sadareti ertesi gün, yani 28 Rebiülevvel 1153 [23 Haziran 1740] tarihinde ölen Amasyalı Hacı İbrahim Efendi, önceki maddelerde iki kez arpalık olarak Amasya kadılığına getirilen ve Feyziye (Aşağı Bakacak) Medresesi'ni yaptıran eski Anadolu kazaskeridir. Onun ölümüyle kadılığa, iki yıl önce alınan fermana uygun biçimde, mûsıle-i Süleymâniyye müderrislerinden Hacı Mustafa Efendi getirilmiştir. Böylece Amasya kadılığının mahreç mevleviyetine yükseltilmesi kararının uygulamaya geçtiği ilk örnek bu kayıtta görülür.

Vidin Bozgunu ve Bir Tarih Sorunu

Maddenin son cümlesi, Hamis Paşa'nın Vidin seraskeri Merzifonlu Tuz Mehmed Paşa ile birlikte idam edildiğini bildirir. Kimi biyografi kaynaklarında Tuz Mehmed Paşa'nın 16 Ağustos 1739'da idam edildiği yazılıdır. Bu tarih hicrî 1152 yılı Cemaziyelevvel'ine düşer. Hüsameddin de idamı Cemaziyelevvel ayına koyar, fakat bunu 1153 yılı olaylarının ardından anlattığı için okur onu 1740 yazına yerleştirmeye yönelir. Ay aynı, yıl bir eksiktir; idamın 1152 Cemaziyelevvel'inde [Ağustos 1739] olduğu anlaşılmaktadır. 1739 yazı, Osmanlı ordusunun 22 Temmuz'da Hisarcık'ta Avusturyalıları bozguna uğrattığı ve Eylül'de Belgrad'ı geri aldığı aylardır. Ana ordunun bu başarılarına karşılık Vidin kanadında bir yenilgi yaşanmış ve sorumlu tutulan seraskerle maiyetindeki Amasya mutasarrıfı ağır biçimde cezalandırılmıştır. Bu bozgunun ayrıntılarına başka kaynaklarda rastlanmadı.

Dikkat Edilecek Noktalar

Madde, Amasya'nın I. Mahmud devrinde İstanbul'daki yükselişini ve cephedeki kaybını yan yana gösterir. Bir yanda Amasyalılar sadaret kapısında ve yeniçeri ocağının üst kademelerinde makam kazanırken, öte yanda şehrin mutasarrıfı savaş meydanındaki bir yenilgi yüzünden canından olmuştur. Metinde 1152 yılı olaylarının kısa tutulması ve idam kaydının 1153 olaylarından sonraya konması, Hüsameddin'in bu yılları farklı kaynaklardan derleyip bir araya getirdiğini düşündürür.

Kaynakça

Birincil kaynaklar

Akademik çalışmalar

Diğer kaynaklar

4. Cildin Bakiyyesi içindekiler

Karekod · QR code

Bu sayfanın karekodudur. A5 olarak yazdırıp asabilir ya da yapıştırabilirsiniz; okutan kişi doğrudan bu içeriğe ulaşır.

This QR code links to this page. Print it on A5 and post it anywhere; scanning it opens this content.