Çerkesdir. Kölelikle enderûna girip Rûmeli pâyesiyle silahdâr ağası, sonra Bursa mutasarrıfı olarak harbe gitmişdi. 1148 şevvâlinin on yedinci günü Amasya mutasarrıfı olup dergâh-ı âlî kapıcıbaşılarından Amasyalı Hacı Süleymân Ağa Amasya mütesellimi oldu.⁷⁰²[59]
Bu esnâda martdan i'tibâren üç yıl müddetle evkâf-ı sultâniyye tevliyeti yine Ebûbekir Ağa'ya verilmişdi. Zilka'dede Küçük Alîoğlu vezîr Hüseyin Paşa kerîmesi Fatma Hanım'ın Amasya'da Mehmed Paşa Câmi'i yanında yapdırdığı Hâtuniyye denilen medresesi hitâma erdiğinden müderrisliği Mehmed Paşa Câmi'i vâ'izi Hâfız Hüseyin Efendi'ye ve tevliyeti de akrabâsından Yeğenzâde Hacı İbrâhim Bey'e verildi.
Bu yıl a'yândan Saatçioğulları'ndan Hacı Hâfız Mehmed Efendi vefât edip Hacı Kadiroğlu Hacı Mustafâ Ağa, esbak alaybeyi Kuloğlu Mustafâ Bey, serasker Abdullâh Paşa ile şehîd oldular.
1148 senesi muharrem gurresinde Yeğenzâde Hacı İbrâhim Bey baş a'yân, Hacı Bilâloğlu Hacı Celâl Ağa hacıbaşı oldu. Safer ibtidâsında müftü Halîl Efendi'nin azliyle Büyük Ağa müderrisi Antepli Hacı Osmân Efendi Amasya müftüsü oldu.
Ramazân gurresinde Anadolu sadâretinden ma'zûl Amasyalı Hacı İbrâhim Efendi arpalık vechile Amasya kadısı olup yeğeni Ahmed Efendi Amasya nâ'ibi olarak geldi. Zilka'desinde Türedioğlu Hacı Ahmed Ağa şehir kethüdâsı oldu. [60]
Günümüz Türkçesiyle
Çerkestir. Kul olarak Enderun'a (sarayın iç hizmet bölümüne) girmiş, Rumeli beylerbeyiliği payesiyle silahdar ağası olmuş, ardından Bursa mutasarrıfı olarak savaşa gitmişti. 1148 yılı Şevval ayının on yedinci günü [1 Mart 1736] Amasya mutasarrıfı oldu; saray kapıcıbaşılarından Amasyalı Hacı Süleyman Ağa da Amasya mütesellimi oldu.
Bu sırada sultan vakıflarının mütevelliliği, mart ayından başlamak üzere üç yıl süreyle yine Ebûbekir Ağa'ya verilmişti. Zilkade ayında, Küçük Alioğlu vezir Hüseyin Paşa'nın kızı Fatma Hanım'ın Amasya'da Mehmed Paşa Camii'nin yanında yaptırdığı ve Hâtuniye denilen medrese tamamlandığından, bu medresenin müderrisliği Mehmed Paşa Camii vaizi Hâfız Hüseyin Efendi'ye, mütevelliliği de Fatma Hanım'ın akrabasından Yeğenzâde Hacı İbrahim Bey'e verildi.
Bu yıl âyandan Saatçioğulları'ndan Hacı Hâfız Mehmed Efendi öldü; Hacı Kadiroğlu Hacı Mustafa Ağa ile eski alaybeyi Kuloğlu Mustafa Bey de serasker Abdullah Paşa ile birlikte şehit oldular.
1148 yılı Muharrem ayının ilk günü Yeğenzâde Hacı İbrahim Bey baş âyan, Hacı Bilâloğlu Hacı Celâl Ağa hacıbaşı oldu. Safer başında müftü Halil Efendi'nin azledilmesiyle Büyük Ağa (Medresesi) müderrisi Antepli Hacı Osman Efendi Amasya müftüsü oldu.
Ramazan ayının ilk günü, Anadolu kazaskerliğinden azledilmiş olan Amasyalı Hacı İbrahim Efendi arpalık olarak Amasya kadısı oldu; yeğeni Ahmed Efendi de Amasya naibi olarak geldi. Zilkade ayında Türedioğlu Hacı Ahmed Ağa şehir kethüdası oldu.
Açıklamalar ve Araştırma
Metindeki Eski Kelimeler
- enderûn: sarayın iç bölümü; burada yetişen kullar devlet hizmetine çıkardı
- Rûmeli pâyesi: fiilen Rumeli'de görev yapmadan verilen Rumeli beylerbeyiliği rütbesi
- silahdâr ağası: padişahın silahlarını taşıyan, Enderun'un en yüksek ağalarından biri
- mutasarrıf: sancağın yönetimi kendisine verilen yüksek rütbeli yönetici
- dergâh-ı âlî kapıcıbaşısı: saray kapıcılarının başlarından biri; çoğu zaman taşraya özel görevlerle gönderilirdi
- mütesellim: mutasarrıf yokken sancağı onun adına yöneten vekil
- evkâf-ı sultâniyye tevliyeti: padişah vakıflarının (burada Sultan Bayezid vakıflarının) yöneticiliği
- kerîme: kız evlat
- hitâma ermek: tamamlanmak
- müderris: medrese hocası
- a'yân: şehrin ileri gelenleri; baş a'yân onların başı
- gurre: kameri ayın ilk günü
- Anadolu sadâreti: Anadolu kazaskerliği
- ma'zûl: görevden alınmış
- arpalık vechile: görevsiz kalan yüksek rütbeli birine geçimlik olarak verilen kadılık; işi naip görür
- nâ'ib: kadının vekili, kadılık işlerini fiilen yürüten kişi
- şehir kethüdâsı: şehir halkının işlerini yönetimle görüşen temsilci
Süleyman Paşa ve Çukadar Süleyman Ağa
Hüsameddin'in kısaca tanıttığı Çerkes asıllı Süleyman Paşa, Enderun'dan yetişip silahdarlığa kadar yükselmiş, oradan taşraya beylerbeyi rütbesiyle çıkmış saray kullarının tipik bir örneğidir. Ancak başka kaynaklarda bu Süleyman Paşa'ya dair ayrıca bilgiye rastlanmadı. Aynı adı taşıyan ve 1712-1713'te kısa bir süre sadrazamlık yapan Silahdar Süleyman Paşa 1715'te öldüğü için bu kişiyle karıştırılmamalıdır. Paşa da kendinden önceki pek çok mutasarrıf gibi Amasya'ya gelmemiş, şehri bir mütesellim eliyle yönetmiştir.
Mütesellim olan Hacı Süleyman Ağa hakkında Hüsameddin bir dipnotta önemli bir bilgi verir: Bu Süleyman Ağa padişahın çuhadarlığından (padişahın elbise ve eşyasına bakan hizmetlerden) yetiştiği için "Çukadar Süleyman Ağa" diye tanınırdı ve Amasya'daki Çukadar Oğulları ailesinin büyük atasıdır. Böylece bir saray hizmetlisi, memleketine kapıcıbaşı olarak dönüp yerel bir ailenin kurucusu olmuştur. Hüsameddin'in eserinde bu tür aile kökeni notları sık görülür ve kendi yaşadığı yüzyıl başındaki Amasya ailelerini XVIII. yüzyıl yöneticilerine bağlar.
Hâtuniye Medresesi ve Yeğenzâdeler
Fatma Hanım'ın Mehmed Paşa Camii yanında yaptırdığı medrese, Amasya'daki XVIII. yüzyıl kadın vakıflarının en açık örneklerinden biridir. Hüsameddin aynı yapıya eserinin dokuzuncu cildindeki biyografilerde yeniden döner. Orada Hüseyin Paşa'nın kızı Fatma Hanım'ın Amasya'da oturduğunu, 1148'de Mehmed Paşa Mahallesi'nde bir medrese yaptırıp mülklerini bu medresenin giderlerine vakfettiğini, vakfın mütevelliliğini kendisinden sonra Yeğen Ali Beyzâde İbrahim Bey'e ve onun soyuna şart koştuğunu, müderrisliğe de Hâfız Hüseyin Efendi'yi atadığını, bunun vakfiye kayıtlarıyla sabit olduğunu yazar. Aynı ciltteki biyografisine göre Küçük Alizâde Hüseyin Paşa Amasyalıdır; zeamet sahiplerinin büyüklerinden Küçük Ali Bey'in oğludur, gençliğinde Enderun'a girmiş, baltacılar ocağında yetişip baltacılar kethüdası olmuştur. Hüsameddin orada Hüseyin Paşa'nın Küçük Ali Bey'in en küçük oğlu olduğunu, büyük kardeşlerinin Ahmed, Mehmed ve Hasan beyler olduğunu, Ahmed Bey'in oğlu Yeğen Ali Bey'in hem Hüseyin Paşa'nın yeğeni hem de damadı olduğunu ve Yeğen Ali Bey'in soyunun "Yeğenzâde" adıyla tanındığını anlatır. Metinde Hacı İbrahim Bey'in Fatma Hanım'ın "akrabası" diye anılması bu akrabalık zincirinden gelir. Davut Ağbal da Yeğenzâde lakabının Amasya'da Küçük Ali Bey'in torunu Yeğen Ali Bey ve çocukları için kullanıldığını belirtir.
Bu medrese ile ileride, 1153 yılında tamamlanan Fâtımiye Medresesi birbirine karıştırılmamalıdır. Hüsameddin bir sonraki dönemde, I. Mahmud'un cariyelerinden olup Hindî Paşazâde Ahmed Bey'in eşi olan bir başka Fatma Hanım'ın Gümüşlüzâde Camii bitişiğinde yaptırdığı ve Fâtımiye denilen medreseden ayrıca söz eder. Kimi yeni kaynaklarda "Fâtımiye Medresesi (Hatuniye)" diye tek bir yapı gibi anılan bu iki kurum, Hüsameddin'e göre ayrı kişilerin ayrı vakıflarıdır. Hızır Paşazâde Mehmed Paşa'nın 891 [1486] yılında tamamlattığı külliyenin medrese, imaret ve zaviye gibi birimlerinden bugüne yalnız cami, onun yan mekânları ve türbe ulaşmıştır; Fatma Hanım'ın yanına eklediği Hâtuniye Medresesi'nin bugüne kalıp kalmadığına dair bir bilgiye rastlanmadı.
Serasker Abdullah Paşa ile Şehit Düşen Amasyalılar
Metinde Amasyalı âyandan iki kişinin birlikte şehit olduğu "serasker Abdullah Paşa", İran cephesi seraskeri Köprülüzâde Abdullah Paşa'dır. Fâzıl Mustafa Paşa'nın oğlu, Köprülü Mehmed Paşa'nın torunu olan Abdullah Paşa, uzun bir valilik hayatından sonra İran seraskeri olmuş, Nâdir'in 1735 baharındaki Kars kuşatmasını püskürtmüş, Revan'a yardıma giderken Arpaçay'ı geçtikten sonra Yeğvard (Murad Tepe) yakınında baskına uğramıştır. 19 Haziran 1735'teki bu savaşta Osmanlı ordusu ağır bir yenilgiye uğramış, Abdullah Paşa da ölmüştür. Arabî ilimleri bilen, şiir ve kıraat üzerine eser yazmış bir vezir olarak da anılır. Hüsameddin'in kaydı, bu felakette Amasya'dan giden âyan ve eski alaybeyinin de hayatını kaybettiğini göstermesi bakımından değerlidir.
Büyük Ağa Medresesi ve Antepli Osman Efendi
Müftülüğe getirilen Antepli Hacı Osman Efendi'nin müderrisi olduğu Büyük Ağa Medresesi, II. Bayezid'in kapı ağası Hüseyin Ağa'nın 894 [1489] yılında Yeşilırmak kıyısında yaptırdığı, Osmanlı medreseleri arasında benzeri az görülen sekizgen planlı yapıdır. Medrese 1980'li yıllarda onarılmış olup bugün Kur'an kursu olarak kullanılmaktadır. Osman Efendi'nin sonraki yıllarda kendi adına bir medrese de yaptırdığı anlaşılır: Kimi kaynaklarda Büyük Ağa müderrisi Kara Osman Efendi'nin 1737'de Osmaniye Medresesi'ni yaptırdığı belirtilir. Hüsameddin bu kişinin ölümünü 1151 yılında, Mahmud Çelebi Tekkesi yanında medrese yaptırmış bir müftü olarak kaydedecektir.
Dikkat Edilecek Noktalar
Metindeki tarihler arasında bir sıra karışıklığı vardır. Süleyman Paşa'nın tayini 1148 Şevval'ine [Mart 1736] konmuş, sonra Zilkade olayları anlatılmış, ardından ikinci kez "1148 senesi Muharrem" denmiştir. Olaylar Muharrem, Safer, Ramazan ve Zilkade diye ilerlemekte, bir sonraki madde ise 1149 Zilhicce'siyle başlamaktadır. Bu durumda ikinci "1148"in 1149 [Mayıs 1736 sonrası] olarak okunması gerektiği anlaşılır; ya müellifin ya da baskının bir sürçmesidir. Abdullah Paşa'nın ölüm tarihi olan 19 Haziran 1735 de hicrî 1148 yılının başına düştüğünden, "bu yıl" ifadesi 1148 için yerindedir. Ayrıca Amasyalı Hacı İbrahim Efendi'nin bu kadılığı arpalık olarak alması, kadılığın fiilen yeğeni olan naip eliyle yürütülmesi sonucunu doğurmuştur; birkaç yıl sonra genç ve tecrübesiz naibin yolsuzlukları büyük şikâyetlere yol açacaktır.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 4. Cildin Bakiyyesi, s. 644–645. amasya.bel.tr
- Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, 9-12. Cilt, Amasya Belediyesi e-kitap, s. 37 (Fatma Hanım'ın vakfı ve Yeğenzâde ailesi), https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/9-12/files/basic-html/page37.html
Akademik çalışmalar
- Davut Ağbal, "Yegenzâde Mehmed b. Osman Amâsî (ö. 1180/1766) ve Hâşiye 'alâ Envâri't-Tenzîl Adlı Eseri", Uluslararası Amasya Âlimleri Sempozyumu Bildiriler Kitabı, I, Amasya 2017, https://isamveri.org/pdfdrg/G00226/2017/2017_AGBALD.pdf
- Gülay Burgaz, "Kapı Ağası Medresesi", TDV İslâm Ansiklopedisi, XXIV, 2001, https://islamansiklopedisi.org.tr/kapi-agasi-medresesi
- Ebru Karakaya, "Mehmed Paşa Külliyesi", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/mehmed-pasa-kulliyesi
Resmî kaynaklar
Kitaplar
Diğer kaynaklar