Eğinli bir mîr-i mîrândı. 1148 senesi cemâziyelevvelinin on dördüncü günü Amasya mutasarrıfı olup Îrân serdârı Köprülüzâde Abdullâh Paşa'nın yanında harb ile meşgûl olduğundan baş a'yân Hacı İbrâhim Bey yine mütesellim oldu.
Receb evâ'ilinde Abdullâh Paşa Câmi'i imâmı şeyhu'l-kurrâ Hacı Hâfız Ömer efendi vefât etdi. Şevvâlde Îrân seraskeri Fâzıl Abdullâh Paşa şehîd olduğundan şehâdetine sebebiyet veren Trabzon vâlîsi Merzifonlu vezîr Kara Mustafâ Paşa ile Amasya mutasarrıfı Hüseyin Paşa i'dâm edildi.
Günümüz Türkçesiyle
Eğinli bir mîrimîrandı (beylerbeyi rütbesinde bir paşaydı). 1148 yılı Cemaziyelevvel ayının on dördüncü günü [2 Ekim 1735] Amasya mutasarrıfı oldu. İran serdarı Köprülüzâde Abdullah Paşa'nın yanında savaşla meşgul olduğundan baş âyan Hacı İbrahim Bey yeniden mütesellim oldu.
Recep ayının başlarında Abdullah Paşa Camii imamı, şeyhülkurra (Kur'an okuyucularının ve kıraat hocalarının başı) Hacı Hâfız Ömer Efendi öldü. Şevval ayında [Şubat-Mart 1736] İran seraskeri Fâzıl Abdullah Paşa şehit düştüğünden, onun şehadetine sebep olan Trabzon valisi Merzifonlu Vezir Kara Mustafa Paşa ile Amasya mutasarrıfı Hüseyin Paşa idam edildi.
Açıklamalar ve Araştırma
Metindeki Eski Kelimeler
- mîr-i mîrân: beylerbeyi rütbesi; bu rütbedeki paşa
- serdâr, serasker: bir cephedeki ordunun başkomutanı
- evâ'il: ayın ilk günleri
- şeyhu'l-kurrâ: kıraat âlimlerinin başı
- sebebiyet vermek: sebep olmak
Arpaçay Bozgunu
Maddenin arka planında, 1730'dan beri süren Osmanlı-İran savaşının en ağır yenilgisi vardır. Kars kuşatmasını kaldırmak zorunda kalan Nâdir, Arpaçay'ı geçip Revan'a yöneldi; Köprülüzâde Abdullah Paşa da Revan'daki Osmanlı garnizonuna yardım götürmek için Kars'tan çıktı. 19 Haziran 1735'te Arpaçay yakınında, Yeğvard (Murad Tepe) civarında Nâdir'in öncü kuvvetlerinin baskınına uğrayan Osmanlı ordusu ağır bir bozguna uğradı ve serasker savaş alanında öldü. Kimi kaynaklarda bu muharebede ölenler arasında bir de Mustafa Paşa adı geçer. İlhan Gök'ün arşiv belgelerine dayanan çalışmasına göre bu kişi, Kars'a görevlendirilmiş olan Diyarbekir Valisi Hüseyin Paşazâde Sarı Mustafa Paşa'dır ve Abran denilen yerde şehit düşmüştür. Bozgunun ardından Gence ve Tiflis teslim oldu, Revan da Ekim 1735'te Nâdir'in eline geçti.
Hüsameddin'in Tarihleri Üzerine
Bu madde dikkatle okunmalıdır, çünkü tarihleri öteki kaynaklarla uyuşmaz. Köprülüzâde Abdullah Paşa, bugünkü kaynakların birleştiği tarihe göre 19 Haziran 1735'te, yani hicrî 1148 yılının Muharrem ayında ölmüştür. Hüsameddin ise Hüseyin Paşa'nın 14 Cemaziyelevvel 1148 [2 Ekim 1735] tarihinde, Abdullah Paşa'nın yanında savaştığı için Amasya'ya mütesellim gönderdiğini yazar; o tarihte Abdullah Paşa üç buçuk aydan beri hayatta değildi. Paşanın şehadetini de Şevval ayına koyar. Hüsameddin'in kaynağında ay adlarının karışmış olması mümkündür; "Şevval" kaydının da Abdullah Paşa'nın ölümünü değil, bozgunun sorumlu tutulanlarının idam edildiği zamanı gösterdiği düşünülebilir. Bunlar çıkarımdır, doğrulanamadı.
Hüseyin Paşa'nın kendisi hakkında başka kaynaklarda kesin bir bilgiye rastlanmadı. İlhan Gök, Kasım-Aralık 1734'te Kars'a gönderilen Sarı Mustafa Paşa'ya yardım etmek için "Eğil mutasarrıfı Hüseyin Paşa"nın da Kars'a tayin edildiğini arşiv belgesine dayanarak yazar. Eğil ile Eğin adlarının benzerliği ve görev yerinin aynı cephe olması, Hüsameddin'in "Eğinli" dediği Hüseyin Paşa'nın bu kişi olabileceğini düşündürür; ancak iki kaydın aynı kişiye ait olduğu belgelenemedi.
İdam edilen Trabzon valisi Merzifonlu Kara Mustafa Paşa da 1683'te Viyana bozgunundan sonra idam edilen ünlü sadrazamla karıştırılmamalıdır. Hüsameddin bu XVIII. yüzyıl paşasının 1144 [1731] yılında savaştaki yararlığı yüzünden Trabzon beylerbeyi olduğunu daha önce kaydetmiştir. Onun ve Hüseyin Paşa'nın Abdullah Paşa'nın ölümüne nasıl sebep oldukları anlatılmaz; bu idamlar hakkında başka kaynaklarda bilgiye rastlanmadı.
Abdullah Paşa Camii
İmamının ölümü kaydedilen Abdullah Paşa Camii, Sofular Mahallesi'ndeki Dârülhadis Camii'dir; Sofular Camii diye de anılır. M. Baha Tanman'ın yazdığına göre yapı, II. Bayezid devri ricâlinden Beylerbeyi Hacısinanbeyzâde Abdullah Paşa tarafından cami ve dârülhadis olarak yaptırılmış, vakfiyesi paşanın oğlu Defterdar Abdülkerim Bey tarafından 907 [1501-1502] yılında düzenlenmiştir. Abdülkerim Bey'in 1505'te eklettiği dârülkurrâ (Kur'an kıraati okulu) günümüze ulaşmamıştır. Hacı Hâfız Ömer Efendi'nin "şeyhülkurra" unvanı, bu kıraat geleneğinin XVIII. yüzyılda da burada yaşadığını gösterir. Osmanlı devri boyunca tanınmış muhaddislerin ders verdiği yapı bugün ayaktadır ve yalnız cami olarak kullanılmaktadır.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 4. Cildin Bakiyyesi, s. 644–644. amasya.bel.tr
Akademik çalışmalar
- Azmi Özcan, "Nâdir Şah", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/nadir-sah--iran
- İlhan Gök, "Diyarbekir Valisi Hüseyin Paşa-zâde Sarı Mustafa Paşa'nın Hayatı ve Muhallefatı", Hazine-i Evrak Arşiv ve Tarih Araştırmaları Dergisi, 2/2, 2020, s. 23-57.
- M. Baha Tanman, "Dârülhadis Camii", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/darulhadis-camii
Resmî kaynaklar
Diğer kaynaklar