İçeriğe geç

Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar · BİRİNCİ BÂB · ONUNCU FASIL · ÜÇÜNCÜ DEVRE-İ TÂRİHİYYE

Hüseyin Paşa

Ansiklopedi · Amasya Tarihi, 4. Cilt, s. 566 • Hazırlayan: Doç. Dr. Hicabi GÜLGEN

Özgün Metin

Amasyalıdır. Alıc Beyzâdedir. Bağdat Muhârebesi’nde bir kolu sakat olduğundan “Çolak Hüseyin Paşa” demekle meşhûr oldu. 1050 senesi saferinin altıncı günü Amasya mutasarrıfı olup vusûlüne kadar Kuloğlu Mehmed Ağa Amasya mütesellimi oldu.

Bu esnada meşâhir-i fuzalâdan Merzifonî Kara Muhyiddîn Efendi, Gürcü [84] İmam Hasan Efendi, Kadızâde es-Seyyid İbrâhim Efendi, Molla Bahşîzâde Yahya Efendi ve meşâyih-i kirâmdan fâzıl-ı meşhûr eş-Şeyh Hüsâmeddîn Efendi, Şeyhzâde eş-Şeyh Hızır Efendi, Mevlevihâne şeyhi eş-Şeyh Ârif Mehmed Efendi Amasya’da neşr-i ulûm ve füyûzât etmekte idiler.

Rebîülevvelde şehir kethüdâsı Bâlî Bey’in azline binâen Bağdatlı Mahmûd Ağazâde Osmân Ağa şehir kethüdâsı oldu. Çünkü birâderi Mehmed Efendi Sultân Murâd’ın kerîmesi İsmihan Kaya Sultân kethüdâsı olarak “Mevkûfâtî” demekle meşhûr olmuşdu.⁶⁴³

Ramazânın yirmi dördünde Amasya a‘yânından Bağdatlı Mahmûd Ağa bâ-fermân-ı âlî Sultân Bâyezîd evkâfı mütevellisi ve Bâkî Paşazâde Habîb Ağa bin Şeyhî Mehmed Bey kethüdâyeri olup mütevelli-i sâbık Haseki Selim Ağa ma‘füvven İstanbul’a gitdi. Çaşnigîr başı oldu.

1051 senesi gurre-i muharreminde Kadı Ramazân Efendi’nin yerine Tokatlı Müctebâzâde Mehmed Efendi Amasya kadısı olup geldi. Recebde mutasarrıf Hüseyin Paşa’nın kethüdâsı İsmâil Ağa Amasya mütesellimi oldu.

Ramazânın Leyle-i Kadri’nde Evkâf-ı Sultâniyye mütevellisi Bağdatlı Mahmûd Ağa vefât eylediğinden dergâh-ı âlî kapıcıbaşılarından Köprülü Durak Ağazâde Ömer Ağa Sultân Bâyezîd evkâfı mütevellîsi oldu. [85]

Şevvâl evâilinde bir mâh mukaddem Sivas beylerbeyi olan meşhûr Türedî Kınalıoğlu Mahmûd Paşa İstanbul’da i’dâm edilip⁶⁴⁴ selefi Kör Hazinedâr İbrâhim Paşa yine Sivas beylerbeyi olup kaldı.

Zilka’dede başdefterdar Amasyalı İbrâhim Efendi vezâret umarken azliyle Kastamonu beylerbeyi olup gitdi. Bu sene nakîb-i meşhûr Amasya a‘yânından Seyyid Mansurzâde es-Seyyid Sâfî Mustafa Efendi dâr-ı naîme irtihâl etdi.

1052 senesi gurre-i muharreminde Kadı Mehmed Efendi’nin yerine Hayreddînzâde İbrâhim Efendi yine Amasya kadısı olup yirmi dokuzunda Sultân Bâyezîd Câmii hatîb ve imâm-ı evveli Kadızâde Abdurrahman Efendi vefât eylediğinden yerine Hâfız Ahmed Efendi hatîb ve imâm-ı evvel oldu.

Saferde Sadr-ı a’zam Kara Mustafa Paşa’nın düşman-ı bî-emânı olan Nasûh Paşazâde Hüseyin Paşa’ya Sivas eyaleti tevcîh edildiği halde taraf-ı sadâretten Vâlî İbrâhim Paşa’ya gelen fermân-ı âlîde Hüseyin Paşa’nın i’dâmı emredildiğinden Amasya Mutasarrıfı Hüseyin Paşa da vâliye yardım etmeye me’mûr olmuşdu.

Vâlî İbrâhim Paşa, şu kara emri infaza kıyâm edib Hüseyin Paşa ile birlikte Kayseriyye tarafına gitdi. Amasya Alaybeyi Gürcü Ali Bey de beraberdi. Nasûh Paşazâde Hüseyin Paşa ile muhârebe ederken Vâlî İbrâhim Paşa maktûl ve Amasya Mutasarrıfı Hüseyin Paşa da münhezim olduğundan [86] Sivas eyaleti Hoca Ahmed Paşa’ya ve Amasya sancağı da sâbık Çıldır Beylerbeyi Murtezâ Paşa’ya tevcîh edildi.

Dipnotlar

  • 643 Bu malûmât, mevkûfâtı Mehmed Efendi’nin vakfiyesinden ve muhasebe defterinden ve Amasya Sicillâtından anlaşıldı.
  • 644 Bu Türedî Naîmâ Târihi’nde yalnız künyesiyle yazılıdır. Adı yoktur. Câmiü’d-Düvel’de Müneccimbaşı Ahmed Efendi adının Mahmud olduğunu yazıyor.
Araştırma Makalemiz Editör: Mevlüt Erdem Öztürk

Günümüz Türkçesiyle

Amasyalıdır. Alıç Beyzâdelerdendir. Bağdat Savaşı'nda bir kolu sakat kaldığı için "Çolak Hüseyin Paşa" diye tanındı. 1050 [1640] yılı saferinin altıncı günü Amasya mutasarrıfı (sancağı yöneten vali) oldu; gelişine kadar Kuloğlu Mehmed Ağa Amasya mütesellimi (mutasarrıfın vekili) oldu.

Bu sırada ünlü âlimlerden Merzifonlu Kara Muhyiddîn Efendi, Gürcü İmam Hasan Efendi, Kadızâde Seyyid İbrâhim Efendi, Molla Bahşîzâde Yahyâ Efendi ile saygın şeyhlerden tanınmış bilgin Şeyh Hüsâmeddîn Efendi, Şeyhzâde Şeyh Hızır Efendi ve Mevlevîhâne şeyhi Şeyh Ârif Mehmed Efendi Amasya'da ilim ve manevî feyiz yaymaktaydılar.

Rebîülevvel ayında şehir kethüdâsı Bâlî Bey görevden alındığı için Bağdatlı Mahmûd Ağazâde Osmân Ağa şehir kethüdâsı oldu. Çünkü kardeşi Mehmed Efendi, Sultan Murâd'ın kızı İsmihan Kaya Sultan'ın kethüdâsı olarak "Mevkûfâtî" diye tanınmıştı.

Ramazanın yirmi dördünde Amasya ileri gelenlerinden Bağdatlı Mahmûd Ağa, padişah fermanıyla Sultan Bâyezîd vakıflarının mütevellisi oldu; Bâkî Paşazâde Habîb Ağa bin Şeyhî Mehmed Bey de kethüdâyeri (sipahilerin yerel kethüdası) oldu. Önceki mütevelli Haseki Selim Ağa ise affedilerek İstanbul'a gitti ve çaşnigîrbaşı oldu.

1051 [1641] yılı muharreminin ilk günü Kadı Ramazân Efendi'nin yerine Tokatlı Müctebâzâde Mehmed Efendi Amasya kadısı olarak geldi. Recep ayında mutasarrıf Hüseyin Paşa'nın kethüdâsı İsmâil Ağa Amasya mütesellimi oldu.

Ramazan ayının Kadir Gecesi'nde Sultanlık vakıflarının mütevellisi Bağdatlı Mahmûd Ağa öldüğü için Dergâh-ı Âlî kapıcıbaşılarından Köprülü Durak Ağazâde Ömer Ağa Sultan Bâyezîd vakıflarının mütevellisi oldu.

Şevval başlarında, bir ay önce Sivas beylerbeyi yapılmış olan ünlü "türedi" (devlet hizmetine alınmış eski asi) Kınalıoğlu Mahmûd Paşa İstanbul'da idam edildi; ondan önceki beylerbeyi Kör Hazinedâr İbrâhim Paşa yine Sivas beylerbeyi olarak kaldı.

Zilkade ayında başdefterdar Amasyalı İbrâhim Efendi vezirlik umarken görevden alınıp Kastamonu beylerbeyi olarak gitti. Bu yıl Amasya ileri gelenlerinden, ünlü nakîb (seyyidlerin temsilcisi) Seyyid Mansurzâde Seyyid Sâfî Mustafa Efendi vefat etti.

1052 [1642] yılı muharreminin ilk günü Kadı Mehmed Efendi'nin yerine Hayreddînzâde İbrâhim Efendi yeniden Amasya kadısı oldu. Ayın yirmi dokuzunda Sultan Bâyezîd Camii hatibi ve birinci imamı Kadızâde Abdurrahman Efendi öldüğünden yerine Hâfız Ahmed Efendi hatip ve birinci imam oldu.

Safer ayında, Sadrazam Kara Mustafa Paşa'nın amansız düşmanı olan Nasûh Paşazâde Hüseyin Paşa'ya Sivas eyaleti verilmiş olduğu hâlde, sadrazam tarafından Vali İbrâhim Paşa'ya gönderilen fermanda Hüseyin Paşa'nın idamı emredildiği için Amasya Mutasarrıfı Hüseyin Paşa da valiye yardım etmekle görevlendirilmişti.

Vali İbrâhim Paşa bu kara emri yerine getirmek için harekete geçip Hüseyin Paşa ile birlikte Kayseri tarafına gitti. Amasya Alaybeyi Gürcü Ali Bey de yanlarındaydı. Nasûh Paşazâde Hüseyin Paşa ile savaşırken Vali İbrâhim Paşa öldürüldü, Amasya Mutasarrıfı Hüseyin Paşa da yenildi. Bunun üzerine Sivas eyaleti Hoca Ahmed Paşa'ya, Amasya sancağı da eski Çıldır Beylerbeyi Murtezâ Paşa'ya verildi.

Açıklamalar ve Araştırma

Metindeki Eski Kelimeler

  • mutasarrıf: sancağı yöneten vali, sancakbeyi
  • mütesellim: mutasarrıf gelene ya da yokken sancağı onun adına yöneten vekil
  • vusûl: varış, gelme
  • meşâhir-i fuzalâ: ünlü âlimler
  • neşr-i ulûm ve füyûzât: ilim ve manevî bilgi yayma
  • kerîme: kız evlat
  • mütevelli: vakfı yöneten görevli
  • kethüdâyeri: sancaktaki tımarlı sipahilerin kethüdası, yerel sipahi temsilcisi
  • ma'füvven: affedilerek
  • çaşnigîrbaşı: saray sofrasından sorumlu görevlilerin başı
  • türedi: sonradan türemiş, eşkıyalıktan devlet hizmetine alınmış kişi
  • dâr-ı naîme irtihâl: vefat etme
  • düşman-ı bî-emân: amansız düşman
  • infaz: bir emri yerine getirme
  • maktûl / münhezim: öldürülmüş / yenilmiş, bozguna uğramış
  • tevcîh: bir görevi ya da geliri birine verme

Çolak Hüseyin Paşa Kimdir

Hüsameddin, Amasya Tarihi'nin ümera biyografilerine ayrılmış bölümünde bu paşanın hayatını daha geniş anlatır. Orada verdiği bilgiye göre Hüseyin Paşa, Amasya emîri Şâdgeldi Paşa'nın soyundan, Helkıs Mahallesi eşrafından Ulûc Bey bin Burak Bey'in oğludur. Zeamet sahibi bir sipahi olarak İran ve Irak savaşlarında yükselmiş, 1040'ta Amasya alaybeyi, 1042'de Erzurum Kalesi muhafızı olmuş, kaleyi koruma şartıyla Amasya sancağı kendisine verilmiştir. Sonra Bayezid sancakbeyliği, 1044'te ikinci kez Amasya beyliği gelir. Hüsameddin'e göre bu atama Amasya Beyi Köprülü Mehmed Bey'in azline yol açtığı için ikisinin arası açılmıştır. IV. Murad'ın 1045'te Erzurum'a gelişinde dikkatini çekerek Kars, ardından Trablusşam ve Şehrizor beylerbeyi olmuş; Bağdat Savaşı'nda sol kolu sakatlanınca "Çolak" lakabını almıştır. 1050'deki atama onun üçüncü Amasya mutasarrıflığıdır. Kayseri yenilgisinden sonra azledilmiş, kendisine Saluzcu köyü has olarak verilmiş ve Amasya'da oturmuştur.

Aynı biyografinin devamı, paşanın sonunu da anlatır. Hüseyin Paşa 1056'da dördüncü, 1058'de beşinci kez Amasya mutasarrıfı olur ve isyan eden Sivas Valisi Varvar Ali Paşa'ya karşı Konya Beylerbeyi Köprülü Mehmed Paşa ile birlikte görevlendirilir. Çankırı-Çerkeş yöresindeki savaşta ikisi de yenilip esir düşer, İpşir Paşa'nın gelişiyle kurtulurlar. Hüsameddin'e göre Köprülü, Hüseyin Paşa'nın bilerek yardım etmediğine İpşir Paşa'yı inandırmış ve Hüseyin Paşa 1058'de kethüdası ve adamlarıyla birlikte idam edilmiştir. Bu olay başka kaynaklarda da görülür: Varvar Ali Paşa'ya dair ansiklopedi maddesinde, Çankırı yöresinde Kurşumlıdağı eteğindeki bir saatlik savaşta Köprülü Mehmed Paşa'nın, "Amasyalı Kör Hüseyin" ve Divriği Beyi Kara Sefer paşalarla Amasyalı Hacı Efendizâde'nin yenilip esir alındığı yazılıdır. Hüsameddin'in anlattığı paşanın kethüdası da "Hacı Efendizâde Sarı Mehmed Ağa"dır. Lakaptaki "Kör" ile "Çolak" farkı kaynaklar arasındaki bir ayrılıktır; adların, yerin ve yanındaki kişilerin örtüşmesi, aynı kişiden söz edildiğini düşündürür.

Nasuhpaşazâde Hüseyin Paşa İsyanı

Metnin son iki paragrafındaki olay, Sultan İbrahim'in ilk yıllarının en gürültülü taşra isyanlarından biridir. Sadrazam Nasuh Paşa'nın oğlu olan Hüseyin Paşa, Budin ve Erzurum beylerbeyiliklerinde bulunmuş, Sadrazam Kemankeş Kara Mustafa Paşa'nın sınır beylerbeylerinden tuğra çekme yetkisini almasına karşı çıkarak itaatten ayrılmıştı. Halep'e atandığı hâlde Erzurum'dan ayrılmamış, ardından kendisine Sivas eyaleti verilmişti. Üzerine gönderilen Sivas beylerbeyinin kuvvetlerini yendiği, sonra İstanbul'a yürüyüp Üsküdar'a kadar geldiği, padişahın fermanını alınca Rumeli yakasına kaçtığı, Rusçuk yakınlarında yakalanıp 1643'te öldürüldüğü bilinmektedir. Hüsameddin'in Kayseri yöresinde Vali İbrâhim Paşa'nın öldürüldüğü savaş, bu yürüyüşün Anadolu'daki ilk büyük çatışmasıdır.

Kınalıoğlu'nun Adı ve Sonu

Hüsameddin, dipnotunda Naîmâ'nın bu "türedi"yi yalnız lakabıyla andığını, adının Mahmud olduğunu Müneccimbaşı'nın Câmiu'd-Düvel'inden öğrendiğini söyler. Kınalıoğlu üzerine yazılmış yerel bir araştırma ise onu Burdur Yeşilova'nın Navlu (bugün Harmanlı) köyünden Mustafa adlı bir sipahi olarak tanıtır. Bu araştırmaya göre Kınalıoğlu, III. Murad ve I. Ahmed devirlerinde Hamid, Denizli ve Aydın taraflarında isyan etmiş, 1603'te Afyon sancakbeyliğiyle yatıştırılmış, IV. Murad zamanında Silahdar Mustafa Paşa'ya sığınarak affedilmiş ve 1638'de Maraş beylerbeyi olmuştur. Sonunda kendisine Sivas'la ilgili bir görev verilecekmiş gibi gösterilerek İstanbul'a çekilmiş, yakalanıp idam edilmiş ve cesedi Ayasofya çarşısında bir kasap dükkânına asılmıştır. Hüsameddin'in "bir ay önce Sivas beylerbeyi olmuştu" kaydı bu oyunla örtüşür. Ad konusunda ise Mahmud ile Mustafa arasındaki fark çözülmüş değildir.

Metindeki Diğer Adlar

Kaya Sultan, IV. Murad'ın kızıdır; 1630-1633 arasında doğmuş, 1644'te Melek Ahmed Paşa ile evlendirilmiş ve 1658'de ölmüştür. Hüsameddin'in 1050 yılında onun kethüdası olarak andığı Mevkûfâtî Mehmed Efendi'ye dair bilgiyi, dipnotunda belirttiği gibi vakfiye, muhasebe defteri ve Amasya sicillerinden almıştır. Mevlevîhâne şeyhi Ârif Mehmed Efendi ise Bayram Paşa'nın 1637'de Amasya'da yaptırdığı Mevlevîhânenin bu yeni binadaki ilk şeyhi olarak bilinen Mehmed Ârif Dede'dir; mezarı Mevlevîhânenin içindeydi. Mütesellim Kuloğlu Mehmed Ağa'nın adı, Köprülü Mehmed Paşa'nın gençlik yıllarını arşiv belgeleriyle inceleyen Christopher Whitehead'in tespitine göre Amasya'nın bugüne ulaşan şer'iye sicillerinde şehrin önde gelen kişilerinden biri olarak geçer. Merzifonlu Kara Muhyiddîn Efendi hakkında başka kaynaklarda bilgiye rastlanmadı.

Kaynakça

Birincil kaynaklar

Akademik çalışmalar

Kitaplar

  • Abdulhalim Durma, "Amasya'da Mevlevilik", Semazen.

Diğer kaynaklar

4. Cilt içindekiler

Karekod · QR code

Bu sayfanın karekodudur. A5 olarak yazdırıp asabilir ya da yapıştırabilirsiniz; okutan kişi doğrudan bu içeriğe ulaşır.

This QR code links to this page. Print it on A5 and post it anywhere; scanning it opens this content.