Zilelidir. Pîrî Ağa’nın oğludur. 1046 senesi zilka’desinin yirmi altıncı günü Amasya mutasarrıfı olup vusûlüne kadar mütesellim-i sâbık [79] Şâtır Ali Ağa makamında kaldı. Mustafa Paşa da pirliğine hürmeten ber-vech-i tekâüd Sultân Bâyezîd evkâfı mütevellisi ve selefi Hoca Ahmed Paşa Trabzon beylerbeyi oldu.
Bayram Paşa, Amasya’ya uzak yerlerden su getirmek için yollar, çeşmeler yaptırdı. İçerişehir’de Kadı Ali Çelebi Câmii yerine güzel ve kârgîr bir câmi-i şerîf ve şimdiki mevlevîhâne yerine dilnişîn bir mevlevîhâne ve Aşağı Pazar’da el-yevm “Vakıf Han” denilen cesîm bir han binâ etdirdi. Meşâhir-i zurefâdan Amasyalı Bâkî Dedezâde Ârif Mehmed Dede Efendi’yi mevlevihânesi şeyhi yaptı.
Kezâlik Sığırpazarı civarında kâin Atabey Medresesi’ni yeni bir tarzda müceddeden i‘mâr ve ortasına güzel bir şadırvan ihdas edib medresenin itibarını artırdı. Müderrisliğini meşâhir-i udebâ ve fuzalâdan Küçük Hoca Mehmed Efendizâde Abdullah Remzi Efendi’ye tevcîh etdirdi.
Zilhicce evâsıtında, Bayram Paşa, Amasya’dan kalkıp Tokat’a gitdi. Hayrâtının birçoğunu kendisi Amasya’dan gitdikten sonra ikmâl etdirdi. Hülâsa Bayram Paşa, Naîmâ Efendi’nin yazdığı gibi Amasya’da kırk bin kuruş kadar para sarf ederek büyük eserler vücûda getirdi. Bunlarla Amasya’ya olan nisbet ve alakasını gösterdi.
1047 senesi muharrem evâhirinde Kadı el-Hâc Hızır Efendi’nin vefâtına binâen safer gurresinde Himmetzâde el-Hâc Ramazân Efendi Amasya kadısı oldu. Rebîülâhir evâilinde Sadr-ı a’zam Bayram Paşa ikinci defa Amasya’ya gelip kışladı. Yeniçeri ağasını ve orduyu Merzifon’a [80] gönderdi. Bölük zabıtlarını Amasya’da yerleşdirdi.
Bu esnada Yörgüç Paşazâde Mehmed Bey bin Hasan Bey, Yörgüç Paşa evkâfı tevliyetinden azledilip Hakalâcı Mustafa Beyzâde diğer Mehmed Bey mütevellî oldu.
Şa’bânda Sultân Bâyezîd Evkâfı Mütevellisi Hacı Efendizâde Mustafa Paşa vefât eylediğinden çavûşân-ı dergâh-ı âlîden Gazzâz Ahmed Ağa bin Abdülbâkî evkâf-ı Sultâniyye mütevellisi olup şevvâlde Müftü Dursunzâde Mustafa Efendi şikâyetlerle azledilip yerine Amasya ulemâsından Kâsım Bey Müderrisi Yahya Efendi Amasya müftüsü oldu.
Zilhiccesi evâilinde Bayram Paşa Amasya’dan kalkıp Bağdat Seferi’ne azîmet eden Sultân Murâd’ı istikbâle koşdu. Mutasarrıf Murtezâ Paşa da beraber gitdiğinden akrabasından Zileli Hüseyin Ağa’yı Amasya mütesellimi nasb etdi. Sonra Amasya sancağı sâbık Trabzon beylerbeyi Hoca Ahmed Paşa’ya tevcîh edildi.
Günümüz Türkçesiyle
Zileli'dir. Pîrî Ağa'nın oğludur. 1046 [1636-37] yılı zilkadesinin yirmi altıncı günü Amasya mutasarrıfı oldu; gelişine kadar önceki mütesellim Şâtır Ali Ağa görevinde kaldı. Mustafa Paşa da yaşlılığına saygı gösterilerek emekli edilip Sultan Bayezid vakıfları mütevellisi, bu görevdeki selefi Hoca Ahmed Paşa da Trabzon beylerbeyi oldu.
Bayram Paşa, Amasya'ya uzak yerlerden su getirmek için yollar ve çeşmeler yaptırdı. İçerişehir'de Kadı Ali Çelebi Camii'nin yerine güzel ve taştan bir cami, şimdiki mevlevîhânenin yerine gönül çekici bir mevlevîhâne, Aşağı Pazar'da da bugün "Vakıf Han" denilen büyük bir han yaptırdı. Tanınmış zarif kimselerden Amasyalı Bâkî Dedezâde Ârif Mehmed Dede Efendi'yi mevlevîhânenin şeyhi yaptı.
Aynı şekilde Sığırpazarı yakınındaki Atabey Medresesi'ni yeni bir biçimde yeniden onartıp ortasına güzel bir şadırvan yaptırarak medresenin itibarını artırdı. Müderrisliğini tanınmış edipler ve fazıllardan Küçük Hoca Mehmed Efendizâde Abdullah Remzi Efendi'ye verdirdi.
Zilhicce ortalarında Bayram Paşa Amasya'dan kalkıp Tokat'a gitti. Hayratının birçoğunu kendisi Amasya'dan gittikten sonra tamamlattı. Kısacası Bayram Paşa, Naîmâ Efendi'nin yazdığı gibi Amasya'da kırk bin kuruş kadar para harcayarak büyük eserler meydana getirdi. Bunlarla Amasya'ya olan bağını ve ilgisini gösterdi.
1047 [1637-38] yılı muharrem sonlarında Kadı Hacı Hızır Efendi'nin ölümü üzerine safer başında Himmetzâde Hacı Ramazan Efendi Amasya kadısı oldu. Rebîülâhir başında Sadrazam Bayram Paşa ikinci kez Amasya'ya gelip kışladı. Yeniçeri ağasını ve orduyu Merzifon'a gönderdi. Bölük zabitlerini Amasya'ya yerleştirdi.
Bu sırada Yörgüç Paşazâde Hasan Bey'in oğlu Mehmed Bey, Yörgüç Paşa vakıfları mütevelliliğinden alındı; yerine Hakalâcı Mustafa Beyzâde diğer Mehmed Bey mütevelli oldu.
Şaban ayında Sultan Bayezid Vakıfları Mütevellisi Hacı Efendizâde Mustafa Paşa vefat edince, padişah kapısı çavuşlarından Gazzâz Ahmed Ağa, Abdülbâkî'nin oğlu, padişah vakıfları mütevellisi oldu. Şevvalde Müftü Dursunzâde Mustafa Efendi şikâyetler üzerine görevden alınıp yerine Amasya âlimlerinden, Kâsım Bey Medresesi müderrisi Yahya Efendi Amasya müftüsü oldu.
Zilhicce başlarında Bayram Paşa Amasya'dan kalkıp Bağdat Seferi'ne yola çıkan Sultan Murad'ı karşılamaya gitti. Mutasarrıf Murtezâ Paşa da birlikte gittiğinden akrabasından Zileli Hüseyin Ağa'yı Amasya mütesellimi atadı. Sonra Amasya sancağı, önceki Trabzon beylerbeyi Hoca Ahmed Paşa'ya verildi.
Açıklamalar ve Araştırma
Metindeki Eski Kelimeler
- mutasarrıf: sancağın yönetiminden sorumlu görevli
- tekâüd: emekliye ayrılma
- pirlik: yaşlılık
- mevlevîhâne: Mevlevî tarikatının tekkesi
- dilnişîn: gönle yerleşen, hoş
- kârgîr: taş ya da tuğla ile yapılmış (yapı)
- cesîm: iri, büyük
- müceddeden i'mâr: yeniden onarma
- şadırvan: su fıskiyeli, abdest alınan çeşme düzeni
- müderris: medrese hocası
- hayrât: halka yararlı vakıf yapıları
- hülâsa: kısacası
- azîmet: yola çıkma; istikbâl: karşılama
- nasb: atama
- çavûşân-ı dergâh-ı âlî: padişah kapısı çavuşları
Bayram Paşa ve Amasya'ya Getirdiği Su
Bayram Paşa'nın Amasya'ya yaptığı yatırımlar, bu maddenin merkezindedir. TDV İslâm Ansiklopedisi'nin verdiğine göre Bayram Paşa memleketi Amasya'ya gittiğinde şehirde su sıkıntısı olduğunu öğrenmiş, kendi kesesinden 20.000 kuruş harcayarak şehre su getirtmiş ve çeşmeler yaptırmıştır. Aynı madde Amasya'da bir mevlevîhâne yaptırdığını, şeyhine günde 70 akçe ve giderleri için yeterli vakıf ayırdığını da kaydeder. Hüsameddin ise Naîmâ'ya dayanarak Amasya'daki yapıların toplamı için kırk bin kuruş verir. Ansiklopedi yalnız suyun maliyetini yazdığından iki sayının birbiriyle çelişmesi gerekmez.
Amasya Mevlevîhânesi üzerine yazılmış bir çalışma da Bayram Paşa'nın 1637'de Amasya'ya su getirdiğini ve bir kervansaray ile bir mevlevîhâne yaptırdığını kaydeder; Hüsameddin'in "Vakıf Han" dediği yapı bu kervansaray olabilir, ancak çalışma bunu belirtmez. Çalışmaya göre eski mevlevîhâne 1314'te Alâeddin Ali Pervane Bey tarafından yaptırılmış, 1602'de yanmış ve şeyhi vefat etmiştir. Şeyh Mehmed Arif Dede durumu eski sadrazam Bayram Paşa'ya bildirmiş, Bayram Paşa da su getirtip bir kervansaray ve mevlevîhâne yaptırmış, vakıfları genişletilmiştir. Mehmed Arif Dede aynı çalışmada İbrahim Çelebi'nin oğlu olarak geçer; Hüsameddin'in "Bâkî Dedezâde" demesiyle bu soy bilgisi arasındaki fark açıklanamadı. Yeni yapıdan sonra şeyhlik sırasıyla Mehmed Arif Dede, damadı Mahmud Dede, Abdülkadir Dede ve Alâeddin Dede'ye geçmiştir.
Mevlevîhâne Yeşilırmak kıyısında, Hükümet Köprüsü civarında bulunuyordu. Aynı çalışmaya göre yapı muhtemelen eskilerin Selağzı dediği yerdeydi; bu bölgeye 1865'te Mutasarrıf Ziya Paşa el atmış, mezarlık kaldırılıp dükkânlar yapılmış, sonraki düzenlemelerle alan bugünkü Yavuz Selim Meydanı'na dönüşmüştür. Mevlevîhâne büyük olasılıkla 1925'te tarikatların kapatılması ve meydan açılması sırasında yıktırılmıştır. Bu kayıtlara göre Bayram Paşa'nın yaptırdığı mevlevîhâne bugün ayakta değildir. Hüsameddin'in "şimdiki mevlevîhâne yerine" demesi, yeni yapının eski mevlevîhânenin yerinde kurulduğunu gösterir.
Bayram Paşa'nın Diğer Yapıları ve Sonu
Atabey Medresesi'nin onarımı, Kadı Ali Çelebi Camii'nin yerine yapılan cami ve Aşağı Pazar'daki han hakkında, okuduğum başka kaynaklarda ayrıntılı bilgiye rastlanmadı. Bayram Paşa'nın İstanbul'daki yapıları ise iyi bilinir: Haseki semtindeki türbesine bitişik olarak yaptırdığı bina sonradan medreseye çevrilmiş, burada mektep, mescid, sebil ve tekkeden oluşan bir külliye vücuda gelmiştir; Kayseri'de bir mevlevîhâne, Tarsus yakınında bir kervansaray da yaptırmıştır. Bugün İstanbul'da bir semt onun adıyla anılır.
Hüsameddin'in "Bayram Paşa'nın Amasya'ya ikinci kez gelip kışladığı" kaydı ansiklopediyle uyuşur. Maddede Bayram Paşa'nın orduyu Sivas'ta toplayıp Antep ve Birecik üzerinden Musul'a top naklettirdikten sonra Amasya kışlağına çekildiği yazılıdır. Bayram Paşa Bağdat seferine katılan IV. Murad'a 28 Mayıs 1638'de İnönü konağında katılmış, Urfa yakınındaki Cüllâb mevkiinde ansızın vefat etmiştir.
Hoca Ahmed Paşa ve Sancak Değişiklikleri
Murtezâ Paşa'nın sancak beyliği yaklaşık bir yıl sürer; Bayram Paşa'nın yanında sefere gidince Amasya'yı akrabası Zileli Hüseyin Ağa yönetir. Murtezâ Paşa ve Pîrî Ağa hakkında başka kaynaklarda bilgiye rastlanmadı. Hoca Ahmed Paşa'nın Trabzon beylerbeyi olması ve sonra sancağa dönmesi bir önceki maddede anlatılan padişah ziyaretiyle kazandığı nüfuzun devamı gibi görünür; bu bir çıkarımdır, Hüsameddin açıkça belirtmez.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 4. Cilt, s. 564–564. amasya.bel.tr
Akademik çalışmalar
Diğer kaynaklar