Niksarlıdır. Hasan bin Mehmed oğludur. Seyyid Şerîf Cürcânî tilmizlerinden Sultâniye-i Merzifon müderrisi Mevlânâ Ferideddîn Mehmed Devvânî ve Hâfızeddîn Mehmed Buhârî tilmizlerinden Mevlânâ Şücâ’eddîn İlyâs Merzifonî’den tahsîl-i ulûm ederek Amasya’da ders-i ‘âm oldu.
Yıllarca tedrîs-i ulûm edib iştihâr ederek Yörgüç Paşa Müderrisi olup 862 sâlinden sonra vefât etdi. Kibâr-ı ulemâdan fâzıl bir zât idi. Mahdûmu Mevlânâ Muhyiddîn Mehmed Çelebi Niksârîzâdelikle meşhûrdur.
İbrâhim Bey Bektemür oğlu Mûsâ Bey bin İmâdeddîn Süleyman Bey’in mahdûmudur. İbrâhim Bey Merzifon’da Devlet Hâtun Vakfı mütevellîsi Valide Kethüdâsı Yûsuf Paşazâde Mehmed Bey’in mahdûmudur. Merzifonludur. Bunlar ümerâdan olup [66] Bektemür oğlu 863 ve Yûsuf Paşazâde 867 sâlinden sonra vefât etmişlerdir.
Günümüz Türkçesiyle
Niksarlıdır. Hasan'ın oğlu Mehmed'in oğludur [metindeki ifade: "Hasan bin Mehmed oğludur"]. Seyyid Şerîf Cürcânî'nin öğrencilerinden, Merzifon Sultâniye Medresesi müderrisi Mevlânâ Ferîdeddîn Mehmed Devvânî ile Hâfızeddîn Mehmed Buhârî'nin öğrencilerinden Mevlânâ Şücâ'eddîn İlyâs Merzifonî'den ilim tahsil edip Amasya'da herkese açık ders verdi.
Yıllarca ilim öğretip ünlendi ve Yörgüç Paşa Medresesi müderrisi oldu; 862'den [1457-58] sonra öldü. Büyük âlimlerden, faziletli bir kimseydi. Oğlu Mevlânâ Muhyiddîn Mehmed Çelebi, Niksârîzâde lakabıyla ünlüdür.
İbrâhim Bey, Bektemür oğlu Mûsâ Bey'in oğludur; Mûsâ Bey de İmâdeddîn Süleyman Bey'in oğludur. Bir başka İbrâhim Bey, Merzifon'da Devlet Hatun Vakfı'nın mütevellisi, Valide Kethüdâsı Yûsuf Paşazâde Mehmed Bey'in oğludur. Merzifonludur. Bunlar beylerden olup Bektemür oğlu 863'ten [1458-59], Yûsuf Paşazâde 867'den [1462-63] sonra ölmüşlerdir.
Açıklamalar ve Araştırma
Metindeki Eski Kelimeler
- tilmîz: öğrenci
- tahsîl-i ulûm: ilim öğrenme
- ders-i âm: herkese açık ders verme; medrese öğretmenliğinde bir rütbe
- müderris: medrese hocası
- mütevellî: vakfın yöneticisi
- kethüdâ: kâhya, yönetici
- ümerâ: beyler
Merzifon Sultaniye Medresesi
Metinde adı geçen Merzifon Sultâniye Medresesi, bugün Çelebi Mehmed Medresesi olarak bilinir. Kapı kitabesine göre inşasına 1414'te Çelebi Sultan Mehmed'in emriyle başlanmış, yapı 1417'de Ali oğlu Umur Bey eliyle tamamlanmıştır. İlk müderrisinin Ferîdüddîn Mehmed Çelebi olduğu yazılır. Hüsameddin'in "Ferîdeddîn Mehmed Devvânî" adını verdiği hoca bu isimle uyuşur. Aynı medresede sonraki yıllarda Seydî Şemseddîn Ahmed-i Kırîmî ile Amasyalı Rükneddîn Abdülkerîm gibi tanınmış âlimler de ders vermiştir. Maddedeki kişi, öğrenimini bu kaynaklardan alarak Amasya'ya dönmüştür.
Yörgüç Paşa Medresesi
Kişinin müderrisliğini yaptığı Yörgüç Paşa Medresesi, Amasya'daki Yörgüç Paşa Külliyesi'nin parçasıydı. Külliye, Gökmedrese Mahallesi'nde, kaynaklara göre 1428-1430 arasında; cami, medrese, hamam, han ve imaretten oluşuyordu. Bugün ayakta yalnızca cami ile caminin girişinin batısındaki türbe vardır. Yörgüç Paşa, Çelebi Sultan Mehmed'in oğlu Şehzade Murad'ın lalasıdır; sonradan Şehzade Alâeddîn'in lalalığını da üstlenmiştir. Külliyenin yeri ve kuruluşu şehzadeler döneminin başlangıcına denk düşer.
Devlet Hatun Vakfı ile Yûsuf Paşazâde Mehmed Bey ve Bektemür oğulları hakkında yaptığım aramalarda başka bir kaynağa rastlanmadı. Niksarîzâde Muhyiddîn Mehmed'in, TDV İslâm Ansiklopedisi'nin Hatîbzâde Muhyiddîn Efendi maddesinde anılan "Niksarlı Muhyiddîn Mehmed b. İbrâhim" ile aynı kişi olması mümkündür; ancak maddede bu özdeşlik açıkça yazılmadığından yalnızca bir olasılık olarak not edilmiştir.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 6. Cilt, s. 30–30. amasya.bel.tr
Akademik çalışmalar
Diğer kaynaklar