İçeriğe geç

Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar · BİRİNCİ BÂB · ONUNCU FASIL · BİRİNCİ DEVRE

Sultân Mehmed Hân

Ansiklopedi · Amasya Tarihi, 3. Cilt, s. 470–471 • Hazırlayan: Prof. Dr. Mehmet ARSLAN

Özgün Metin

Sultân Murâd-ı Sânî'nin dördüncü şehzâdesi olan Fâtih Sultân Mehmed Hân-ı Sânî'dir. Kemâl Paşazâde Şemseddîn Ahmed Efendi'nin târîhinde yazıldığı üzere 841 senesi zilhiccesinde Amasya vâlîsi oldu.

Lalası, müdebbir-i umûru, Amasya muhâfızı olmak üzere Sultân Murâd'ın âzâdlı kölelerinden Hayreddîn Hızır Paşa geldi.⁵⁶⁴ Mu'allimi Amasyalı İlyâs Fakîh oğlu Hayreddîn Hızır Çelebi oldu.

İstanbul fâtihi olan Sultân Mehmed-i Sânî, Edirne'de 833 senesi recebinde doğdu. Sekiz yaşında iken Amasya vâlîsi oldu. Amasya, Fâtih'in ilk ta'lîm ve terbiye gördüğü yerdir. Kemâl Paşazâde diyor ki: "Sultân Mehmed dahi bir zamân ol makâm-ı mübârekde ârâm etdi".

Sultân Mehmed'in ser-askeri Amasya ümerâsından Şâdî Beyzâde Burak Bey'dir. Amasya'da buna "Küçük Çeribaşı" dendi. Çeribaşı Mahallesi'nde ikâmet ederdi. Büyük Çeribaşı Mehmed Çelebi'nin kerîmezâdesiydi.

842 senesinde Şeyh Cû'î Mevlevî-hânesi şeyhi "Pir Yoğurtcu" demekle meşhûr Şemseddîn Ahmed Dede bin Ömer bin Mukbil Bey ve Sultâniyye-i Merzifon müderrisi Ferîdeddîn Mehmed Devvânî vefât etdi. Meşâhîr-i fuzalâdan [210] Şücâ'eddîn İlyâs Merzifônî Sultâniyye müderrisi oldu.

Fakat Edirne içinden kaynıyordu. Çünkü İshâk Paşa'nın vezâret-i uzmâya ta'yîni devşirmeleri pek ziyâde yüze çıkarmışdı. Türkler bundan pek ziyâde müte'essir olmuşlardı. Türklerle devşirmeler arasında ufak tefek arbedeler oluyordu.

Bundan dolayı Sultân Murâd bî-huzûr olmuşdu. Nihâyet 843 senesi evâ'ilinde İshâk Paşa vezâret-i uzmâdan azl edilerek yerine Türkler'den Candârlızâde Halîl Paşa vezîr-i a'zam, İshâk Paşa vezîr-i sânî, devşirmelerden Zağnos Paşa vezîr-i sâlis oldu. Dîvân-ı hümâyûnda iki Türk kazaskerle muvâzene hâsıl oluyordu.

Sultân Murâd Engürüs harbini açıp dedikoduların önünü aldı. Muzafferiyyetle avdetinde tahtı resânet buldu. Âlî bir sûr-ı hıtân tertîb etdi. Amasya vâlîsi şehzâde Sultân Mehmed Amasya'dan ve Sultân Alâ'eddîn Manîsâ'dan celb edilerek Sultân Mehmed'in hıtânı icrâ edildi.

Ancak sünnet düğününde şehzâde Alâ'eddîn Bey'in gâyet gürbüz bir hâlde arz-ı endâm etmesi Türklerin nazar-ı dikkatlerini celb etmiş, devşirmeler de huylanmışlardı. Çünkü Türkler İshâk Paşa'yı ve etvârını çekemiyorlardı.

Alâ'eddîn Bey'in harekâtı Sultân Murâd'ı bile vehme düşürmüşdü. Bunun için şehzâdelerin yerlerini değişdirdi. Alâ'eddîn Bey'i Amasya [211] vâlîliğine ta'yîn ederek uzaklara atdı. Sultân Mehmed'i de Manîsâ'ya vâlî gönderdi.

Kemâl Paşazâde diyor ki: "Sultân Mehmed dahi ol makâm-ı mübârekde ârâm etdi. Sonra maslahat iktizâ edib atasının fermânıyla Manîsâ'ya gitdi".

Dipnotlar

  • 564 Bu Hızır Paşa'nın Çorum'da hamâmı vakfiyesinde "atîku's-sultân Murâd" olduğu tasrîh edilmişdir.
Araştırma Makalemiz Editör: Mevlüt Erdem Öztürk

Günümüz Türkçesiyle

Sultan II. Murad'ın dördüncü şehzadesi olan, İstanbul'un fatihi Sultan II. Mehmed Han'dır. Kemâlpaşazâde Şemseddîn Ahmed Efendi'nin tarihinde yazıldığı üzere 841 [1437-38] yılı zilhiccesinde Amasya valisi oldu.

Lalası, işlerinin yöneticisi ve Amasya muhafızı olmak üzere Sultan Murad'ın azatlı kölelerinden Hayreddîn Hızır Paşa geldi. Hocası, Amasyalı İlyâs Fakih'in oğlu Hayreddîn Hızır Çelebi oldu.

İstanbul'u fetheden Sultan II. Mehmed, Edirne'de 833 [1429-30] yılı recebinde doğdu. Sekiz yaşındayken Amasya valisi oldu. Amasya, Fatih'in ilk eğitim ve terbiyesini gördüğü yerdir. Kemâlpaşazâde şöyle der: "Sultan Mehmed de bir zaman o mübarek yerde rahat etti (kaldı)."

Sultan Mehmed'in askerî komutanı Amasya beylerinden Şâdî Bey oğlu Burak Bey'dir. Amasya'da ona "Küçük Çeribaşı" denirdi. Çeribaşı Mahallesi'nde otururdu. Büyük Çeribaşı Mehmed Çelebi'nin kızının oğluydu.

842 [1438-39] yılında Şeyh Cû'î Mevlevîhânesi şeyhi, "Pir Yoğurtçu" diye ünlü Ömer oğlu Mukbil Bey torunu Şemseddîn Ahmed Dede ile Merzifon Sultâniyye Medresesi müderrisi Ferîdeddîn Mehmed Devvânî öldü. Ünlü âlimlerden Şücâ'eddîn İlyâs Merzifonî Sultâniyye müderrisi oldu.

Fakat Edirne içten içe kaynıyordu. Çünkü İshak Paşa'nın sadrazamlığa atanması devşirmeleri çok öne çıkarmıştı. Türkler bundan çok etkilenmişlerdi. Türklerle devşirmeler arasında küçük çaplı kavgalar oluyordu.

Bu yüzden Sultan Murad huzursuz olmuştu. Sonunda 843 [1439-40] yılının başlarında İshak Paşa sadrazamlıktan alınarak yerine Türklerden Çandarlızâde Halîl Paşa sadrazam, İshak Paşa ikinci vezir, devşirmelerden Zağnos Paşa üçüncü vezir oldu. Divan-ı hümâyunda iki Türk kazaskerle denge sağlanıyordu.

Sultan Murad Macaristan seferine çıkıp dedikoduların önünü aldı. Zaferle döndüğünde tahtı sağlamlaştı. Görkemli bir sünnet düğünü hazırlattı. Amasya valisi şehzade Sultan Mehmed Amasya'dan, Sultan Alâeddin de Manisa'dan çağrılıp Sultan Mehmed'in sünneti yapıldı.

Ancak sünnet düğününde şehzade Alâeddin Bey'in çok gürbüz bir görünüşle ortaya çıkması Türklerin dikkatini çekmiş, devşirmeler de kuşkulanmıştı. Çünkü Türkler İshak Paşa'yı ve onun gibi olanları çekemiyorlardı.

Alâeddin Bey'in tavırları Sultan Murad'ı bile kuşkuya düşürmüştü. Bunun için şehzadelerin yerlerini değiştirdi. Alâeddin Bey'i Amasya valiliğine atayarak uzaklara gönderdi. Sultan Mehmed'i de Manisa'ya vali olarak yolladı.

Kemâlpaşazâde şöyle der: "Sultan Mehmed de o mübarek yerde rahat etti. Sonra bir gereklilik doğup babasının fermanıyla Manisa'ya gitti."

Açıklamalar ve Araştırma

Metindeki Eski Kelimeler

  • vâlî: şehzadenin görevli olduğu sancağın başı, vali
  • lala: şehzadenin eğitmeni ve yönetimdeki danışmanı
  • müdebbir-i umûr: işleri yöneten, tedbir alan kişi
  • âzâdlı: azat edilmiş (kölelikten çıkarılmış)
  • mu'allim: öğretmen, hoca
  • ser-asker: komutan
  • kerîmezâde: kızının oğlu, torun
  • hıtân: sünnet
  • ârâm etmek: kalmak, konaklamak

Fatih Amasya'da Vali Miydi

Hüsameddin'in metnindeki en dikkat çekici nokta, Fatih'in sekiz yaşında Amasya valisi atanmasıdır. Amasya'da sancakbeyliği yapan şehzadeleri sıralayan bir araştırma bu bilgiyi aktarır: Ahmed'in ölümünden sonra, 1438'de, II. Murad'ın sekiz yaşındaki dördüncü şehzadesi Mehmed Amasya'ya tayin edilmiştir. Aynı çalışma Hammer'in aktardığı bir rivayeti de anar ve Mehmed'in Amasya'da bulunduğunun bundan anlaşıldığını söyler. Fakat Halil İnalcık, bu görevlendirmenin şüpheli olduğunu belirtir. İnalcık'a göre Mehmed'in 1443 baharında iki lalası, Kassabzâde Mahmud ile Nişancı İbrahim Bey ile birlikte Edirne'den Manisa'ya vali olarak gönderildiği bilinmektedir. Uzunçarşılı da, şehzadelerin sancaklara çıkarılmasını incelediği yazısında Ahmed'ten sonra Mehmed'in Amasya'da sancakbeyi olduğundan söz etmez.

Yani Hüsameddin ile bu kaynaklar arasında açık bir ayrılık vardır. Hüsameddin Fatih'i 841 zilhiccesinde Amasya valisi yapar ve bu bilgiyi Kemâlpaşazâde'nin tarihindeki bir cümleye dayandırır: "Sultan Mehmed de bir zaman o mübarek yerde rahat etti." Bu cümle şehzadenin Amasya'da bir süre kaldığını gösterir; resmî bir sancakbeyliğine işaret ettiği ise bizim yorumumuzla kesin değildir ve İnalcık'ın şüphesi bu noktada anlam kazanır.

Fatih'in Manisa'ya gidişinin tarihi konusunda da kaynaklar tam birleşmez. Bir yazıya göre Mehmed 1442'de, on yaşında Manisa'ya gelmiştir; yazı, 1443 tarihini savunanların da çok olduğunu belirtir. Hüsameddin'in metninde ise Manisa'ya gidiş, sünnet düğününden sonra yer değiştirmeyle anlatılır. Doğum tarihine gelince Hüsameddin 833 [1429-30] recebini verir. Başka bir yazı, kaynakların 1430, 1431 ve 1432 tarihlerini andığını, 29-30 Mart 1432'nin genel kabul gördüğünü belirtir. Bu da Hüsameddin'in tarihinin diğer kaynaklarla uyuşmadığı bir yerdir.

Çeribaşılar ve Mevlevîhâne

Metnin Amasya'ya ilişkin yerel ayrıntıları, Şâdî Beyzâde Burak Bey'in "Küçük Çeribaşı" unvanı ve Çeribaşı Mahallesi, Şeyh Cû'î Mevlevîhânesi şeyhi "Pir Yoğurtçu" lakaplı Şemseddîn Ahmed Dede ile Merzifon'daki Sultâniyye Medresesi'nin müderrisleri gibi bilgilerdir. Bu isimler için okuduğumuz kaynaklarda ek bir bilgiye rastlanmadı; ayrıntıların dayanağı Hüsameddin'in kendi kayıtlarıdır.

Taht Çekişmesi ve Sünnet Düğünü

Metin, II. Murad'ın son yıllarına damgasını vuran Türk-devşirme çekişmesini kısaca anlatır. Çandarlı Halil Paşa, Hüsameddin'in 843 yılı başına koyduğu görev değişikliğiyle sadrazam olmuş; Zağanos Paşa ise bu sırada üçüncü vezir sayılmıştır. Zağanos Paşa maddesinde ise 1439'da onun üçüncü vezir yapıldığı yolundaki bilgilerin yanlış olduğu, adının asıl olarak II. Murad'ın tahttan çekildiği dönemde öne çıktığı ve 1440'ta Arnavutluk sancakbeyi olarak taşra görevine çıktığı yazılıdır. Hüsameddin'in "üçüncü vezir" kaydı bu bilgiyle uyuşmaz. Hüsameddin, bu isimleri Amasya'ya yansıyan olaylar bağlamında anar.

Alâeddin Ali'nin tavırlarının II. Murad'ı kuşkulandırdığı ve bu yüzden şehzadelerin yerlerinin değiştirildiği anlatısı, bir sonraki maddenin hazırlığıdır. Alâeddin, 1440'ta on beş yaşında Amasya sancakbeyliğine getirilmiş sayılır; bazı kaynaklar onun Amasya görevini 1442-1443 olarak verir. Ayrıntılar bir sonraki maddede ele alınmaktadır.

Kaynakça

Birincil kaynaklar

  • Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 3. Cilt, s. 470–471. amasya.bel.tr

Akademik çalışmalar

Diğer kaynaklar

3. Cilt içindekiler

Karekod · QR code

Bu sayfanın karekodudur. A5 olarak yazdırıp asabilir ya da yapıştırabilirsiniz; okutan kişi doğrudan bu içeriğe ulaşır.

This QR code links to this page. Print it on A5 and post it anywhere; scanning it opens this content.