İçeriğe geç

Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar · BİRİNCİ BÂB · ONUNCU FASIL · BİRİNCİ DEVRE

Sultân Ahmed Çelebi

Ansiklopedi · Amasya Tarihi, 3. Cilt, s. 470 • Hazırlayan: Prof. Dr. Mehmet ARSLAN

Özgün Metin

İkinci Sultân Murâd'ın büyük şehzâdesidir. 838 senesi evâ'ilinde Amasya vâlîsi olarak birâderleri Alâ'eddîn, Mehmed Çelebiler'le beraber geldi. Vüzerâdan Şeyhî Mahmûd Paşa bin Şihâbeddîn Kırşehrî⁵⁶² şehzâdenin lalası, müdebbir-i umûru ve Amasya muhâfızı oldu.

Şehzâde Sultân Ahmed, 823 senesinde Amasya'da tevellüd etmiş, on beş yaşına girmiş, genç, gâyet gürbüz bir zât idi. Amasya [207] a'yânından Dursun Çelebi bin Bahşâyiş Bey şehzâdeye defterdâr ve muharrir-i vilâyet oldu.

Fakat 838 senesinde dîvân-ı hümâyûn vüzerâsında ba'zı tebeddülât olup vak'a-i sâbıkanın bâ'isi olan meşhûr İshâk Paşa dîvân-ı hümâyûnda vezîr-i sâlis, öz Türkler'den Yörgüç Paşa vezîr-i sânî olmuş, yine ricâl-i devlet ve halk arasında dedikodular, teheyyücler belirmişdi.

Fakat 839 senesinde Amasya muhâfızı Şeyhî Paşa vefât etdikde yerine vezîr-i sânî Yörgüç Paşa ta'yîn olunup Amasya'ya geldi. İshâk Paşa vezîr-i sânî, kazasker Candârlızâde Halîl Çelebi de vezîr-i sâlis oldu.

840 senesi rebî'ulevvelinde Yörgüç Paşa Amasya'da yapdırdığı hayrâtı mesâlihine bir cemm-i gafîr huzûrunda bütün emlâk ve akârâtını vakf etdi. Vakfiyesini tescîl eden Amasya kadısı Muslihzâde Abdurrahmân Çelebi idi.

841 senesi evâ'ilinde vezîr-i a'zam Koca Mehmed Paşa vezerât-ı uzmâdan azl edilip Osmâncık’a gönderildi. Yerine vezîr-i sânî İshâk Paşa vezîr-i a'zam, Halîl Paşa da vezîr-i sânî, bunun yerine Rûmeli beylerbeyi Türkler'den Bergoslu Halîl Paşa vezîr-i sâlis olarak geldi.

Ancak halk arasında tekevvün eden asabiyetler artmış, Sultân Murâd'ın mevki'i oldukça tezelzüle yüz tutmuşdu. Pek şâyân-ı dikkatdir ki vezerât-i uzmâdan ma'zûlen gelen Koca Mehmed Paşa 841 senesi zilhiccesinde Osmâncık'da vefât etdiği esnâda Amasya vâlîsi şehzâde Sultân Ahmed de [208] Amasya'da vefât etmişdir.

Koca Mehmed Paşa, Osmâncık'da binâ eylediği câmi-i şerîfinin şark tarafında bahçesi derûnunda medfûn olup târîh-i vefâtı seng-i mezârında mahkûkdur. Şehzâde Sultân Ahmed de Amasya'da Narlı Bahçe'de Şehzâdegân Türbesi hizâsında kubbe-i mahsûsa derûnunda medfûndur.⁵⁶³

Şehzâde Sultân Ahmed'in vefâtından sonra münhal olan Amasya vâlîliğine şehzâde Sultân Mehmed ta'yîn edildi. Bundan büyük olan şehzâde Sultân Alâ'eddîn de Manîsâ vâlîliğine gönderildi. [209]

Dipnotlar

  • 562 Şeyhî Paşa, defterdârlık ve nişâncılık ederek ibrâz-ı fazîlet etmiş ulemâ-yı vüzerâdandır.
  • 563 Türkiye müverrihleri, Sultân Ahmed'in Bursa'da medfûn olduğunu, levhasına da 845 senesinde vefât etdiğini sonradan yazmışlardır. Hâlbuki 841 senesinde ber-hayât olan müverrih-i meşhûr Amasyalı Şükrullâh Çelebi, Behcetü't-Tevârîh'inde bu şehzâdenin Amasya'da medfûn olduğunu ve târîh-i vefâtını kayd etmişdir. Burada bir an'ane-i mahalliye vardır. Bu esnâda Pîr İlyâs-ı Halvetî Zâviyesi şeyhi Gümüşlü-zâde Pîr Celâleddîn Abdurrahmân Çelebi bin İlyâs-ı Halvetî idi. Üç şehzâde 841 senesi ramazân bayrâmında şeyhi ziyârete giderler. Pîr Abdurrahmân Çelebi sulehâ-yı ümmetden mazınne-i kerâmet bir zât idi. Üç şehzâdenin en küçüğü olan Mehmed Çelebi'ye iltifât ederek ridâsını omuzları üzerine kor, diğer şehzâdelere de yol gösterir. Halk bu remz üzerine Mehmed Çelebi'nin pâdişâh, diğerlerinin âhiret yolcusu olacaklarını anlamışlar, bundan iki buçuk ay sonra şehzâde Sultân Ahmed'in vefâtına hayret etmişlerdir. Bu an'ane-i mahalliyeyi Âlî Bey, Amasya mutasarrıfı olduğu esnâda işidip pîr-i müşârün-ileyhin terceme-i hâlinde Künhü'l-Ahbâr adlı eserinde kayd etmişdir.
Araştırma Makalemiz Editör: Mevlüt Erdem Öztürk

Günümüz Türkçesiyle

İkinci Murad'ın büyük şehzadesidir. 838 [1434-35] yılının başlarında Amasya valisi olarak kardeşleri Alâeddin ve Mehmed Çelebilerle birlikte geldi. Vezirlerden Şeyhî Mahmûd Paşa bin Şihâbeddîn Kırşehrî, şehzadenin lalası, işlerinin yöneticisi ve Amasya muhafızı oldu.

Şehzade Sultan Ahmed, 823 [1420-21] yılında Amasya'da doğmuş, on beş yaşına girmişti. Genç ve çok gürbüz bir kişiydi. Amasya ileri gelenlerinden Bahşâyiş Bey oğlu Dursun Çelebi şehzadeye defterdar ve vilâyet muharriri (vilâyet kayıtlarını tutan görevli) oldu.

Fakat 838 yılında divan-ı hümâyun vezirleri arasında bazı değişiklikler oldu. Önceki olayın sebebi olan ünlü İshak Paşa divan-ı hümâyunda üçüncü vezir, öz Türklerden Yörgüç Paşa ikinci vezir olmuş, devlet adamları ve halk arasında yine dedikodular ve kızgınlıklar belirmişti.

Ancak 839 [1435-36] yılında Amasya muhafızı Şeyhî Paşa ölünce yerine ikinci vezir Yörgüç Paşa atandı ve Amasya'ya geldi. İshak Paşa ikinci vezir, kazasker Çandarlızâde Halîl Çelebi de üçüncü vezir oldu.

840 [1436-37] yılı rebîülevvelinde Yörgüç Paşa, Amasya'da yaptırdığı hayır eserlerinin masrafları için büyük bir topluluğun huzurunda bütün mülk ve arazisini vakfetti. Vakfiyesini tescil eden Amasya kadısı Muslihzâde Abdurrahmân Çelebi'ydi.

841 [1437-38] yılının başlarında sadrazam Koca Mehmed Paşa sadrazamlıktan alınıp Osmancık'a gönderildi. Yerine ikinci vezir İshak Paşa sadrazam, Halîl Paşa ikinci vezir, onun yerine de Rumeli beylerbeyi, Türklerden Bergoslu Halîl Paşa üçüncü vezir olarak geldi.

Ancak halk arasında oluşan sinirlilik artmış, Sultan Murad'ın konumu epeyce sarsılmaya yüz tutmuştu. Çok dikkate değer bir nokta şudur: Sadrazamlıktan alınıp gelen Koca Mehmed Paşa 841 yılı zilhiccesinde Osmancık'ta öldüğü sırada, Amasya valisi şehzade Sultan Ahmed de Amasya'da vefat etmiştir.

Koca Mehmed Paşa, Osmancık'ta yaptırdığı camisinin doğusundaki bahçesinde yatmaktadır; ölüm tarihi mezar taşına kazılıdır. Şehzade Sultan Ahmed de Amasya'da Narlı Bahçe'de, Şehzadeler Türbesi'nin karşısında, kendisine ayrılmış kubbenin içinde yatmaktadır.

Şehzade Sultan Ahmed'in ölümünden sonra boşalan Amasya valiliğine şehzade Sultan Mehmed atandı. Ondan büyük olan şehzade Sultan Alâeddin de Manisa valiliğine gönderildi.

Açıklamalar ve Araştırma

Metindeki Eski Kelimeler

  • lala: şehzadeye eğitmenlik ve yönetici danışmanlığı yapan devlet adamı
  • müdebbir-i umûr: işleri yöneten, tedbir alan kişi
  • muhâfız: bir şehir ya da bölgenin askerî ve idarî sorumlusu
  • defterdâr: mal işlerinin başındaki görevli
  • muharrir-i vilâyet: vilâyetin nüfus ve gelir kayıtlarını tutan memur
  • hayrât: cami, medrese, çeşme gibi hayır eserleri
  • vakfiye: bir malın hayır amacıyla bağışlandığını belgeleyen resmî metin
  • vezîr-i sâlis: üçüncü vezir

Şehzade Ahmed'in Amasya Valiliği

Amasya sancağında görev yapan şehzadeleri sıralayan bir araştırmaya göre, II. Murad'ın büyük oğlu Ahmed Çelebi 1420'de Amasya'da doğmuş, 1435'te sancakbeyi olarak görevlendirilmiş, yaklaşık üç yıl bu görevde kaldıktan sonra 1438'de Amasya'da ölmüştür. Hüsameddin'in verdiği tarihler bununla uyuşur: 823 [1420-21] doğum, 838 [1434-35] atama, 841 [1437-38] ölüm. Aynı çalışma, Ahmed'in ölümünden sonra Amasya sancakbeyliğinin 1438'de Fatih Sultan Mehmed'e verildiğini yazar. Hüsameddin'in anlatısı da aynı sırayı izler.

Ahmed'in annesinin kim olduğu ve ölümünün sebebi, okuduğumuz kaynaklarda yer almaz. Hüsameddin de bu konuda bir şey söylemez.

Mezar Meselesi ve Yerel Anlatı

Hüsameddin 563 numaralı dipnotta önemli bir tartışmaya girer. Ona göre Türkiye tarihçileri, Sultan Ahmed'in Bursa'da gömülü olduğunu ve mezar levhasında 845 yılında öldüğünün yazılı olduğunu sonradan kaydetmişlerdir. Hüsameddin ise 841 yılında hayatta olan Amasyalı tarihçi Şükrullâh Çelebi'nin Behcetü't-Tevârîh adlı eserinde şehzadenin Amasya'da gömülü olduğunu ve ölüm tarihini yazdığını belirtir. Bu iki görüşü kesin olarak karşılaştıracak başka bir kaynağa rastlanmadı. Burada bir yerel anlatının da izine rastlanır.

Hüsameddin'in aktardığı rivayete göre üç şehzade 841 yılı ramazan bayramında Pîr İlyâs-ı Halvetî Zaviyesi şeyhi Gümüşlüzâde Pîr Celâleddîn Abdurrahmân Çelebi'yi ziyarete gider. Şeyh, üç şehzadenin en küçüğü olan Mehmed Çelebi'ye iltifat eder, ridasını onun omuzlarına koyar, öbür şehzadelere ise yol gösterir. Halk bu işaretten, Mehmed Çelebi'nin padişah olacağını, ötekilerin ise ahiret yolcusu olduğunu anlar. Bundan iki buçuk ay sonra şehzade Ahmed'in ölümüne şaşırırlar. Hüsameddin bu rivayetin, Amasya mutasarrıfı olduğu sırada Âlî Bey tarafından şeyhin biyografisinde, Künhü'l-Ahbâr adlı eserinde kaydedildiğini belirtir.

Aynı rivayetin farklı bir biçimi başka bir çalışmada, Hammer'e dayanılarak aktarılır. Orada şeyhin, Pir İlyas'ın damadı Şeyh Abdurrahman olduğu, şehzadelerden ikisinin elini öpmesine izin verip Şehzade Mehmed'in önünde diz çöktüğü ve ona, ilâhî takdirin kendisine bırakacağı devletin şanı için bütün gücünü kullanmasını rica ettiği söylenir. İki anlatının ayrıntıları farklıdır: Hüsameddin'de ridâ ve Ahmed'in ölümü, Hammer'in aktardığında diz çökme ve devlet görevi öne çıkar. Rivayetin dayanağı kesin bir belge değil, halk arasında söylenip sonradan yazıya geçen bir hikâyedir.

Vezirler Arasındaki Değişimler

Metnin ortasındaki vezir değişiklikleri, II. Murad dönemi devlet kadrosundaki çekişmenin bir parçasıdır. Hüsameddin, İshak Paşa'nın sadrazamlığını 841 [1437-38] yılı başına, azlini ise bir sonraki maddede 843 [1439-40] yılı başına bağlar. Başka kaynaklarda II. Murad'ın 1439'da vezirler arasında değişiklik yaptığı ve Çandarlı Halil Paşa'nın II. Murad'ın saltanatının sonuna kadar sadrazam olarak kaldığı yazılıdır. Hüsameddin'in anlattığı sıra bu bilgiyle çelişmez. Koca Mehmed Paşa'nın Osmancık'taki camisi ve mezarı için ise okuduğumuz kaynaklarda bir bilgiye rastlanmadı.

Kaynakça

Birincil kaynaklar

  • Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 3. Cilt, s. 470–470. amasya.bel.tr

Akademik çalışmalar

3. Cilt içindekiler

Karekod · QR code

Bu sayfanın karekodudur. A5 olarak yazdırıp asabilir ya da yapıştırabilirsiniz; okutan kişi doğrudan bu içeriğe ulaşır.

This QR code links to this page. Print it on A5 and post it anywhere; scanning it opens this content.