Çelebi Sultân Mehmed Hân'ın büyük şehzâdesidir. Amasya'da doğup Amasya'da büyümüşdür. Pederinin cülûsunda Edirne'ye gidip 818 senesi rebî'ulevvelinde Amasya vâlîsi olarak mu'allimi bulunan Amasyalı [194] Şücâ'eddîn İlyâs Çelebi bin Hızır'la beraber geldi.
Sunkuroğlu Melik İsmâ'il Bey, Amasya muhâfızı ve şehzâde atabeyi olarak Tokat emâretinden celb edildi. Fakat ahâlî-i memleket tekerrür eden zelzelelerden dolayı üç ay kadar çadır altında yaşadı. Zelzeleden masûn olan bahçeler, bâğlar, tarlalar kurudu. Ortalığı kaht u galâ istîlâ etdi.
Şehzâde Sultân Murâd'ın vürûdunda Amasya kadılığına kibâr-ı ulemâdan Muslihzâde Şemseddîn Mehmed Şâh Efendi ta'yîn edildi. Şeyh Şerefeddîn Hamza Çelebi yerine Amasya müftüsü Gümüşlüzâde Pîr Abdurrahmân Çelebi Halvetiyye şeyhi olup kibâr-ı fukahâdan Lâdikli Tâceddîn İsrâfîl Çelebi Amasya müftüsü ve Celâleddîn Mehmed Erzincânî de mevlevî-hâne şeyhi oldu.
Vezîr-i a'zam el-Hâc Halîl Paşa'nın kadı olduğu Gümüş kasabasında başlatdığı medrese-i âliye 818 senesinde hitâma erdi. Medrese gâyet metîn olduğundan zelzele-i müdhişeden müte'essir olmadı. Adı medresenin kapısı üstünde mahkûkdur.
819 senesinde Amasya muhâfızı Melik İsmâ'il Bey, her tarafa tâ'ûn ve vebâ gibi müstevlî olan Kara Tâtâr'ı kırıp geçirdi. Beliyyelerini halkın üzerinden kaldırdı. Şehzâde ve halkın nazarında yükseldi.
Yine bu sene şehzâde Sultân Mustafa, hurûc ve kıyâm ederek Selânik tarafından gelip Sîroz'u işgâl etmişdi. Vezîr-i a'zam el-Hâc Halîl Paşa ma'iyyetine aldığı bir kuvve-i mühimme ile Sîroz üzerine gitdi. Fakat [195] şehzâde Sultân Mustafa harbinde maktûlen vefât eylediğinden yerine Amasyalı Sunkuroğlu Bâyezîd Paşa vezîr-i a'zam oldu.⁵⁵⁵
Şehzâde Mustafa'nın⁵⁵⁶ kıyâmı pek mühimdi. Rûmeli beyleri hâssaten Gömlüoğulları şehzâdeyi pek güzel tanıyorlar, ona itâ'at ediyorlardı. Bunun kıyâmı Çelebi Sultân'ı pek ziyâde telâşa düşürmüşdü. Şehzâdenin ve Karamânoğlu Mehmed Bey'in kıyâm ve isyânı Kastamonu hâkimi İsfendiyâr Bey'e cür'et vermiş, Karahisâr-ı Şarkî beyi Hasan ve Erzincân beyi Pîr Ömer ve Samsun beyi Cüneyd Beyler'i dâ'ire-i ittifâkına almışdı.
820 senesinde İsfendiyâr Bey, mahdûmu Hızır Bey'e asker terfîk ederek Bafra ve mülhakâtını zabta kıyâm etmiş, Samsun taraflarını da bu sûretle ele geçirmiş, Canik beyi Alparslanzâde Hüsâmeddîn Hasan Bey bunu şehzâde Sultân Murâd'a bildirmişdi.
820 senesi rebî'ulevvelinde vezîr-i a'zam Amasyalı Bâyezîd Paşa Amasya'da başlatdığı câmi-i şerîfini, imâretini ikmâl ederek Amasya'da kâ'in emlâk ve akârâtını bu hayrâtının mesâlihine vakf etdi. Mahdûmu Îsâ Bey Amasya'da evkâfına nezâret etmekde idi. [196]
Amasya havâlîsinde cereyân eden vekâyi'i haber alan Çelebi Sultân Mehmed, 821 senesi muharreminde Amasya'ya büyük bir kuvvetle geldi. Biçaroğlu Nûreddîn Hamza Bey, Samsun beyi Kubâdoğlu Cüneyd Bey'i bir hamlede ahz ve i'dâm etdi. Hızır Bey'i Kastamonu'ya kaçırdı. Hasan Bey de ricâ-yı afv ile makâmında kaldı.
Çelebi Sultân Mehmed, geçen yıllarda Kara Tatar'ın yapdığı fenâlıkları der-hâtır ederek İsfendiyâr Bey'e îcâbında mu'în olan bunları Rûmeli'ne kaldırdı. Bunların beyi olan Minnetzâde Mehmed Bey de beraber gitdi.
Çelebi Sultân Mehmed, 821 senesi rebî'ulâhirinde Amasya'dan kalkıp Edirne'ye gitmişdi. Fakat şehzâde Sultân Mustafa, bütün kuvvetiyle Edirne'ye hücûm eylediğinden Çelebi Sultân'ı Edirne'den çıkardı. Rûmeli'ne hükümdâr olduğunu i'lân etdi.
822 senesi evâ'ilinde cereyân eden bu vak'a-i mühimme esnâsında İnaloğlu Yâr Alî Bey bin İbrâhim Bey Tokat'ı basıp Biçârzâde Hamza Bey'i tahassüne mecbûr etmişdi. Amasya muhâfızı "Melik Gâzi" demekle meşhûr İsmâ'il Bey, kuvve-i mevcûdesiyle gidip Yâr Alî Bey'i kaçırdı. Tokat'ı kurtardı.
Melik İsmâ'il Bey, bu muhârebede yaralanmışdı. Amasya'ya vusûlünden biraz sonra 822 senesi cumadelâhiresinin ikinci günü⁵⁵⁷ vefât etdi. Yerine Bâyezîd Paşa birâderi Hamza Bey [197] şehzâde atabeyi ve Amasya muhâfızı oldu.
823 senesi evâ'ilinde şehzâde Sultân Mustafa, harben Edirne ve sonra Rûmeli'nden çıkarıldı. Tokat beyi Biçâroğlu Hamza Bey de 823 senesi ramazânının beşinde vefâtıyla Tokat'da medfen-i mahsûsuna defn edildi.
824 senesi cumadelûlâsında Çelebi Sultân Mehmed Hân vefât eylediğinden yerine Amasya vâlîsi olan şehzâdesi Sultân Murâd Hân-ı Sânî geçdi. Amasya beylerbeyiliğine de lalası Hamza Bey ta'yîn edildi.
Günümüz Türkçesiyle
Çelebi Sultan Mehmed Han'ın büyük şehzadesidir. Amasya'da doğup Amasya'da büyümüştür. Babasının tahta çıkışında Edirne'ye gidip 818 [1415-16] yılı rebîülevvelinde, hocası olan Amasyalı Şücâeddin İlyas Çelebi bin Hızır'la birlikte Amasya valisi olarak geldi.
Sunkuroğlu Melik İsmail Bey, Amasya muhafızı ve şehzade atabeyi olarak Tokat emirliğinden getirildi. Fakat memleket halkı, tekrarlanan depremler yüzünden üç ay kadar çadır altında yaşadı. Depremden zarar görmeyen bahçeler, bağlar ve tarlalar kurudu. Her yanı kıtlık ve pahalılık kapladı.
Şehzade Sultan Murad'ın gelişinde Amasya kadılığına büyük âlimlerden Muslihzâde Şemseddin Mehmed Şah Efendi atandı. Şeyh Şerefeddin Hamza Çelebi'nin yerine Amasya müftüsü Gümüşlüzâde Pîr Abdurrahman Çelebi Halvetiyye şeyhi oldu. Büyük fakihlerden Lâdikli Tâceddin İsrâfil Çelebi Amasya müftüsü, Celâleddin Mehmed Erzincânî de mevlevîhane şeyhi oldu.
Vezir-i âzam el-Hac Halil Paşa'nın kadı olduğu Gümüş kasabasında yapımına başladığı yüksek medrese 818 yılında tamamlandı. Medrese çok sağlam olduğundan korkunç depremden etkilenmedi. Adı medresenin kapısı üstüne kazılıdır.
819 [1416-17] yılında Amasya muhafızı Melik İsmail Bey, her yana veba ve salgın gibi yayılan Kara Tatar'ı kırıp geçirdi. Onların belasını halkın üzerinden kaldırdı. Şehzadenin ve halkın gözünde yükseldi.
Yine bu yıl şehzade Sultan Mustafa ayaklanıp Selanik tarafından gelerek Siroz'u işgal etmişti. Vezir-i âzam el-Hac Halil Paşa yanına aldığı önemli bir kuvvetle Siroz üzerine gitti. Fakat şehzade Sultan Mustafa ile yapılan savaşta öldürüldüğünden, yerine Amasyalı Sunkuroğlu Bayezid Paşa vezir-i âzam oldu.
Şehzade Mustafa'nın ayaklanması çok önemliydi. Rumeli beyleri, özellikle Gömlüoğulları şehzadeyi çok iyi tanıyorlar, ona itaat ediyorlardı. Bunun ayaklanması Çelebi Sultan'ı çok telaşa düşürmüştü. Şehzadenin ve Karamanoğlu Mehmed Bey'in ayaklanması ve isyanı Kastamonu hâkimi İsfendiyar Bey'e cesaret vermiş; Karahisar-ı Şarkî beyi Hasan'ı, Erzincan beyi Pîr Ömer'i ve Samsun beyi Cüneyd Bey'i de ittifakının içine almıştı.
820 [1417-18] yılında İsfendiyar Bey, oğlu Hızır Bey'e asker katıp Bafra'yı ve bağlı yerlerini ele geçirmeye kalkışmış, Samsun taraflarını da böylece almış; Canik beyi Alparslanzâde Hüsâmeddin Hasan Bey bunu şehzade Sultan Murad'a bildirmişti.
820 yılı rebîülevvelinde vezir-i âzam Amasyalı Bayezid Paşa, Amasya'da yapımına başladığı camisini ve imaretini tamamlayıp Amasya'daki mülk ve gayrimenkullerini bu hayır eserlerinin ihtiyaçları için vakfetti. Oğlu İsa Bey Amasya'da vakıflarının denetimini yürütüyordu.
Amasya çevresinde olup biten olayları haber alan Çelebi Sultan Mehmed, 821 [1418-19] yılı muharreminde Amasya'ya büyük bir kuvvetle geldi. Biçaroğlu Nûreddin Hamza Bey, Samsun beyi Kubadoğlu Cüneyd Bey'i tek hamlede yakalayıp idam etti. Hızır Bey'i Kastamonu'ya kaçırdı. Hasan Bey de af dileyerek makamında kaldı.
Çelebi Sultan Mehmed, geçmiş yıllarda Kara Tatar'ın yaptığı kötülükleri hatırlayarak, gerektiğinde İsfendiyar Bey'e yardımcı olan bunları Rumeli'ne naklettirdi. Bunların beyi olan Minnetzâde Mehmed Bey de birlikte gitti.
Çelebi Sultan Mehmed, 821 yılı rebîülâhirinde Amasya'dan kalkıp Edirne'ye gitmişti. Fakat şehzade Sultan Mustafa bütün kuvvetiyle Edirne'ye saldırarak Çelebi Sultan'ı Edirne'den çıkardı ve Rumeli'ne hükümdar olduğunu ilan etti.
822 [1419-20] yılı başlarında meydana gelen bu önemli olay sırasında İnaloğlu Yâr Ali Bey bin İbrahim Bey Tokat'a baskın yapıp Biçarzâde Hamza Bey'i kaleye çekilmeye mecbur etmişti. Amasya muhafızı, "Melik Gâzi" diye ünlü İsmail Bey, mevcut kuvvetiyle gidip Yâr Ali Bey'i kaçırdı ve Tokat'ı kurtardı.
Melik İsmail Bey bu savaşta yaralanmıştı. Amasya'ya varışından biraz sonra, 822 yılı cumadelâhiresinin ikinci günü vefat etti. Yerine Bayezid Paşa'nın kardeşi Hamza Bey şehzade atabeyi ve Amasya muhafızı oldu.
823 [1420-21] yılı başlarında şehzade Sultan Mustafa, savaşla Edirne'den ve sonra Rumeli'nden çıkarıldı. Tokat beyi Biçaroğlu Hamza Bey de 823 yılı ramazanının beşinde vefat edip Tokat'ta özel mezarına gömüldü.
824 [1421] yılı cumadelûlâsında Çelebi Sultan Mehmed Han vefat ettiğinden yerine, Amasya valisi olan şehzadesi Sultan Murad Han-ı Sânî (II. Murad) geçti. Amasya beylerbeyiliğine de lalası Hamza Bey atandı.
Açıklamalar ve Araştırma
Metindeki Eski Kelimeler
- vâlî: vali, bir bölgenin yöneticisi; burada şehzade olarak görevlendirilen yönetici
- atabey: şehzadeye hocalık ve vasilik yapan görevli, lala
- muhâfız: şehrin güvenliğinden sorumlu komutan
- kaht u galâ: kıtlık ve pahalılık
- tâ'ûn ve vebâ: salgın hastalık
- vezîr-i a'zam: başvezir, bugünkü başbakan
- hurûc ve kıyâm: başkaldırı, ayaklanma
- vakf: bir malı hayır için ayırma; akârât: taşınmaz mallar
- tahassun: kaleye çekilip kendini savunma
- medfen: gömüldüğü yer, mezar
Şehzade Murad'ın Amasya Yılları
II. Murad, Haziran 1404'te Amasya'da doğmuştur. TDV İslâm Ansiklopedisi onu bir cariyeden olma bir oğul olarak gösterir ve annesinin Amasya ileri gelenlerinden Divitdar Ahmed Paşa'nın kızı Şehzade Hatun olduğunu Hüsameddin'in kaydettiğini ayrıca belirtir. Hüsameddin de bir önceki maddede bunu kesin söylemez, "sanılır" der. Başka kaynaklarda Murad'ın annesi olarak Dulkadiroğlu Nâsırüddin Mehmed'in kızı Emine Hatun anılır. Bu fark, doğrulama gerektiren bir noktadır.
Murad on iki yaşına geldiğinde Amasya, Tokat, Sivas, Çorum ve Osmancık'ı içine alan Rum vilayeti beyliğiyle Amasya'ya gönderilmiştir. Hüsameddin bunu 818 yılı rebîülevveline (1415-16) tarihler. Bir yıl sonra Murad, Amasya kuvvetleriyle Börklüce Mustafa isyanını bastırmak üzere Saruhan ve İzmir tarafına gönderilmiştir. Bayezid Paşa Amasya ve Sivas kuvvetleriyle isyanı bastırmıştır. Murad Amasya'dan ayrılınca bölgedeki Moğol göçebeler olan Kara Tatarlar kargaşalık çıkarmış, şehzade Bayezid Paşa'yla birlikte Amasya'ya dönmüştür. Hüsameddin'in metni Börklüce meselesini anmaz; yalnız Kara Tatar'ın Melik İsmail Bey tarafından bastırıldığını anlatır. Aynı dönemde Şehzade Murad ve yeni atabeyi Rum beylerbeyi Hamza Bey Samsun'u İsfendiyaroğlu'nun elinden almıştır. TDV maddesi, kaynaklarda Samsun'un fethiyle ilgili tarihlerin karıştırıldığını da belirtir. Hüsameddin'in 820-821 yıllarındaki anlatımı, Kubadoğlu Cüneyd'in öldürülmesi ve İsfendiyar'ın oğlu Hızır'ın Kastamonu'ya kaçırılmasıyla bu çerçeveyi ayrıntılandırır.
Düzmece Mustafa ve Vezir-i Âzam Sorunu
Hüsameddin'in dipnotunda "Düzmece" denen Mustafa, Yıldırım Bayezid'in oğludur. Ankara Savaşı'nda kaybolmuş, yıllar sonra ortaya çıkmıştır. Birçok tarihçi onun gerçekten Mustafa Çelebi olduğunu kabul eder; "Düzmece" adı sonradan Osmanlı anlatısında yerleşmiştir. Ortaya çıkış tarihi kaynaklarda 1416 ile 1418 arasında değişir. Hüsameddin 819'u (1416-17) verir. Kaynaklara göre Çelebi Mehmed'in ölümünden sonra, Bizans'ta tutulan bu Mustafa serbest bırakılmış ve II. Murad'a karşı mücadele etmiştir. Hüsameddin'in, Siroz harekâtında vezir-i âzamın öldüğünü yazması da dikkate değerdir. Metnin söz dizimi öldürülenin kim olduğunu açıkça söylemez; Bayezid Paşa'nın "yerine" vezir-i âzam olması, öldürülenin Halil Paşa olduğunu düşündürür.
Hüsameddin'in dipnotunda Candarlı-zâde İbrahim Paşa'nın bu tarihte vezir-i âzam gösterilmesi yanlış bulunur. TDV'ye göre Bayezid Paşa 1413'te Çelebi Mehmed tarafından vezir-i âzam ve Rumeli beylerbeyi atanmıştır ve 1421'de II. Murad döneminde öldürülene kadar bu makamdadır. Çandarlı İbrahim Paşa ise 1421-1429 arasında vezir-i âzam olarak anılır. Dolayısıyla Hüsameddin'in itirazı bugünkü kaynaklarla örtüşür; yalnızca Bayezid Paşa'nın vezirliğinin başlangıcı Hüsameddin'de 819, TDV ve Keskin'de 1413'tür.
Bayezid Paşa'nın Amasya'daki Eseri
Hüsameddin vezir-i âzam Bayezid Paşa'nın camisini ve imaretini 820 yılında vakfettiğini yazar. TDV de Amasya'daki cami, imaret ve medresenin 820 (1418), 821 (1418) ve 823 (1420) tarihli vakfiyelerinin bulunduğunu söyler. Yapının kitabesi ise Bayezid Paşa'nın "büyük emir, değerli ve şerefli vezir" unvanıyla bu imareti 817 yılı muharreminde (1414) yaptırdığını bildirir. Bu iki tarihin çelişmediği anlaşılır: kitabe yapının inşasını, vakfiye ise sonraki vakfı belgeler. Yapı, Bayezid Paşa Zaviyesi adıyla anılır; kitabeleri ve vakfiyesinin özeti yapının üzerinde okunabilmektedir. Yapıda çalışan usta ve mimarların bir bölümünün Paşa'nın kölesi olduğu da kitabelerden anlaşılmaktadır.
Hamza Bey
Hüsameddin'in metninde ve TDV maddesinde adı geçen Hamza Bey, Bayezid Paşa'nın kardeşidir. TDV, onun Venediklilerin 1417'de Çanakkale Boğazı'na girip Lapseki'yi topa tutması üzerine karada 10.000'den fazla askerle karşı koyan deniz beyi olduğunu ve daha sonra İstanbul'un fethinde donanma komutanlığına getirildiğini yazar. TDV'nin II. Murad maddesinde ise Hamza Bey, şehzade Murad'ın yeni atabeyi ve Rum beylerbeyi olarak anılır; 1425'te Anadolu beylerbeyiliğine atanır. Bu kayıtların hepsinin aynı kişiye ait olup olmadığı kaynaklarda açıkça belirtilmemiştir. Keskin'in makalesine göre Bayezid Paşa'nın ölümünden sonra ailesi Bursa'da varlığını sürdürmüş, kardeşi Hamza Bey uzun süre Osmanlı hizmetinde kalmış ve ağabeyinin ölümüne neden olan Cüneyd Bey'i ortadan kaldırarak bir bakıma öcünü almıştır.
Çelebi Mehmed'in Ölümü
Çelebi Mehmed 26 Mayıs 1421'de Edirne'de bir av sırasında felç geçirdi. Düzmece Mustafa'dan çekinildiği için, Amasya'da vali olan Murad'ın Bursa'ya ulaşmasına kadar ölüm haberi gizlendi; gizleme süresi kimi kaynaklarda kırk, kimilerinde kırk iki gün olarak geçer. Murad 25 Haziran 1421'de Bursa'da biat alarak tahta çıktı. Hüsameddin'in metni de Çelebi Mehmed'in ölümüyle ve Murad'ın Amasya valiliğinden padişahlığa geçişiyle biter.
Hüsameddin'in Mezar Anlatısı
Hüsameddin, dipnotta Melik İsmail Bey'in mezarını, Halifet Gâzi Türbesi hizasındaki arsada kendisinin kazdırıp çıkardığını ve yerini rüyada kendisinin gösterdiğini anlatır. Bu bir kişisel anlatıdır; başka bir kaynakta doğrulanamamıştır.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 3. Cilt, s. 465–466. amasya.bel.tr
Akademik çalışmalar
- "Murad II", TDV İslâm Ansiklopedisi. https://islamansiklopedisi.org.tr/murad-ii
- Aydın Taneri, "Bayezid Paşa", TDV İslâm Ansiklopedisi, c. 5, İstanbul 1992, s. 242-243. https://islamansiklopedisi.org.tr/bayezid-pasa
- Mustafa Çağhan Keskin, "Bayezid Paşa: Vezir, Entelektüel, Sanat Hamisi", Osmanlı Araştırmaları, XLVIII (2016), s. 1-37. https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/752365
Diğer kaynaklar