Pontus Krallığı'nın ikinci hükümdarı Ariobarzanes hakkında bilinenler, babasına ve oğluna kıyasla şaşırtıcı ölçüde azdır. Kurucu I. Mithridates'in oğlu olarak MÖ 266'da tahta geçmiş, yaklaşık MÖ 250'ye kadar hüküm sürmüş, Paphlagonia kıyısındaki Amastris limanını krallığa katmış ve tahtı çocuk yaştaki oğlu II. Mithridates'e bırakmıştır. Antik yazarların ona ayırdığı satırlar bir elin parmaklarını geçmez ve bunların neredeyse tamamı, Herakleia Pontike kentinin tarihini yazan Memnon'un eserinden, o da Bizanslı bilgin Photios'un çıkardığı özet yoluyla günümüze ulaşmıştır. Yine de bu birkaç satır, Pontus'un iç vadilerdeki bir dağ devletinden Karadeniz'e açılan bir krallığa dönüşmesinin ilk basamağını gösterir. Amasya'daki Kral Kaya Mezarları arasında ona atfedilen bir mezarın bulunması ise bu silik hükümdarı doğrudan kentin taşına bağlar.
Adı, Soyu ve Numaralandırma Sorunu
Ariobarzanes, Eski İran dilindeki bir özel adın Yunanca biçimidir. Encyclopaedia Iranica bu adı *Ārya-bṛzāna- biçiminde kurar ve anlamının belki "Aryalıları yücelten" olduğunu yazar; adın Eski Farsça biçimi Elamca Har-ri-pir-tan yazımında görülür. Pauly'nin büyük klasik ansiklopedisi de aynı adı Eski Farsça *Ariyavarzâna olarak verir. Ad, Pontus hanedanının İranlı kökenini açıkça taşır: aile, Yunanca konuşan bir dünyada hüküm sürse de kuşaklar boyunca Mithridates, Ariobarzanes ve Pharnakes gibi İran adlarını korumuştur.
Bu ad Anadolu'nun Hellenistik dönem tarihinde birkaç ayrı hanedanda karşımıza çıkar ve hükümdarın kimliği konusunda sık sık karışıklığa yol açar. Pontus hanedanı, Mysia'daki Kios (Cius) kentini yöneten Pers kökenli bir aileden gelir. Ailenin bilinen ilk üyesi Kioslu Mithridates'tir; oğlu Ariobarzanes, MÖ 387'de Daskyleion satraplığını, yani Hellespontos Phrygiası'nın yönetimini üstlenmiş, Atina ile yakın ilişki kurmuş, kendisine ve oğullarına Atina vatandaşlığı verilmiş, Pers Kralı II. Artakserkses'e isyan etmiş ve sonunda kendi oğlu Mithridates tarafından ele verilerek idam edilmiştir. Pontus krallığının kurucusu, bu Kioslu II. Mithridates'in oğludur. Dolayısıyla Pontus kralı Ariobarzanes, aile içinde bu isyancı satrapın adını taşıyan büyük torunudur.
Numaralandırma kaynaktan kaynağa değişir. Kimi eserler Pontus kralını sade biçimde "Pontuslu Ariobarzanes" diye anar, kimileri "I. Ariobarzanes" der; Pontus Krallığı üzerine bir genel anlatım ise Phrygia satrapına "II. Ariobarzanes" numarasını verir. William Smith'in 1870'te yayımlanan ve hâlâ başvuru kaynağı olarak kullanılan Yunan ve Roma biyografi sözlüğü, "Pontus'un üç kralı ya da satrapı" başlığı altında satrapı I ve II, Pontus kralını ise III. Ariobarzanes olarak sıralar; aynı sözlükte babası III. Mithridates, oğlu da IV. Mithridates diye anılır. Sözlük, Ariobarzanes'in ölümünü de bugünkü genel kabulden farklı olarak MÖ 240 dolaylarına koyar. Bunlara ek olarak MÖ 1. yüzyılda Kappadokia'yı yöneten üç Ariobarzanes (I. Ariobarzanes Philoromaios ve halefleri) bambaşka bir kraliyet çizgisine aittir. Pontus'un ikinci kralının Kappadokia krallarıyla ve Kios satrapıyla ilgisi, aynı adı taşımaktan ibarettir.
Amasya'nın yerel tarih yazımında karışıklık başka bir biçim alır. Hüsameddin, Amasya Tarihi'nin ikinci cildinde "Ariyu Bazrân" adını Pers dönemi Pontus valilerine verir: Birinci Ariyu Bazrân'ı Pontus yönetiminin asıl kurucusu sayar, İkinci Ariyu Bazrân'ın ise ömrünün sonlarında Pers şahına isyan ettiğini ve oğlu İkinci Mihridâd tarafından büyük bir para karşılığında şahın adamlarına teslim edilerek çarmıha gerildiğini anlatır. Bu ikinci kişinin, modern kaynaklardaki Phrygia satrapı Ariobarzanes'e karşılık geldiği anlaşılmaktadır. Hüsameddin'in kral listesinde ise Pontus'un ikinci kralı olarak bir Ariobarzanes yer almaz; bu boşluğa aşağıda yeniden dönülecektir.
Babadan Devralınan Krallık
Ariobarzanes'in tahta çıkışını anlamak için babasının kuruluş öyküsüne bakmak gerekir. Kioslu II. Mithridates, MÖ 302'de Antigonos Monophthalmos tarafından, Kassandros ile iş birliği yaptığı şüphesiyle öldürüldü. Antigonos ölen satrapın oğlunu da ortadan kaldırmak istedi; ancak Demetrios Poliorketes genç adamı zamanında uyardı ve oğul Mithridates, yanına aldığı birkaç atlıyla yola çıkarak Paphlagonia'daki Cimiata kalesine sığındı. Kaynaklar onun sonradan Amasya çevresine yerleştiğini anlatır. Çevresinde çeşitli yönlerden asker toplandı, toprakları kademeli olarak genişledi ve MÖ 281 (kimi hesaplarda 280) dolaylarında kendisine basileus, yani kral unvanını verdi. Sonraki çağlarda "kurucu" anlamına gelen Ktistes lakabıyla anılması bundan kaynaklanır.
Kaynaklar Mithridates'in saltanatı için otuz altı yıl rakamını verir; ölümü MÖ 266'dır. Krallığı batıda Sangarios (Sakarya) ırmağına kadar genişlettiği söylenir. Lysimakhos'un MÖ 281'de ölümünden sonra Seleukos'un tehdidiyle karşılaşan Herakleialıların, öteki hazırlıklarının yanında Bizantion ve Kalkhedon kentlerine ve "Pontus kralı Mithridates"e elçiler gönderip müttefik aradıklarını Memnon kaydeder. Herakleia ile Pontus arasındaki bu erken yakınlık, Ariobarzanes'in dönemindeki olayların arka planını oluşturur. Mithridates'in kral mezarının krallığın o günkü merkezi Amaseia yakınında bulunduğu, sonraki Pontus krallarının da aynı nekropolde gömüldüğü bildirilir. Soy konusunda Appianos, Mithridates'i Büyük Dareios'un atadığı ilk Pontus satrapından sonraki sekizinci kuşak olarak sayar; Plutarkhos ise Roma egemenliğine kadar bu hanedandan sekiz kuşak kral çıktığını yazar. İki anlatım birbirine tam oturmaz ve sayım tartışmalıdır.
Ariobarzanes bu kuruluş çalışmasının üzerine oturan ikinci kuşaktır. Devraldığı devlet henüz gençti. Batıda Bithynia, güneyde Seleukos devleti, yanı başında ise Anadolu'ya yeni yerleşen Galatlar vardı; kıyıdaki Yunan kentlerinin çoğu hâlâ krallığın dışındaydı. Böyle bir çevrede tahtı korumak, tek başına ciddi bir başarıydı.
Amastris Kenti ve Lysimakhos'tan Kalan Miras
Ariobarzanes'in adı bugün esas olarak tek bir olayla anılır: Paphlagonia kıyısındaki Amastris kentinin ona teslim edilmesi. Kentin kendisi, Hellenistik dönemde kurulmuş bir birleşmenin ürünüdür ve adını kurucusu olan bir kraliçeden alır. Memnon'a göre Amastris, Pers Kralı III. Dareios'un kardeşi Oksathres'in kızıydı; İskender, Dareios'un kızı Stateira ile evlendiğinde, birlikte büyümüş bu iki kuzenden Amastris'i yakın dostu Krateros'a vermişti. Krateros sonradan Antipatros'un kızı Phila'ya yönelince Amastris, Herakleia tiranı Dionysios ile evlendi ve kocasının ölümünden sonra kentin yönetimini çocukları adına üstlendi. Ardından Lysimakhos ile evlendi; ancak Lysimakhos, Ptolemaios'un kızı Arsinoe'ye yönelince ondan ayrıldı, Herakleia'ya döndü ve kendi adını taşıyan yeni kenti kurdu. Strabon'a göre Amastris, Sesamos, Kytoros, Kromna ve Tios gibi dört küçük yerleşimin birleştirilmesiyle doğmuş, Tios kısa süre sonra bu birlikten ayrılmış, Sesamos ise kentin akropolü olmuştur. Çevre, Kytoros Dağı'nın yamaçlarında yetişen şimşir ağacıyla ünlüydü.
Kraliçe Amastris oğulları tarafından öldürülünce Lysimakhos Herakleia'ya gelip katilleri cezalandırdı. Memnon'un aktardığına göre kral, sarayına döndüğünde Amastris'in yönetimini, Herakleia'yı, Tios'u ve Amastris kentini öyle övdü ki Arsinoe bu yerlerin hanımı olmak istedi ve ısrarla onları elde etti. Böylece Amastris, Herakleia ile birlikte bir süre Arsinoe'nin adamlarının yönetimine girdi. MÖ 281'de Lysimakhos, Seleukos'a karşı savaşırken Herakleialı bir askerin attığı mızrakla öldü; Herakleia bağımsızlığını yeniden kazandı, ama Lysimakhos döneminde elinden alınan kentler dağınık biçimde başkalarının eline geçmişti. Amastris'in Ariobarzanes'e teslim edilişi, bu dağılmanın son halkalarından biridir.
Amastris'in Pontus'a Geçişi
Kentin Pontus'a geçişini anlatan tek antik metin Memnon'dur. Photios'un özetinde olay, Seleukos'un oğlu I. Antiokhos'un generali Patrokles'in Toros'un bu yakasına bir ordu göndermesi, Bithynialıların bu ordunun komutanı Hermogenes'i pusuya düşürüp öldürmesi ve Bithynia kralı Nikomedes'in Herakleia ile ittifak kurması anlatıldıktan hemen sonra yer alır. Memnon'a göre Herakleialılar bu sırada büyük paralar harcayarak Kieros'u, Tios'u ve Thynia topraklarını geri aldılar; öteki kentlerle birlikte ellerinden çıkmış olan Amastris'i ise hem savaşla hem para teklif ederek geri almaya uğraştıkları hâlde kazanamadılar. Amastris'i elinde tutan Eumenes, Memnon'un deyişiyle "mantığa sığmayan bir öfkeye kapılarak" kenti Herakleialılardan para alıp devretmek yerine Mithridates'in oğlu Ariobarzanes'e bedelsiz vermeyi yeğledi.
Eumenes'in kimliği de belirsizdir. Smith'in sözlüğü onu I. Antiokhos Soter ile çağdaş bir yerel hanedan ya da kent hâkimi olarak tanımlar. Alman tarihçi Droysen bu Eumenes'i, sonradan Pergamon kralı olan I. Eumenes ile, yani Philetairos'un yeğeniyle özdeşleştirmeyi önermiştir; Smith ise bu özdeşleştirme için yeterli dayanak görmez. Eumenes'in öfkesinin sebebi, Ariobarzanes'le yapılan anlaşmanın içeriği ve teslimin kesin yılı konusunda elimizde bir metin yoktur. Kesin olan, kentin kılıç zoruyla alınmadığı, kendi yöneticisi tarafından devredildiğidir. Hollandalı tarihçi Jona Lendering bu parçadan, Ariobarzanes'in babasının Karadeniz kıyısındaki Yunan kentleriyle iş birliği siyasetini sürdürdüğü sonucunu çıkarır.
Bu edinimin siyasi anlamı büyüktür. Pontus o güne dek iç vadilerin, tahıl ovalarının ve sarp kalelerin devletiydi; Amastris ise krallığın ilk önemli Karadeniz limanı oldu. Herakleia'nın kendi eski kentini yeniden kazanmak için savaşı bile göze alması, kentin kıyıdaki değerini gösterir. Kıyının tamamına egemen olmak ise çok sonra, I. Pharnakes döneminde Sinope'nin alınmasıyla (MÖ 183-182) mümkün olacaktı. Amastris bir kez Pontus'un eline geçtikten sonra uzun süre krallıkta kaldı; ancak MÖ 70 dolaylarında Lucullus'un Mithridates Eupator'a karşı yürüttüğü savaşta Roma'ya geçti. Roma çağında genç Plinius, Bithynia ve Pontus valisi olarak İmparator Traianus'a yazdığı mektupta Amastris'i güzel bir kent olarak anar ve ortasından geçen, gerçekte açık bir lağıma dönüşmüş akarsuyun üstünün örtülmesi için izin ister. Kent bugün Bartın'ın Amasra ilçesidir.
Tarih Sorunu: MÖ 279 mu, MÖ 265-260 mı
Amastris'in Pontus'a geçiş tarihi, kaynaklar arasındaki en belirgin çelişkidir. Pontus Krallığı üzerine genel anlatımlar olayı MÖ 279'a koyar ve kenti Mithridates'in oğlunun, babası hayattayken aldığını söyler. Amastris kenti üzerine yazılan maddelerde ise tiran Eumenes'in kenti Ariobarzanes'e yaklaşık MÖ 265-260 arasında bıraktığı belirtilir. İkinci tarih, Ariobarzanes'in kral olarak hüküm sürdüğü yıllarla (MÖ 266'dan sonra) uyumludur; birinciye göre ise Ariobarzanes henüz tahtta değildir ve kent babasının hesabına alınmış olur.
Memnon'un metni bu tartışmaya iki ipucu verir. Birincisi, Memnon Ariobarzanes'i kral olarak değil, "Mithridates'in oğlu" olarak anar. İkincisi, olay özette Seleukos'un ölümünü izleyen yıllara ait gelişmelerin arasında ve Galatların Asya'ya geçişinden (MÖ 278-277) önce anlatılır. Bu iki ipucunun erken tarihi desteklediği ve Ariobarzanes'in kenti babası hayattayken, veliaht sıfatıyla teslim almış olabileceği düşünülebilir; ancak bu bir çıkarımdır. Photios'un özeti olayları her zaman katı bir zaman sırasıyla vermez, "aynı sıralarda" gibi gevşek bağlaçlarla ilerler ve Memnon'un eseri günümüze ancak bu özet ve parçalar yoluyla ulaşmıştır. Bu yüzden iki tarihi birlikte vermek ve birini kesin saymamak doğru olur. Kesin olan, Amastris'in Ariobarzanes adına Pontus'a geçtiği ve kentin bir kuşatmayla alınmayıp yöneticisinin tercihiyle devredildiğidir.
Galatlar ve Mısır Kuvvetleri
Ariobarzanes'in babasıyla birlikte anılan bir başka olay, Mısır'dan gelen bir kuvvetin Galatların yardımıyla geri püskürtülmesidir. Galatlar, Anadolu'ya MÖ 278-277 dolaylarında geçen Kelt kökenli topluluklardır. Memnon'a göre Bizantion topraklarını yağmalayan bu toplulukları Asya'ya Bithynia kralı Nikomedes, kendisine ve çocuklarına daima destek olmaları şartını koyduğu bir antlaşmayla geçirmişti. On yedi önderleri vardı; en ünlüleri Leonnorios ve Lutarios'tu. Galatlar önce Bithynia'yı Nikomedes adına yağmaladılar, sonra bugün Galatya denilen bölgeyi kendilerine yurt seçtiler ve üç boya ayrılarak Ankyra, Tavion ve Pessinus çevresine yerleştiler. Smith'in sözlüğü, Galatların Mithridates'in ölümünden on iki yıl önce Asya'ya geldiğini yazar.
Mısır kuvvetleriyle ilgili haber Memnon'un özetinde yer almaz; Stephanos Byzantios'un coğrafya sözlüğünde, "Ankyra" maddesinde aktarılan ve Apollonios adlı bir tarihçiye dayanan bir anlatıda korunmuştur. Smith'in sözlüğüne göre Ariobarzanes ve babası Mithridates, Ptolemaios'un gönderdiği Mısırlıları kovmak için Galatların yardımını istemişlerdir. Hangi Ptolemaios'un kastedildiği tartışmalıdır. Ariobarzanes'in biyografisi gönderilen kuvveti II. Ptolemaios Philadelphos'a bağlar. Pontus Krallığı üzerine genel anlatım ise Ptolemaios'un MÖ 270'lerin ortasında Birinci Suriye Savaşı'yla başlayan genişleme siyasetini ve Pontus'un düşmanı Herakleia ile ittifakını anlatır, olayı I. Ptolemaios'un adına yazar. Ayrım yalnızca bir ad tartışması olarak kalmaz, kronolojiyi de etkiler. I. Ptolemaios MÖ 283-282'de öldüğüne göre, Galatların gelişinden sonra yapılan bir müdahalenin ona atfedilmesi güçtür ve II. Ptolemaios'a dair okuma daha makuldür. Haberin Ankyra maddesinde yer alması, olayın Galatların bu kentiyle ilişkilendirilen bir anlatı içinde korunduğunu düşündürür; ayrıntıları ise ancak bu dolaylı aktarımlar üzerinden bilinir.
Galatlarla Anlaşmazlık İçinde Gelen Ölüm
Galatlarla kurulan ilişki, Pontus için kısa sürede bir tehlikeye dönüştü. Memnon, Ariobarzanes'in Galatlarla bir anlaşmazlığın tam ortasındayken hayattan ayrıldığını yazar. Oğlu Mithridates henüz küçüktü; Galatlar bu çocuğu hor görerek krallığı yağmaladılar. Memnon'a göre Mithridates'in uyrukları büyük sıkıntı çekti ve onları Herakleialılar kurtardı: Herakleia, halkın kendini besleyebilmesi ve temel ihtiyaçlarını karşılayabilmesi için Amisos'a, yani bugünkü Samsun'a tahıl gönderdi. Böylece Pontus'a yapılan yardımın niteliği, özetin kendisinden açıkça anlaşılmaktadır.
Bu yardımın Herakleia'ya da bir bedeli oldu. Galatlar bunun üzerine Herakleia topraklarına sefer düzenleyip ülkeyi yağmaladılar. Herakleialılar onlara bir elçilik gönderdi; elçiliğin başında tarihçi Nymphis vardı. Nymphis, Galat ordusunun tamamına beş bin altın, önderlerin her birine de iki yüzer altın ödeyerek onları ülkeden çekilmeye ikna etti. Nymphis aynı zamanda İskender ile ardıllarının tarihini yirmi dört kitapta, kendi kentinin tarihini on üç kitapta yazmış bir yazardı; Ariobarzanes'in ölümünü izleyen bu kriz, onun hem tanığı hem de aktörüydü. Smith'in sözlüğüne dayanan hesaplar, Ariobarzanes'in ölümünü MÖ 240 dolaylarına koydukları için bu elçiliği de o yıla tarihler; bugünkü genel kabul ise ölümü MÖ 250 dolaylarında görür ve elçiliğin tarihi de buna bağlı olarak belirsiz kalır.
Memnon'un bu kısa kaydı, Ariobarzanes'in saltanatının sonunu da aydınlatır. Babasıyla birlikte Mısırlılara karşı yardımına başvurduğu Galatlar, onun son yıllarında artık krallığın komşusu ve rakibi hâline gelmişti. Krallığın varlığını sürdürmesi ise kıyıdaki Yunan kentiyle kurulmuş ilişkiye, yani Ariobarzanes'in ve babasının Herakleia ile sürdürdüğü yakınlığa çok şey borçluydu.
Amaseia ve Pontus'un İç Bölgesi
Ariobarzanes'in saltanatında krallığın merkezi, Yeşilırmak (antik adıyla Iris) kıyısındaki Amaseia'ydı. Kent, Pontus'un iç bölgesinin başlıca şehri ve ilk başkentiydi; kral sarayı ve kraliyet mezarları buradaydı. Strabon, kendi doğduğu bu kenti, insan öngörüsü ve doğa tarafından birlikte tasarlanmış gibi, hem kent hem kale işlevi görebilen bir yer olarak tarif eder: ırmağa dik inen yüksek ve sarp bir kaya, bir yanda ırmak kenarına çekilmiş surla, öbür yanda doruklara tırmanan surlarla çevrili. Kayanın iki doruğu doğal bir boyunla birbirine bağlanır ve bu çevrenin içinde kralların hem sarayları hem anıtları bulunur. Kayanın içine oyulmuş iki tüp biçimli geçit, kenti susuz bırakmayacak su depolarına bağlanır; ırmağın üzerinde iki köprü vardır.
Strabon'un bu tarifi Ariobarzanes'ten yaklaşık iki yüzyıl sonrasına, MÖ 1. yüzyılın sonu ile MS 1. yüzyılın başına aittir; dolayısıyla Ariobarzanes zamanındaki kent hakkında doğrudan bir tanıklık sayılamaz. Yine de bir hanedanın merkezi olarak neden böyle bir yerin seçildiğini açıklar. Pontus'un iç bölgesi, Pontus Dağları'nın kıyıdan ayırdığı verimli vadilerden oluşur; Strabon bu vadilerde sığır ve at sürülerinin beslendiğini, darı ve sorgum ekildiğini, ormanlarda yabani üzüm, armut, elma ve ceviz bulunduğunu yazar. Kıyı tarafında ise kereste, balıkçılık ve zeytin öne çıkar; kıyıdaki dağlarda demir, gümüş, bakır ve kurşun çıkarılırdı. Amastris'in edinilmesi, iç bölgenin bu ürünlerine ilk kez krallığın kendi denetimindeki bir limandan denize açılma imkânı vermiş olmalıdır; bu, kaynaklarda açıkça yazılmayan bir çıkarımdır.
Kral Kaya Mezarları ve Ariobarzanes'e Atfedilen Mezar
Amasya'daki Kral Kaya Mezarları bu hanedanın bugün görülebilen en büyük izidir. Harşena Dağı'nın güney yamacında, Kızlar Sarayı denen kesimde beş büyük kral mezarı bulunur; kale surları içinde dokuz kaya mezarı daha vardır ve kentin çevresindeki toplam kaya mezarı sayısı yirmi biri bulur. Alan, Harşena Dağı ile birlikte 2014'te UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'ne alınmıştır. Yerel ve uluslararası kayıtlar Kızlar Sarayı'ndaki beş mezarı I. Mithridates, Ariobarzanes, II. Mithridates, III. Mithridates ve I. Pharnakes'e bağlar. Hiçbir mezarın üzerinde gömülen kralın adını veren bir yazıt yoktur; atıflar mimari sıralamaya ve krallar listesine dayanır.
Bu sıralamanın en ayrıntılı gerekçesini, 2002'de mimar Falko Ahrendt-Flemming ve arkeolog Nicole Birkle ile birlikte mezarları ölçüp belgeleyen Alman arkeolog Robert Fleischer vermiştir. Fleischer mezarları sağdan başlayarak A'dan E'ye kadar harflendirir. A, B ve C mezarları doğuda, Hellenistik dönemden iyi korunmuş saray surlarının yakınında; D ve E batıdadır. Fleischer'e göre doğudaki üç mezar A, B, C sırasıyla değil, A, C, B sırasıyla oyulmuştur: koridorların biçimi ve bazı işçilik ayrıntıları, B mezarının en son yapıldığını ve A ile C arasına büyük zahmetle sıkıştırıldığını gösterir. Buna göre A mezarı I. Mithridates'e, C mezarı Ariobarzanes'e, B mezarı II. Mithridates'e, D mezarı III. Mithridates'e, E mezarı ise I. Pharnakes'e aittir. UNESCO'ya sunulan dosyada aynı mezarlar I-V diye numaralanır; Ariobarzanes'e atfedilen mezar orada III numarayla geçer.
C mezarı, kendinden önceki A mezarından belirgin biçimde ayrılır. I. Mithridates'e atfedilen A mezarının cephesinde altı sütunlu, alınlıklı bir portik bulunurken C mezarı sütunsuzdur ve üst kısmı yuvarlak bir kemerle biter. Fleischer bu dizinin düz bir gelişme izlemediğini, Yunan tapınak mimarisinden esinlenen biçimle sütunsuz, yuvarlak tepeli biçim arasında gidip geldiğini vurgular; aynı sütunsuz, kemerli biçim en son Pharnakes'in E mezarında yeniden görülür ve Pontus'ta yeni bir ölçü hâline gelir. Fleischer'in makalesinin bir yerinde Pharnakes mezarının biçimine öncülük eden mezar "Ariobarzanes'in B mezarı" diye anılır; oysa aynı makalenin sıralama tablosu ve biçim tarifi bu yuvarlak tepeli mezarın C olduğunu gösterir, dolayısıyla buradaki harfin bir yazım kayması olduğu düşünülebilir.
Beş mezarın ortak özellikleri Ariobarzanes'in mezarı için de geçerlidir. Mezarlar kaya içinde serbest duran yapılar izlenimi versin diye çevrelerinde koridorlar açılması planlanmış, ama bu koridorlar yalnız B, C ve D mezarlarında tamamlanabilmiştir; Fleischer'in yayımladığı fotoğraflarda Ariobarzanes'e atfedilen C mezarının ve yanındaki B mezarının arkasındaki koridorlar açıkça görülür. Mezar odalarının girişleri yüksektedir ve ancak bir merdivenle ulaşılabilir. Fleischer bu yüksekliğin büyük olasılıkla İran'ın arınma kurallarına göre seçildiğini düşünür ve Nakş-ı Rüstem ile Persepolis'teki Ahameniş kral mezarlarının yüksek girişleriyle karşılaştırır. Odalar küçüktür; yanlarında sekiler bulunan ya da bulunmayan bu hücreler, tek bir ölüye ya da çok sınırlı sayıda gömüye yer verecek ölçüdedir. Mezarların bazı parçaları, örneğin cephe önündeki basamaklar, eşikler ve kapı lentoları, ayrı olarak yapılıp kayaya kenet ve dübellerle tutturulmuştur. Fleischer'in Pontus krallarının Amasya'daki kaya mezarları üzerine kapsamlı kitabı 2017'de yayımlanmıştır.
Hüsameddin'in Amasya Tarihi'nde Ariobarzanes'in Yeri
Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar'ın Amasya Tarihi, Pontus krallarını "Mihridâdlar" adıyla ve kendine özgü bir sıra numarasıyla anlatır. Yazar tarihleri hicretten önceki yıllar olarak verir; hicret yılı olan 622'den geriye doğru hesaplandığında bu tarihler yaklaşık Milattan önceki yıla denk gelir. Kurucu Mithridates Ktistes onun anlatısında "Üçüncü Mihridâd"dır ve hicretten 913 yıl önce Amasya hükümdarı olur. Ardından gelen kral ise "Dördüncü Mihridâd"dır ve Hüsameddin onun hicretten 888 yıl önce, yani MÖ 266'da Amasya hükümdarı olduğunu yazar. Bu yıl, modern kaynakların Ariobarzanes'in tahta çıkışı için verdiği yılın tam karşılığıdır. Başka bir deyişle, Hüsameddin'in listesinde Ariobarzanes'in yerini adı farklı bir hükümdar tutar.
Hüsameddin bu Dördüncü Mihridâd'a geniş bir faaliyet atfeder. Ona göre kral, Amasya'nın doğu boğazını korumak için kentin doğusunda, Yeşilırmak ile Kelkit ırmağının birleştiği yerde bir kale ve önünde bir kasaba yaptırmış, buraya "Baturya, Paturya" adını vermiş, yer sonradan "Opaturya" diye anılmıştır; yazar dipnotunda bu kasabanın artık bulunmadığını belirtir. Hüsameddin kralın Yunanlıların verdiği "Filapatur" lakabıyla bilindiğini söyler ve bu lakabı, Türkçedeki "batur" (kahraman) sözcüğüyle açıklamaya çalışır. Yine onun anlatısına göre kral, Canik, Sinop ve Trabzon taraflarındaki toplulukları savaşla itaat altına almış, donanma kurarak kıyıları korumaya almış, kırk dört yıl hüküm sürüp hicretten 844 yıl önce, yani MÖ 222'de ölmüştür.
Bu anlatı modern kaynaklarla bağdaşmaz. Philopator lakabı bugünkü sıralamada Pontus krallarından IV. Mithridates Philopator Philadelphos'a aittir; Sinop da ancak I. Pharnakes zamanında Pontus'a katılmıştır. Hüsameddin'in kırk dört yıllık saltanatı, Ariobarzanes ile oğlu II. Mithridates'in dönemlerini tek bir kişide birleştirmiş gibi görünür; bu bir çıkarımdır ve yazarın hangi kaynaktan yararlandığı açık değildir. Amastris'in edinilmesi de Hüsameddin'in anlatısında yer almaz; Amasra'yı o, çok sonraki "Yedinci Mihridâd"ın, yani Eupator'un, Karadeniz Ereğlisi civarında "bina ettiği" bir kale olarak anar. Yerel tarih yazımının bu boşluğu, Ariobarzanes'in antik kaynaklarda da ne kadar silik kaldığının bir başka yansımasıdır.
Ölümü ve Mirası
Ariobarzanes'in ölüm tarihi belirsizdir. Genel kabul MÖ 250 dolaylarıdır; ancak MÖ 258 ile 240 arasında bir aralık da gösterilir ve eski başvuru eserleri MÖ 240'ı yeğler. Oğlu II. Mithridates'in babasının ölümünde çocuk olduğu Memnon'dan bilinir. Oğlunun tahta çıkışı kesin tarihlenemez, ama MÖ 222'de evlilik çağında bir kızı bulunduğundan tahta MÖ 240'tan hayli önce geçmiş olması gerektiği düşünülür.
II. Mithridates reşit olduktan sonra Seleukos hanedanıyla bağ kurdu. II. Seleukos Kallinikos'un ve Antiokhos Hierax'ın kız kardeşi Laodike ile evlendi; çeyiz olarak Phrygia'yı aldığı söylenir. Kardeşler arasındaki savaşta Hierax'ın yanında yer aldı ve kaynaklara göre MÖ 235'te Ankyra'da Seleukos'u büyük bir bozguna uğrattı. MÖ 222'de kızı Laodike'yi III. Antiokhos ile, bir başka kızını da Antiokhos'un kuzeni Akhaios ile evlendirdi. MÖ 220'de zengin Sinope kentine savaş açtı, fakat kenti alamadı; Sinope ancak I. Pharnakes zamanında, MÖ 183-182'de Pontus'a katıldı ve fethedildikten sonra krallığın başkenti oldu. Fleischer'e göre Amaseia'daki kral mezarlarının yapımı da bu taşınmayla kesildi: Pharnakes yeni başkentinde gömülmek isteyince E mezarının koridoru yarım kaldı.
Oğlunun hükümdarlığı, Ariobarzanes'in bıraktığı mirasın ne kadar sağlam olduğunu da gösterir. MÖ 227'de Rodos'u yıkan depremin ardından Hellenistik dünyanın krallarıyla birlikte II. Mithridates de adaya görkemli armağanlar gönderdi. Bu tabloda doğrudan Ariobarzanes'e ait bir olay yoktur; ama Galatların yağmasıyla başlayan bir saltanatta çocuk yaşta tahta çıkan bir kralın birkaç on yıl içinde Seleukos hanedanıyla akrabalık kurması, Rodos gibi bir ticaret kentine armağan göndermesi ve Sinope'ye saldırabilecek güce ulaşması, krallığın Ariobarzanes'in döneminde çöküşe sürüklenmediğini gösterir. Kıyıda bir liman, Herakleia ile sınanmış bir dostluk ve Amaseia'nın kayasında babasının yanına oyulmuş bir mezar, onun ardında bıraktıklarıdır.
Başkent konusunda bir ayrıma dikkat etmek gerekir. Genel anlatımlar Amaseia'yı krallığın ilk başkenti, Sinope'yi ise ele geçirildikten sonra başkent yapılan kent olarak gösterir. Fleischer de Amaseia'nın yaklaşık MÖ 281 ile 180 arasında, yani bir yüzyıl kadar Mithridates hanedanının başkenti olduğunu ve I. Mithridates, Ariobarzanes, II. ve III. Mithridates ile I. Pharnakes'in burada hüküm sürdüğünü yazar. Ariobarzanes'in bütün saltanatı bu Amaseia yüzyılının içine düşer.
Kronoloji
MÖ 387: Kioslu Mithridates'in oğlu Ariobarzanes Daskyleion satraplığını üstlenir.
MÖ 302: Kioslu II. Mithridates Antigonos tarafından öldürülür; oğlu Mithridates (sonradan Ktistes) Paphlagonia'daki Cimiata kalesine kaçar.
MÖ 281 (veya 280): Mithridates basileus unvanını alır; Pontus Krallığı'nın kuruluşu. Aynı yıl Lysimakhos ölür, Herakleia bağımsızlığını yeniden kazanır.
MÖ 279: Kimi anlatımlarda Amastris'in Ariobarzanes tarafından alındığı tarih.
MÖ 278-277: Galatlar, Bithynia kralı Nikomedes'in antlaşmasıyla Asya'ya geçer.
MÖ 266: I. Mithridates ölür; Ariobarzanes tahta çıkar.
MÖ 265-260: Amastris tiranı Eumenes'in kenti Ariobarzanes'e bıraktığı tarih (başka kaynaklarda).
MÖ 250 dolaylarında (258-240 arası): Ariobarzanes Galatlarla anlaşmazlık sürerken ölür; II. Mithridates çocuk yaşta tahta geçer, Galatlar krallığı yağmalar, Herakleia Amisos'a tahıl gönderir.
MÖ 235: II. Mithridates Ankyra'da II. Seleukos'u yener.
MÖ 222: II. Mithridates'in kızı III. Antiokhos ile evlenir.
MÖ 220: II. Mithridates Sinope seferinde başarısız olur.
MÖ 183-182: I. Pharnakes Sinope'yi alır; Amaseia'daki kral mezarlarının yapımı sona erer.
2002: Robert Fleischer ve ekibi Amasya'daki beş kral mezarını belgeler.
2014: Harşena Dağı ve Pontus Kral Kaya Mezarları UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'ne alınır.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Hüsameddin, Amasya Tarihi, c. 2, s. 149-150, 158-159, 165 (e-kitap s. 270-271, 274, 276): https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/1-4/files/basic-html/page274.html
- Strabon, Coğrafya, XII. kitap (12.3.39, Amaseia): https://penelope.uchicago.edu/Thayer/E/Roman/Texts/Strabo/12C*.html
Akademik çalışmalar
- Fleischer, Robert, "The Rock-tombs of the Pontic Kings in Amaseia (Amasya)", Mithridates VI and the Pontic Kingdom (Black Sea Studies 9), Aarhus, 2009, s. 109-119: https://antikmuseet.au.dk/fileadmin/www.antikmuseet.au.dk/Pontosfiler/BSS_9/BSS9_06_fleischer.pdf
Resmî kaynaklar
- "Mount Harşena and the Rrock-tombs of the Pontic Kings", UNESCO World Heritage Centre, Tentative Lists: https://whc.unesco.org/en/tentativelists/6039/
Diğer kaynaklar
- Memnon, History of Heracleia, bölüm 1-21 (Photios'un özeti; İngilizce çeviri, attalus.org): https://www.attalus.org/translate/memnon1.html
- Memnon, Herakleia Tarihi (Andrew Smith çevirisi, 2004); Ariobarzanes ve Amastris ile ilgili parçalar.
- Fleischer, Robert, Die Felsgräber der Könige von Pontos in Amasya (Istanbuler Forschungen 56), Tübingen, 2017. amasya.bel.tr
- "Ariobarzanes", Encyclopaedia Iranica, c. II, fasc. 4, s. 406-409: https://www.iranicaonline.org/articles/ariobarzanes
- Judeich, Walther, "Ariobarzanes 1", Paulys Realencyclopädie der classischen Altertumswissenschaft, c. II,1, 1895, sütun 832: https://de.wikisource.org/wiki/RE:Ariobarzanes_1
- Smith, William (ed.), Dictionary of Greek and Roman Biography and Mythology, "Ariobarzanes" ve "Eumenes" maddeleri, 1870: https://cts.perseids.org/read/pdlrefwk/viaf88890045/003/perseus-eng1/A.ariobarzanes_1
- Lendering, Jona, "Ariobarzanes of Pontus", Livius.org: https://www.livius.org/articles/person/ariobarzanes-of-pontus/
- "Ariobarzanes of Pontus", Wikipedia: https://en.wikipedia.org/wiki/Ariobarzanes_of_Pontus
- "Kingdom of Pontus", Wikipedia: https://en.wikipedia.org/wiki/Kingdom_of_Pontus
- "Mithridates I of Pontus", Wikipedia: https://en.wikipedia.org/wiki/Mithridates_I_of_Pontus
- "Mithridates II of Pontus", Wikipedia: https://en.wikipedia.org/wiki/Mithridates_II_of_Pontus
- "Nymphis", Wikipedia: https://en.wikipedia.org/wiki/Nymphis
- "Tombs of the kings of Pontus", Wikipedia: https://en.wikipedia.org/wiki/Tombs_of_the_kings_of_Pontus
- "Amasra (Amastris)", Wikipedia: https://en.wikipedia.org/wiki/Amastris_(city)
Çevrimiçi kaynaklar
- https://www.attalus.org/translate/memnon1.html
- https://antikmuseet.au.dk/fileadmin/www.antikmuseet.au.dk/Pontosfiler/BSS_9/BSS9_06_fleischer.pdf
- https://whc.unesco.org/en/tentativelists/6039/
- https://www.iranicaonline.org/articles/ariobarzanes
- https://www.livius.org/articles/person/ariobarzanes-of-pontus/









