Özgün Metin
Vezin: Mefā‘ilün Fe‘ilātün Mefā‘ilün Fe‘ilün
ز روي لطف و كرم آن كريم والا قدر
اكر كه بنده نوازي كند كرم باشد
كمينه بندهٔ رويم اگر كه گاه گهي
تفقّدي بكند از كرم چه كم باشد
Latin harfleriyle okunuşu: 1. Zi-rūy-ı luṭf u kerem ān kerīm-i vālā-ḳadr / Eger ki bende-nüvāzī koned kerem bāşed
2. Kemīne bende-i rūyem eger ki gāh gehī / Tefaḳḳudī be-koned ez kerem çe kem bāşed
Günümüz Türkçesiyle
1. O yüce değerli cömert kişi, lütfundan ve cömertliğinden dolayı bir kulunu gözetip okşarsa bu da bir cömertlik olur. (Özkat'ın çevirisi: "O cömert ve değerli olanın lütuf ve cömertliğine bakarak, bir kulun küçüklere sevgi gösterisinde bulunması da cömertliktir.")
2. Ben onun yüzünün en aşağı kuluyum; eğer ara sıra cömertliğinden bir hatır sorsa, cömertliğinden ne eksilir. (Özkat'ın çevirisi: "Onun aciz kullarından birisi olsam da zaman zaman benim halimi, hatırımı sorması, onun cömertliğinden ne kadarını eksiltir?")
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
Şiir iki beyitlik Farsça bir kıtadır ve aruzun müctes bahrinden "mefā‘ilün fe‘ilātün mefā‘ilün fe‘ilün" kalıbıyla yazılmıştır. İkinci mısralar "kerem bāşed" ve "kem bāşed" diye biter: "bāşed" (olur) rediftir, "kerem" ile "kem" kafiyedir. Özkat bu kıtayı kelime redifli kıtalar arasında sayar. Mahlas yoktur. Kıta Topkapı Sarayı Müzesi Kütüphanesi Hazine bölümündeki mecmuanın Fazlî divanı kısmında (vr. 249b) bulunur. Kime ve ne zaman yazıldığı bilinmiyor.
Neşir kıtayı Arap harfleriyle verir, okunuşunu göstermez ve beyitlerin Türkçe anlamlarını dipnotta bildirir. Özgün metin Özkat'ın Arap harfli yazımıdır. Altındaki Latin harfli okuma bizimdir. İlk beytin ikinci mısraındaki "eger" kelimesi neşirde "اكر", ikinci beyitte ise "اگر" diye yazılmıştır; özgün metinde iki yazımı da neşirdeki gibi bıraktık. İkinci beytin başındaki "بندهٔ رويم" sözünü basıldığı gibi "bende-i rūyem" (yüzünün kuluyum) okuduk. Özkat'ın "onun aciz kullarından birisi" çevirisi kelimenin "bende-i ūyem" (onun kuluyum) diye okunduğunu düşündürür; bu iki okuma da veznin kalıbına uyar.
Anlam ve Söz Sanatları
Özkat bu kıtayı, küçüklere sevgi göstermeyi cömertlik sayan şairin sevgilisinden de böyle bir cömertlik beklediğini anlattığı bir şiir olarak tanıtır. Birinci beyit genel bir hüküm koyar: büyük ve cömert biri kuluna iltifat ederse bu onun cömertliğinin bir parçasıdır. İkinci beyit bu hükmü şairin kendi durumuna uygular: şair kendini o kişinin en aşağı kulu sayar ve ara sıra bir hatır sorulmasının o büyük cömertlikten hiçbir şey eksiltmeyeceğini söyler. Kıtanın hitap ettiği kişinin bir sevgili mi yoksa şairin iltifat beklediği bir büyük mü olduğu metinden kesin olarak anlaşılmaz; Özkat sevgili yorumunu benimser.
Kıtanın asıl ustalığı kafiyesindedir. "Kerem" (cömertlik) ile "kem" (eksik, az) kelimeleri seslerinin yakınlığıyla birbirine bağlanır ve anlamca karşıtlık kurar: cömertlik göstermek, cömertlikten bir şey eksiltmez. Bu söz oyununun bir cinas olduğu tespitimizdir. "Kerem" kelimesi kıtada üç kez geçer, ilk mısradaki "kerīm" de aynı kökten gelir; bu tekrar şiirin bütün anlamını cömertlik kavramının çevresinde toplar. "Bende" (kul) kelimesi de iki beyitte tekrarlanır ve "bende-nüvāzī" (kulunu gözetip okşamak) sözüyle cömert kişinin en çok kuluna karşı gösterdiği ilgide belli olduğu anlatılır.
Kaynakça
- Mustafa Özkat, Kara Fazlî'nin Hayatı, Eserleri, Edebî Kişiliği ve Dîvânı (İnceleme-Tenkitli Metin), yüksek lisans tezi, Marmara Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü, İstanbul 2005, s. 381, kıta no. 14 (Topkapı Sarayı Müzesi Ktp., Hazine, vr. 249b; beyitlerin anlamları dipnotta); ayrıca s. 64-65 (kıtalar üzerine), s. 69 (redif ve kafiye) ve s. 110-111 (Farsça şiirleri), https://katalog.marmara.edu.tr/veriler/yordambt/cokluortam/5E/T0051713.pdf.
Çevrimiçi kaynaklar






