Özgün Metin
Vezin: Mefâ‘ilün Fe‘ilâtün Mefâ‘ilün Fe‘ilün
Nigâr ruḫlarını lâle-zâra beñzetdüm
Benefşe ṣaçlarını müşk-bâra beñzetdüm
Cemâli gülşenini gördüm ü didüm el-ḥaḳ
Şükûfe ile müzeyyen bahâra beñzetdüm
Çemende ḳâmetini gördüm ol gül-endâmuñ
Gözini nergis ü boyın çenâra beñzetdüm
Sefîne-i dili ġarḳ idicek gözüm yaşı
Ḥabîb dâmenini ben kenâra beñzetdüm
Dilinde şâm u seḥer Mihrî'nüñ budur ẕikri
Vefâsı yoḳ ṣanemi rûzgâra beñzetdüm
Günümüz Türkçesiyle
1. Sevgilinin yanaklarını lale bahçesine, menekşe renkli saçlarını misk saçan (mis kokulu) bir şeye benzettim.
2. Güzelliğinin gül bahçesini gördüm ve "Doğrusu budur" dedim: onu çiçeklerle süslenmiş bahara benzettim.
3. O gül bedenlinin boyunu çimenlikte gördüm; gözünü nergise, boyunu çınara benzettim. (Nergis, divan şiirinde göze benzetilen çiçektir; çınar ve servi uzun boyun karşılığıdır.)
4. Gözyaşım gönül gemisini batırmak üzereyken ben sevgilinin eteğini kıyıya benzettim. (Gözyaşı bir deniz, gönül o denizde batan bir gemidir; sevgilinin eteğine tutunmak, gemi için kıyıya varmak gibi bir kurtuluştur.)
5. Mihrî'nin sabah akşam dilinden düşmeyen söz şudur: vefası olmayan o put gibi güzeli rüzgâra (zamaneye) benzettim. ("Rûzgâr" hem rüzgâr hem de zaman, felek anlamına gelir; ikisi de durmaz, kimseye bağlı kalmaz.)
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
Divanın yüz on altıncı gazeli beş beyittir ve aruzun müctess bahrinden "Mefâ‘ilün Fe‘ilâtün Mefâ‘ilün Fe‘ilün" kalıbıyla yazılmıştır. Redifi "beñzetdüm" (benzettim) fiilidir; kafiye bundan önceki "-âr" sesiyle kurulur (lâle-zâr, müşk-bâr, bahâr, çenâr, kenâr, rûzgâr). Gazel dört nüshanın dördünde de vardır. Kime yazıldığına dair bir bilgi bulunmaz; ancak aşağıda anlatıldığı gibi Necâtî'nin bir gazeline nazire olduğu araştırmacılarca gösterilmiştir.
Anlam ve Söz Sanatları
Redif, gazelin konusunu da belirler. Her beyit bir benzetmeyle biter ve şair, benzetmeyi yapanın kendisi olduğunu açıkça söyler. Böylece şiir, sevgilinin güzelliğini anlatırken aynı zamanda bir şairin söz üretme işini de gözler önüne serer. İlk üç beyitte benzetmelerin hepsi bahçeden ve bahardan alınmıştır: yanak lale bahçesi, saç menekşe ve misk, yüz çiçeklerle süslü bahar, göz nergis, boy çınardır. Bunlar divan şiirinin en bilinen teşbihleridir; benzetme edatı kullanılmadan doğrudan kurulan bu teşbihler, bahçe kelimelerinin bir arada kullanılmasıyla güçlü bir tenasüp oluşturur. Menekşenin koyu rengi saça, nergisin baygın bakışlı görünüşü göze, çınarın boyu sevgilinin boyuna karşılık gelir.
Dördüncü beyitte tablo bahçeden denize geçer. Âşığın gözyaşı kabaran bir denizdir, gönlü o denizde batmak üzere olan bir gemidir; sevgilinin eteği ise bu geminin sığınabileceği kıyıdır. Gülşen Kaya bu beyti, gönlün gemiye, sevgilinin eteğinin güvenli bir kıyıya benzetildiği tek örnek olarak verir. Eteğe tutunmak deyimi Türkçede bir kimseye sığınmak ve ondan yardım dilemek anlamını taşıdığı için benzetme yalnız göze değil anlama da hitap eder.
Makta beyti övgü dizisini beklenmedik bir yere bağlar. Mihrî'nin sabah akşam dilinde olan "zikir" sevgilinin güzelliği değil, vefasızlığıdır: şair onu "rûzgâr"a benzetir. Kelime hem esen yeli hem de zamanı, devrânı anlatır; ikisi de bir yerde durmaz, kimseye sadık kalmaz. Kaya, divanda zamanın âşığı sevdiğinden ayıran ve vefa göstermeyen bir güç olarak işlendiğini, vefasız güzellerin de bu yönleriyle zamana benzetildiğini belirterek bu beyti örnek gösterir. Önceki beyitlerin bahar tablosundan sonra gelen bu son benzetme, baharın da gelip geçtiğini ima ederek şiire hafif bir sitem rengi katar.
Tarihî Bağlam
Gazel, Necâtî'nin aynı vezin, aynı kafiye ve aynı redifle yazılmış "Gözümde ‘aks-i cemâlüñ bahâra beñzetdüm" matlalı gazeline naziredir. Metin Hakverdioğlu, Mihrî'nin Necâtî'ye yazdığı nazireleri karşılaştırdığı çalışmasında iki gazeli yan yana verir; Sabiha Gemici de 1990 tarihli tezinde iki matlaı birlikte anarak Mihrî'nin Necâtî'yi örnek aldığını gösterir. Necâtî'nin gazelinde de bahar, misk kokulu kervan rüzgârı, lale bahçesi ve kıyı benzetmeleri vardır; Necâtî, güzellik denizinde sevgilinin ayva tüylerinin karartısını görünce onu "Necât sâḥili", yani kurtuluş kıyısı sandığını söyler ve bu sözle kendi mahlasına da işaret eder. Mihrî'nin dördüncü beytindeki gemi ve kıyı tablosu bu beyitle aynı kafiye kelimesini paylaşır, ama ona farklı bir sahne kurar: Necâtî'de kıyı güzellik denizinde görülen bir çizgidir, Mihrî'de ise batmak üzere olan gönlün sığınacağı yer.
Aynı redif, Mihrî ile aynı yıllarda Amasya'daki edebî çevrede bulunan Tâcîzâde Ca‘fer Çelebi'nin divanında da görülür. Sıtkı Nazik, Ca‘fer Çelebi'nin "Yüzini bâġa ruḫın lâle-zâra beñzetdüm / Benefşe zülfini ebr-i bahâra beñzetdüm" matlalı gazelini Mihrî'ninkiyle karşılaştırır ve iki matlaın büyük ölçüde benzediğini belirtir. Nazik'e göre ikinci beyitlerde Mihrî sevgilinin yüzünü çiçeklerle süslü bahara benzeterek renkli bir tablo çizer, Ca‘fer Çelebi ise yanağı gündüze, saçı geceye benzeterek beyti zıtlıklar üzerine kurar. Hangi şiirin önce yazıldığı bilinmez; aynı zeminde buluşan bu gazeller, Necâtî'nin şiirinin dönemin şairleri arasında nasıl ortak bir ölçü hâline geldiğini gösterir.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Mehmet Arslan (hzl.), Mihrî Hâtun Dîvânı, Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları (Kültür Eserleri Dizisi 576), 2018, s. 112, Gazel 116 (F 59a, M 82b, S 61a, Ü 55a). ekitap.ktb.gov.tr
Akademik çalışmalar
- Metin Hakverdioğlu, "Mihrî Hâtun'un Necâtî Bey'in Şiirlerine Nazîreleri", Turkish Studies 4/2 (Kış 2009), s. 522-551 (karşılaştırma: Necâtî CCCLXX / Mihrî CXX, yazarın kendi edisyonundaki numarayla, s. 538), doi:10.7827/TurkishStudies.638.
- Sabiha Gemici, Mihrî Hatun Divanı: Karşılaştırmalı Metin, Cümle Yapısı ve Cümle Türleri, doktora tezi, Uludağ Üniversitesi, Balıkesir 1990, s. 32. https://archive.org/details/MihriHatunDivann
- Sıtkı Nazik, "Benzer Redifli Şiirleri Bağlamında Mihrî Hatun ve Tâcî-zâde Cafer Çelebi'nin Karşılaştırılması", Uluslararası Amasya Âlimleri Sempozyumu Bildiriler Kitabı II, Amasya 2017, s. 133-148 (özellikle s. 145). https://isamveri.org/pdfdrg/G00226/2017/2017_NAZIKS.pdf
- Gülşen Kaya, Mihrî Hâtun Divânı'nın Tahlili, yüksek lisans tezi, Fırat Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Elazığ 2010, s. 213, 262. openaccess.firat.edu.tr
Çevrimiçi kaynaklar






