Özgün Metin

Vezin: Mef‘ûlü Fâ‘ilâtü Mefâ‘îlü Fâ‘ilün

Bir bendesine düşmen işin yâri itmesün
Bir ḫaste ṣıḥḥat ister iken cânı gitmesün
Bâzâr-ı ‘aşḳ içinde beni hîçe ṣatdı yâr
Ayaġa düşdük ise yabanlara atmasun
Ol bî-vefâya billah eyit ey nesîm-i ṣubḥ
‘Aşḳı şehîdi derd ile öldi unutmasun
Her kişi itdügin bu cihânda bulur velî
Ben buldum uş ṣaḳın bunı düşmen işitmesün
Bî-ḳadre bu cihânda kimesne göñül virüp
Mihrî senüñ gibi emegi yele gitmesün

Günümüz Türkçesiyle

1. Sevgili, kendi kuluna düşmanın yapacağı işi yapmasın; şifa dileyen bir hastanın canı (iyileşeyim derken) gitmesin. (Ü nüshasında mısra "Biz bendesine düşmen işin bâri itmesün" diye geçer: "Hiç değilse biz kullarına düşmanca davranmasın.")

2. Sevgili aşk pazarında beni hiçe sattı; madem ayaklar altına düştük (değerimiz kalmadı), bari bizi yabanlara atmasın.

3. Ey sabah rüzgârı, Allah aşkına o vefasıza söyle: aşkının şehidi dert içinde öldü, bunu unutmasın.

4. Herkes bu dünyada ne ettiyse onu bulur; işte ben de buldum, sakın bunu düşman duymasın. (Ü nüshasındaki "bulmadum" okuyuşuyla anlam tersine döner: "Herkes ettiğini bulur ama ben bulamadım", yani sevgiye karşılık göremedim.)

5. Ey Mihrî, bu dünyada kimse kıymet bilmeyen birine gönül verip de senin gibi emeği yele gitmesin.

Edebî ve Tarihî Yorum

Şiirin Yapısı

Divanın yüz on dokuzuncu gazeli beş beyittir ve aruzun muzâri bahrinden "Mef‘ûlü Fâ‘ilâtü Mefâ‘îlü Fâ‘ilün" kalıbıyla yazılmıştır. Redif, olumsuz dilek bildiren "-mesün / -masun" ekidir; ses uyumu gereği ince ve kalın biçimleriyle kullanılır. Kafiye ekten önceki "t" sesine dayanır (it-, git-, at-, unut-, işit-). "Gitmesün" kelimesi hem matlada hem maktada kafiye yerinde tekrarlanır, ama iki farklı anlamla: matlada "canı gitmek" ölmek, maktada "emeği yele gitmek" boşa harcanmak demektir. Gazel dört nüshanın dördünde de bulunur. Kime yazıldığına dair bir bilgi yoktur.

Anlam ve Söz Sanatları

Şiirin ana teması emeğin karşılıksız kalmasıdır ve bu tema bir alışveriş diliyle anlatılır. İkinci beyitte aşk bir pazardır; sevgili âşığı bu pazarda "hîçe", yani hiç değerine satmıştır. Gülşen Kaya bu beyti, aşkın âşığın değerinin altında satıldığı bir pazar olarak düşünüldüğü örnek diye verir ve sevgili onu hiçe satsa da âşıklığın yadsınamaz bir değeri olduğunu ekler. "Ayaġa düşmek" deyimi hem ayaklar altına düşüp çiğnenmeyi hem de değersizleşip ucuzlamayı anlatır; pazar, satmak, ayağa düşmek ve atmak kelimeleri arasında bir tenasüp vardır. Âşığın son dileği acı bir alçakgönüllülük taşır: değersiz düştükse bile, bari yabancılara atılmayalım.

Üçüncü beyitte divan şiirinin bilinen habercisi, sabah rüzgârı (nesîm-i ṣubḥ, saba) sahneye çıkar. Saba, âşıkla sevgili arasında haber taşıyan bir ulak olarak düşünülür. Âşık ona "aşk şehidi"nin, yani aşk yolunda ölen kendisinin dert içinde öldüğünü sevgiliye bildirmesini ve sevgilinin bunu unutmamasını söyler. "Şehid" kelimesi aşkta ölmeyi dinî bir yüceliğe bağlayan yerleşik bir mazmundur.

Dördüncü beyit, "herkes ettiğini bulur" anlamındaki eski bir öğüdü kullanır ve onu kişisel bir itirafa çevirir. Arslan'ın metnindeki "Ben buldum uş" okuyuşuna göre şair kendi yaptığının cezasını bulduğunu kabul eder ve düşmanın bunu duymasından, yani kendisine sevinmesinden çekinir. Ü nüshasındaki "bulmadum" okuyuşu ise beyti sitem yönüne çevirir: herkes ettiğini bulur, ama şair verdiği sevginin karşılığını bulamamıştır. İki okuyuş da gazelin genel havasına uyar; ilki bir pişmanlık, ikincisi bir şikâyettir.

Makta beytinde Mihrî kendine seslenir ve kendi başına geleni başkalarına bir uyarı olarak sunar: kimse kıymet bilmeyen birine gönül verip de onun gibi emeğini yele vermesin. "Emeği yele gitmek" deyimi, ikinci beyitteki pazar ve satış diliyle birleşerek gazeli kâr ile zarar üzerine kurulmuş bir hesap gibi kapatır. Şiirin söyleyişi süslü benzetmelerden çok, Türkçenin gündelik deyimlerine (düşman işi, hiçe satmak, ayağa düşmek, ettiğini bulmak, emeği yele gitmek) dayanır; bu da gazele sade ve doğrudan bir ses kazandırır.

Kaynakça

  • Mehmet Arslan (hzl.), Mihrî Hâtun Dîvânı, Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları (Kültür Eserleri Dizisi 576), 2018, s. 113-114, Gazel 119 (F 60b, M 86b, S 62b, Ü 55b). ekitap.ktb.gov.tr
  • Gülşen Kaya, Mihrî Hâtun Divânı'nın Tahlili, yüksek lisans tezi, Fırat Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Elazığ 2010, s. 244. openaccess.firat.edu.tr