Özgün Metin

Vezin: Mef‘ûlü Mefâ‘îlün Mef‘ûlü Mefâ‘îlün

Cân bülbüli itdükçe sen ġonca-dehândan ḥaẓ
İtmedi cihân içre bir bâġ-ı cinândan ḥaẓ
Ey ehl-i ṣafâ cehd it ‘aşḳ ile geçür ‘ömri
Bulmaḳ diler iseñ ger cân ile cihândan ḥaẓ
Tîr-i müjeñi cânâ atsun ḳo kemân-ebrûñ
Eyler bu dil ü cânum ol tîr ü kemândan ḥaẓ
Gülzâr-ı cemâlüñi bozdı mı ṣanur ḫaṭṭuñ
İtmez mi ṣafâ ehli hey vaḳt-i ḫazândan ḥaẓ
Çeşmi dir imiş Mihri'ñ cânın ḳıluram yaġmâ
İtsün iderüz ġâyet hey biz bu ziyândan ḥaẓ

Günümüz Türkçesiyle

1. Can bülbülü, sen gonca ağızlı güzelden zevk aldıkça, dünyada hiçbir cennet bahçesinden o kadar zevk almadı. (Gonca ağız, küçük ve kapalı olduğu için güzel sayılan ağızdır. Hakverdioğlu'nun metninde "itdükçe" yerine "ötdikçe" okunur; o zaman ilk mısra "can bülbülü sen gonca ağızlı için öttükçe" diye anlaşılır.)

2. Ey gönül hoşluğu peşindeki kişi, eğer candan da dünyadan da bir tat almak istiyorsan, ömrünü aşk ile geçirmeye çalış.

3. Ey sevgili, bırak yay gibi kaşın kirpiğinin okunu atsın; benim bu gönlüm ve canım o oktan da yaydan da zevk alır.

4. Yüzündeki ayva tüyü, yüzünün gül bahçesini bozdu mu sanıyor? Gönül ehli sonbahar mevsiminden de zevk almaz mı? (Divan şiirinde sevgilinin yüzünde beliren ilk tüyler, güzelliğin baharının sona erişi sayılır; şair bunun güzelliği eksiltmediğini söyler.)

5. Onun gözü "Mihrî'nin canını yağmalarım" diyormuş. Varsın yapsın; biz bu zarardan son derece zevk alırız.

Edebî ve Tarihî Yorum

Şiirin Yapısı

Divanın yetmişinci gazeli, harfü'z-zâ bölümünde yer alır ve beş beyittir. Aruzun hezec bahrinden "Mef‘ûlü Mefâ‘îlün Mef‘ûlü Mefâ‘îlün" kalıbıyla yazılmıştır; bu kalıp her mısrayı iki eşit parçaya böldüğü için şiire akıcı, şarkıya yakın bir ritim verir. Redif "-dan ḥaẓ", kafiye ise "-ân" sesidir (dehân, cinân, cihân, kemân, ḫazân, ziyân). Gazel, neşrin dayandığı dört nüshanın dördünde de bulunur (F 48b, M 69a, S 51a, Ü 43a). Nüsha farkları küçüktür: F nüshası birinci beyitte "dehândan" yerine "dehenden", Ü nüshası dördüncü beyitte "hey" yerine "her" okur. Didem Havlioğlu'nun elektronik metni de dördüncü beyitte "her vaḳt" okumasını tercih eder; bu okumayla mısra "gönül ehli her vakit sonbahardan da zevk almaz mı" anlamına gelir.

Anlam ve Söz Sanatları

Gazelin bütün beyitlerini birbirine bağlayan düşünce, gerçek âşığın sevgiliye ait her şeyden, hatta acıdan ve kayıptan bile zevk alacağıdır. İlk beyitte can bir bülbüle, sevgilinin ağzı bir goncaya benzetilir. Gül ile bülbül divan şiirinin en bilinen çiftidir; burada gonca ağzın verdiği zevk, cennet bahçesinin (bâġ-ı cinân) zevkinden üstün tutulur. Bülbül, gonca ve bahçe kelimeleri arasındaki ilgi tenasüp sanatını oluşturur.

İkinci beyit sevgiliden çok okura, "ehl-i ṣafâ"ya yönelen bir öğüttür: candan da dünyadan da tat almanın yolu ömrü aşk ile geçirmektir. Üçüncü beyitte kaş yaya, kirpik oka benzetilir. Âşık bu oktan kaçmaz, tersine ok ve yay onun için bir zevk kaynağıdır. "Tîr" ile "kemân" kelimelerinin ilk mısrada ayrı ayrı, ikinci mısrada yan yana gelmesi, beytin iki yarısını birbirine bağlar.

Dördüncü beyit gazelin en ince buluşunu taşır. Ayva tüyünün (ḫaṭ) sevgilinin yüzünde belirmesi, divan şiirinde güzelliğin baharının bitip sonbaharın gelmesi olarak düşünülür. Gülşen Kaya bu beyti, sonbaharın güzelliğin sona erişini anlattığı örnekler arasında anar ve sevgilinin gül bahçesi olan yüzünde çıkan tüylerin sonbaharda beliren çalı çırpıya benzetildiğini belirtir. Mihrî ise bu beklentiyi tersine çevirir: ayva tüyü yüzü bozduğunu sanıyorsa yanılır, çünkü gönül ehli sonbahardan da hoşlanır. Bahar ile hazan arasındaki karşıtlık tezat sanatıdır; sorunun cevabı belli olduğu için beyit bir istifham-ı inkârî ile kurulmuştur.

Makta beytinde sevgilinin gözü, canları yağmalayan bir akıncı gibi konuşturulur. Mihrî bu tehdide boyun eğer, hatta onu bir kazanç sayar: candan olmak bir zarardır, ama bu zarar da haz verir. "Ziyân" ile "ḥaẓ" kelimelerinin aynı mısrada buluşması, gazelin baştan beri işlediği acıdan zevk alma düşüncesini son noktasına taşır.

Tarihî Bağlam

Bu gazel, Mihrî'nin çağdaşı ve tezkirelere göre örnek aldığı şair Necâtî Bey'in bir gazeline naziredir. Nazire, beğenilen bir şiire aynı vezin, kafiye ve redifle yazılan karşılıktır. Metin Hakverdioğlu, Mihrî'nin Necâtî'ye yazdığı yirmi nazireyi iki divanı tarayarak karşılaştırdığı çalışmasında bu gazeli, Necâtî divanının CCLIX numaralı gazeliyle yan yana verir. Necâtî'nin gazeli aynı vezinde ve aynı "-ândan ḥaẓ" kafiye ve redifiyle yazılmıştır, yedi beyittir ve "Doldur var iken sâḳî yâḳût-ı revândan ḥaẓ / Çün ‘ömr degül bâḳî al ḳût-ı revândan ḥaẓ" beytiyle başlar.

İki şiir arasındaki yakınlık yalnız biçimde kalmaz. Necâtî'nin üçüncü beytinde geçen "bâġ-ı cinândan ḥaẓ" sözü, Mihrî'nin matla beytinde aynen yer alır. Necâtî bir beyitte kaş yayından (ḳaşı kemân) pay almayı, son beytinde de sonbahar yapraklarından (evrâḳ-ı ḫazân) zevk almayan bahar şimşirini anar: "Ol serv Necâtînüñ baḳmaz yüzine zîrâ / Şimşâd-ı bahâr itmez evrâḳ-ı ḫazândan ḥaẓ". Mihrî de kaş yayını ve sonbaharı kendi gazeline taşır, ama sonbaharı bu kez sevgilinin ayva tüyüne bağlar ve gönül ehlinin hazandan da zevk alacağını söyler. Necâtî'de bahar sonbahara yüz çevirirken, Mihrî'de âşık sonbahara da razıdır. Hakverdioğlu, Mihrî'nin gazellerinin kaside ve Tażarru‘-nâme'deki şiirlerinden daha başarılı olduğunu, Necâtî'nin bazı gazellerinde bulunmayan bir lirizmin onun dizelerinde yakalandığını söyler. Gazelin ne zaman yazıldığı bilinmemektedir.

Kaynakça

Birincil kaynaklar

  • Mehmet Arslan (hzl.), Mihrî Hâtun Dîvânı, Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları (Kültür Eserleri Dizisi 576), 2018, s. 88-89, Gazel 70 (F 48b, M 69a, S 51a, Ü 43a). ekitap.ktb.gov.tr

Akademik çalışmalar

  • Metin Hakverdioğlu, "Mihrî Hâtun'un Necâtî Bey'in Şiirlerine Nazîreleri", Turkish Studies 4/2 (Kış 2009), s. 522-551 (karşılaştırma: Necâtî CCLIX / Mihrî LXXII, yazarın kendi edisyonundaki numarayla, s. 531-532), doi:10.7827/TurkishStudies.638.
  • Gülşen Kaya, Mihrî Hâtun Divânı'nın Tahlili, yüksek lisans tezi, Fırat Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Elazığ 2010, s. 267. openaccess.firat.edu.tr
  • Sabiha Gemici, Mihrî Hatun Divanı: Karşılaştırmalı Metin, Cümle Yapısı ve Cümle Türleri, doktora tezi, Uludağ Üniversitesi, Balıkesir 1990, s. 505-506 (Gemici'de 72. gazel).

Kitaplar

  • Didem Havlioğlu (hzl.), Ġazeliyyât-ı Mihrî-i Ḥaḳîre, OTAP elektronik edisyonu, gazel 72 (türkoloji-iran sayfasında yayımlanan metin, 2007).

Çevrimiçi kaynaklar