Özgün Metin
Vezin: Feʻilātün feʻilātün feʻilātün feʻilün
Kimde var ol ruḫı o çeşm[i] o ḫāl ü ebruv[ān]
Kimde var ol dehen [ü] şīve daḫı ol ḫoş-bū
Hele ḫūbān-ı cihān içre müsellemsin sen
Ele āyīne alup kendiñi gör ey ḫoş-gū
Eylediñ Ꜥazm-i sefer çünki Ḥicāz u Şāma
Cümle ḫūbān-ı Sitānbūla didik biz yā hū
Günde biñ kerre fiġān eyler iken yanında
Bilmedi Ꜥaşḳ-ı dil-i zārımı ḥayf ol dil-cū
Göricek Mihrī-i ġam-ḫ˘ārı ser-i rāhında
İctināb eylemede ṣanki hemān bir āhū
Günümüz Türkçesiyle
1. O yanak, o göz, o ben ve o kaşlar kimde var? O ağız, o eda ve o güzel koku başka kimde var?
2. Doğrusu dünyanın güzelleri arasında senin üstünlüğün herkesçe kabul edilmiştir; ey tatlı sözlü, eline bir ayna al da kendine bak.
3. Sen Hicaz'a ve Şam'a doğru yolculuğa çıkınca biz de İstanbul'un bütün güzellerine "yâ hû" dedik. (Beyit iki türlü okunabilir: "yâ hû" seslenişiyle İstanbul güzellerine veda edilmiş, onlardan el çekilmiş olabilir; ya da sevgiliyi onların arasında boş yere arayıp seslenmek kastedilmiş olabilir.)
4. Yanında günde bin kere feryat edip dururken, yazık ki o gönül alan güzel inleyen gönlümün aşkını anlamadı.
5. Dertli Mihrî'yi yolunun başında görünce ondan kaçınıyor, sanki tıpkı ürkek bir ceylan.
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
Gazel Mihrî Hatun'un divanında yoktur. Kütahya Vahid Paşa İl Halk Kütüphanesi'ndeki 43 Va 2871 numaralı şiir mecmuasının 51b varağında, Mihrî mahlaslı yirmi gazel arasında yer alır ve Mutlu Muhammet Aktaş tarafından 2023'te yayımlanmıştır. Aktaş bu gazellerin Mihrî Hatun'a ait olmasını güçlü bir ihtimal sayar, ama yaptığı karşılaştırmaların kesin bir hüküm vermeye yetmediğini de belirtir. Gazeli bu yüzden Mihrî Hatun'a aidiyeti kesinleşmemiş bir şiir olarak değerlendirmek gerekir.
Beş beyitlik gazel remel bahrinin "feʻilātün feʻilātün feʻilātün feʻilün" kalıbıyla yazılmıştır. Kafiye uzun "-û" sesidir ve kafiye kelimelerinin çoğu Farsça birleşik sıfatlardır: ḫoş-bū (güzel kokulu), ḫoş-gū (tatlı sözlü), dil-cū (gönül arayan), bunlara "yā hū" seslenişi ve "āhū" (ceylan) eklenir. Redif yoktur. Mecmuanın bu yeri yıpranmış olduğundan ilk beyitte birkaç ek ve kelime neşirde köşeli ayraç içinde tamamlanmıştır. Matla beytinin ilk mısraı "ebruv[ān]" diye tamamlanmıştır; gazelin kafiye düzeni bu mısraın da "-û" ile bitmesini gerektirdiğinden, bozuk yerin aslında "ebrū" (kaş) olması da mümkündür. Bu, metnin kendisinden çıkan bir gözlemdir; neşirdeki okuma değiştirilmemiştir.
Tarihî Bağlam
Gazelin üçüncü beyti, Aktaş'ın makalesinde Mihrî Hatun'un hayatıyla ilgili bir delil olarak anılır. Kaynakların çoğu Mihrî'nin Amasyalı olduğunda ve hayatını orada geçirdiğinde birleşir. Mehmet Arslan da şairin Amasya'dan ayrılmadığı kanaatindedir; Mehmed Zihnî'nin onu "İstanbul edîbelerinden" saymasını bir yanılma olarak görür, ama divandaki bazı beyitlerde İstanbul'da yaşadığını ve Amasya'dan ayrılıp gurbette kaldığını düşündüren ifadeler bulunduğunu da belirtir. Aktaş, mecmuadaki bu beyitte İstanbul'un anılmasının, Mihrî Hatun'un en azından bir süre İstanbul'da bulunmuş olabileceği düşüncesini kuvvetlendirdiğini söyler.
Bu yorumu değerlendirirken iki noktayı göz önünde tutmak gerekir. Birincisi, gazelin Mihrî Hatun'a aidiyeti kesin değildir; dolayısıyla beyit şairin hayatı için ancak ihtiyatla kullanılabilir. İkincisi, Aktaş beyti makalesinin giriş bölümünde "Eyledük Ꜥazm-i sefer" (yolculuğa biz çıktık) diye, metin bölümünde ise "Eylediñ Ꜥazm-i sefer" (yolculuğa sen çıktın) diye verir. Metin bölümündeki okumaya göre Hicaz ve Şam'a giden sevgilidir; şair İstanbul'da kalmış ve oradaki güzellere sırt çevirmiştir. Girişteki okumaya göre ise yola çıkan şairin kendisidir. Her iki okumada da konuşan kişinin İstanbul güzelleriyle bir bağı olduğu anlaşılır, fakat beytin şairin hayatına dair ne söylediği okumaya göre değişir.
Anlam ve Söz Sanatları
Gazel sevgilinin güzelliğini sayarak açılır. İlk beyitte yanak, göz, ben, kaş, ağız, eda ve koku arka arkaya dizilir ve her biri "kimde var" sorusuyla eşsiz ilan edilir. Bu, güzellik unsurlarını tek tek anan bir sıralama ve tenasüp örneğidir. İkinci beyitte sevgiliye ayna tutulur: güzelliğinin kanıtı için başkasına değil, kendi yüzüne bakması yeter. Gülşen Kaya, Mihrî'nin divanında sevgilinin yüzünün parlaklığı ve tecellileri yansıtması yönüyle aynaya benzetildiğini belirtir; burada ayna sevgilinin elinde, kendi güzelliğini seyretmesi için vardır.
Üçüncü beyit gazelin coğrafyasını genişletir. Hicaz ve Şam uzak, İstanbul ise yakın ve kalabalık bir güzeller şehri olarak karşı karşıya konur. "Yā hū" seslenişi ise beyte bir derviş havası katar; dünya güzellerinden el çekmenin ya da uzağa seslenmenin ifadesi olabilir.
Son beyitte sevgili, yolunun başında gördüğü dertli Mihrî'den kaçınan bir ceylana benzetilir. Kaya'ya göre Mihrî'nin divanında sevgili daha çok gözlerinin güzelliği yönüyle ceylana benzetilir; bu gazelde ise benzetmenin dayanağı ceylanın ürkekliği ve kaçışıdır. "İctināb" (sakınma, kaçınma) kelimesi bu ürküntüyü tamamlar. Mahlasın "Mihrī-i ġam-ḫ˘ār" (gam yiyen, dertli Mihrî) biçimi, Aktaş'ın aynı mecmuada derleyici başlığı olarak da tespit ettiği bir ifadedir.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Mehmet Arslan (hzl.), Mihrî Hâtun Dîvânı, Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları (Kültür Eserleri Dizisi 576), 2018, giriş s. 7-9. ekitap.ktb.gov.tr
Akademik çalışmalar
- Mutlu Muhammet Aktaş, "Mihrî Hatun'un Yayımlanmamış Gazelleri", Hikmet-Akademik Edebiyat Dergisi 9/18 (Bahar 2023), s. 105-126, doi:10.28981/hikmet.1200789; gazel 6 (Kütahya Vahid Paşa İl Halk Ktp. 43 Va 2871, vr. 51b), s. 115-116; İstanbul tartışması s. 108; değerlendirme s. 110-112.
- Gülşen Kaya, Mihrî Hâtun Divânı'nın Tahlili, yüksek lisans tezi, Fırat Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Elazığ 2010, s. 125, 135. openaccess.firat.edu.tr
Çevrimiçi kaynaklar
![Mecmua Gazeli 6 — Kimde var ol ruḫı o çeşm[i] o ḫāl ü ebruv[ān]](https://amasya05.com/storage/gallery/4b72c3731324c09a525a3d8012c6268f.jpg)





