Özgün Metin
Vezin: Mefā’īlün mefā’īlün mefā’īlün mefā’īlün
Göziñ nergis dehānıñ ġonce ruḫsārıñ açılmış gül
Ḳadiñ ꜤarꜤar ḫaṭıñ gūyā benefşe kākülüñ sünbül
Nedir ol o siyāha böyle ruḫsat virmege bāꜤis
Hemīşe gerden ü ruḫsārıñı būs itmede kākül
Düzilsin bezm-i mey muṭrib ser-āġāz eylesin sāḳī
Bir olsun hep piyāle hem ṣürāḥī eylesin ġulġul
Ġaraż cām-ı lebiñdir bezm-i mey tertībin itmekde
Ṣaḳın ẓann itme cānā eyleyem ben ārzū-yı mül
Sen inṣāf it görünce āb u tābıñ Mihrī-i nālān
Ne mümkin olmasa hīç gülsitān ḥüsn ile bir bülbül
Günümüz Türkçesiyle
1. Gözün nergis, ağzın gonca, yanağın açılmış bir gül; boyun ardıç, yüzündeki ayva tüyleri sanki menekşe, kâkülün sümbül.
2. O siyaha (kara kâküle) böyle izin vermenin sebebi nedir ki kâkül durmadan boynunu ve yanağını öpüp duruyor. (Yüze ve boyna dökülen saç, sevgiliyi öpen biri gibi düşünülür.)
3. İçki meclisi kurulsun, çalgıcı çalmaya başlasın, saki kadehleri dağıtsın; bütün kadehler bir olsun, sürahi de şarap dökerken "gulgul" diye ses versin.
4. Ey can, içki meclisini kurmaktaki amacım senin dudağının kadehidir; sakın benim şarap istediğimi sanma.
5. İnleyen Mihrî senin parlaklığını ve tazeliğini görünce sen insaf et: hiç olur mu ki güzellikle donanmış bir gül bahçesinin bir bülbülü olmasın. (Sevgili gül bahçesi, onun güzelliğine inleyen Mihrî de bülbüldür.)
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
Bu gazel Mihrî Hatun'un divanında bulunmaz. Kütahya Vahid Paşa İl Halk Kütüphanesi'ndeki 43 Va 2871 numaralı şiir mecmuasının 67a varağında, Mihrî mahlasıyla ve derleyicinin koyduğu "Mihrî-i Nâlân" (inleyen Mihrî) başlığıyla kayıtlıdır. Mecmuayı yayımlayan Mutlu Muhammet Aktaş, buradaki gazellerin Mihrî Hatun'a ait olmasını güçlü bir olasılık sayar ama kesin bir hüküm verilemeyeceğini belirtir; dolayısıyla şiirin aidiyeti kesin değildir. Aktaş'a göre "Mihrî-i Rüsvâ", "Mihrî-i Ġam-ḫ˘âr", "Mihrî-i Nâlân" gibi başlıklar şairden çok derleyiciye aittir ve gazelin konusuna göre konmuştur. Bu gazelde başlık, makta beytindeki "Mihrî-i nâlân" sözünden alınmıştır.
Gazel beş beyittir. Mecmuadaki Mihrî mahlaslı yirmi gazelin on beşi remel bahriyle yazılmışken bu gazel, hezec bahrinin "Mefâ‘îlün mefâ‘îlün mefâ‘îlün mefâ‘îlün" kalıbıyla yazılmış beş gazelden biridir; Aktaş, iki kalıbın da Mihrî'nin divanında kullanıldığını hatırlatır. Gazelin redifi yoktur, kafiye "-ül" ve "-ul" sesleriyle kurulur (gül, sünbül, kâkül, ġulġul, mül, bülbül). Aktaş'ın dipnotuna göre dördüncü beyitte vezin aksar. Gazelin kime yazıldığına dair bir bilgi yoktur.
Anlam ve Söz Sanatları
Matla beyti, divan şiirinde sevgiliyi bir gül bahçesi gibi anlatan geleneğin yoğun bir örneğidir. Tek beyitte altı benzetme art arda sıralanır: göz nergise, ağız goncaya, yanak açılmış güle, boy ardıca, ayva tüyleri menekşeye, kâkül sümbüle. Göz ile nergis arasındaki bağ, nergisin ortasındaki göze benzeyen yuvarlak kısımdan gelir; gonca küçük, kapalı ağzı, sümbül ve menekşe ise koyu renkleri ve kıvrımlarıyla saçı ve tüyleri karşılar. Aktaş, mecmua gazelleriyle divan arasındaki benzerlikleri sayarken sevgilinin güzelliğinin bir gül bahçesi gibi tasavvur edilmesini ve çiçek benzetmelerinin yoğunluğunu özellikle anar; ağız için gonca, göz için nergis, yüz için gül bunların başında gelir. Bu beyitte çiçek adları arasında güçlü bir tenasüp vardır.
İkinci beyit kâkül üzerine kurulmuş bir güzel sebep bulmadır. Sevgilinin saçı yüzüne ve boynuna doğal olarak dökülür; şair ise bunu kâkülün izin alıp sevgiliyi öpmesi diye yorumlar ve bu izni kimin verdiğini sorar. Divan şiirinde bu sanata hüsn-i ta‘lîl denir. Soru, kara saça tanınan ayrıcalığı kıskanan âşığın sesini taşır.
Üçüncü beyit bir içki meclisi sahnesi çizer: çalgıcı, saki, kadehler ve sürahi. "Ġulġul" sözü sürahiden şarap dökülürken çıkan sesi taklit eder; ses yansımasıyla kurulan bu kelime sahneye canlılık katar. Dördüncü beyit ise bu sahnenin asıl amacını açıklar: meclis kurulur, ama âşığın istediği şarap değil sevgilinin dudağıdır. Dudak kadehe benzetilir ve şaraptan üstün tutulur. Böylece rindâne bir meclis tasviri, beklenmedik biçimde aşk konusuna bağlanır.
Makta beytinde gül bahçesi imgesi yeniden ve bu kez gazelin başıyla bağlantılı olarak döner. Matla beytinde çiçeklerle örülen sevgili, burada bütünüyle bir gülistan sayılır; bu bahçenin bülbülü de inleyen Mihrî'dir. Gül ile bülbül divan şiirinin en bilinen âşık ve sevgili çiftidir ve bülbülün gül için inlemesi âşığın feryadını karşılar. "Nâlân" (inleyen) sıfatı, bülbülün ötüşüyle âşığın iniltisini aynı kelimede birleştirir. Şair sevgiliden insaf ister: güzellik bahçesi olan bir yüzün kendine âşık bir bülbülü olması kaçınılmazdır.
Kaynakça
- Mutlu Muhammet Aktaş, "Mihrî Hatun'un Yayımlanmamış Gazelleri", Hikmet-Akademik Edebiyat Dergisi 9/18 (Bahar 2023), s. 121-122, gazel 17 ve dn. 7 (Kütahya Vahid Paşa İl Halk Ktp. 43 Va 2871 Mecmû‘a-i Eş‘âr, vr. 67a); derleyici başlıkları ve vezinler s. 111; aidiyet tartışması s. 110-112, 124. doi:10.28981/hikmet.1200789. https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/2757129
Çevrimiçi kaynaklar






