Özgün Metin

Vezin: Feʻilātün feʻilātün feʻilātün feʻilün

Gösterir mi bize devrān dem-i vuṣlat Ꜥaceb
Öldürür mi bizi bilmem ġam-ı fürḳat Ꜥaceb
İntiẓār ile helāk oldı dil-i nālānım
Eylemez mi o perī-rū daḫı [hīç] şefḳat Ꜥaceb
Ṭutalım vaꜤde-i vaṣl eyler imiş Ꜥāşüfte
Çarḫ-ı kec-rev de virir mi hele furṣat Ꜥaceb
Alıcaḳ hāle-i āġūşa o sīm-endāmı
Vire mi būse-i ruḫsārına ruḫṣat Ꜥaceb
Bilmem inṣāfa gelüp eylese mi ol gül-rū
Mihriyā vaꜤde vefā itmege meşiyyet Ꜥaceb

Günümüz Türkçesiyle

1. Felek bize kavuşma anını gösterir mi acaba; ayrılık derdi bizi öldürür mü, bilmiyorum, acaba.

2. İnleyen gönlüm beklemekten helak oldu; o peri yüzlü hâlâ hiç acımaz mı acaba.

3. Tutalım ki sevgili perişan âşığa kavuşma sözü veriyormuş; ama eğri dönen felek de buna fırsat verir mi acaba. (Divan şiirinde felek, âşığın muradına engel olan kötü talihin simgesidir.)

4. O gümüş tenli güzeli kucağımın halkasına aldığımda, yanağını öpmeme izin verir mi acaba.

5. Ey Mihrî, bilmiyorum, o gül yüzlü insafa gelip verdiği sözü tutmayı diler mi acaba.

Edebî ve Tarihî Yorum

Şiirin Yapısı

Bu gazel Mihrî Hatun'un divanında yer almaz; Kütahya Vahid Paşa İl Halk Kütüphanesi'nde 43 Va 2871 numarayla kayıtlı şiir mecmuasının 67a varağında Mihrî mahlasıyla bulunur. Mecmuadaki yirmi Mihrî mahlaslı gazeli yayımlayan Mutlu Muhammet Aktaş, bunların Mihrî Hatun'a ait olmasını güçlü bir olasılık sayar, ama yaptığı karşılaştırmaların kesin bir yargıya ulaştırmadığını açıkça belirtir. Şiirin aidiyeti bu yüzden kesin değildir.

Gazel beş beyittir ve remel bahrinin "Fe‘ilâtün fe‘ilâtün fe‘ilâtün fe‘ilün" kalıbıyla yazılmıştır. Redif "‘aceb" (acaba) kelimesidir; kafiye "-at" ve "-et" sesleriyle kurulur (vuṣlat, fürḳat, şefḳat, furṣat, ruḫṣat, meşiyyet). Aktaş'ın aktardığı metinde ikinci beyitte bir kelime köşeli ayraç içinde tamir edilmiştir ("[hîç]"). Gazelin kime ve hangi vesileyle yazıldığına dair bir bilgi yoktur.

Anlam ve Söz Sanatları

Gazelin bütünü sorulardan örülmüştür. Her beyit bir soruyla biter ve redif olan "‘aceb" kelimesi bu soruları kuşku ve merakla bağlar. Âşık bir kavuşma ümidi ile ayrılığın verdiği ölüm korkusu arasında gidip gelir; hiçbir soru cevaplanmaz. Bu düzen, gazele bekleyiş hâlinin tedirginliğini veren tek bir ses kazandırır.

Matla beyti kavuşma ile ayrılığı aynı beyitte karşı karşıya getirir: "dem-i vuṣlat" (kavuşma anı) ile "ġam-ı fürḳat" (ayrılık derdi) arasında tezat vardır. Mısralar da birbirine paralel kurulmuştur; ilkinde felek kavuşmayı gösterir mi diye sorulur, ikincisinde ayrılık öldürür mü diye. İkinci beyitte "intiẓâr" (bekleyiş) kelimesi gazelin konusunu açıkça adlandırır. Sevgiliye "perî-rû" (peri yüzlü) denmesi, onun insanüstü güzelliğini ve aynı zamanda ulaşılmazlığını anlatır.

Üçüncü beyit gazelin en ince düşünülmüş beytidir. Âşık, sevgilinin kavuşma sözü verdiğini bir an için kabul eder ("ṭutalım"), ama bu kez engel sevgiliden değil felekten gelir. "Çarḫ-ı kec-rev" (eğri dönen çark) divan şiirinde talihin ve zamanın âşığa karşı işleyişini anlatan bilinen bir sözdür; eğri dönmesi, âşığın işini hep ters yöne çevirmesine işarettir. Beyitte "furṣat" (fırsat) kelimesi, dördüncü beyitteki "ruḫṣat" (izin) ile ses bakımından neredeyse aynıdır. İki kafiye kelimesi arasındaki bu yakınlık, gazelde bilinçli bir ses oyunu gibi durur.

Dördüncü beytin ilk mısraı, mecmuadaki on beşinci gazelin dördüncü beytinin ilk mısraıyla hemen hemen aynıdır: "Alıcaḳ hâle-i âġûşa o sîm-endâmı" burada, "Almaġa hâle-i aġûşa o sîm-endâmı" orada. İki gazel aynı vezinde yazılmıştır ve mecmuada birbirine yakın varaklarda (66b ve 67a) bulunur. Aynı imgenin, gümüş tenli sevgiliyi kucağın halkasına almanın, aynı kelimelerle iki ayrı gazelde kullanılması, bu şiirlerin aynı kalemden çıkmış olabileceğini düşündürür; ancak bu benzerlik şairin kim olduğu sorusunu çözmez.

Makta beytinde şair kendine seslenir ve gazelin bütün sorularını tek bir soruda toplar: sevgili verdiği sözü tutmayı diler mi. "Va‘de vefâ" (söze vefa) sözü, gazelin üçüncü beytindeki "va‘de-i vaṣl" (kavuşma sözü) ile bağlanır; böylece gazel, ortasında açtığı vaat konusunu sonunda kapatır, ama yine bir soruyla.

Kaynakça

  • Mutlu Muhammet Aktaş, "Mihrî Hatun'un Yayımlanmamış Gazelleri", Hikmet-Akademik Edebiyat Dergisi 9/18 (Bahar 2023), s. 122, gazel 18 (Kütahya Vahid Paşa İl Halk Ktp. 43 Va 2871 Mecmû‘a-i Eş‘âr, vr. 67a); karşılaştırma için gazel 15, s. 120-121; aidiyet tartışması s. 110-112, 124. doi:10.28981/hikmet.1200789. https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/2757129

Çevrimiçi kaynaklar