Özgün Metin

Vezin: Feʻilātün feʻilātün feʻilātün feʻilün

Çīn-i perçemine bilseñ nedir āyā bāꜤis
Ṭurra peykānıña söyle nedir āyā bāꜤis
Göricek vaṣfını meclisde göñül fehm etdiñ
Bir münevver ṣıfat-ı cānā[na] ḥayfā bāꜤis
Ḫavfım oldur ki nifāḳ itmege bezm-i gülde
Baña göstermege şāyed ola aꜤdā bā[Ꜥis]
Bāġ-ı Ꜥālemde benim aña [ki] hem-çūn bülbül
Sensin ancaḳ hele sen ey gül-i ḫamrā bāꜤis
Bī-demāġ olmasına böyle o şūḫuñ bir dem
Sen imişsin hele sen Mihrī-i şeydā bāꜤis

Günümüz Türkçesiyle

1. Bilsen, onun büklüm büklüm perçeminin sebebi nedir acaba; söyle, ok temreni gibi sivri kâkülünün sebebi nedir acaba. ("Çîn" kelimesi hem kıvrım, büklüm anlamına gelir hem de güzel kokulu miskin geldiği Çin ülkesini hatırlatır.)

2. Beyit iki türlü okunabilir: "Ey gönül, meclisteki övgüsünü görünce anladın; nurlu yüzlü bir sevgiliye tutulmanın sebebi, yazık ki, budur" ya da "Meclisteki övgüsünü görünce anladın; o nurlu sevgiliye yazık olmasının sebebi budur." Mısralardaki köşeli ayraçlı tamirler ve kelime sırası, anlamı kesinleştirmeyi güçleştirir.

3. Korkum şudur ki gül meclisinde aramıza nifak sokmaya ve sevgiliyi bana göstermemeye belki de düşmanlar sebep olur. (İkinci mısraın son kelimesi mecmuada tam okunamamış, makalede "bâ[‘is]" diye tamir edilmiştir.)

4. Dünya bahçesinde benim bülbül gibi ona gönül vermemin sebebi ancak sensin, ey kırmızı gül, yalnız sensin.

5. O şuh güzelin bir an böyle keyifsiz ve huysuz olmasının sebebi sen imişsin, ey çılgın Mihrî, sen.

Edebî ve Tarihî Yorum

Şiirin Yapısı

Bu gazel Mihrî Hatun'un divanında bulunmaz. Kütahya Vahid Paşa İl Halk Kütüphanesi'ndeki 43 Va 2871 numaralı şiir mecmuasının 67a varağında Mihrî mahlasıyla yer alır. Mecmuayı yayımlayan Mutlu Muhammet Aktaş, buradaki gazellerin Mihrî Hatun'a ait olmasını güçlü bir olasılık sayar; ancak kesin bir yargıya varılamayacağını açıkça belirtir. Bu nedenle şiirin aidiyeti kesin değildir.

Gazel beş beyittir ve remel bahrinin "Fe‘ilâtün fe‘ilâtün fe‘ilâtün fe‘ilün" kalıbıyla yazılmıştır. Redif "bâ‘is" (sebep) kelimesidir, kafiye "-â" sesiyle kurulur (âyâ, ḥayfâ, a‘dâ, ḫamrâ, şeydâ). Matla beytinde iki mısra aynı sözle, "nedir âyâ bâ‘is" diye biter; kafiye kelimesinin aynen tekrarlanması divan şiirinde pek tercih edilen bir yol olmasa da beyte bir soru tekrarının ısrarını verir. Mecmuanın bu varağı yıpranmış olmalıdır: metinde üç yerde köşeli ayraçla gösterilen tamir vardır. Özellikle ikinci ve üçüncü beyitlerin anlamı bu yüzden tam olarak kesinleştirilemez. Gazelin kime yazıldığına dair bir bilgi yoktur.

Anlam ve Söz Sanatları

Gazel baştan sona bir sebep arayışıdır. Redifteki "bâ‘is" kelimesi her beyitte bir şeyin nedenini sorar ya da gösterir. İlk beyitler sorular sorar, son iki beyit ise cevap verir: âşığın aşkının sebebi sevgilidir, sevgilinin huysuzluğunun sebebi de âşığın kendisidir. Gazel böylece sorudan cevaba doğru ilerleyen bir düzen kazanır.

Matla beytinde sevgilinin saçı iki ayrı kelimeyle anılır: "perçem" ve "ṭurra". "Çîn-i perçem" (perçemin büklümü) sözünde "çîn" kelimesi kıvrım anlamına gelirken, misk ceylanının yurdu sayılan Çin'i de hatırlatır; divan şiirinde saçın misk gibi kokması bu iki anlam arasında sık sık oynanan bir tevriyeye konu olur. Kâkülün "peykân" (ok temreni) ile anılması ise saçın ucunun sivriliğine ve âşığın gönlünü yaralayışına işarettir.

Üçüncü beyit âşığın kaygısını dile getirir. Gül meclisi, sevgiliyle buluşulan bahar eğlencesidir; âşık burada düşmanların, yani rakiplerin aralarına nifak sokmasından korkar. "Bezm-i gül" (gül meclisi) ile dördüncü beyitteki "bâġ-ı ‘âlem" (dünya bahçesi), "bülbül" ve "gül-i ḫamrâ" (kırmızı gül) arasında bir tenasüp vardır. Dördüncü beyitte âşık kendini bülbüle, sevgiliyi kırmızı güle benzetir ve aşkının tek sebebini ona bağlar. Mısradaki "sensin ancaḳ hele sen" tekrarı vurguyu artırır.

Makta beyti gazelin en dikkat çekici dönüşünü yapar. Sevgilinin keyifsizliğinin, "bî-demâġ" oluşunun sebebi başkası değil âşığın kendisidir. Divan şiirinde sevgili çoğunlukla âşığın ısrarından, sızlanmasından usanır; Mihrî bu durumu kendi ağzından itiraf eder. Kendine "şeydâ" (aşktan çılgına dönmüş) demesi ve dördüncü beyitteki "sen" tekrarının bu kez kendine yöneltilmesi, iki beyit arasında bir karşılık kurar: aşkın sebebi sevgili, sevgilinin üzüntüsünün sebebi âşıktır. Aktaş'ın mecmuadaki öteki gazellerin başlıkları arasında andığı "Mihrî-i Şeydâ" ifadesi bu gazelin makta beytinde de geçer.

Kaynakça

  • Mutlu Muhammet Aktaş, "Mihrî Hatun'un Yayımlanmamış Gazelleri", Hikmet-Akademik Edebiyat Dergisi 9/18 (Bahar 2023), s. 122-123, gazel 19 (Kütahya Vahid Paşa İl Halk Ktp. 43 Va 2871 Mecmû‘a-i Eş‘âr, vr. 67a); metin neşrinde gözetilen usul s. 112; aidiyet tartışması s. 110-112, 124. doi:10.28981/hikmet.1200789. https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/2757129

Çevrimiçi kaynaklar