Özgün Metin
Vezin: mef‘ūlü mefā‘īlü mefā‘īlü fe‘ūlün
Bu ‘aḳl-ı serāsīme olupdur yine ser-keş
Ṣun cāmı pey-ā-pey berü ey sāḳī-i meh-veş
Der-nerd-i ġam-ı ‘ışḳ-ı to her dāv ki dil goft
Āverd zi-üstādī-i ḫod naḳş be-dü-şeş
Dil zülfi düninde ne çeker dinse uzar söz
El-ḳıṣṣa ḳara günlü dilüñ ḥāli müşevveş
Der-devlet-i ‘ışḳ-ı to merā ḫil‘at-i şāhīst
Her cāme ki şod der-tenem ez-eşk münaḳḳaş
Bezm içre lebinden söz açılduḳda ḥabībüñ
Sāḳī özin unutdı rebāb oldı hemān ġaş
Ol nāvek-i dil-dūz iricek saña Münīrī
Oḫ didügi ya‘nī neyiki cān-ı belā-keş
Günümüz Türkçesiyle
1. Bu şaşkın akıl yine baş kaldırdı (zapt edilemez oldu); ey ay yüzlü saki, kadehi peş peşe bu yana uzat.
2. (Farsça) Senin aşkının gamı tavlasında gönül hangi atışı söylediyse, kendi ustalığıyla zarları düşeş (iki altı) getirdi. (Ersoy bu beyti gönlün her hamlesinde düşeş attığı biçiminde anlamlandırır; aktarımımız aynı yoruma dayanır.)
3. Gönlün o zülfün gecesinde neler çektiği sorulsa söz uzar; kısacası kara günlü gönlün hâli perişandır.
4. (Farsça) Senin aşkının devletinde (saadetinde), gözyaşımla nakışlanıp bedenime giydiğim her elbise bana padişah hil'atidir. (Ersoy, kanlı gözyaşıyla nakışlanmış elbiseyi şahların bağışladığı kaftana benzetir.)
5. Mecliste sevgilinin dudağından söz açılınca saki kendini unuttu, rebap da hemen bayıldı.
6. Münîrî, o gönül diken ok sana ulaşınca, belalara katlanan canın "oh" demesi "ne iyi" demektir. ("Oḫ" ünlemi ile "oḳ" kelimesi arasında ses oyunu vardır.)
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
Şiir altı beyitlik bir gazeldir; neşirde Türkçe gazellerin yüz otuz sekizincisidir (tg 138). Türkçe ile Farsçanın karıştığı bir gazeldir: ikinci ve dördüncü beyitler Farsçadır, Ersoy bunların anlamını aparatta verir; öteki dört beyit Türkçedir. Vezin "mef‘ūlü mefā‘īlü mefā‘īlü fe‘ūlün" kalıbıdır. Gazel redifsizdir; kafiye "-eş / -aş" sesidir: ser-keş, meh-veş, şeş, müşevveş, münaḳḳaş, ġaş ve belā-keş. Ersoy'un harf sayımına göre şın harfiyle kafiyelenen iki Türkçe gazelden biridir. Gazel üç divan nüshasında da bulunur (VT 130b, VY 108b, Ü 39b); ayrıca Pervâne Bey Mecmuası'nda (PB 275a) ve Edirneli Nazmî'nin Mecmau'n-nezâ'ir'inde (MN 175a) yer alır. Ü nüshasında Farsça ikinci beyit yoktur. Kime ve ne zaman yazıldığı bilinmemektedir.
Anlam ve Söz Sanatları
Gazel bir içki meclisinde geçer. Matlada akıl "serāsīme" (şaşkın, sersem) ve "ser-keş" (baş kaldıran) olarak gösterilir; onu yatıştırmanın yolu sakiden peş peşe kadeh istemektir. Aklın şarapla susturulması rind şiirinin bilinen bir düşüncesidir.
İkinci beyit tavla oyununun dilini kullanır. Kubbealtı Lugatı "nerd" kelimesini tavla, "dāv" kelimesini satranç ve tavla gibi oyunlarda sıra, hamle olarak açıklar; "dü-şeş" ise iki zarın da altı gelmesidir. Gönül aşk gamının tavlasında öyle usta bir oyuncudur ki her atışında en iyi zarı getirir. Gamın bir oyun olarak düşünülmesi ve gönlün bu oyunda kazanması, acıyı bir ustalık alanına çevirir. Beyit Farsça yazılmıştır; Türkçe aktarımımız Ersoy'un aparattaki anlamıyla aynı yoruma dayanır.
Üçüncü beyitte zülüf ile gece özdeşleşir. "Ḳara günlü" (kara bahtlı) ifadesi zülfün siyahlığıyla, "müşevveş" (karmakarışık) kelimesi de saçın dağınıklığıyla tenasüp kurar: gönlün hâli de zülüf gibi karışıktır. "Söz uzar" deyişi zülfün uzunluğunu da hatırlatır; bu bizim tespitimizdir.
Dördüncü Farsça beyitte kanlı gözyaşlarıyla lekelenmiş elbise, padişahın bağışladığı hil'ate benzetilir. Aşk bir "devlet"tir, yani hem saadet hem saltanat; bu saltanatta âşığın gözyaşı nakışlı giysisi onun şeref kaftanı olur. Ersoy'un anlamında kaftanın yanında "tımar" kelimesi de parantez içinde verilir; Ersoy bağışın bir dirlik gibi de anlaşılabileceğini göstermiş olabilir.
Beşinci beyitte meclisin kişileri ve eşyası sevgilinin dudağının anılmasıyla kendinden geçer: saki kendini unutur, rebap bayılır. Çalgının bayılması, sesinin kesilmesi ya da inlemesinin baygın bir hâl alması olarak düşünülmüş olabilir; bu bizim çıkarımımızdır. Mahlas beytinde "oḫ" ünlemi ile "oḳ" (ok) arasındaki ses yakınlığı bir cinas oluşturur: sevgilinin oku gelince âşığın ağzından çıkan "oh" hoşnutluğun sesidir. "Neyiki" kelimesini "ne iyi ki" olarak okuyoruz; bu bir çıkarımdır.
Kaynakça
- Ersen Ersoy (hzl.), II. Bayezit Devri Şairlerinden Münîrî ve Dîvânı (İnceleme-Metin), Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yay., 2017 (e-kitap), s. 289-290, tg 138 (giriş s. 5, 15-18). https://ekitap.ktb.gov.tr/Eklenti/56095,muniri-divanipdf.pdf (arşiv kopyası: https://web.archive.org/web/20220803084052/https://ekitap.ktb.gov.tr/Eklenti/56095,muniri-divanipdf.pdf?0)
- Kubbealtı Lugatı (Misalli Büyük Türkçe Sözlük), "nerd" ve "dav" maddeleri. https://lugatim.com/s/nerd
Çevrimiçi kaynaklar






