Amasya'nın sıcak su kaynakları arasında şehre en yakın olanı ve bu yüzden en kolay ulaşılanı Gözlek kaplıcasıdır. İl merkezinin güneybatısında, Merkez ilçeye bağlı Gözlek köyünün yanı başında çıkan bu su, yöre halkının hafta sonu ve hatta öğleden sonra uğrayıp döndüğü, kente gelen misafirlerin de bir günlük gezi programına rahatça sığdırabildiği bir dinlenme yeridir. Kaplıcanın şehirden uzaklığı kaynaklarda 15 ile 23 kilometre arasında değişen rakamlarla verilir; bu fark ölçünün kentin hangi noktasından ve hangi yoldan alındığına bağlıdır. Yörenin coğrafyasını inceleyen Faruk Aylar tesisleri il merkezinin 15 kilometre güneybatısına yerleştirirken, yerel turizm tanıtımları Amasya-Göynücek yolunun 22. kilometresini, köy envanterleri ise 23 kilometreyi esas alır. Hangi rakam benimsenirse benimsensin, Gözlek'i Terziköy, Ilısu ve Hamamözü gibi öteki termal merkezlerden ayıran başlıca özellik bu yakınlıktır.

Kaplıca uzun zamandır bilinen ve kullanılan bir sudur; ancak bugünkü otel ve havuzlarıyla bir termal turizm merkezine dönüşmesi oldukça yenidir. 2005 yılında işletmenin özel sektöre geçmesi ve tesislerin yenilenmesiyle yeni bir çehre kazanan Gözlek, kısa sürede Orta Karadeniz'in adı en çok duyulan kaplıcalarından biri hâline gelmiştir. Suyun kendisi de Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü'nün sondajları, kimyasal analizleri ve jeofizik etütleriyle ayrıntılı biçimde incelenmiş bir jeotermal kaynaktır.

Gözlek Köyü ve Çevresi

Gözlek, Amasya'nın Merkez ilçesine bağlı, deniz seviyesinden yaklaşık 508 metre yükseklikte kurulmuş küçük bir köydür. Adı 1926 yılına ait kayıtlarda "Gözlek" ya da "Güzlek" biçiminde geçer. Kaplıca yerel ağızda zaman zaman "Gözlek Hamamı" ya da "Gözhöyük Kaplıcası" adlarıyla da anılır. Köyün nüfusu yakın dönemde belirgin biçimde azalmıştır: 1985'te 606 olan nüfus 1990'da 381'e, 2000'de 310'a gerilemiş, 2020'li yıllarda 160 ile 180 arasında seyretmiştir. Bu tablo Amasya kırsalının genel göç eğilimiyle örtüşür; kaplıcanın etrafında gelişen konaklama ve hizmet işleri ise köyün ekonomik hayatına küçük ama sürekli bir katkı sağlamaktadır.

Köy, Amasya'nın en verimli düzlüklerinden Geldingen Ovası'nın içinde yer alır. Kaplıca alanı bu yüzden yoğun tarım arazileriyle çevrilidir; ovanın tarlaları, bahçeleri ve sulama kanalları tesislerin hemen kıyısına kadar sokulur. Aylar'ın belirttiğine göre iklim ve toprak koşulları bakımından burası doğal orman örtüsünün yetişebileceği bir alandır, fakat insan ve otlatma gibi biyotik etkenler yüzünden ormanlar geniş ölçüde ortadan kalkmış, tahribatın yoğun olduğu kesimler bozkıra dönüşmüştür. Taban suyunun yüksek olduğu ova içinde ve yakından geçen Çekerek Irmağı boyunca kavak, söğüt, iğde, ılgın ve çınar toplulukları görülür; tahribatın ağırlaştığı yamaçlarda ise geven, sığırkuyruğu, kekik ve devedikeni gibi bozkır bitkileri yayılır. Eski bir kaynakta kaplıcanın bulunduğu yerin Çekerek kenarında bataklık bir alan olduğu da kaydedilir; ovanın düz ve sulak yapısı düşünüldüğünde bu tasvir yadırganacak bir şey değildir.

Gözlek'in yakın çevresi arkeoloji bakımından da dikkat çekicidir. Köyün yaklaşık iki kilometre kuzeybatısında, Geldingen Ovası'nın batı kenarında Oluz Höyük yükselir. Ova seviyesinden 15 metre kadar yüksekteki bu yuvarlak höyük, 1997-1999 yıllarında Şevket Dönmez başkanlığındaki yüzey araştırmalarında saptanmış, 2007'den itibaren de kazılmaya başlanmıştır. Kazılarda Erken Tunç Çağı'ndan Hitit dönemine, Demir Çağı'nın Pers etkisindeki katlarından Helenistik çağa ve Orta Çağ'a uzanan bir tabakalanma ortaya çıkarılmıştır. Hitit metinlerinde Zuliya adıyla geçtiği düşünülen Çekerek Irmağı'nın birkaç kilometre kuzeyindeki bu yerleşim, Gözlek ovasının binlerce yıldır iskân edilen bir bölge olduğunu gösterir. Kaplıcanın suyunun bu uzun geçmiş içinde ne zaman fark edilip kullanılmaya başlandığına dair ise elimizde kesin bir belge yoktur.

Konumu ve Ulaşım

Gözlek, Doğu Anadolu'yu Karadeniz ve Marmara bölgelerine bağlayan D-100 karayolunun yakınında bulunur. Aylar, tesisin gelişmesinde bu konumun belirleyici olduğunu vurgular: kaplıca Amasya, Çorum, Tokat ve Samsun gibi kalabalık merkezlerin ortasında, ana yol güzergâhının hemen kenarındadır. Tesislerin yakın yerleşim merkezlerine uzaklığı da bu tabloyu açıkça ortaya koyar. Aylar'ın verdiği rakamlara göre Gözlek, Suluova'ya 40, Mecitözü'ne 42, Turhal ve Merzifon'a 60, Taşova'ya 65, Çorum'a 75, Erbaa'ya 90, Tokat'a 100, Samsun'a 140, Yozgat'a ise 185 kilometre mesafededir. Samsun Havalimanı'na uzaklığı 120 kilometre, Amasya-Merzifon Havalimanı'na uzaklığı ise 70 kilometre dolayında verilir.

Kaplıcanın idari olarak bağlı olduğu Merkez ilçenin batısında Mecitözü ve Çorum, kuzeyinde Merzifon ve Suluova, güneyinde Turhal ve Tokat, doğusunda ise Taşova ve Erbaa yer alır. Bu konum sayesinde kaplıcaya Amasyalılar kadar çevre illerden gelen ziyaretçiler de kolaylıkla ulaşabilir. Amasya merkezinden güneye, Göynücek yönüne inen yol kaplıcaya ulaşan başlıca güzergâhtır. Aynı zamanda Çorum sınırları içindeki Alacahöyük, Hattuşa ve Yazılıkaya gibi Hitit ören yerlerinin görece yakında olması, kültür turlarına katılan grupların Gözlek'i konaklama ve dinlenme durağı olarak kullanmasının yolunu açmıştır.

Jeolojik Yapı ve Suyun Kaynağı

Gözlek'in sıcak suyu, varlığını bölgenin tektonik yapısına ve zeminin katman düzenine borçludur. Kaplıcanın içinde bulunduğu Geldingen Ovası bir graben, yani çevresine göre kırılarak çökmüş bir ova niteliği taşır. Ovanın sınırlarını kuzeyde Çakır Dağları, batıda Kırlar ve Karadağ, güneyde Buzluk Dağı, doğuda da Sakarat ve Sarıtaş dağlarının su bölümü çizgisi oluşturur. Ovanın yaklaşık dörtte üçünü drene eden Çekerek Irmağı ile Mecitözü deresi ve Çorum çayı vadilerini tektonik yapının denetiminde açmıştır; akarsuların bu davranışı, sahadaki yer kabuğu hareketliliğinin hâlâ etkili olduğunu gösteren işaretlerden biri sayılır.

Ovanın en altında Paleozoik yaşlı şistler bulunur. Bu temelin üzerinde Üst Jura ile Alt Kretase dönemine ait, yeniden kristallenmiş masif kireçtaşları uzanır. Onları da uyumsuz biçimde, Eosen yaşlı çakıltaşı, kumtaşı, marn ve kil ardalanmasından oluşan nümmülitli fliş serisi örter. En üstte ise geniş bir alana yayılmış Kuvaterner alüvyonları yer alır. Sıcak akışkanın biriktiği rezervuar kayaları, Maden Tetkik ve Arama'nın 2005 tarihli jeotermal envanterine göre, bu kristalleşmiş masif kireçtaşlarıdır. Su, alüvyonların örttüğü bir fay hattı boyunca yüzeye çıkar.

Ovada farklı jeolojik zamanlarda yaşanan hareketler kıvrımların yanı sıra çok sayıda kırık hattı da meydana getirmiştir. Bu kırıklar genellikle kuzeybatı-güneydoğu ve kuzeydoğu-güneybatı doğrultuludur; yer yer doğu-batı doğrultulu kırıklara da rastlanır. Bunların en önemlileri Gökhöyük, Gözlek ve Kırkgöz faylarıdır. Ovanın âdeta ortasından geçen Gözlek fayı, jeotermal alanın yakınında iki kola ayrılır. Kuzey kolu batıda Toklucak köyüne doğru uzanır ve daha batıda Efennik çayının vadisi bu hatta yerleşmiştir. Güney kolu ise kaplıca civarından itibaren güneybatıya yönelir. Alüvyonların altında gizli kalan bu fay, hem sıcak suyun yükselmesi hem de ovanın yeraltı suyu düzeni bakımından büyük önem taşır. 2025 yılında Oluz köyü sınırlarında başlatılan jeotermal arama projesinin tanıtım belgelerinde ise Gözlek yakınındaki 38 derecelik sıcak suyun Ezinepazar fayıyla ilişkili olduğu düşüncesi öne çıkarılmaktadır.

Sondajlar ve Jeofizik Etütler

Gözlek'in suyu bugün doğal bir pınardan çok sondaj kuyularından alınır. Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü alanda 1988, 1989 ve 1991 yıllarında olmak üzere üç sondaj kuyusu açmıştır. Bunların ilki en verimli olanıdır: 1988'de 398 metre derinlikten ulaşılan su 40,5 derece sıcaklıkta ve saniyede 10,5 litre debiyle çıkmıştır. 1989 ve 1991 sondajlarında 530 metre derinliğe kadar inilmiş, ancak saniyede yalnızca 0,1 ve 0,8 litre gibi çok düşük debili sulara rastlanmıştır. Kuyulardan birinde su kendiliğinden, artezyen biçiminde yükselir; ötekilerde ise pompayla çekilir.

Sondajların ardından kaynağın daha iyi anlaşılması için jeofizik yöntemlere başvurulmuştur. Amasya Valiliği adına yürütülen ücretli bir sıcak su etüdü çerçevesinde, 25 Mart ile 8 Mayıs 1991 arasında Gözlek çevresinde yüksek ayrımlı sismik ölçümler, doğal potansiyel ve radon gazı çalışmaları yapılmıştır. Ekip kampını Terziköy'de kurmuş, daha önce açılmış G1 ve G2 kuyularını esas alarak toplam uzunluğu 8265 metreyi bulan beş profil atmıştır. Amaç, tektonik yapıyı ortaya koymak, fayların konumunu ve sıcak su taşıyan fayı belirleyip yeni bir sondajın yerini saptamaktı. Radon ölçümleri, sığ derinlikteki fay ve kırıkların yerini bulmak için kullanılan başlıca yöntemlerdendir; sıcak suyun yukarı doğru taşındığı zayıf zonlar bu gazın yoğunlaştığı yerlerde kendini ele verir.

Kaynağın potansiyeline duyulan ilgi günümüzde de sürmektedir. 2025 yılında Gözlek'in hemen batısındaki Oluz köyünde, yaklaşık 10.776 hektarlık bir ruhsat alanında jeotermal kaynak arama ve sondaj projesi başlatılmıştır. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın incelemesinden "ÇED gerekli değildir" kararıyla geçen ve İl Özel İdaresi'nce ruhsatlandırılan proje, 1000 metre dolayında bir derinliğe inmeyi ve elde edilecek ısının enerji ve tarım alanında kullanılmasını hedeflemektedir. Bu çalışmalar sonuçlandığında Geldingen Ovası'nın sıcak su varlığı hakkında bugünkünden çok daha ayrıntılı bilgi edinilmesi beklenebilir.

Suyun Sıcaklığı ve Kimyasal Bileşimi

Gözlek suyunun sıcaklığı kaynaklarda birbirine yakın ama farklı rakamlarla geçer. Sondaj verisine göre ilk kuyudan çıkan su 40,5 derecedir. 2007 yılına ait il tanıtım bilgilerinde tesisteki suyun sıcaklığı 39,5, 2010 yılındaki bir değerlendirmede 38,5 derece olarak verilir; son yıllardaki tanıtımlar ise 38 ile 40 derece arasında bir sıcaklıktan söz eder. Aradaki küçük farklar, ölçümün kuyu başında mı yoksa havuzda mı yapıldığına ve yıllar içinde kuyuların verimindeki değişime bağlanabilir. Her durumda su, insan vücudunun biraz üzerinde, uzun süre içinde kalınabilecek ılık-sıcak bir sudur.

Maden Tetkik ve Arama'nın envanterinde yer alan 1989 tarihli analiz, suyun bileşimini ayrıntılı olarak ortaya koyar. Bu analize göre suyun pH değeri 7,94'tür, yani hafif bazik bir karakter taşır. Elektriksel iletkenliği santimetrede 480 mikromho, buharlaşma kalıntısı litrede 326 miligramdır. Katyonlar arasında sodyum litrede 86 miligramla açık ara öndedir; onu 16 miligram kalsiyum, 6 miligram magnezyum ve 3,6 miligram potasyum izler. Anyonlarda belirleyici olan bikarbonattır: litrede 224 miligram bikarbonat yanında 12 miligram karbonat, 32 miligram sülfat ve 14 miligram klorür bulunur. Suyun litresinde ayrıca 20 miligram silis, 1,3 miligram florür, 0,4 miligram bor ve 4,1 miligram çözünmüş karbondioksit ölçülmüş; amonyum, nitrit, nitrat, iyot ve arsenik değerleri ise ölçüm sınırının altında kalmıştır.

Bu rakamlar Gözlek'i bikarbonatlı sodyumlu sular grubuna yerleştirir; Aylar da kaplıcayı bu sınıf içinde değerlendirir. Kaynağın tedavi amaçlı kullanıma uygunluğu konusunda ise kaynaklar arasında bir ayrım dikkati çeker. Aylar, Uluslararası Kaplıca Birliği'nin (FITEL) ve Sağlık Bakanlığı kaplıca yönetmeliğinin ölçütlerini anar: bu ölçütlere göre kaplıca suyunun sıcaklığı 20 derecenin üzerinde olmalı ve litresinde en az bir gram çözünmüş mineral bulunmalıdır. Aylar, sıcaklık bakımından Gözlek'in bu ölçütü rahatlıkla karşıladığını, kendi sınıflamasına göre 20-50 derece aralığındaki sular arasında yer aldığını yazar ve suyun mineral içeriği bakımından da tedaviye uygun olduğu sonucuna varır. Oysa aynı çalışmada aktarılan analiz tablosunda buharlaşma kalıntısı litrede 326 miligramdır, yani bir gramın oldukça altındadır. Ankara Üniversitesi İbn-i Sina Hastanesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Ana Bilim Dalı'nın 1987 tarihli raporu da Terziköy, Gözlek, Ilısu ve Hamamözü sularını "oligo-mineral sular", yani mineral bakımından düşük yoğunluklu sular grubunda sınıflandırır. Bu bakımdan Gözlek suyunu, sıcaklığı ve kimyasal dengesiyle değerli ama mineral yoğunluğu yüksek olmayan bir termal su olarak tanımlamak eldeki verilerle daha uyumlu görünmektedir.

Kimi eski tanıtımlarda Gözlek suyunun "bol miktarda kükürt içerdiği" ifadesine de rastlanır. Analiz tablosunda ise kükürt bileşiği olarak yalnızca litrede 32 miligram sülfat görülür; hidrojen sülfüre ilişkin bir değer verilmemiştir. Bu nedenle suyun kükürtlü olduğu yolundaki yaygın kanı, yayımlanmış analizlerle doğrulanamamaktadır.

Sağlık Üzerine Etkileri

Gözlek suyunun yararlarına dair bilgilerin önemli bir kısmı halk tecrübesine ve tesislerin tanıtımlarına dayanır. Bunların başında romatizmal rahatsızlıklar gelir. Gündelik hayatın getirdiği gerginlik ve stresin giderilmesinde de suyun faydalı olduğuna inanılır; ılık suyun kaslar üzerindeki gevşetici etkisi, ziyaretçilerin hem bedenen hem zihnen ferahladıklarını söylemelerinin başlıca sebebidir. Tanıtımlarda bunlara ameliyat sonrası hareketsizlik, bel ve eklem ağrıları ile yumuşak doku sorunları da eklenir.

Aylar, klinik uygulamalarla tespit edildiğini belirterek suyun başta mide ve bağırsak rahatsızlıkları olmak üzere sedef hastalığı, kadın hastalıkları, cilt hastalıkları, eklem romatizmaları, genel stres bozuklukları ve ameliyat sonrası tedavilerde kullanılabilecek nitelikte olduğunu yazar. 1987 tarihli üniversite raporu ise Amasya'nın dört kaplıcası için ortak bir değerlendirme yapar: bu suların bitkisel sinir sistemini düzenlediği, yüksek ve düşük tansiyonu dengelediği, sinirliliği yatıştırdığı, yatıştırıcı ve ağrı kesici etkiler gösterdiği, sinir ağrılarında ve özellikle siyatikte iyi sonuçlar verdiği, ayrıca kireçlenme türünden eklem hastalıklarında ve bazı kadın hastalıklarında etkili olduğu bildirilir. Rapor bunların yanında astım nöbetlerine ve bazı cilt hastalıklarına da iyi geldiğini kaydeder. Bu değerlendirmenin dört kaynağı birlikte ele aldığını, Gözlek'e özgü ayrı bir klinik çalışma niteliği taşımadığını göz önünde tutmak gerekir.

Kaplıca tedavisinin hekim denetiminde yapılması gerektiği de aynı çalışmalarda özellikle vurgulanır. Aylar'ın gözlemine göre Gözlek'e tedavi amacıyla gelenlerin çoğu, halk arasındaki inanışlardan hareketle ve hangi rahatsızlığa ne ölçüde iyi geldiğini bilmeden yedi ya da yirmi bir günlük dönemler hâlinde banyo yapmaktadır. Pek çok kaynakta banyo süresi otuz dakikayla sınırlandırıldığı hâlde, havuzda bir saatten fazla kalanlar az değildir. Tesiste hekim ya da fizik tedavi merkezi bulunmaması, kişilerin kendi başlarına uyguladıkları kürlerin zaman zaman yarardan çok zarar getirmesine yol açabilmektedir. Bu yüzden ziyaretçilerin kaplıca tedavisi konusunda bilgilendirilmesi ve özellikle süreğen rahatsızlıkları olanların kürü bir uzman gözetiminde yapması önem taşır.

Termal Tesislerin Gelişimi

Gözlek'in eski kullanımına dair ayrıntılı kayıtlar bulunmasa da su, çevre köylerin uzun zamandır bildiği ve yararlandığı bir kaynaktı. Modern anlamda bir kaplıca işletmesine dönüşmesi ise sondajların açıldığı 1980'lerin sonundan sonraya rastlar. 2007 yılına ait il tanıtım bilgilerinde Gözlek Termal Tesisi, iki yıldızlı bir işletme olarak tanımlanır: tesis bünyesinde kafeterya, lokanta, kapalı yüzme havuzu, özel kabinler, Türk hamamı ve kür banyolarının yanı sıra 17 odalı ve 34 yataklı bir otel ile dört apart dairesi bulunmakta, toplam yatak sayısı 42'ye ulaşmaktaydı. Tesisin bir de piknik alanı vardı.

2010 yılına ait bir değerlendirmede tesis yine iki yıldızlıdır ve Sağlık Bakanlığı'ndan kaplıca işletme ruhsatı almıştır. Bu dönemde 16 oda, 4 apart ve 7 birleşik apartın banyolarında termal su kullanılmakta; kadınlar, erkekler ve çocuklar için ayrı termal havuzlar, Türk hamamları ve aile kabinleri hizmet vermektedir. İki restoranın yanında mangal yapmak isteyenler için çardaklar ve küçük bir hayvan bahçesi de bulunmaktadır. Aylar'ın 2014'te yayımlanan çalışması ise otelin yanı sıra apart ve bungalov evleri, açık yüzme havuzunu, termal havuzları, tuz odasını, spor tesislerini ve piknik alanını sayar. Tesisin özel bir şirket tarafından işletildiğini, 2005'teki yenilemeden sonra restoran ve kafeterya bölümlerinin de baştan düzenlendiğini belirtir.

Son yıllarda tesis üç yıldızlı bir otel olarak tanıtılmaktadır. Sağlık Bakanlığı'nın kaplıca işletme belgesine ve Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın turizm işletme belgesine sahip olan otelin, aile odaları ve apartlarla birlikte 45 odası ve 102 yatak kapasitesi olduğu bildirilir. Termal su odalara ve apartlara mini havuzlar, duşlar ve banyolar yoluyla verilir. Kadın ve erkekler için ayrı termal havuzlar, Türk hamamları, buhar ve tuz odaları ise hem konaklayanlara hem günübirlik gelenlere açıktır. İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü de Gözlek'i Terziköy ve Hamamözü ile birlikte ilin turizm envanterindeki önemli termal merkezler arasında saymaktadır.

Mevsimler ve Ziyaretçiler

Gözlek'te ziyaretçi hareketini büyük ölçüde iklim belirler. Kaplıca, Karadeniz kıyısından daha kurak olan ve Karadeniz ardı geçiş kuşağı olarak tanımlanan bir iklim bölgesinde yer alır. Amasya meteoroloji istasyonunun 1970-2012 dönemine ait verilerine göre yıllık ortalama sıcaklık 13,5 derecedir; en sıcak ay ortalama 23,6 dereceyle temmuz, en soğuk ay ise 2,4 dereceyle ocaktır. Yıllık ortalama yağış 443 milimetre kadardır ve yağışın en çok düştüğü mevsimler ilkbahar ile kıştır: toplam yağışın yüzde 33,1'i ilkbaharda, yüzde 32,3'ü kışın, yüzde 21,3'ü sonbaharda, yalnızca yüzde 13,3'ü yazın düşer. En yağışlı aylar 56 milimetreyle aralık ve 55,6 milimetreyle nisan, en kurak ay ise 6,4 milimetreyle ağustostur.

Kaplıcada sezon, havaların ısındığı ve yağışların azaldığı mayıs ayıyla açılır; en kalabalık günler en sıcak ve en kurak aylar olan temmuz ve ağustosta yaşanır. Havanın belirgin biçimde soğuduğu aralıktan itibaren ise yoğunluk azalır. İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü kayıtlarından derlenen 2005-2013 ortalamalarına göre tesiste yılda yaklaşık 8700 yerli ve 2000 dolayında yabancı geceleme gerçekleşmiştir. Yerli ziyaretçilerin gecelemeleri ağustosta 1350 ile zirveye ulaşırken, yabancı ziyaretçiler daha çok ocak, temmuz ve ağustos aylarında gelmiş, ilkbaharın bazı aylarında hiç yabancı konuk ağırlanmamıştır.

Aylar, tesisin tedavi amaçlı kullanımı kadar günübirlik ve hafta sonu dinlenmesi için de tercih edildiğine dikkat çeker. Ziyaretçilerin önemli bir kısmı yakın çevrede yaşayan orta gelirli ailelerdir ve bunların çoğu konaklamadan yalnızca günübirlik hizmetlerden yararlanır. Yaz aylarında tesislerin yatak kapasitesi gelen talebe yetmemekte, öte yandan günübirlik ağırlıklı kullanım işletmenin gelirlerini sınırlamaktadır. Ulusal ve uluslararası turizm şirketlerinin Karadeniz turlarını Amasya'dan başlatıp ilk geceyi burada geçirmeleri, Gözlek ve Terziköy'ün termal olanaklarını bu turlara katılanlarla da buluşturmuştur.

Dinlenme Yeri Olarak Gözlek

Sıcak suyun yanında Gözlek'e ayrı bir değer katan, ova içinde, gürültüden uzak ve kırsalın sakin ortamında kurulmuş bir dinlenme yeri olmasıdır. Sıcak su banyosunun ardından açık havada bir süre dinlenmek, bahçelerin ve tarlaların arasında yürümek, kaplıcaya gelenlerin en çok sevdiği alışkanlıklardandır. Şehre yakınlığı sayesinde Gözlek, Amasya'nın elma bahçeleri arasında yapılan kısa bir gezinin ya da kentin tarihî sokaklarında geçirilen bir günün ardından rahatça uğranabilecek bir moladır. Kaya mezarlarını, Harşena Kalesi'ni ve Yeşilırmak kıyısındaki yalıboyu evlerini gezen bir ziyaretçi, aynı gün öğleden sonra Gözlek'in ılık havuzlarında yorgunluğunu atabilir.

Bununla birlikte kaplıca alanının bazı eksikleri de araştırmacıların dikkatinden kaçmamıştır. Aylar, tesislerin çevresinin yoğun tarım alanı olarak kullanılması ve iklim koşulları yüzünden yeterli yeşil alan bulunmadığını, yerel halkın piknik ve gezinti için de kullandığı alanın ağaçlandırılması ve çevre düzenlemesinin geliştirilmesi gerektiğini yazar. Aynı çalışmada kullanılmış suyun tesislerden uzaklaştırılmasında sorunlar yaşandığı, yoğun sezonda içme ve kullanma suyu sıkıntısı çekildiği ve çevre temizliğine yeterince önem verilmediği belirtilir. Tanıtım ve pazarlamanın zayıflığı da kaplıcanın sahip olduğu potansiyelin tam olarak değerlendirilmesinin önünde bir engel olarak görülür. Aylar'ın önerileri arasında yeni konaklama birimlerinin açılması, ziyaretçilerin gündelik ihtiyaçlarını karşılayacak dükkânların artırılması ve tesisin Hitit ören yerlerine yönelik turlarla Karadeniz turlarının programına daha sistemli biçimde dâhil edilmesi bulunur.

Amasya'nın Öteki Kaplıcaları Arasında Gözlek

Gözlek, Amasya'nın sıcak su kaynakları zincirinin bir halkasıdır. Kente en yakın termal merkez olan Gözlek'i, Göynücek ilçesindeki Terziköy izler; şehirden 32 ile 36 kilometre arasında değişen bir uzaklıkta bulunan ve Gözlek'e yaklaşık 20 kilometre mesafedeki Terziköy, sıcaklığı 39,5 derece olan suyu ve geniş tesisleriyle ilin en tanınmış kaplıcasıdır. Göynücek'e bağlı Ilısu köyündeki kaynak şehre 63 kilometre uzaklıktadır ve 25 derecelik suyunun başında uzun süre herhangi bir konaklama tesisi bulunmamıştır. Merkeze 90 kilometre uzaklıktaki Hamamözü'ndeki Arkut Bey Kaplıcası ise 42,5 derecelik suyu ve doğal hamamıyla ilin en sıcak kaynağı olarak öne çıkar. Merkez ilçede ayrıca Misak ile Çivi köyleri arasında, şehrin 25 kilometre kadar güneyinde, benzer özellikler gösterdiği belirtilen Hamam Kaplıcası bulunur.

Aylar, Terziköy tesislerinin özel bir yatırımla baştan yenilenmesinin Gözlek'le birlikte Amasya'yı bölgede bir termal cazibe merkezi olma yolunda önemli bir adım attırdığını, iki tesisin il ekonomisine kattığı değerin her geçen yıl arttığını belirtir. Birbirinden farklı sıcaklık ve özelliklere sahip bu kaynakların çeşitliliği, Amasya'ya sağlık turizmi bakımından ayrıcalıklı bir konum kazandırır. Gözlek bu dizinin içinde şehre yakınlığı, ana yol üzerindeki konumu ve görece ılımlı sıcaklıktaki suyuyla, hem kısa bir dinlenme hem de birkaç günlük bir kür için kolayca tercih edilebilecek bir yerdir.

Kronoloji

1926: Köyün adı kayıtlarda "Gözlek" ya da "Güzlek" olarak geçer.

1987: Ankara Üniversitesi İbn-i Sina Hastanesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Ana Bilim Dalı'nın raporu, Terziköy, Gözlek, Ilısu ve Hamamözü sularını oligo-mineral sular grubunda sınıflandırır.

1988: Maden Tetkik ve Arama'nın ilk sondajında 398 metre derinlikten 40,5 derece sıcaklıkta, saniyede 10,5 litre debili suya ulaşılır.

1989: İkinci sondaj açılır; suyun ayrıntılı kimyasal analizi yapılır.

1991: Üçüncü sondaj açılır; 25 Mart-8 Mayıs arasında Amasya Valiliği adına sismik, doğal potansiyel ve radon etütleri yürütülür.

1997-1999: Köyün kuzeybatısındaki Oluz Höyük yüzey araştırmalarında saptanır.

2005: Kaplıcanın işletmesi özel sektöre geçer, tesisler yenilenir.

2007: İl tanıtım bilgilerinde Gözlek, 42 yataklı iki yıldızlı bir termal tesis olarak yer alır; Oluz Höyük'te kazılar başlar.

2010: Sağlık Bakanlığı kaplıca işletme ruhsatlı tesiste 16 oda, 4 apart ve 7 birleşik apart bulunur.

2014: Faruk Aylar'ın Gözlek Kaplıcası üzerine coğrafya araştırması yayımlanır.

2025: Oluz köyünde, Gözlek yakınındaki sıcak suyu da kapsayan jeotermal arama ve sondaj projesi başlatılır.

Kaynakça

Akademik çalışmalar

  • Aylar, Faruk. "Orta Karadeniz'de Yeni Gelişen Bir Termal Turizm Merkezi: Gözlek Kaplıcası (Amasya)". Doğu Coğrafya Dergisi, 19/32 (2014), s. 261-276.
  • Zeybek, H. İ. Amasya Ovası ve Yakın Çevresinin Fiziki Coğrafyası. Basılmamış doktora tezi, Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Samsun 1998 (Aylar'dan naklen).

Diğer kaynaklar

  • MTA. Türkiye Jeotermal Kaynakları Envanteri. Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü, Envanter Serisi 201, Ankara 2005.
  • Gürer, Abdullah; Lezgi, Ahmet; Yenigün, Hasan. Amasya-Gözlek Kaplıcası Sismik Etüt Raporu. MTA, Rapor No. 9200.
  • Karaalioğlu, B. Geldingen Ovası Hidrojeolojik Etüt Raporu. DSİ VII. Bölge Müdürlüğü, Samsun 1983 (Aylar'dan naklen).
  • "Kaplıca Diyarı Amasya". İHA haberi, 6 Ocak 2007 (Amasya Valiliği bilgileri ve 1987 tarihli üniversite raporu).
  • "Türkiye'nin Kaplıcaları 2010: Karadeniz". Hürriyet Seyahat, 2010. hurriyet.com.tr
  • "Amasya'daki Şifalı Sular ve Kaplıcalar". Termal Rehber. termalrehber.com
  • "Amasya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü". Türkiye Turizm Ansiklopedisi.
  • "Geothermal resource exploration and drilling operations start in Amasya, Türkiye". ThinkGeoEnergy, 17 Mart 2025. thinkgeoenergy.com
  • "Oluz Höyük" ve "Gözlek, Amasya" maddeleri. Vikipedi (köy nüfusu, rakım ve 1926 kayıtları için Nişanyan, Index Anatolicus'tan naklen).
  • Gözlek Termal Otelleri tanıtımı, tatilhatti.com; Amasya kaplıcaları, Sabah.

Çevrimiçi kaynaklar