Arkut Bey Kaplıcaları, Amasya'nın en batıdaki ilçesi Hamamözü'nün merkezinde, deniz seviyesinden yaklaşık 640 metre yükseklikte yer alır. Amasya il merkezine 90 ila 95 kilometre, Çorum'a ve Merzifon'a yaklaşık 40 kilometre, Gümüşhacıköy'e 21 ila 23 kilometre uzaklıktadır. Kaynaklar aynı yeri kimi zaman Arkut Bey, kimi zaman Arkıtbey ya da Arkutbey Hamamı, kimi zaman da yalnızca Hamamözü Kaplıcası diye anar. Suyun kaç derecede çıktığı, kaplıcanın ne zaman ve kimin eliyle onarıldığı konusunda yayınlar birbirini tutmaz; aşağıda bilinenler ile kaynakların ayrıştığı noktalar birlikte verilmiştir.
Konum ve Adın Kökeni
Hamamözü, kuzeyde İnegöl Dağı, güneyde Saray Dağı arasında kalan dar bir vadide kurulmuştur. İklim, İç Anadolu'nun karasal özellikleriyle Karadeniz'in ılıman koşulları arasında bir geçiş niteliği taşır; yazlar sıcak ve kurak, kışlar soğuktur. Yerleşimin çevresinde meyve bahçeleri, kavak ve söğüt kümeleri, daha yukarıda çam ve meşe ormanları görülür. Kaplıca bu vadinin tabanında, ilçe merkezinin içindedir ve Laçin yolu üzerinde bulunur.
İlçenin adı, yöredeki sıcak su kaynağından ve onun üzerine kurulan hamamlardan gelir. Anlatıya göre sıcak suyun üzerine bir hamam yapılmış, yerleşim bu hamamın çevresinde gelişmiş, "hamamın özü" ya da "hamam deresi" gibi söyleyişler zamanla Hamamözü biçimine dönüşmüştür. Buradaki "öz", yerleşimin içinden geçen dereyi anlatır. Bu açıklama yerel anlatıya dayanır, belgeyle desteklenmiş bir etimoloji sayılmaz.
Köyün adı Hüseyin Hüsâmeddîn'in Amasya Tarihi'nde de geçer. Hüsâmeddîn, Hacıköyü (bugünkü Gümüşhacıköy) kazasını anlatırken kazanın dört nahiyesinden ilkinin Hamamözü olduğunu, nahiyenin İnegöl Dağları'nın doğu ve kuzey eteklerinde bulunduğunu ve adını Hamamözü Karyesi'nden aldığını yazar. Aynı metne göre bu nahiye eskiden Göçeri ya da Göçerli adlı Türk oymağının yurdudur; buraya bir miktar Çepni Türkü de iskân edilmiş, Çetmi ve Göçeri köy adları bu oymakların izi olarak kalmıştır. Hüsâmeddîn kaplıcadan söz etmez ve Arkut Bey'i anmaz; dolayısıyla aşağıda aktarılan Selçuklu dönemi rivayeti onun eserinden desteklenemez.
Antik Dönem Üzerine Anlatılanlar
Kaplıcanın ne zaman ilk kez kullanıldığı bilinmemektedir. Bakanlığın resmî tanıtım kaydında, kesin tarih belli olmamakla birlikte Antik Çağ'dan beri kullanılan küçük bir hamam ve havuzun bulunduğu belirtilir. Hamamözü Kaymakamlığı'nın ilçe tarihçesi daha da geriye gider ve vadideki yerleşimin Hitit dönemi öncesine uzandığını söyler. Hitit başkenti Hattuşaş'a ve Alacahöyük'e, Kızılırmak'a yakınlığı hatırlatır; arkeolojik inceleme yapılırsa vadiden çok sayıda buluntu çıkacağı kanısındadır. Bu bir beklentidir ve vadide yayımlanmış sistematik bir kazı raporu bilinmemektedir.
Aynı tarihçe, Frigler ve Kimmerlerin ardından Romalıların bölgede görüldüğünü, Hamamözü'nde Romalılardan kalma bir kaplıca, mezar taşları ve eski cami duvarlarında yazılı taşlar bulunduğunu belirtir. Metinde ilginç bir ayrıntı yer alır. Otuz kadar yıl önce Batı Trakya'da görevli bir öğretmen yazılı taşlardan birinin fotoğrafını Yunanistan'a götürmüş, Roma tarihi uzmanlarına okutmuştur. Yapılan tercümelere göre M.S. 50'li yıllarda Roma'ya bağlı Paros adlı biri üç kubbeli, yani üç ayrı hamamı yaptırmış ve adını taşa kazıtıp kaplıca duvarına koydurmuştur. Kaymakamlık metni bunu kesin bilgi diye vermez, "öngörülmüştür" diyerek aktarır. Cami avlusundaki yazılı taşın ise M.S. 300 dolayında ölen bir papaz kızına ait mezar taşı olduğu söylenir. Kaplıca çevresinde yapılan bazı çalışmalarda kubbe ve kemerlerin ortaya çıkarıldığı, çevrede büyük Roma mezarlıklarının bulunduğu da eklenir.
Bir ansiklopedi maddesi aynı tarihi daha kesin bir dille tekrarlar: kaplıcanın M.S. 50'li yıllardan beri işletildiği kazılarla ortaya çıkmıştır. Ne var ki bu kazının kim tarafından, hangi yılda yapıldığı ve sonuçlarının nerede yayımlandığı hiçbir kaynakta gösterilmez. Elde görünen tek dayanak, yukarıdaki yazıt okumasıdır. Roma döneminde kullanım makul bir olasılıktır; Paros'un adı ve M.S. 50 tarihi ise doğrulanması gereken bir yerel okuma olarak kalır.
Arkut Bey ve Onarım Rivayeti
Kaplıcanın bugünkü adı bir idarecinin adından gelir. Yerel yayınlarda aktarılan hikâye şöyledir: Selçuklu hükümdarı II. Kılıç Arslan 1095 yılında Danişmendlilerin egemenliğine son vermiş, Amasya'yı oğlu Melik Nizamettin Argun Şah'a bırakmıştır. Argun Şah da Danişmendlilerden kalan Hamamözü yöresini maiyetindeki Arkut Bey'in himayesine vermiştir. O güne dek yeryüzüne ancak sızıntı hâlinde çıkan sıcak su, Arkut Bey'in zamanında o günün olanaklarıyla yapılan bir kaplıcaya kavuşmuştur. Aynı madde bu ilk büyük onarımın sonucunu, biri kadınlara, biri erkeklere ayrılmış iki kubbeli bir yapı olarak tarif eder. Kaplıcaya "Arkut Bey Hamamı" denmesi bu onarımdan kalmadır.
Anlatının tarihlerinde bir tutarsızlık vardır. TDV İslâm Ansiklopedisi'ne göre Danişmendliler 1071 ile 1178 arasında hüküm sürmüştür; Amasya'daki Danişmend egemenliğinin sonu da 12. yüzyılın son çeyreğine rastlar. 1095'te ise Selçuklu tahtında I. Kılıç Arslan oturmaktadır. Dolayısıyla "II. Kılıç Arslan'ın 1095'te Danişmendlilere son vermesi" cümlesi bilinen kronolojiyle bağdaşmaz. Büyük olasılıkla birbirinden ayrı olaylar yerel hafızada tek bir olaya sıkışmıştır. Arkut Bey'in kimliği, taşıdığı unvan ve yaşadığı çağ da belgelenmiş değildir. Üstelik kimi eski kılavuzlar, kaplıcayı "Osmanlılar zamanında işletmeye açan Arkıt Bey"den söz ederek onu Osmanlı dönemine yerleştirir. Aynı adın iki ayrı çağa bağlanması, rivayetin belgeye değil sözlü geleneğe yaslandığını gösterir.
Hüsâmeddîn'in Hacıköyü bölümünde Sadreddîn Artuk et-Türkmânî el-Kımârî adlı bir kişi anılır. Hicrî 780 dolaylarına kadar Hacıköyü'nü imar etmiş, cami ve mektep yaptırmış, bu yüzden yerleşim bir süre "Artukâbâd" diye bilinmiştir. İsim benzerliği dikkat çekicidir, ancak iki kişi arasında bağ kuran bir kayıt yoktur ve burada bir eşleştirme yapılmamaktadır. Evliya Çelebi'nin Seyahatname'sinde Hamamözü kaplıcalarının geçtiği kimi ansiklopedilerde belirtilir; ilgili bölümün metni doğrulanamamıştır.
Yeraltında Kalan Kaplıca ve Yeniden Yapım
Belediyenin kaplıca tarihçesine göre Arkut Bey dönemi yapı sonradan doğal koşullar yüzünden yeraltında kalmıştır. Zamanla yapılan araştırmalarda o döneme ait eserler ve su kemerleri göze çarpmıştır. Aynı metin, 1303 yılında "dedelerimiz" bu yöreye yerleştiğinde kaplıcanın tamamen kapandığını, sıcak su sızıntıları dışında hiçbir iz kalmadığını anlatır. Yerleşenler kaplıcayı o günün olanaklarıyla ikinci kez inşa etmiş, yapı uzun süre aynı düzenle hizmet vermiştir. Adın da bu aşamada yöre adını alarak "Hamamözü Kaplıcaları" biçimine döndüğü belirtilir.
Metin 1303 tarihinin hangi takvime göre verildiğini söylemez. Hicrî 1303 yılı 1885-1886'ya, Rumî 1303 ise 1887-1888'e denk gelir. Valilik ve belediyenin ilçe tarihçesi, Hamamözü'nün 1887'de Kafkasya'dan göç eden Çerkez kökenli 60 hanenin, Gümüş eşrafından İbrahim ve Kamil beylerin çiftliğini satın alıp yerleşmesiyle kurulduğunu bildirir. İki tarih birbirine çok yakındır ve kaplıcayı yeniden yapan "dedeler" bu göçmenler olabilir; ancak bu bir yorumdur, kaynaklarda açıkça yazmaz. Başka bir kaynak, 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı'ndan sonra Kafkasya'dan gelenlerin buraya yerleştiğini ve kaplıcanın idaresini o günden bugüne üstlendiğini söyler. Valiliğin metni ise köylerdeki halkın çoğunun aynı savaş sırasında Gümüşhane yöresinden göç edenlerden oluştuğunu ekler.
Yerleşimin idari tarihi kaynaklarda şöyle geçer. Hamamözü Köyü başlangıçta Çayköy nahiyesine bağlanmış, 1910'da nahiye merkezi olmuş, 1971 ya da 1972'de belediye kurularak belde hâline gelmiştir; kaynaklar belediye yılında ayrışır. 20 Mayıs 1990 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 3644 sayılı Kanunla ilçe statüsü kazanılmış, 5 Ağustos 1991'de ilçeye dönüşüm tamamlanmıştır. Bugün ilçeye bağlı 17 köy ve merkezde 4 mahalle bulunur; 2024 verilerine göre nüfus 3.567'dir ve Amasya'nın en az nüfuslu ilçesidir.
Modern Tesise Giden Yol
Belediye tarihçesi, eski yapıların bugünün gereksinimlerine yetmediğini açıkça kabul eder. Belediye 1977'de İller Bankası ile görüşmeye başlamış, ancak ilçenin hak ettiği modern termal tesisler 2000'li yıllarda hizmete girebilmiştir. Valiliğin metni, İller Bankası kredisiyle yaptırılan, mülkiyeti belediyeye ait 121 yataklı sıhhi termal tesisin ihale yoluyla kiraya verildiğini yazar. Aynı metne göre 2009'da özel yatırımcıların iki apart oteli ve iki pansiyonu da müşterilerine sıcak kaplıca suyu vermekteydi. Kaymakamlığın ilçe tanıtımında ise Arkutbey kaplıcalarının yanında üç yıldızlı bir termal tesisin çalıştığı yazılır.
Kaplıcanın mülkiyeti belediyeye aittir; işletme zaman zaman ihale ile özel kişilere kiralanır. Yayımlanan bilgiye göre bayanlar ve erkekler bölümü sabah 04.00 ile gece 24.00 arasında hizmet verir, yaz aylarında pazar günleri hariç 13.00-18.00 arasında bölüm değişimi yapılır. Girişte ve çıkışta peştemal, büyük havlu ve baş havlusu işletmeci tarafından verilir. Saatler farklı yıllarda yayımlanmış kılavuzlardan alınmıştır; güncel durum işletmeden öğrenilmelidir.
Suyun Özellikleri
Hamamözü kaplıcasında üç kaynak bulunur. Bir ansiklopedi maddesi ve eski bir kaplıca kılavuzu sıcaklığı 38 °C, radyoaktiviteyi 6 eman, pH değerini 7,4 olarak verir. Bir başka kılavuz 38-40 °C aralığını yazar. Bakanlığın kaydı ise yaklaşık 42,5 °C'den söz eder. Aradaki fark ölçüm yılının ve ölçüm noktasının ayrı olmasından kaynaklanabilir, ancak yayınlar bunu belirtmez. Sıcaklığı 37-38 °C olarak veren kılavuzlar, suyun soğutulmadan kullanılabildiğini de not eder.
Kimyasal sınıflama konusunda yayınlar büyük ölçüde birleşir. Su sodyumlu ve bikarbonatlı sular grubundadır; eski kılavuzlar buna kalsiyum klorürlü nitelemesini ekler. 20 Temmuz 1989'da kimya yüksek mühendisi Ender Başak'ın kaynaktan aldığı örnekler Tıbbi Ekoloji ve Hidroklimatoloji Anabilim Dalı'nın hidroloji laboratuvarında incelenmiş, rapor maden suyunu sodyum bikarbonatlı, kalsiyumlu, hipertermal, oligometalik ve hipotonik olarak tanımlamıştır. Bu terimler, sıcaklığın 37 °C'nin üstünde, çözünmüş madde miktarının düşük ve mineral yoğunluğunun vücut sıvılarından az olduğunu anlatır. Başka bir kılavuz toplam mineralizasyonu yarım gram civarında verir ve suyu komşu Terziköy kaplıcasının suyuyla kimyasal bakımdan benzer bulur; Terziköy suyu için litrede 0,7009 gram mineralizasyon yazılmıştır.
Su hem banyo hem içme amacıyla kullanılır. Kaynaklarda yer alan hastalık listeleri, suyun hangi şikâyet gruplarıyla ilişkilendirildiğini gösterir ve tıbbi öneri olarak okunmamalıdır. Bakanlık kaydı, suyun kronik ağrılı romatizmal hastalıklar, sinir sistemi rahatsızlıkları, felç sonrası dönem, kalp-damar ve tansiyon sorunları, bel fıtığı ve siyatik, kadın hastalıkları, hormon düzensizliği ve bazı cilt sorunları için yararlı bilindiğini yazar. 1989 raporu ise lokal uygulama, lavaj, içme kürü ve oturma banyosu biçimlerinde kullanılabilecek grupları sıralar: kronik iltihabî ve dejeneratif romatizmal hastalıklar, lokomotor sistemin travmatik rahatsızlıkları, nörovejetatif ve psikosomatik bozukluklar, damar hastalıkları, kadınlarda adet düzensizlikleri ve yaşlılarda cilt sorunları. Eski bir kılavuz içme uygulamasını mide ve bağırsak hastalıklarının belli evreleriyle, banyoyu iltihapsız dönemdeki romatizma, nevralji ve nevritle ilişkilendirir. Bu sıralamaların hiçbiri hekim görüşünün yerini tutmaz.
Bölgedeki Jeotermal Bağlam
Hamamözü kaynağının yer altındaki kökenine ilişkin, erişilebilen ayrıntılı bir jeolojik yayın bulunmamaktadır. Kaynakların hangi fay, hangi kaya birimi ve hangi derinlikteki rezervuarla ilişkili olduğu konusunda kesin bir şey söylenemez. Arama kayıtlarında MTA'nın Amasya Gümüşhacıköy Hamamözü (Arkutbey) Kaplıcası için hazırladığı H-1 numaralı sıcak su sondajı kuyu bitirme raporunun bulunduğu görülür; raporun içeriği okunamamıştır.
Genel çerçeve için çevredeki çalışmalara bakılabilir. Amasya'nın sıcak su kaynakları çoğunlukla Kuzey Anadolu Fay Zonu'nun ve ondan ayrılan kolların oluşturduğu kırık sistemleriyle ilişkilendirilir. MTA Yerbilimleri ve Madencilik Dergisi'nde yayımlanan bir çalışma, Merzifon-Suluova çek-ayır havzasının kuzey kanadında açılan Amasya-Merzifon-Çobanören sondajını inceler. Kuyu 2.200 metreye ulaşmış, artezyen üretimi saniyede 2 litre ve 53 °C, kompresörlü üretimi saniyede 5,3 litre ve 56 °C olarak ölçülmüş, rezervuar sıcaklığı 90 ile 100 °C arasında hesaplanmıştır. Bu veriler o havzaya aittir; Hamamözü kaynağıyla ilişkisi gösterilmiş değildir.
Bugünkü Tesisler
Termal tesis 63 odalıdır: 56 iki kişilik, 2 üç kişilik ve 5 süit oda. Yatak kapasitesi 130, ilave yataklarla 150 olarak verilir. Odaların tümünde balkon, yerden ısıtma ve sıcak-soğuk iklimlendirme bulunur; banyolarda termal su da kullanılabilir. Aynı ansiklopedi maddesi de tesisi 63 oda ve 130 yatakla tanıtır, iki kapalı havuz, sauna, kür havuzları, Türk hamamları, özel aile banyoları, restoran ve konferans salonu bulunduğunu ekler. Valiliğin 121 yatak kaydıyla bu sayılar arasındaki fark, bilgilerin ayrı yıllarda yazılmasından kaynaklanıyor olabilir.
Havuz kompleksi 2000 metrekarelik, tamamen kapalı ve uzay çatılı bir yapıdır. Büyükler için 10x20 metre ölçüsünde ve 1,45 metre derinliğinde, jakuzi basamaklı bir havuz, çocuklar için 5x10 metre ve 0,45 metre derinliğinde ikinci bir havuz vardır. İki havuz da kaynaktan çıktığı biçimde termal suyla doldurulur; su havuza alttan sürekli girer, üstten taşar ve taşan su yeniden kullanılmaz. Kadınlar ve erkekler için ayrı çalışan, sekizgen biçimli, 10 metrekarelik ve 1,5 metre derinliğindeki iki kür havuzunda oturarak banyo ve buhar uygulaması yapılır. Bay ve bayan bölümlerindeki Türk hamamları yedi kurnalı ve göbek taşlıdır; bunlarda kullanılan su, tesiste ısıtılan şebeke suyudur ve termal suyla beslenmez. Ayrıca 17 özel aile banyosu vardır; günübirlik gelenlerce çok tercih edilir, otelde konaklayanlar için kullanım ücretsizdir. Komplekste sauna, spor salonu, 150 kişilik restoran, 100 kişilik konferans salonu, 60 araçlık otopark ve çay bahçesi bulunur.
Modern tesisin yanı sıra Eski Hamam'ın da hizmete devam ettiği belirtilir; yerel kayıtlarda iki kubbeli, biri kadınlara biri erkeklere ayrılmış yapı olarak tarif edilen bölüm budur. Eski bir kılavuzda tesisler, biri erkek diğeri kadınlara ait iki umumi havuz olarak sıralanır. Gümüşhacıköy-Hamamözü yolu üzerindeki Armut Kaplıcası aynı ilçenin bir başka sıcak su kaynağı olarak anılır. Kaplıcanın ilçe ekonomisine katkısı daha çok yaz aylarında görülür; valilik, iç turizmin yazın nüfus artışı ve pansiyonculuk getirdiğini kaydeder.
İlçenin Tanınmış Adları
Hamamözü'ne adını veren su, ilçenin tek ünü sayılmaz. Buradan dünya şampiyonu iki güreşçi çıkmıştır: 20 Eylül 1934'te Hamamözü'nde doğan ve 5 Ocak 1976'da Çorum'da yaşamını yitiren Hamit Kaplan ile Adil Candemir. Belediye her yıl, ilçe nüfusuna kayıtlı olan bu iki ismin ve İsmail Topçam'ın anısına etkinlikler düzenler; etkinliklere çevre il ve ilçelerden çok sayıda kişi katılır. İlçe merkezinde Hamit Kaplan Müzesi bulunur.
Kronoloji
M.S. 50'li yıllar: Yerel okumaya göre Roma'ya bağlı Paros adlı biri üç kubbeli hamamı yaptırmıştır (kesin belgesi yoktur).
M.S. 300 dolayı: Cami avlusundaki yazılı taşın, bu tarihte ölen bir papaz kızına ait mezar taşı olduğu söylenir.
12. yüzyıl (rivayet): Argun Şah'ın maiyetindeki Arkut Bey'in kaplıcayı onarttığı anlatılır; tarih ve kişi belgelenmemiştir, 1095 tarihi bilinen kronolojiyle çelişir.
1303 (takvimi belirsiz): Yöreye yerleşenler yeraltında kalmış kaplıcayı ikinci kez inşa eder.
1887: Çerkez kökenli 60 hane, Gümüş eşrafına ait çiftliği satın alarak Hamamözü Köyü'nü kurar.
1910: Hamamözü nahiye merkezi olur.
1971-1972: Belediye kurulur, yerleşim belde olur.
1977: Belediye modern termal tesis için İller Bankası ile görüşür.
20 Temmuz 1989: Kaynaktan alınan örneklerin analizinde su sodyum bikarbonatlı, kalsiyumlu ve hipertermal bulunur.
20 Mayıs 1990: 3644 sayılı Kanunla Hamamözü ilçe olur; 5 Ağustos 1991'de ilçeye dönüşüm tamamlanır.
2000'li yıllar: Modern termal tesis hizmete girer.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar. Amasya Tarihi, 1. cilt (Hacıköyü Kazâsı bölümü).
Akademik çalışmalar
- Amasya-Merzifon-Çobanören (AMÇ-2016/3) jeotermal arama sondaj verilerinin incelenmesi. MTA Yerbilimleri ve Madencilik Dergisi. dergipark.org.tr/tr/pub/mtayermad/issue/85164/1501429 dergipark.org.tr
Resmî kaynaklar
- Hamamözü Kaymakamlığı. İlçemiz Tarihçesi. hamamozu.gov.tr/ilcemiz-tarihcesi hamamozu.gov.tr
- Hamamözü Belediyesi. Tarihçemiz. hamamozu.bel.tr/sayfa/tarihcemiz.html hamamozu.bel.tr
- Amasya Valiliği. Hamamözü ilçesi tanıtımı (tarih, coğrafya, turizm).
- T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı. Hamamözü Arkutbey Kaplıcaları. kulturportali.gov.tr kulturportali.gov.tr
Kitaplar
- Avşaroğlu, M. (1968). Amasya - Hamamözü Arkıtbey Kaplıcası. Termalizm ve Klimatizm I: Türkiye Kaplıcaları ve İçmeleri Kılavuzu. Ankara: Güneş Matbaacılık, s. 30.
Diğer kaynaklar
- Güncan, Özlem (2020). Hamamözü Kaplıcaları. Online Türkiye Turizm Ansiklopedisi. turkiyeturizmansiklopedisi.com/hamamozu-kaplicalari turkiyeturizmansiklopedisi.com
- Termal Rehber. Hamamözü (Arkut Bey) Kaplıcası ve Amasya İlindeki Şifalı Sular ve Kaplıcalar Rehberi. termalrehber.com termalrehber.com
- Özaydın, Abdülkerim. Dânişmendliler. TDV İslâm Ansiklopedisi.









