Özgün Metin
İstanbul 1306 baskısı, 65. gazel; beşinci beyit kaynakta verilmemiştir.
Vezin: Mefʿūlü fāʿilātü mefāʿīlü fāʿilün
Ger leşker-i ʿadū büved ez-Ḳāf tā be-Ḳāf
B’illāh ki hîç rūy nemî tābem ez-maṣāf
Çün āfitāb ẓulmet-i küfr ez-cihān berem
Gāhî ki ṣubḥ-ı tîġ birūn ārem ez-ġılāf
Ger naʿra ber-keşed zi-ciger şîr-i ner be-ceng
Dūzem dileş be-sūzen-i peykān-ı cān-şikāf
Ger rū-be-rū şeved be-geh-i rezm müddeʿî
Dāned ki nîst daʿvā-i merdān zi-rūy-ı lāf
Der-pîş-i tîġ ü tîr ʿadū pāydār nîst
Kār-ı zirihgerān neküned her-i ḥaṣır-bāf
Dāred ḥasūd kîn Selîmî vü gerne hest
Mā-rā be-mis̱l-i āyine-i tîġ sîne-ṣāf
Günümüz Türkçesiyle
1. Düşman askeri Kaf'tan Kaf'a (dünyanın bir ucundan öbür ucuna) uzansa da Allah'a yemin ederim ki savaştan yüz çevirmem.
2. Sabah gibi parlayan kılıcımı kınından çıkardığım vakit güneş gibi küfrün karanlığını dünyadan kaldırırım.
3. Erkek aslan cenkte bağrından bir nara koparsa can yaran ok ucunun iğnesiyle onun yüreğini dikerim.
4. İddiacı savaş zamanı bizimle yüz yüze gelirse mertlik davasının lafla olmadığını anlar.
6. Düşman kılıcın ve okun önünde duramaz; her hasır dokuyan zırh yapanların işini yapamaz.
7. Bizim gönlümüz kılıç aynası gibi saf olduğu hâlde kıskanç düşman Selîmî'ye kin besler.
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
Yedi beyitlik bir gazeldir; İstanbul 1306 baskısında 65. sıradadır. Seda Aydın gazeli savaş tasviri yapılan yek-âhenk gazellere örnek olarak verir ve yalnız beşinci beytin savaş tasviri içermediği için onu almadığını belirtir; bu yüzden burada altı beyit yer alır. Redifi yoktur, kafiye "Ḳāf, maṣāf, ġılāf, şikāf, lāf, bāf, ṣāf" kelimelerindeki "-āf" sesiyle kurulur. Taktîimize göre aruzun muzâri bahrindendir. Mahlas son beyitte geçer. Selîmî'nin hayatı, Farsça divanı ve Türkçe şiirleri üzerindeki tartışma Yavuz Sultan Selim (Selîmî) ve şiirleri yazısında ayrıntılı olarak anlatılmıştır.
Matla Latîfî'nin tezkiresinde de vardır. Latîfî, Selim'in cihan baştan başa düşmanla dolsa bile savaş safında bininden yüz döndürmeyeceğini anlattıktan sonra bu matlaı onun "eş'âr-ı şecâ'at-şi'âr"ından, yiğitlik kokan şiirlerinden biri olarak verir ve "anlaruñ ḥasb-i ḥâli ve şâhid-i ṣıdḳ-ı maḳâli", yani kendi hâlinin anlatımı ve sözünün doğruluğuna tanık sayar. Latîfî'nin Arap harfli metninde ikinci mısra farklıdır: با لله سرمپیچم ازو هیچ در مصاف (bizim okumamızla "Bi'llâh ser me-pîçem ez-û hîç der maṣāf", Allah için savaşta ondan hiç baş çevirmem). Rıdvan Canım matlaı "Düşman askeri Kâf'tan Kâf'a da olsa Allah hakkı için o savaştan yüz döndürmem" diye çevirmiştir.
Anlam ve Söz Sanatları
Kaf, eski inanışta dünyayı çevreleyen efsanevi dağdır ve "Kaf'tan Kaf'a" deyimi bütün dünya demektir. İkinci beyitte kınından çıkan kılıç sabahın doğuşuna, küfür de güneşin dağıttığı karanlığa benzetilir; teşbih ve tenasüp (āfitāb, ẓulmet, ṣubḥ) bir aradadır. Üçüncü beyitte ok ucu bir iğneye benzetilir ve aslanın yüreğini "dikmek" deyimiyle mübalağalı bir av sahnesi kurulur. Altıncı beyitteki "her hasır dokuyan zırh yapanların işini yapamaz" sözü, düşmanın savaş sanatında acemi olduğunu bir zanaat benzetmesiyle anlatır. Son beyitte kılıç aynası benzetmesi, parlatılmış çelikle iç temizliğini aynı kelimede buluşturur; eski aynaların da cilalı metalden yapıldığı düşünülürse benzetme yerindedir. Aydın, Dîvân'ın İstanbul baskısındaki gazellerde kılıç anlamındaki "tîġ" kelimesinin 14, "tîr"in 5 kez geçtiğini sayar; bu gazel o savaş sözlüğünün en yoğun örneğidir.
Kaynakça
- Seda Aydın, "Sultan-Şair Olarak Yavuz Sultan Selîm", Türk Kültürü İncelemeleri Dergisi, 40, 2019, s. 469–484 (beyitler ve çevirileri s. 477–478, G.65; metin Dîvân'ın İstanbul 1306 baskısına göre). https://akademikarsiv.istinye.edu.tr/server/api/core/bitstreams/81de7ce6-492c-492f-826b-ed97a2270178/content
- Latîfî, Tezkiretü'ş-Şu'arâ ve Tabsıratü'n-Nuzamâ, hzl. Rıdvan Canım, Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yay., 2018 (e-kitap), s. 105, Sultan Selîm maddesi. https://ekitap.ktb.gov.tr/Eklenti/60327,latifi-tezkiretus-suara-ve-tabsiratun-nuzamapdf.pdf
Çevrimiçi kaynaklar






