Özgün Metin
Vezin: fā‘ilātün fā‘ilātün fā‘ilātün fā‘ilün
İy felek dā’im beni sen nā-murād itmek neden
Beni ġamgīn eyleyüp aġyārı şād itmek neden
Dād elüñden iy felek her gün baña cevr eyleyüp
Ol raḳīb-i kāfire ‘adl ile dād itmek neden
Cāhilüñ virüp felek maḳṣūdın ehl-i dānişüñ
Nā-murād olmasını dā’im murād itmek neden
Ḥūra beñzer ol ṣanem ṣūretde gerçi iy felek
Sen bu ḥüsn ile anı kāfir-nijād itmek neden
Ni‘met-i vaṣlı felek virüp raḳībe zehrini
Kāsesini pür idüp ‘Adlī'ye zād itmek neden
Günümüz Türkçesiyle
1. Ey felek, beni hep muradına eremeyen biri yapman neden? Beni gamlı kılıp yabancıları (rakipleri) sevindirmen neden?
2. Ey felek, elinden aman (feryat ederim); her gün bana eziyet edip o kâfir rakibe adaletle hakkını vermen neden?
3. Felek, cahilin dileğini verip bilgi sahiplerinin hep muradına erememesini kendine murat edinmen neden?
4. Ey felek, o put gibi güzel görünüşte gerçi hûriye benzer; sen onu bu güzellikle birlikte kâfir yaratılışlı (merhametsiz) yapman neden?
5. Felek, vuslat nimetini rakibe verip, onun zehriyle kâsesini doldurarak Adlî'ye yol azığı yapman neden? Yani vuslatın tadını rakip alır, Adlî'nin payına zehri düşer.
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
Gazel beş beyittir ve remel bahrinin "fâ‘ilâtün fâ‘ilâtün fâ‘ilâtün fâ‘ilün" kalıbıyla yazılmıştır. Redif "itmek neden" (etmek neden), kafiye "-âd" sesidir: nâ-murâd, şâd, dâd, murâd, nijâd, zâd. Bayram neşrinde 101 numarayla yer alır ve beş nüshanın beşinde de bulunur (OR, T, M1, M2, İBB). İki nüsha farkı kaydedilmiştir: 4. beyitte OR ve İBB "felek" yerine "melek", aynı beyitte M1 "nijād" yerine "nis̱ār" okur. OR ve İBB okuyuşunda dördüncü beyitteki seslenme feleğe değil meleğe yönelir. Kime ve ne zaman yazıldığı bilinmiyor.
Anlam ve Söz Sanatları
Gazel baştan sona feleğe yöneltilmiş bir sitemdir. "Felek" sözlük anlamıyla gök ve gök kubbedir; divan şiirinde dönüp duran bir çark olarak insanın talihini belirleyen, çoğu zaman da haksızlık eden güç diye anılır. Her beyit aynı soruyla biter: "neden?" Redifin bu tekrarı, şikâyetin cevapsız kaldığı duygusunu verir. Felek de her beyitte bir haksızlıkla suçlanır: âşığı gamlı, rakibi sevinçli kılar; cahili muradına erdirir, bilgiliyi mahrum bırakır; güzelliği merhametsizlikle birleştirir; vuslatı rakibe, zehri âşığa verir.
İkinci beyit "dâd" kelimesi üzerinde durur. Kelime sözlük anlamıyla hem "adalet, hak" hem de haksızlığa uğrayanın "aman, feryat" diye bağırışıdır. Birinci mısraın başındaki "dâd elüñden" bir yakınma çığlığıdır; ikinci mısraın sonundaki "dâd itmek" ise birine hakkını vermek demektir. Aynı kelimenin iki ayrı anlamda kullanılması cinas sanatının bir örneğidir. Mısrada geçen "‘adl" (adalet) kelimesi, şairin "Adlî" mahlasıyla aynı kökten gelir; adaletle tanınmak isteyen bir hükümdarın şiirinde feleğin adaleti yanlış yere dağıtmakla suçlanması dikkat çekicidir. Bayram, neşrinin girişinde Adlî'nin şiirlerindeki adalet vurgusuna başka bir gazelden (Gazel 41) örnek verir.
Üçüncü beyitte "murâd" ile "nâ-murâd" arasında tezat vardır; ayrıca "câhil" ile "ehl-i dâniş" (bilgi sahipleri) karşı karşıya getirilir. Felek, bilgili insanların muradına erememesini kendine murat edinmiş gibidir. Dördüncü beyitte sevgili "sanem" (put) diye anılır; görünüşü cennet hûrilerine benzer ama yaratılışı "kâfir"dir. Divan şiirinde güzel, merhametsizliği yüzünden kâfir diye anılır; "hûr" ile "kâfir" arasındaki tezat bu ikiliği taşır.
Makta bir sofra sahnesi kurar. "Ni‘met" (nimet, yiyecek), "kâse", "zehr" ve "zâd" (yol azığı) kelimeleri arasında tenasüp vardır. Vuslatın nimeti rakibe sunulur; aynı nimetin zehri ise bir kâseye doldurulup Adlî'ye azık olarak verilir. Mahlasın bu beyitte yer alması, gazelin sonunda şikâyeti şairin kendi adına bağlar.
Kaynakça
- Yavuz Bayram (hzl.), Adlî Dîvânı (Dîvân-ı Sultân Bâyezîd-i Sânî), Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yay., 2018, s. 139, şiir no. 101 (nüsha farkları aynı sayfanın dipnotunda); adalet vurgusu için giriş, s. 24. ekitap.ktb.gov.tr






